Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çetin Çelenk, TV, baz istasyonları, cep telefonları ve tomografi cihazlarının radyasyon enerjisi yaydığını, bu cihazlardan mümkün olduğunca uzak durulması gerektiğini belirterek, "Radyasyon enerjisine maruz kalanlar, süt ve süt ürünlerini bolca tüketmeli" dedi.
Samsun Türk Ocağı tarafından ocak toplantı salonunda düzenlenen "Radyasyon ve Sağlığımız" konulu konferansta konuşan OMÜ Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çetin Çelenk, radyasyonun, canlı dokuları tarafından emilen ve taşınan bir enerji türü olduğunu söyledi.

Çelenk, "Bu enerji görünemez, duyulamaz, kokusu alınamaz ve hissedilmez. Radyasyon kaynakları, uzayın derinliklerinden gelen kozmik ışınlar, güneş ışınları, yeryüzündeki bazı kayalar, madenler gibi tabii radyasyon veya nükleer santraller, tedavi ve teşhis araçlarından ortaya çıkan yapay radyasyondur" diyerek, tomografi cihazlarından gerekmedikçe uzak kalınması gerektiğine dikkati çekti.

Radyasyonun canlılar üzerinde, özellikle insanlarda çok değişik etkileri bulunduğuna işaret eden Doç. Dr. Çelenk, bu etkilerin radyasyonun şiddet ve süresine bağlı olduğunu ifade etti. Erken etkilerin ciltte kızarıklık, bulantı, kusma, iştahsızlıktan kan elemanlarında azalma ve ölüme kadar değişebileceğini dile getiren Çelenk, "Geç etkileri ise, genetik bozukluklar ve buna bağlı genetik anormallikler ve kanser gibi değişik durumlarda oluşmaktadır. Bugün artık radyasyonun etkisinden tamamen kurtulmak mümkün olmadığına göre, radyasyonun zararlı olabileceğini unutmayıp, gerekli korunma tedbirleri alınmalıdır" diye konuştu.

"Radyasyona karşı süt"

Radyasyon enerjisinin genç hücrelerde daha etkili olduğunu, hastaya gereksiz radyasyon verilmemesi gerektiğini, tetkiklerin en kısa zamanda bitirilmesinin önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Çelenk, "Gereksiz tomografiden uzak durulmalı. Tomografinin akciğer filminden 50 ila 300 kat daha fazla etkisi vardır. Günde içilen bir paket sigara yüzünden yine akciğer filminin oluşturduğu etkinin iki katı radyasyon enerjisi emilimi oluşur. Cep telefonları, uzun dalgalı spektrumdaki radyo dalgaları gibi radyasyon enerjisi yayar. Güneş ışınlarından daha az etkisi vardır ama pek yakında taşınmaması iyi olur. TV ve baz istasyonları da düşük enerjili radyasyon enerjisi yayar. Özellikle çocuklar, televizyonlardan uzak tutulmalıdır" şeklinde konuştu.


İnsan vücudunda radyoaktif maddelerin dış etki olmadan da bulunduğunu, vücudun bu radyasyon enerjisini kendisinin ürettiğini de dile getiren Doç. Dr. Çelenk, vücudun istemediği radyasyon enerjisinden kurtulması için hücrelerin kendini yenilemesi gerektiğini belirtti.

Çelenk, "Radyasyona maruz kalındığında hücreler kendini yenilemek durumunda. Koruyucu enzimin kendini yenileyebilmesi için süt, yoğurt, peynir gibi protein değeri yüksek gıdalar alınmalıdır" diyerek beslenmenin önemine işaret etti.

Uranyum etkili bombaların zararlı olduğunu, bunların atmosferde kirlenme yapıp gıdalar yoluyla insana zarar verdiğini de kaydeden Çelenk, tomografi merkezlerinin Atom Enerji Kurumları'ndan izin alarak faaliyet gösterebildiğini sözlerine ekledi.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 563
favori
like
share
MyNiceWorld Tarih: 28.12.2005 01:54
EMEKLERİNE SAĞLIK PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKKÜRLER
HERKESE SAĞLIKLI GÜNLER DİLERİM
:cubuk:
masarac Tarih: 23.12.2005 02:25
Teşekkür ederim.Ellerinize sağlık
ens_selman Tarih: 14.12.2005 15:27
vay be ilginçmiş saolasın :20:
puslukurt Tarih: 14.12.2005 08:27
Paylaşım için teşekkürler arkadaşım..
eBRuLy Tarih: 13.12.2005 21:54
sagol bilgilerin icin
CADIKIZ Tarih: 13.12.2005 21:41
onemli paylasimin icin saolasin arkadasim
casper Tarih: 12.12.2005 14:23
bilmiyordum.ama öğrendiğim çok iyioldu.Çünkü sürekli radyoaktif enerjiye maruz kalıyoruz.Artık bolbol süt içeriz.