Evliliğin ilk yılında çok dikkatli olun. 3. yıl da bir hayli tehlikeli devredir. 7. yılda boşanma tehlikesi yüzde 15'tir. Son tehlike 15. yılda görünür
arı-kocayı mutluluğa götüren yolun üzerinde tam dört tehlikeli dönemeç noktası vardır. Bunlardan birincisi hemen balayının sonundadır. İkincisi, sallantı ve istikrarsızlıkla geçen üç yılın sonundadır. Üçüncüsü ise olaysız ve yeknesak geçen yedi yılın bitiminde, sonuncusu ise evliliğin oldukça ilerlemiş bir döneminde, on beşinci yılda karşınıza çıkar. Evliler arasında, 6 çiftten bir tanesi maalesef bu duraklardan herhangi birine takılır ve eşlerinden ayrılırlar.

Büyük foyalar
Birinci yıl sırasında ve sonunda meydana gelen boşanmalara 'rüyanın acı sonu' adını takmak herhalde yersiz olmaz. Çünkü evlilikteki samimiyet, sözlülük ve nişanlılıkta görülmeyen büyük foyaları meydana vurur. Gerek kadın, gerek erkek, hayatına yabancı birinin artık her şeyiyle girmiş olduğunu farkeder. Bu durumdan şikayetçi olan ekseriyetle kadınlar olur. Bir zamanlar kendisine çiçek, şeker, çeşitli şeyler hediye eden sevimli gencin yerini şimdi sabahları evin tek banyosunu tekeline alan ve diş macunu tüplerinin ortasından sıkmak gibi kötü huyları olan bir adam almıştır. İkinci yıl boşanmalarına doktorlar çoğunlukla cinsel sebepler gösterirler. Boşanmaların yüzde 20'si 3. yıla raslar. Yolları bu dönemeçte ayrılanlar, acele hareket etmemiş olmak için boşanmalarını geciktirmiş olanlardır. Esasında bunların, evliliklerinin birinci yılında ayrılmaları gerekirdi. Fakat, 'Bekleyeyim belki zamanla düzelir', düşüncesi ekseriya bu gecikmeye sebep olur. Eğer bir çocuk doğup da bütün meseleleri yoluna koymamışsa, ailenin işleri bitik demektir. Yargıçların belirttiğine göre üçüncü yılın sonunda yargıç karşısına çıkmış eşlerin çoğu boşanma hususunda anlaşmışlardır. Yani kadın da, erkek de birbirinden ayrılmak istemektedir. Yedinci yılın sonunda boşanma oranı yüzde 15 civarındadır. Bu yedi yıl büyük hayal kırıklıkları devresidir. Kadın eski, ufak tefek dertlerine gülebilmektedir. Çünkü şu anda karşılaştığı dertler onlardan çok büyük, gerçek dertlerdir. Şimdi, kocasının ilk zamanlar diş macununu ortasından sıkması onu daha az ilgilendirmektedir. Doğurmuş ve büyütmüş olduğu çocuk, onun ilk iki tehlikeyi atlatmış olmasına yardım etmiştir. Çünkü o devreler sırasında asıl konuyu o teşkil etmiş, yürüdü, 'Anne' dedi, 'Baba' dedi, 'Eyvah nezle oldu' diye hep onunla meşgul olunmuştur. Ancak bu defa çocuk okula gitmeye başladıktan sonra kadın ikinci bir özgürlüğe kavuşunca, gözlerini tabii olarak başka tarafa çevirecek ve kendisi için geleceğin, bundan fazla birşey vaadetmediğini görecektir. Kadınlar için yedinci yıl boşanmalarının genel sebebi sosyal ve ekonomik meselelerdir.

En zor yıl
Erkekler için de, yedinci yıl boşanmalarının sebepleri daha fazla bencilliktendir. Bu kadar zaman doğru-dürüst geçindikten sonra birden beliren bu son tehlike, en korkulması lazım gelenidir. Çünkü bu seferki sebep, sebeplerin en müthişidir: Bu ihtirastır. Kendi yaşlarında veya kendilerinden daha yaşlı kadınlarla evlenmiş olan erkekler, işe gidip gelirken tanıyıverdikleri herhangi bir genç kadına kapılıp herşeyi unuturlar. Aynı tehlike yaşlı erkeklerle evlenmiş olan kadınlar için de geçerlidirir. Bu dördüncü dönemecin tehlikesini atlatan çiftler için evlilik hayatı artık başka bir tehlike göstermez. Tabii çok müstesna haller hariç... Ama yine de ünlü bir mizah yazarına göre evliliğin en zor yılı, içinde bulunulan yıllardır. Onun için ne kadar mutlu olsanız bile, şayet yuvanızın mutluluğunu korumak istiyorsanız her an dikkatli olmanız gerekir.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2551
favori
like
share
SU-PERISI Tarih: 07.12.2005 09:49
teşekkürler eline sağlık
FadiK Tarih: 06.12.2005 20:19
cok sagol caspercim ellerine saglik tesekkürler
CADIKIZ Tarih: 06.12.2005 15:29
:89:saolasin arkadasim