internet üzerinden sevgili bulmanın asosyal ve çirkin kadınlara, yapacak işi olmayan erkeklere özgü olduğu fikrine saplanıp kalanlardan mısınız? Kurtulun önyargılarınızdan! Artık internet üzerinden sevgili bulmak son derece Coll bir şey.
Gittikçe daha çok duyuyoruz böyle hikayeleri. internette tanışmışlar, yazışmışlar, buluşmuşlar, evlenmişler, mutlularmış ¬¦
Peki çoğumuz bütün gün bilgisayarın başındayız. internet üzerinden gazete okuyor, bilet revervasyonu yaptırıp Cd satın alıyoruz. Bu durumda sosyal ilişkilerimizin önemli bir kısmının internet üzerinden yürümesi de çok şaşırtıcı değil. Ve tabii sanal alemde sevgili bulmamızın da. Hayatının adamını okulda bulamamış, işinde uygun biri olmayan bir kadının, arkadaşlarının arkadaşlarıyla hoş tesadüflerini beklemek yada biriyle köşede çarpışmaktan başka nasıl şansı olabilir ki? Erkekler içinde aynı şeyin geçerli olduğunu düşününce internetin bu konuda nasıl eşi bulunmaz bir fırsat olduğu anlaşılıyor. Siz hala internet üzerinde ki potansiyele burun kıvıradurun, dünyada internet üzerinden tanışıp hayatının aşkını bulanların sayısı milyonu geçti.
Gözlemlerimiz ve tecrübelerimiz gösteriyor ki, pek çok kadın internet üzerinden bulacakları erkeklerin gerçek hayatta asosyal, çirkin, kendine sevgili bulamamış biri olduğu önyargısına varmış.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 4398
favori
like
share
gizligüzelkız Tarih: 05.02.2013 18:23
Ben sanal aşka inananlardanım aynı delibeyaz gibi deli beyaz burdan bana mesaj at tatlımmm :14:
casper Tarih: 28.11.2005 20:33
ben sanal aşka inanmıyorum.Birbirini görmeyen iki kişinin abartılı .kendini beğendirme çabalarıyla dolu bir ilişki ileride ne kadar başarılı olabilirki.
Mesut Tarih: 25.11.2005 21:04
Olabilir olmaz olur diye birsey var.
DeliBeyaz Tarih: 25.11.2005 13:43
ya ama tek sanalda kalmiyorki. sevip blusanlarda var . onlar sizce sanaliktan cikmiyormu yani. sanali yalan hale getiren birazda biz degilmiyiz? herkes sanal diye soguk monitör ve klavyelerin arkasina saklanip doktor mühendis zengin güzel olursa, halbuki ilk okulu bitirmistir belkide sadece, yanlis anlamayain kücümsemiyorum hic kimseyi, ama yalan sölenmese sanalda sanaliktan cikmazmi sizce?
SU-PERISI Tarih: 25.11.2005 13:33
ben inanmıyorum böyle bir aşka sonuçları pek iyi olmuyo. arada bir iki tane çıka bilir belki.
Wish Tarih: 24.11.2005 01:20
sanal askla ilgili bir de bendenizin kaleminden dökülenler - bir dönem bu konuyu ele almistim enine boyuna:70:




Dost kelimesinin sözlükteki karşılığı "sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, düşman karşıtı" diye geçer.
Dost, yaslanabileceğiniz bir omuz, teninin kokusunu bildiğiniz ve huzur duyduğunuz bir insandır reel hayatta. Zamanla oluşmuştur dostluklar. Sözlükte tanımlandığı gibi, sevdiğiniz, güvendiğiniz, yakın arkadaşınız, gönüldaşınızdır. Reel hayatta dostunuz "reel" bir insandır çoğu zaman.

Hayatın kendisi gibi, internet çağı ile birlikte dostluk kavramı da yeniden şekillendi. Internet enternasyonal bir ağ'dan ziyade bir örümcek ağı gibi sundu kendini kullanıcılarına. Sayısız chat siteleri, yozlaştırılmış Türkçemizle,"geyik" muhabbetleriyle, yalanla dolanla açtı kapılarını.

