selamün aleyküm

ben 17 yasindayim ve nedense hacca gitmeyi gönülden istiyorum, en yakin zamanda eger elime yeterli para gecerse, bu arada aklima baslikta yazdigim soru lar geldi:

yani hacca gitmek icin maddi durumum ii olmasimi lazim?

belirli yas siniri yok, yani ben ögle biliyorum dogrumu??

ve hacca giddikten sonra nelerden sakinmaliyiz?

hacca gitdikten sonra dügünlere gidebilirmiyiz?

eger hacca git meden önce ve sonra yapabilecemiz daha dogrusu yapmamiz gereken seyleri yazarsaniz memnun olurum


selam ve dua ile...
ALLAH emanet olun
eyvallah

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 4131
favori
like
share
Cemalettin_ Tarih: 05.12.2005 19:47
@ sari_menekse
ellerine saglik tsk ederim bilgilerini paylasdigin icin

@ liamsi
amin cümlemizi
Sari Menekse Tarih: 05.12.2005 13:13
Nihayet bekledigim mail geldi umarim bu bilgilerde ihtiyacini karsilar ve sunuyorum;


Değerli kardeşim.

1- Bir insanın islamiyeti yaşaması için hacca gitmiş olması gerekmez. Hacca gitmenin farz olması ayırdır, islamiyetin emirlerine uymanın gerekliliği ayrıdır. Biri diğerini yok etmez ve gerekli kılmaz. Bu açıdan hacca gitmeden ve gittikten sonra müslümanca yaşamak zorundayız.

2- Haca gitmek üzerine farz olmayan bir kardeşimiz bir nedenle hacca gitmiş olursa, onun haccı kabul olur ve ileride tekrar üzerine farz olmaz.

Allahı sevmek ve onun razı olduğunu bilmek soyut bir durum olduğu için anlamak zordur. Bir insan ben Allahı seviyorum diyebilir. Fakat bu durum içimizdeki bir duyguyu anlattığından dolayı, dışımızda bunu göstermemiz gerekir.

Diğer taraftan, Allah bizden razı mı? Biz onun yanında nasıl bir kuluz? Bu sorular da aynı şekilde anlaşılması zor konulardır. Bunu anlamanın da bir yolu olmalı.

İşte hem bizim Allahı sevdiğimizin anlaşılması, hem de Allahın bizden razı olduğunu anlamanın yolunu şu ayeti kerime de Allahımız bildiriyor. Ey Muhammed deki: Eğer Allahı seviyorsanız bana tabi olun, ta ki Allah ta sizi sevsin.

Dikkat edilirse Allahı sevmemizin göstergesi Hz. Peygamber Efendimize uyarak islamı yaşamaktır. Biz Peygamberimize uyarak hayatımızı yaşarsak, netice de Allahın da bizi sevdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Mesela, babanızı ve annenizi sevdiğiniz nasıl anlaşılır. Onların isteklerini yapar, memnun olmadığı şeyleri de terk ederseniz, o zaman sevdiğiniz ortaya çıkmış olur. Onlar bize demeseler bile biz bundan anlarız ki onlar da bizi seviyorlardır. Tam tersi olsa dediklerinin hiç birini yapmam ama, kalbime bak onları çok seviyorum dese kime inandıra bilirsiniz.

Demek ki Allah Peygamberimizi bir model olarak yaratmış ve en güzel örnekleri onda göstermiş. Bize de, eğer beni seviyorsanız, size Peygamber gönderdiğim Hz. Muhammede uyunuz. O takdirde anlayın ki ben de sizi seviyorum. Sözün özü: Allahın bizi sevdiğinin göstergesi, bizim ne kadar Hz. Muhammede benzediğimizdir. Ona göre sonuca varabiliriz.

Size, bize ve tüm insanlara yol haritası kuran ve Sünnettir. Bundan başkasını size tavsiye edemeyiz. Yani kuranı ve sünneti rasulullahı ( a.s.m ) kendimize rehber edinmek, kendimizi onlara endekslemek ve imani bahis ve kitapları tefekkür ile okumaktır. Yani imanın ve kuranın anlattığı ve bahsettiği kurani ve imani kitaplar bulabilseniz veya bu konuları tefekkür ve mütalaa eden şahsiyetlerle beraber olmakla onlardan istifade edebilseniz sizin hem dünyanıza hem de ahiretinize faydalı olacaktır.

