bu konu çok ilgimi çekti oldukça eski tarihli bir gazete makalesinden.sizlerle paylaşmak istedim.yanlız döküman olduğu için burada yayımlamak daha doğru olur diye düşündüm.umarım anlayış gösterirsiniz.

makale tarihi: 06.02.2004


Casusunuz Windovs

Son bir yılda dünyanın muhtelif yerlerinde gen bilimiyle ilgilenen 100'ü aşkın bilim adamının bir çoğu normal gibi gelen ölümlerle hayata veda ettiğini biliyor muydunuz?

İsviçre'de eğitimcilik yapan akademik kariyer sahibi bir dostumdan aldığım son mesaj, bana tekrar "Neler oluyor?" sorusunu sordurdu. Olay şöyle gelişiyor:

Bir amatör, internette bitki genetiği ile ilgili 10 gün süren yoğun bir arama tarama faaliyeti gerçekleştiriyor. Bir süre sonra işyerine bir telefon geliyor. Telefondaki ses randevu talebinde bulunuyor.

Tahmin edin bakalım, gelen kim? Evet, bir İsrail Yahudisi. İsrail'deki bir firmanın temsilcisi olduğunu söyleyen şahıs bitki genetiği alanında ortak projeler üretme teklifiyle geldiğini söylüyor. Anlaşılan o ki, muhataplarının bu alanda ne kadar mesafe kat ettiğini, neler bildiğini öğrenmek istiyor.

Muhatap, kendisinin mesleğinin ve uzmanlık alanının bu olmadığını, zaten iş yerindeki faaliyetlerinden de bunun anlaşılabileceğini dile getiriyor. Aldığı cevap, dostumun arkadaşının ağzını hayretten bir karış açık bırakıyor:

"O halde niye bitki genetiği konusunda araştırma yapıyorsunuz?"

Sentim Bilgisayar'ın Network Grup Sorumlusu, mesajın devamında bizzat yaşadığı bir olayı aktarıyor. Yaklaşık üç yıl önce Filipinler'de bir ISP'nin veri alış-verişini izlerken birden bir şey fark ediyor: Kendi bilgisayarından sürekli bilgi çekiliyor. Fakat bu onun bilgisi ve isteği dışında yapılıyor. Olayın kahramanı diyor ki:

"Kendi kendime güldüm, biz hackerlik yaparken el alem bizi hackliyordu. Hemen işi gücü bıraktım olayın peşine düştüm. Kendi yazdığım firewall programının raporlarında hiçbir problem gözükmüyordu. Bilgisayarımda port taraması yaptım ilginçtir ki güvenli iki port dışında başka hiçbir portum açık değildi. Sonunda detaylara inince öğrendiklerim gerçekten kanımı dondurdu. Çünkü 128 bitlik SSH lar halinde (yani şifrelenmiş şekilde) bilgisayarımın fiziksel özelliklerinin yanı sıra aynı zamanda harddiskimdeki tüm verilerin dosya isimleri biryerlere gönderiliyordu ki tahmin edersiniz bu yer Amerika'daki bir yerdi. Nasıl oluyordu da bilgisayarımdaki veriler birleri tarafından gizlice çekiliyordu. Bunun önüne geçmeye çalıştım nafile. Çünkü bilgisayarımdan ya internete girmeyecektim ya da duruma katlanacaktım. Hemen temiz bir HDD takıp bilgisayarın fiziksel adresini değiştirdim. Benim için problem sona ermişti ya başkaları için?"

Evet, anladığınız gibi windovs "casusluk" yapıyordu. Hem de parasını bizden alarak&

İlginçtir, şimdiye dek bilim ve sanat CD'lerinin kopyalanması konusunda bir çok özel ve tüzel kişilik bendenizden bu işin fıkhi hükmünü sordu. Bu sorular içerisinde Windovs ürünlerinin kopyalanması sorusu hayli yekun tutuyordu. Bu fakir her seferinde Windovs dışı ürünlerin kopyalanmasıyla Windovs ürünlerini iki ayrı kategori olarak değerlendirdim. Gerekçelerimi de açıkladım. O gerekçelerim arasında Windovs'un "casusluğu" bulunmuyordu. Şimdi artık o da var. Ve böyle yapmakla nasıl isabetli bir değerlendirme yaptığımı şimdi bir kez daha anlıyorum.