Benliğinizden sıyrılıp, gizemli yeni kimliğinizi ince bir tül gibi geçirirsiniz üstünüze. Günlük sıkıntılarınızı, acılarınızı, sevinçlerinizi, günahlarınızı, sevaplarınızı, yani günlük hayatınızı bir köşeye bırakıp, yeni kimliğinizle ya da kimliğiniz olmadan girersiniz sanal aleme. Reel hayat dondurulur, sanal hayat başlar. Çok nadir de olsa, o kadar kişi arasında bir kişi olur ki, pozitif elektrik alırsınız. Sanki "O", aslında yadırgadığınız ama yine de sörf yaptığınız sitedeki kişilerden, farklıdır. Hoşca bir muhabbet oluşmuş, haz almışsınızdır. Bilgisayarınızı kapatırsınız ama bu defa farklı olur. Her zamanki gibi sanal alemden reel hayata dönüş yapmamışsınızdır, yapamamışsınızdır. Aklınıza bir şeyler takılmıştır. "Niye bu kişi farklı olsun ki diğerlerinden" diye düşünürsünüz. Internette arayış içinde değilsinizdir. Ne sanal dostluklara ne de sanal aşklara inanıyorsunuzdur. Hatta gülünç geliyordur size. Anlayış gösterememiş, onaylamamışsınızdır bunca zaman sanal dostlukları. Cünkü siz gerçekcisinizdir. Yine de bir merak sarar sizi. Kendinize bile itiraf etmeden, "o" kişiyi görebilme umuduyla, aynı saatte aynı siteyi tıklarsınız ertesi gün. Size yalan gelse bile, kendinizi onunla muhabbet etmekten alamazsınız. Ve nitekim, siz farkına varmadan saatler, geceler, günler, haftalar, aylar birbriyle yarışmıştır. Bir bakarsınız ki, sanal bir dostunuz olmuş. Ve bu dost öyle bir dost olmuş ki, sanal alemden sıyrılıp, reel hayatınıza bile sıçramış.

Ilk günlerdeki gizemli tülü de sıyırmışsınızdır bedeninizden. Siz siz olmuşsunuzdur, bütün çıplaklığınızla. Eş ruhunuzu bulmuşsunuzdur. Siz bile saşırmışsınızdır duruma. Nasıl olmuştu da böyle bir örümcek ağında, bu kadar ortak noktanız olan bir kişiyle karşılaşmıştınız. Sanal dostunuzda kendinizi bulmuşsunuzdur ve sanki bu dostluktan önceki hayatınız yarım yaşanmış gibi gelir size. Sanal dostunuz kendinizi bulmanızı sağlamıştır. Dostluk kavramı değişmeye başlar beyninizde. Doyurucu, haz verici muhabbetlerin tadına varmışsınızdır. Internette de dürüst olunabileceğini gördükce, kendinizi sanal dostunuza sunmuşsunuzdur. Reel hayat ve sanal alemi birbirine karışımıştır. Günlük acılarınızı, sevinçlerinizi, mutluluklarınızı, başarılarınızı, yenilgilerinizi, zaaflarınızı paylaşmışsınızdır. Reel hayat kifayetsiz gelmeye başlamıştır. Ve bu noktada silkelenirsiniz. Cıkmaz bir yola girmişsinizdir. Ne dönüşü mümkündür, ne de ilerlemesi.

Hic görmediğiniz, asla omzuna yaslanmadığınız, teninin kokusunu bilmediğiniz kişi sözlükte geçtiği gibi gönüldaşınız olur. Özlersiniz tanımadığınızı, ararsınız bilmediğinizi. Reel dostlarınızla kıyaslarsınız, sanal dostunuz üstün gelir. Galip gelen hep o olur. Bu ürkütür sizi. Bu korkuyu kimseyle paylaşamazsınız - reel dostunuzla bile. Sizin bile adını koyamadığınız bir duyguyu, bu duyguyu yaşamamıs bir insanın anlayamayacağını bilirsiniz. Nedensiz bir utanç duyarsınız. Kopmak istersiniz sanal hayattan. Gerçeğe dönmek istersiniz. Cünkü sizde sanalın gerçek olmadığını bilirsiniz.
Ama nedir "gerçek" olan?
Tekrar başa dönersiniz...
Wish Tarih: 24.11.2005 01:13
sanal askla ilgili cok güzel bir yazi var, alinti yani...konuya uygun, ekleyeyim bari...