Namazları vaktinde kılmak, büyük günahlara dikkat etmek ve namazın arkasındaki tesbihatı yapmak ayrıca sizi tekamül ettirecektir.

Ayette geçen Nefis ve Malın Allaha satılması ne demektir?

Nur Külliyatında, Muhakkak, Allah müminlerden nefislerini ve mallarını cennet mukabili satın almış bulunuyor mealindeki âyet-i kerimenin tefsiri yapılırken bir temsil getirilir ve temsilin bir yerine de şu mesaj yüklenir. Hem o fabrikadaki âletler benim namımla ve benim tezgâhımda işlettirilecek. Hem fiyatı, hem ücretleri birden bine yükselecek. Sözler

Bir sohbette arkadaşlarıma, toprağın ve suyun fiyatlarını sormuş ve bir cevap alamamıştım. Muzun fiyatını sorduğumda ise yüksek bir rakamla karşıma çıkmışlardı. İşte toprak ve su Allahın bir fabrikası olan ağaca girdiklerinde, öteden muz olarak çıkıyor ve büyük bir kıymet kazanıyorlar. Aynı şekilde, otu inek denilen bir canlı fabrikaya veriyoruz, et ve süt elde ediyoruz. Şeker pancarı, fabrikadan şeker olarak çıkarken, çiçek tozları kovanda bal oluyorlar.

İnsan, etrafını saran böyle sonsuz ibret tablolarından ders alarak nefis ve malını, Rabbinin emir tezgâhına soksa, alâ-yı illiyyin denilen o üstün makama erecek ve cennet ehli olma şerefine kavuşacak.

Nefis denilince insanın zâtını anlıyoruz, mal denilince de zâtın tasarrufuna verilen emanetleri. Bir başka ifadeyle, nefis insana ihsan edilen dahilî nimetleri; mal ise haricî nimetleri temsil etmekte. Her ikisi de insanı ya alâ-ı İlliyyîne çıkaran yahut esfel-i safiline düşüren imtihan âletleri.

Âyet-i kerimede nefisten başlandığını dikkate alarak nefsimiz üzerinde biraz duralım.
İnsan aklı, fizik ve kimyadan, ticaret ve ziraattan, kumar ve soyguna kadar her şeyde istimal edilmeye müsait. Bunların bir kısmı insanı yükseltirken, diğerleri alçaltır.

İnsan kalbi bir umman. İman ve küfürden, adalet ve zulme, tevazu ve kibre, itaat ve isyana, muhabbet ve nefrete, af ve intikama ve daha nice müspet ve menfi mânâlara açık. İnsanın alâ-yı illiyyîne yükselmesinde yahut esfel-i safilîne yuvarlanmasında en büyük pay onun.

Kalbe bağlı lâtifeler, hisler bedenin organlarından çok. Bunlar da insanı ya yücelere çıkarır yahut çukurlara düşürür. Sevgiden başlayalım. İnsan bu his ile, ya Rabbini ve Mevlâsını sever, yahut nefsini ve menfaatini. İşte birinci hâl yükseliş, ikincisi çöküştür.
Bir diğeri, endişe duygusu. İnsan, ya maddî ve dünyevî problemleri kendisine dert edinir, bunların endişesiyle ruhunu perişan eder. Yahut, bu dünya yolculuğunun cehennemle son bulma endişesi onu durmadan çalışmaya, gayrete ve duaya sevk eder. Birincisi, aşağıların aşağısı, ikincisi yüceler yücesidir.

