Allah, büyük-küçük, uzun ömürlü-kısa ömürlü, önemli-önemsiz demeden dünyayı donattığı varlıklardan her birini hayranlıkla seyredilmeye değer bir ahenk ve güzellikte (özenerek, titiz, usta sanatçı üslubu ile emsalsiz şekilde) yaratmıştır.

Kuranda, Allahın dünyayı ve gökyüzünü çeşitli güzelliklerle süslediği, cenneti de insan hayalinin ötesinde fevkalade güzelliklerle tezyin ettiği sık sık zikredilmiştir (Al-i İmran 3/4; Hicr 15/16; Nahl 16/8). Gerek dünyada, gerek cennette olsun bu güzelliklerin hepsinin yaratılış sebebi insanoğludur. Çünkü; Allah insanı yeryüzüne halife olarak yaratmıştır (Bakara 2/30). Halife, vekil ve temsilci demektir. Allahın da iradesini yeryüzünde temsil etmek üzere var edilen insan bu görevini Rabbine kulluk sorumluluğu ile yerine getirir. Allah, halife olarak ilan ettiği insanı ruh ve beden kabiliyetleri bakımından canlıların en mükemmeli kılmış; amacına, görevine yakışan en güzel surette, ölçülü ve dengeli bir biçimde yaratmakla da kalmayıp (Beled, 90/3-9; Mülk, 67/23; İnfitar, 82/6-8; Tin, 95/4), dünyanın süsünü ve rızıklarını da ona ikram etmiştir. Kuranın, Allahın kulları için yarattığı süsü ve güzel rızıklarını kim haram kıldı? (Araf, 7/32) ayeti buna örnektir. İki cihanın saadet ve selamet güneşi Hz. Peygamberimizin (sas) özel hayatında daima temiz, düzenli oluşu, sade ve güzel giyinmesi, güzel koku sürünmesi ve ümmetini buna teşvik etmesi şu sözüyle pekişmektedir: Allah güzeldir, güzelliği sever (Müslim, İman, 147). Allah, insanın güzelliğine güzellik katmasını yani süslenmesini, hoş görünmesini istemektedir. Ey Adem oğulları, her mescide gidişinizde ziynetlerinizi takınız, yiyin, için fakat israf etmeyiniz. (Araf, 7/31) hitabı bu anlamdadır.

Bu bilgilerden de anlaşıldığı gibi müslümanın kendi zevkine, imkanına ve kültürüne uygun bir şekilde giyinip kuşanması, süslenmesi mübahtır. Ancak Müslüman, giyim kuşamda israfa gitmeden, kıyafetini çevresine gösteriş vesilesi yapmadan, halkın içinde fitneye sebep olmadan, Allahın yasaklarına (erkeklerin ipek ve altını giyim, takı ve süs aracı yapmadan, kadınların süslerini, ziynetlerini yabancı erkeklere göstermeden) dikkat ederek biraz bilgi birikimini, hayat tarzını, biraz da kültürünü kıyafetlerine yansıtmalıdır.

Hz. Peygamber, kadınları kocalarına karşı güzel olmaya, süslenmeye, ziynet eşyası kullanmaya teşvik ederken aşırılığa, lükse ve israfa yaklaşmayı yasaklamıştır.

Hanımlar giyim kuşamlarında öncelikle temiz, düzenli ve şık olmalıdır. Kırışık, buruşuk, lekeli, yırtık-pırtık kıyafetle, çarpık örtüyle insan içine çıkmak şöyle dursun, ailesinin yanına ve Allahın huzuruna durmaktan bile çekinmelidir. Süsünü öncelikle kendisi ve sahip olduğu nimetleri veren Allah için yapmalıdır. Yalnızken bile giyimini özenerek seçmeli, daima bakımlı, alımlı, temiz-titiz, nazik ve kibar olmayı kendisine prensip edinmeli.

Yüzük, bilezik, küpe, gerdanlık, toka, kemer kadın ziynetlerinden olması itibarıyla her kadının daima bunlardan birkaçını (bütçesine uygun ölçüde) taşıması yaratılışından gelen süsü sevme eğilimini tatmin edeceğinden hem kendi psikolojisine, hem de eşinin, çocuklarının psikolojilerine olumlu etki edecektir. Gerçekte de bu takılar kılık kıyafetin güzelliğini, süsünü tamamlayan unsurlardır.