"Buz gibi bir ekranda sicak bir merhabaydin sen, en gercekten daha gercektin. Rotasini, klavyeye dokunan parmaklarimizin çizdigi yolculukta ayni durakta karsilastik biz .Sicacik bir merhabaydin sen buz gibi bir ekranda .Yalnizdik ,yolu yok yalnizdik,bir sekilde yalniz. Gerçek yasam içindeki sanalligimizdan kaçip,sanal yasamdaki gerçeklige soyunmamis miydik cebimizdeki yalnizlik agirlasinca. Sonra çiplakligimiza kelimelerimizi giyinmemis miydik ! Acip tum gizlerimizin onunu,istedigimizce ozgur,diledigimizce deli,yasayamadigimizca cocuk,inandigimizca kendimiz, nasil aktik birbirimize zaman icinde, kol bulmus nehirler gibi. Soylenememis biriktirdiklerimizi, kirilmis umutlarimizi ,bedeli odenmis vakitlerimizin biraktigi fermani ,yitirdiklerimizi sormadik mi ,anlatmadik mi birbirimize güvenerek! En gulunmeyecek seylere bile gulmedik mi cocuklar gibi bir masalin icinde kahkahalarla ,haytaca,tum gunun ciddiligini firlatip bir kenara! Olabildigimizce ozgur ,kirabildigimizce rahat,umursamazca kati, tum ofkemizle,yigilan isyanlarimizin hirsini çikarmadik mi birbirimizden,baska bir hayattan toplayip getirdigimiz nefretlerimizle sessiz harflerde avaz avaz bagirmadik mi? Vurgulardaki samimiyete siginip ,bir dost gogsu hasretiyle kelimelerimize yaslanmadik mi, sarilmadik mi birbirimize soguk gecelerin siyah yalnizliginda ,aglamadik mi harf harf !... Yagmuru yagdirdik birlikte,gunesi dogdurduk,ayri mevsimlerde ayni mevsimin sogugunda usuduk ,sicaginda isindik ,paylastik biz. Herhangi bir gunun yorgun aksaminda dudagimiza degmeyen bir fincan kahvenin tadini bildik,birbirimizin sigarasini yaktik, ayri koltuklarda yan yana oturduk, paylastik biz. Dost ziyaretlerine gittik,alisveris yaptik,saatleri durmus zamanlarda sokaklarda gezdik,bilmedigimiz sehirlerin uykusuz evlerinde uyuduk,uyandik birbirimize ruyalarimizi anlattik, paylastik biz. En gercekten daha gercektik. Kelimeler yetersiz kaldiginda ekrani bir kagit parcasi gibi burusturup bir kenara atmayi,daha yakinda olabilmeyi de istedik. Ama... "
FadiK Tarih: 23.11.2005 23:30
cok sagol bilgilerin icin cadikizcim
DeliBeyaz Tarih: 23.11.2005 22:23
SANAL ASKA INANANLARDANIM INTERNETE SADECE ÖLE KISLER TAKILSAYDI BIZDE ONLARDAN OLMAMIZ GEREKIRDI KI BEN BURDA HICTE ÖLE SAPIK KISILIKLER GÖREMIYORUM DEDIGI GIBI SOSYAL HAYATIMIZDA FAZLA IM´KANLARIMIZ OLMADIGINDAN YADA ZAMANIMIZ OLMADIGI ICIN INTERNET ÜZERINDEN KAFA DAGITMAYA YENI DOSTLUKLAR KURMAYA CALISIYORUZ
INTERNETI KÖTÜYE KULLANIRSAN KÖTÜ OLUR TABIKI BU HERSEY ICIN GECERLI BENCEE

PAYLASIMIN ICIN TESEKKÜRLER ARKADASIM :3: DEGINILMESI GEREKEN BIR KONU BENCE