Beş duyumuz da bu ölçüye vurulmalı. İnsan bunlarla sâlih amel de işleyebilir, isyan ve günah da. Birinciler, insanı en ileri makamlara, ikinciler ise en derin azaplara hazırlar. Yine Nur Külliyatında, küfür, mahiyet-i insaniyyeyi yıkar, elmastan kömüre kalbeder denilerek, büyük bir hakikat dersi verilir. Demek ki, insan ahsen-i takvim ile ifade buyrulan bir elmas mahiyetinde yaratılmış. Kendisini rıza çizgisinden, istikamet hattından dışarı çıkarırsa, ceza alarak aşağıların aşağısına atılıyor. Bu çöküş kömür olmakla sembolize edilmiş. Bilim adamlarımızın ifadelerine göre, elmasla kömürün temel taşları aynı. Sadece kristalleşme şekilleri farklı. İşte bu farklılıktan birbirine zıt iki mahiyet doğuyor. Aynı harflerle farklı kelimelerin yazılabilmesi gibi, aynı insan mahiyetinden de, birbirine zıt meyveler çıkabiliyor: Mümin -kâfir, salih-fasık, âdil-zâlim, mütevazı- mağrur gibi.

Bu misâle göre:
"Ahsen-i takvim, en güzeli yazabilecek kıvamda, kabiliyette yaratılmış olma.
"Alâ-yı illiyyîn, bunu başarabilenlerin yüksek makamı.
"Esfel-i safilîn, ise yanlış yazanların büyük düşüş ve çöküşü.

Allah Resulü (a.s.m.), Dünya âhiretin tarlasıdır buyurur. O halde insan bu dünyada, çekirdek kabilinden de olsa, alâ-yı illiyyîn şerefine erecektir ki, bu mazhariyet âhirette o yüce makam olarak kendini göstersin. Ve yine insan, işlediği isyanlarla, esfele-i safilîne lâyık olacaktır ki, bu liyakat o dehşetli azabı meyve versin.

Sözün özü: Yüksek insanlar da, alçak insanlar da bu dünyada yetişiyorlar. Ve âhirette her nefis kendi ameline uygun saadete eriyor yahut azaba düşüyor.

liamsi Tarih: 05.12.2005 00:37
Sorana,cevaplayana,okuyana rahmet olsun.
Cemalettin_ Tarih: 04.12.2005 13:10
Hacdan önce ve hacda ziyaret yerleri



Ankara

1- Hacı Bayram-ı Veli hazretleri (Ulus)

2- Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri (Bağlum)



Konya

1- Hz.Mevlana ve Müzesi

2- Sadreddin-i Konevi hazretleri

3- Şemsi Tebrizi hazretleri

4- Alaaddin Camii

5- İnce Minare

6- Çinili Köşk

7- Koyunoğlu Müzesi

8- Selçuklu Sultanları



Tarsus

1- Eshab-ı Kehf



Şanlı Urfa

1- Hz.İbrahimin ateşe atıldığı kale

2- Balıklı göl



Mısır

1- İmam-ı Şafii hazretleri

2- İmam-ı Şarani hazretleri

3- Seyyidet Nefise hazretleri



Bağdat

1- Seyyid Abdülkadir-i Geylani hazretleri

2- İmam-ı azam hazretleri

3- İmam-ı Ahmed bin Hanbel hazretleri

4- Seyyid Musa Kazım hazretleri



Medine-i münevvere

1- Ravda-i Mutahhara

2- Hz. Ebu Bekir Sıddık [Sol yanı başındadır]

3- Hz. Ömer [Onun solunda]

4- Cennetül Baki [Hz.Aişe, Hz. Osman ve Eshab-ı kiram kabirleri]

5- Mescid-i Kuba

6- Mescid-i Kıbleteyn

7- Hz. Hamzanın kabr-i şerifi



Mekke-i mükerreme

1- Ebu Kubeys dağı

2- Hira dağı

3- Cennet-ül Muallâ kabristanı



Minâ

1- Hz.İsmailin kurban edildiği yer.

2- Hz.İsmailin şeytanı taşladığı yer

3- Mescid-i Haif



Müzdelife

1- Mescid-i Meşarilharam



Arafat

1- Mescid-i İbrahim-nemre

2- Cebel-i Rahme



Şam

1- Cami-i Emeviye ve Ak Minâre

2- Hz. Hüseyinin mübarek başı

3- Binti Zeynep (Hz. Hüseyinin kızı)

4- Bilal-i Habeşi hazretleri

5- Ebu Hureyre hazretleri

6- Ümmü Gülsüm hazretleri

7- Muhiddin-i Arabi hazretleri

8- Kırklar Makamı

9- Selahaddin-i Eyyubi



Humus

1- Halid bin Velid hazretleri ve oğlu

2- Hz. Ömerin oğlu Hz. Ubeydullah
Cemalettin_ Tarih: 04.12.2005 13:08
Hacda ceza gerektiren hususlar


Ceza gerektiren hususlar dört kısma ayrılır. Bunlar:

1- Bedene (deve veya sığır kesmeyi) gerektirenler

2- Dem (koyun veya keçi) kesmeyi gerektirenler

3- Sadaka vermeyi gerektirenler (Fıtra miktarı)

4- Bedelini ödemeyi gerektirenler.