Sonuç dehşet: Windovs, her kullanıcısının muhbiri olan bir program. Ona para vererek alanları "safalak" konumuna düşürerek casusluk ettiği yetmiyormuş gibi bir de zımnen hakaret ediyor. Orwel'in 1984'ünde bizi gözetlediğini söylediği "büyük birader"in gözlerinin Windovs olduğu anlaşıldı.

Peki, ne yapmalı?

Aslında bu soruya cevap bulmak benim işim değil. Alanım da değil. İşi bilenler şu soruyu hep soruyorlar: Windovs kaynak kodlarını neden açıklamıyor? Bu yıl itibarıyla Windovs 98'den kaynak desteğini çekeceğini açıklayan Microsoft, iş kaynak kodlarını açıklamaya gelince yan çiziyor.

Türkiye Microsoft ürünlerini en çok kullanan ülkelerin başında geliyormuş. Oysa ki başta Çin ve Rusya olmak üzere bir çok devlet resmi birimlerde bu firmanın ürünlerini yasaklamış bulunuyor.

Bu olaylar Microsoft'un "Büyük kulak ECHELON & ENFELOP" projesinin bir parçası olduğu kanaatini pekiştiriyor. Bu proje uydu üzerinden telefon, faks, e-posta da dahil her türlü haberleşmeyi anahtar kelimeler vererek tarama projesi. Bu kelimelerden birinin geçtiği bir mesaj dünyanın neresinde olursa olsun gönderen ve gönderilen kişi, saat ve dakikası anında tesbit ediliyor.

Proje karşıtı küresel muhalefet gittikçe artıyor. 21 Eylül'de tüm dünya ECHELON'u protesto için mesaj bombardımanına tutacakmış. Anahtar kelimeler "terör" vs. olacakmış. Ben protestoculara bir iki tüyo vereyim: asıl yazacakları kelimeler "cihad", "İslam", "Müslüman", "Kur'an" vs. olmalı. Çünkü bu projeyi şimdilerde İslam'ı hedef almış bulunuyor.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 428
favori
like
share
cetin_bezirgan Tarih: 30.11.2005 17:15
Kardeş bilgilendirdiğin için çok saol ... !!!
Düşüncelerim doğru çıktığı kanısındayım ... !!!
ybtx Tarih: 20.11.2005 02:07
paylasimin icin seni kutlarim
el*nino Tarih: 17.11.2005 21:56
ulaştıkça daha çok döküman sunacağım.
CaKaR Tarih: 17.11.2005 21:02
Tesekkürler bize bu haberi sundugun icin üstat benim düsüncem de ayni
hardstorm Tarih: 17.11.2005 20:18
:20: gercekten cok ilginc bilgilendirdiğin için teşekkürler cok düşündürücü bir konu :20:
el*nino Tarih: 17.11.2005 16:51
ALMAN ORDUSU VE MİCROSOFT

--------------------------------------------------------------------------------
19 Mart 2001 ...

Kaydettikleri tüm verilerin ve yazışmaların ABD gizli servisleri tarafından öğrenildiğini farkeden Alman ordusu ve Dışişleri Bakanlığı, Microsoft yazılımlarını kullanmayacaklarını açıkladı.

Alman Der Spiegel Dergisi'nde yer alan iddiaya göre, asrın casusluğu Microsoft programlarındaki gizli ana şifreyi kullanan Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) tarafından gerçekleştirildi.

Alman yetkililer, Telekom ve Siemens'ten güvenli yazılım programları geliştirmelerini talep etti.


bunun yanısıra ufak bir kaç eklemede ben yapmak istiyorum.

yahoo - google - hotmail - ıcq gibi elektronik iletişim ve arama motorlarıda oluşturdukları veritabanları ile kayıtlı tüm kullanıcılar hakkında cok ince detaylara kadar bilgi sahibi oldukları biliniyor.en önemli olay ise bunların fbı cıa ve mosad gibi bir takım istihbarat servislerinin veritabanlarına aktarıldığı iddaası.