Sonuç olarak denilebilir ki, hanımların, ailelerinin, yakınlarının ve hanım arkadaşlarının yanında dengeli, kendine yakışan bir şekilde süs yapmaları hanımefendiliğin bir parçası olduğu gibi din bakımından da sakıncasız görülmüş, hatta teşvik edilmiştir.

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3523
favori
like
share
matrakSsS Tarih: 21.05.2007 11:06
Allah razı olsun
missx Tarih: 02.02.2006 19:22
kadın heryerde temiz ve bakımlı olmalı ancak makyajını ve süsünü sadece eşinin yanında yapması gerekir..
verdiğin bilgiler için çok sağol ve sonuna kadar katılıyorum..
Gıcık Şirin Tarih: 02.02.2006 13:58
Çok inec çizgilere değiniliyor..
Bu konular hakkında fikir beyan etmek gerçekten zor iş..
Yalnız "Bence" ile başlayan cevaplar en azından benim hoşuma gitmiyor..
İslam bir kişinin "Bence" sine ancak onu ilgilendiren bir konuda bakar.. Hüküm verirken ya da fikir beyan ederken kişisel görüşlerden ziyade doğrular(kesin doğrular) dikkate alınmalıdır..

Süslenmenin de çizgisi gayet ince aslında..
İslam olan bir insan (kadın veya erkek) çevresinde örnek olmalıdır.. Her hali ile örnek lmalıdır.. Giyimi-kuşamı, konuşması, hal ve davranışları ile de.. Bu bağlamda eğer süslenmesi (rüküş olmak kastım değildir, süslenmeinin çizgisinin ince olduğunu yinelerim) örnek olabilecek bir davranış ise evet süslenebilir de. Şayet "şuh" olarak algılayacak ise genel çevre süslenmemelidir..
genc_ressam_17 Tarih: 25.01.2006 11:08
bence süslenmeli ama okadar aşırıya kaçmamalı birde bayanlar saçlarını boyatmak şiçin beylerinden izin almaları çok iyi olur
serhatbey_066 Tarih: 22.01.2006 17:03
bence süslenmesi doğru değil cünkü başının kapalı olması daha güzel ve onu makyaj dan daha güzel gösteriyor
~simurg~ Tarih: 22.01.2006 14:44
şimdi arkadaşlar önemli olan bu yukarıda yazdığınız mesajı kimin yazdığı ve o sorulara cevap verenin kim olduğu. şimdi ben bu konuda yorum yapamayacam ama bu yazıların aslını yazanların kim olduğu bu konuya daha bir aydınlatıcı bakış açısı geliştirmemize neden olacak. şu an bunu bir önyargı olarak görenleriniz olacak ama öyle değil. çünkü okadar çok insan okadar çok şey yazıyorki. bunların doğru olduğu tartışılabilir bişey. mesela şu örneği vereyim orda kaşlarının göz ağrısna neden olduğu yazılmış. böyle birşey hiç duymadım. erkeklerin çoğu kaşlarını almaz ama hiçbirininde kaşlarım gözümü ağrıtıyor diye bir sıkıntısı yok. onun için mühim olan kimin yazdığı. eğer bu konuda ihtisas yapmış biri ise saygı duyarım ama herhangibiri ise araştırmaya ihtiyaç duyarım.
ens_selman Tarih: 18.12.2005 00:18
güzel bi konu eline sağlık
tarkın Tarih: 16.12.2005 15:19
Reis kardeşimin dediğine katılıyorum.Avcı kardeş dikkat etmek lazım çevremizde kötü niyetli insanlarda var.
*Avci* Tarih: 12.12.2005 14:32
İŞTe BuNu ANLaMıYoRum KaDıN İLLa KöTü Bi NiYeTLe Mi SÜsLenEBilir ?

KEnDİSİni İyi HiSSETMEk İçin SÜslENeMEz Mİ ? BUnun NErESi YaNLIs ?

KuSURa BaKMaYıN AMa BeN BuRDa Bi YaNLıs GöRMüYORUm..

TaBi Ki Bu BeNim FİkRİm...