Bedene kesmeyi gerektirenler:

1- Arafat vakfesinden sonra ve ziyaret tavafından önce cimada bulunmak. (Arafatta durmadan önce olursa, haccı bozar.)

2- Ziyaret tavafını cünüp olarak yapmak.



Dem kesmeyi gerektirenler:

1- Kudum veya veda tavafını cünüp olarak yapmak.

2- Bir uzvun tamamına koku sürmek.

3- Saçına yağ sürmek veya kına yakmak.

4- Dikişli elbiseyi tam bir gün giymek.

5- Başını bir şeyle örtmek.

6- Tıraş olmak.

7- Koltuk veya yüz kıllarını veyahut boyun kıllarını koparmak.

8- Tırnak kesmek.

9- Haccın vaciplerinden birini terk etmek veya zamanında yapmamak.



Fıtra miktarı sadaka gerektirenler:

1- Bir uzuvdan az bir yere koku sürmek.

2- Bir günden az elbise giymek.

3- Başın veya sakalın dörtte birinden daha azını tıraş etmek.

4- Bir tırnak kesmek.

5- Kudum veya veda tavafını abdestsiz yapmak.

6- Veda tavafından bir şavtı terk etmek.

7- Cemrelerde atılan taşlardan birini eksik atmak.

8- Başkasını tıraş etmek veya başkasının tırnağını kesmek.



Fıtra miktarından az sadaka gerektirenler:

Bit veya çekirge öldürmek



Bedelini ödemeyi gerektirenler:

Av hayvanı öldürmek. Ayrıca Haremin, kesilmesi haram olan bitkilerini kesmek.
Cemalettin_ Tarih: 04.12.2005 13:08
Hacda ceza gerektiren hususlar


Ceza gerektiren hususlar dört kısma ayrılır. Bunlar:

1- Bedene (deve veya sığır kesmeyi) gerektirenler

2- Dem (koyun veya keçi) kesmeyi gerektirenler

3- Sadaka vermeyi gerektirenler (Fıtra miktarı)

4- Bedelini ödemeyi gerektirenler.



Bedene kesmeyi gerektirenler:

1- Arafat vakfesinden sonra ve ziyaret tavafından önce cimada bulunmak. (Arafatta durmadan önce olursa, haccı bozar.)

2- Ziyaret tavafını cünüp olarak yapmak.



Dem kesmeyi gerektirenler:

1- Kudum veya veda tavafını cünüp olarak yapmak.

2- Bir uzvun tamamına koku sürmek.

3- Saçına yağ sürmek veya kına yakmak.

4- Dikişli elbiseyi tam bir gün giymek.

5- Başını bir şeyle örtmek.

6- Tıraş olmak.

7- Koltuk veya yüz kıllarını veyahut boyun kıllarını koparmak.

8- Tırnak kesmek.

9- Haccın vaciplerinden birini terk etmek veya zamanında yapmamak.



Fıtra miktarı sadaka gerektirenler:

1- Bir uzuvdan az bir yere koku sürmek.

2- Bir günden az elbise giymek.

3- Başın veya sakalın dörtte birinden daha azını tıraş etmek.

4- Bir tırnak kesmek.

5- Kudum veya veda tavafını abdestsiz yapmak.

6- Veda tavafından bir şavtı terk etmek.

7- Cemrelerde atılan taşlardan birini eksik atmak.

8- Başkasını tıraş etmek veya başkasının tırnağını kesmek.



