Yaşlılara güçsüzlere yardım etmek dinimizin önemli bir kuralıdır Dinimiz çocuk genç yaşlı toplumun her ferdinin dayanışma içinde olmasını emreder Peygamber efendimiz buyurdu ki: “Yaşlılarımıza hürmet ve ikram Allahü teâlâya saygıdandır Güçsüzlere hastalara yaşlılara ve küçüklere merhamet ediniz! Büyüklerimizi saymayan küçüklerimize acımayan bizden değildir Bir genç bir ihtiyara yaşından dolayı hürmet ederse onun yaşına varınca Allahü teâlâ ona gençleri hürmet ettirir”
Dinimiz anne- baba yaşlanınca bakım evlerine atılarak üzüntü içinde ömürlerini tamamlamalarını değil çocuklarının daima yanlarında kalmalarını onlara yumuşak davranmayı tevazu göstermeyi onları üzmemeyi Öf bile dememeği emrediyor
Yüce Allah yine “Rabbin yalnız kendisine kulluk etmenizi ana-babanıza da iyi davranmanızı emretti Onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlanırsa kendilerine öf bile deme; ağır söz söyleme onlarla yumuşak ve tatlı konuş onlara acı tevazu kanadını gerip "Rabbim küçükken beni yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et" diye duâ et” (İsra 23 24) buyuruyor
Resûlullah efendimiz "Eğer süt emen çocuklar beli bükük yaşlılar otlayan hayvanlar olmasaydı üzerinize azâb sel gibi gelirdi" buyururdu
Cemiyetler dayanışma ile yaşlısı genci birbirlerine sevgi ve saygıyla ayakta kalırlar ancak bu şekilde toplum huzur bulur Eğer yaşlılar artık sizin işiniz bitti sizin faydanız yok diye terk edilirse o toplum çöker Çökmese bile toplumda rahat huzur kalmaz Huzur olmayan bir ortamda huşu içinde ibadet de yapılamaz
Psikiyatr DrNihat Kaya toplumda huzurun sağlanması için yaşlılarla ilgili şu tavsiyelerde bulunmaktadır: “Yaşlı kimseleri bu dönemlerinde yalnız bırakmamak gerekir Yaşlılar bu dönemlerinde çocukluğa benzer bir dönem yaşarlar Bu dönemde daha çok ilgi sevgi beklerler Aranmak hatırlanmak değerli olduklarını hissetmek isterler Özellikle çocukları tarafından ilgi görmek ve hediye almak isterler Ben yaşlıyım Hiçbir işe yaramıyorum Bu yüzden değerim olmaz Söylediklerimi kimse dinlemez düşüncesine kapılırlar Bazıları da kim bana bakacak kaygısına kapılır Huzurevlerine gönderilen yaşlıları artık işe yaramıyorum beni istemiyorlar beni sevmiyorlar düşüncesi onları deprasyona sokar”
Yaşlıların sıkıntısına ortak olup ahir ömürlerini huzur içinde geçirmelerini sağlamalıyız Onlar bize Allah’ın bir emanettir Yaşlı insanlar için dünyayı yaşanılmaz hale getiren yalnızlık duygusudur Akranları dünyadan ayrıldıkça bu duygu daha da artar Bizlere düşen onlara bu duyguyu yaşatmamak
Yaşlıların beklediği en önemli şey saygıdır bizden Çünkü ancak onlar
gösterdiğimiz saygı nispetinde yaşadıkları yılları boşa geçirmemiş oldukları kanaatine varırlar Saygının arkasından onlara bazı şeyleri danışarak hala daha kendilerine ihtiyacımız olduğunu hissettirmemiz gerekir Yaşlılar hayatın her safhasında bizleri yanı başında görmek isterler
İnsanlar yaşlandıkça çocuklaşır Bunun için bize karşı bazı sıkıntıları yanlış tutum ve davranışları olabilir Bunları anlayışla karşılamalıyız Maalesef yıllardır romanlarda TV dizilerinde “huysuz ihtiyar” tiplemesi işlendi İnsanlar ihtiyarlayınca mutlaka çekilmez sıkıntı verirler düşüncesi yerleşti kafamıza ihtiyar bir insanın dayanılmaz huysuzluklarıyla hemhal olarak yetiştirildi gençlik
Her insan kendini karşısındakinin yerine koymadığı müddetçe yaşlının gence gencin yaşlıya duyduğu sevgi zayıflar Tahammülsüzlüğün başlıca sebebi budur Unutmayalım ki onlar bizim gençlik halimizi yaşamayacaklar fakat biz onların halini yaşayacağız! Bugünün yarını da var
Bazı şeylerin telafisi mümkün değildir Evlad olarak üzerimize düşeni yaparsak içimizde bir ukde kalmaz ömür boyu keşke şöyle yapsaydım böyle yapsaydım üzüntüsü ile yaşamayız.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1240
favori
like
share