Fıtra miktarından az sadaka gerektirenler:

Bit veya çekirge öldürmek



Bedelini ödemeyi gerektirenler:

Av hayvanı öldürmek. Ayrıca Haremin, kesilmesi haram olan bitkilerini kesmek.
Cemalettin_ Tarih: 04.12.2005 13:07
Haccın sünnetleri



Haccın sünnetleri şunlardır:

1- Âfâki olanların hemen mescidi harama giderek tavaf-ı kudum yapmaları. Kâbeyi görünce tekbir, tehlil ve dua edilir. Erkekler, Hacer-i esvede el ve yüz sürer. Tavaf-ı kudumden sonra ve iki rekat namazdan sonra, Safâ ile Merve arasında say yapılır. Bundan sonra, ihramdan çıkmadan, Mekke şehrinde oturup, terviye gününe kadar, istenildiği miktar, nafile tavaf yapılır. Müfrid olan ve kârin olan hacılar, taş atıp, tıraş oluncaya kadar ihramdan çıkmayacağı için, ihramın yasakladığı şeylerden, her gün sakınmaları lazım olur. Mescid-i haram içinde namaz kılanların önünden geçmek günah değildir.



2- İmamın üç yerde hutbe okumasıdır. Birisi Zilhicce ayının yedinci günü Mekkede; ikincisi dokuzuncu günü, öğle namazı olunca, öğle ve ikindi namazlarından önce, Arafatta; üçüncüsü, onbirinci günü, Minâda okunur. Arafatta hutbe bitince öğle ve hemen sonra ikindi namazı cemaat ile kılınır. İmama yetişemeyen ikindi namazını ikindi vaktinde kılar namazdan sonra imam ve cemaat Mescid-i Nemrede Mevkıfe kıbleye karşı ayakta veya oturarak vakfeye durur. Cebeli Rahme kayaları üstüne çıkmak ve vakfe için niyet lazım değildir.



3- Arafata gitmek için, Mekkeden Terviye [Zilhiccenin sekizinci] günü, sabah namazından sonra çıkmak. [Mekkeden Minâya gidilir].



4- Arefe gününden önceki ve bayramın birinci günü, ikinci ve üçüncü geceleri Minâda yatmak. (Üçüncü gece ve günü Minâda kalmak mecburi değildir.)



5- Arafata gitmek için, Minâda, güneş doğduktan sonra yola çıkmak.



6- Arefe gecesi Müzdelifede yatmak. Arafattan Müzdelifeye gelip, burada, yatsı vakti olunca, akşam ve yatsı namazları birbiri ardınca, cemaat ile kılınır. Akşam namazını Arafatta veya yolda kılanın, yatsının vakti çıkmadan Müzdelifeye gelirse, burada tekrâr cemaat ile veya yalnız olarak, yatsı ile birlikte kılması lazımdır.



7- Müzdelifede, vakfeye, fecr ağardıktan sonra durmak. Gece Müzdelifede yatıp, fecr açılırken, sabah namazını hemen kılıp, sonra, Meşarilharam denilen yerde, ortalık aydınlanıncaya kadar, vakfeye durulur. Güneş doğmadan önce, Minâya hareket edilir. Yolda Muhasser denilen vâdide durmamalıdır. Burası Eshâb-ı fil durak yeridir.



8- Minâya gelince Mescid-i hife en uzak olan ve Cemre-i Akâbe denilen yerde, sağ elin baş ve şehadet parmakları ile, iki buçuk metreden veya daha uzaktan, Cemre yerini gösteren duvarın dibine nohut kadar yedi taş atılır. Duvarın üstüne veya insana, hayvana çarptıktan sonra dibine düşerse caiz olur. Ertesi fecre kadar caiz ise de, o gün öğleden önce atmak sünnettir. Sonra, hiç durmadan buradan gidilip, isterse kurban keser. Çünkü seferi olana kurban kesmek vacip değildir. Seferi olan hacıların, müfrid oldukları zaman kurban kesmeleri vacip değildir. Kurbandan sonra tıraş olur ve ihramdan çıkar. Bayramın birinci günü Minâda olanlar ve bütün hacılar, bayram namazı kılmaz. Sonra, o gün veya ertesi gün veya daha ertesi gün Mekke ye gidip Mescid içinden niyet ederek Tavaf-ı ziyaret yapar. Buna Tavaf-ül ifâda da denilir. Tavafı ziyareti ve tıraşı bayramın üçüncü günü güneş battıktan sonraya bırakmak mekruhtur ve kurban kesmek lazım olur. Yalnız baygın olan kişinin yerine başkası tavaf yapılabilir. Tavafı ziyarette Reml ve Say yapılmaz. Tavaf namazından sonra Minâya gelir.



Öğle namazını Mekkede veya Minâda kılar. Bayramın ikinci günü, öğle namazından sonra Minâda hutbe okunur. Hutbeden sonra, üç ayrı yerde, yedişer taş atılır. Mescid-i Hife yakın olandan başlanır. Üçüncü günü de böyle yedişer taş atılır ki, hepsi kırkdokuz taş olur. Bunları öğleden önce atmak caiz değil veya mekruhtur. Üçüncü günü güneş batmadan önce, Minâdan ayrılır. Dördüncü gün de Minâda kalıp, fecrden güneşin gurubuna kadar dilediği zaman yirmi dört taş atmak müstehaptır.



Dördüncü günü fecre kadar Minâda kalıp taş atmadan ayrılırsa, koyun kesmek lazım olur. Birinci ve ikinci yerlerinden taş attıktan sonra, kollar omuz hizasına kaldırılarak ve el ayaları semaya ve kıbleye çevrilerek dua edilir. Atılacak yetmiş taş, Müzdelifede veya yolda toplanır. Hayvan üstünde taş atmak caizdir. Tavaf-ı sadr) dan sonra, zemzem suyu içilir. Kâbenin kapı eşiği öpülür. Göğüs ve sağ yanak Mültezem denilen yere sürülür. Sonra, Kâbe perdesine yapışıp, bildiği duaları okur. Ağlayarak Mescid kapısından dışarı çıkar.



9- Arafatta, vakfeden önce gusletmek.



10- Minâdan Mekkeye son dönüşte, önce Ebtah denilen vadiye gelip, burada bir miktar durmaktır. Buradan Mekkeye gelip dilediği kadar kalır.



11- Hacca giderken, muhtaç olmayan ana, babadan, alacaklılardan, kefilinden izin almak sünnettir. Ana baba muhtaç ise, izinsiz gitmek haramdır. Nafaka bırakmadı ise, hanımından izinsiz gitmesi de haram olur. Mekke şehrine Mualla kapısından, Mescide Babüsselamdan ve gündüz girmek müstehaptır.



Haccın sünnetini yapmayana ceza lazım gelmez. Mekruh olur, sevabı azalır.



İhramla ilgili sünnetler:

1- İhrama girerken gusletmek veya abdest almak.

2- İhrama girmeden önce 2 rekat namaz kılmak.

3- Erkekler izar ve rida denilen iki parça örtüye sarınmak.

4- İhramlı bulunduğu sürede her fırsatta telbiye söylemek.

5- Telbiyeyi her başlayışta 3 defa tekrarlamak.

6- Telbiyeden sonra salevat-ı şerife, salevattan sonra dua ve niyazda bulunmak.



Mekke ve Kâbe ile ilgili sünnetler:

1- Mekkeye mümkünse gündüz girmek (müstehaptır)

2- Mekkeye girmeden önce mümkünse gusletmek veya abdest almak.

3- Kâbeyi görünce dua etmek.

4- Kâbenin önüne gelince tekbir ve tehlil getirmek.

5- Mültezemde yüzü ve göğsü Kâbe duvarına yapıştırıp, dua ve niyazda bulunmak.



Tavaf ile ilgili sünnetler:

1- Tavafa başlarken Hacer-i Esvedin hizasına Rükn-i Yemâni cihetinden doğru gelmek.

2- Tavafa başlarken ve her şavtın sonunda Hacer-i Esvedi istilam etmek.

3- Sonunda say yapılacak tavaflarda erkekler ıstıba ve remel yapmak.

4- Bütün şavtları ard arda (ara vermeden) yapmak.

5- Nafile tavafı çok yapmak.

6- Tavaf esnasında zikir, tehlil ve dua yapmak.

7- Ziyaret tavafını bayramın ilk günü yapmak.

8- Ziyaret tavafını şeytan taşlama, kurban ve tıraştan sonra yapmak.



Say ile ilgili sünnetler:

1- Tavaf bitince ara vermeden saye başlamak.

2- Saye giderken Hacer-i Esvedi istilam etmek.

3- Safâ ve Mervede Kâbe görülebilecek kadar yükseğe çıkıp, Kâbeye dönerek tekbir, tehlil ve dua etmek.

4- Erkekler yeşil renkle ışılandırılmış sütunlar arasıda hervele yapmak, diğer yerlerde ise yavaş yürümek.

5- Bütün şavtları ara vermeden yapmak.

6- Sayı abdestli yapmak.

7- Say esnasında tekbir, tehlil ve dua yapmak.



Arafat ve Vakfe ile ilgili sünnetler:

1- Arafata arefe günü güneş doğduktan sonra Minâdan hareket etmek.

2- Öğle ve ikindi namazlarını cem-i takdim ile kılmak.

3- Zevalden sonra vakfe için mümkünse gusletmek veya abdestli bulunmak.

4- Vakfeyi Cebel-i Rahme eteklerinde yapmak.

5- Gün boyuca telbiye, zikir, tekbir, tehlil, tesbih salevat, namaz ve dua ile meşgul olmak.



Müzdelife ve Vakfesi ile ilgili sünnetler:

1- Arafattan arefe günü güneş battıktan sonra Müzdelifeye sükunetle ağır ağır inmek ve Müzdelifede Meşar-i Haram civarında gecelemek.

2- Sabah namazını erken kılmak.

3- Vakfeyi ortalık iyice aydınlanıncaya kadar sürdürmek.



Minâ ve şeytan taşlama ile ilgili sünnetler:

1- Bayram sabahı ortalık iyice aydınlandıktan sonra, güneş doğmadan Müzdelifeden hareket edip, Minâya gelmek.

2- Vakit geçirmeden büyük şeytanı taşlamak.

3- Taşlama yaparken Mekkeyi sola, Minâyı sağ tarafa almak.

4- Taşları yaklaşık 3,5 - 5 m uzaktan atmak.

5- İkinci ve Üçüncü Bayram günlerinde taşları küçük- orta- büyük şeytan sırası ile atmak.

6- Küçük ve orta şeytana taş attıktan sonra dua etmek. Büyük şeytan taşlandıktan sonra hemen ayrılmak.

7- Taşları Bayramın ilk günü öğleden önce, diğer günlerde ise öğleden sonra güneş batmadan önce atmak.

8- Minâda Mekkeye dönmekte acele edenler, bayramın üçüncü günü güneş batmadan önce Minâdan ayrılmalı.



Saçların kesilmesi ile ilgili sünnetler:

1- Erkeklerin saçlarının tamamını tıraş etmesi veya tamamını kısaltması.

2- Tıraşı ziyaret tavafından önce yapmak.



Zemzemle ilgili sünnetler:

1- Veda tavafını yapıp tavaf namazını kıldıktan sonra bol bol zemzem içmek ve dökülmek.

2- Zemzemi Kâbeye karşı ayakta ve Beytullaha bakarak içmek.
Cemalettin_ Tarih: 04.12.2005 13:06
Haccın vacipleri


Haccın vacipleri şunlardır:

1- Tavafa hacer-i esved veya hizasından başlamak.



2- İhram yasaklarına uymak.



3- Tavafı yürüyerek yapmak.



4- Arefe günü, akşam ve yatsı namazlarını yatsı vakti girdikten sonra Müzdelifede cem-i tehir ile kılmak. Hanefi mezhebinde vaciptir.



5- Umre sayinin, umre tavafından sonra, henüz tıraş olmadan, ihramlı olarak yapılması vaciptir.



6- Şeytan taşlama, kurban kesme, saç tıraşı vacip olup ayrıca bu sıraya riayet de vaciptir.



7- Tavafı kudumden sonra ve hac ayları içinde olmak şartı ile, Safâ ile Merve tepeleri arasında, yedi kere say etmek, yani, usulü ile yürümek. Tavafsız say sahih olmaz.



8- Arafattan dönüşte, Müzdelife de vakfeye durmak.



9- Minâda şeytan taşlamak, yani üç gün, temiz taş veya teyemmüm caiz olan şey atmak.



10- İhramdan çıkmadan önce, başın en az dörtte birini ustura ile tıraş ettirmek veya en az üç santim, kendisi veya başkası kırkmak. Berber veya ustura bulamamak özür sayılmaz. Saçsız olan veya başı yaralı olan da usturayı değmeden baştan geçirir. Kadın, saçını tıraş etmez. Makasla biraz keser.



11- Afaki yani Mikât denilen yerlerden daha uzak memleketlerin hacıları, Mekkeden son ayrılacağı gün, tavaf-ı sadr yani tavaf-ı veda yapmak. Hayzlı kadına bu vacip değildir.



12- Arafatta, güneş battıktan sonra da, biraz kalmak. Güneş batmadan önce, Arafat meydanından dışarı çıkanın kurban kesmesi lazım olur.



13- Tavafı ziyarette Kâbe-i muazzama etrafında dörtten sonra üç kere daha dönmek.



14- Tavafta abdestsiz veya cünüp olmamak.



15- Üzerindeki elbise temiz olmak.



16- Tavaf yaparken, Hatim denilen yerin dışından dolaşmak.



17- Tavafta Kâbe-i muazzama, sol tarafta kalmak.



18- Tavafı ziyareti, bayramın üçüncü gününün güneş batıncaya kadar yapmak.



19- Tavaf ederken avret yeri kapalı olmak (Kadın için çok mühimdir).



20- Safâ tepesi ile Merve arasında say ederken, Safâdan başlamak.



21- Safâ tepesine çıkınca, Kâbeye dönüp, tekbir, tehlil ve salâvat getirmek ve dua etmek. Sonra, Merveye doğru yürümek. Safâdan Merveye dört, Merveden Safâya 3 kere gidilir.



22- Her tavaftan sonra, Mescid-i haram içinde iki rekat namaz kılmak.



23- Şeytan taşlamasını bayram günlerinde yapmak.



24- Tıraşı, bayramın birinci günü ve Harem hududu içinde yapmak.



25- Sayı yürüyerek yapmaktır. (İki yeşil direk arasında erkek hızlı, kadın yavaş gider.)



26- Kıran ve temettü hac yapan, şükür kurbanı kesmek.



27- Kurbanı, bayramın birinci günü kesmek.



28- Cima gibi yasak olan şeyler, Arafatta durmadan önce yapılırsa, haccı bozar. Bunları Arafattan önce yapmamak farzdır. Cimadan başkalarını, ihramdan çıkıncaya, cimaı tavaf-ı ziyareti yapıncaya kadar terk etmek vaciptir.



Bilerek veya bilmeyerek, bir vacibi vaktinde ve yerinde yapmayana ceza lazım olur.

Hastalık, ihtiyarlık veya kalabalık gibi bir özürle terk edince bir şey lazım gelmez. Bir vekile yaptırması lazım olmaz.



Hayzlı, nifaslı kadın Mescid-i harama giremez. Tavaftan başka nüsükleri yapar. Tavafı ziyareti temizlenince yapar.



Her günün nüsükü, sonraki gecesinde de yapılabilir.
Cemalettin_ Tarih: 04.12.2005 13:06
Haccın farzları


Haccın farzları üçtür. Biri yapılmazsa hac sahih olmaz.
1- Haccı ihramlı yapmaktır.

2- Vakfeye durmak.
(Arefe günü, Arafatın, Vadi-yi Urene denilen yerinden başka herhangi bir yerinde, öğle ve ikindi namazlarından sonra vakfeye durulur.)



3- Kâbe-i Muazzamayı Tavaf-ı Ziyaret etmektir.



Tavaf, Mescid-i Haram içinde Kâbe-i Muazzama etrafında dönmek demektir. Dördü farz, üçü vacip olmak üzere yedi kere dönülür. Zemzem kuyusunun ve Makam-ı İbrahimin dışından dolaşarak da tavaf etmek caizdir.



Kadınlar tavafta, Kâbeye yaklaşmamaları efdaldir. Kadına dokunmak ihtimali çok ise, Şafiilerin Hanefiyi veya Malikiyi taklit etmesi lazım olur.



Tavafı mescid dışından yapması caiz değildir. Tavafa niyet etmek de, ayrıca farzdır. Tavaf-ı ziyareti Arafattan sonra da yapmak da farzdır.



Tavaf ederken ve say ederken, ezan okunursa, bunlar bırakılıp, namazdan sonra tamamlanır.