Gündemdeki Soru: Doğum kontrol hapları damar tıkanıklığı yapabilir mi?

Doğum kontrol haplarının içinde bulunan östrojen hormonu kanda bulunan pıhtılaşma mekanizmasını artıran bir hormondur. Normalde vücudumuzda meydana gelen kanamaları durdurmaya yarayan bu pıhtılaşma sistemi aşırı aktive olduğunda vücudun çeşitli damarlarında gereksiz yere pıhtılaşmalar yaratarak damarların tıkanmasına neden olabilir. Bu ihtimal genç olan, normal kiloda olan, damar hastalığı bulunmayan,şeker hastalığı bulunmayan ve sigara içmeyen kadınlarda oldukça düşük orandadır (24.000 hap kullanan kadında yılda yalnızca bir olgu).

Östrojen içeren tüm doğum kontrol hapları (hepsi zaten içerir) bu riski beraberinde getirir.

Haplar hangi kriterlere göre seçilir?

Kadınlar doktor önerisine göre doğum kontrol hapı kullanmalıdır. Mümkün olan her durumda en düşük doz içeren haplar tercih edilmelidir. Düşük doz haplar aynı gebelikten koruyucu etkiyi göstermelerine karşın östrojen daha az olduğundan damarsal sorun oluşma riski de daha azdır.

Hap başlanmadan önce yapılması gereken bir test var mı?

Şu an için doğum kontrol hapına başlamadan önce kadınlara yaptırmasını önerdiğimiz bir test yok. Bunun tek bir istisnası ailelerinde pıhtılaşma hastalığı olan, aile bireylerinde erken yaşlarda kalp krizlerinin veya felçlerin yaşandığı kadınlara yapılması önerilebilecek testler. Bu testler arasında en önemlisi kanın pıhtılaşma eğilimini artıran hastalıklar arasında en sık görüleni olan Faktör V (beş) Leyden Mutasyonu genetik hastalığının olup olmadığını belirleyen testtir. Bu bozuk geni taşıyan kadınların doğum kontrol hapı kullanması önerilmez.
Yine daha önceki gebeliklerinden birinde pıhtı oluşumuna bağlı sorun yaşayan kadınların kesinlikle bu haplardan uzak durması gerekir.

Bir hap en fazla kaç yıl kullanılabilir?

Damarsal sorun yaratması açısından kullanılan süre birinci derecede önemli değil. Damarsal sorun ilk kullanım ayında oluşabileceği gibi aylar sonra da oluşabilir. Hapın kullanım süresini kısıtlama eğilimimiz daha çok östrojen hormonunun meme kanseri gelişme olasılığını artırma ihtimaliyle alakalıdır. Hap markası değiştirilse bile hapların tümü östrojen içerdiğinden çok mantıklı değil.

Bu hapları kimler kullanamaz?

Doğum kontrol hapları uygun kişilerde usulüne uygun kullanıldıklarında nispeten güvenli ilaçlardır ve bugüne kadar genital sistemde kalıcı bir hasar bıraktıkları görülmemiştir. Hap kullanımının sakıncalı olup olmadığını belirleyen temel etken hapların içerdiği ilaçların kan yoluyla diğer organlara da etki etmeleri ve riskli durumlarda bu organlarda hasar oluşturmalarıdır.

Genel olarak aşağıdaki durumların varlığında doğum kontrol haplarının kullanılması kesinlikle sakıncalıdır:

* Gebelik şüphesi veya gebelik varlığı;
* Nedeni henüz belirlenmemiş adet dışı kanama;
* Tromboflebit (damar iltihabı) geçirmekte olmak veya daha önceden bu sorunu yaşamış olmak;
* Vücudun herhangi bir organında damar tıkanıklığı sorunu yaşamakta olmak veya daha önceden bu sorunu yaşamış olmak;
* 35 yaşın üzerinde olup sigara kullanmakta olmak (günlük sayı önemli değildir);
* Yetmezlikle seyreden kronik karaciğer hastalığı sorunu olmak;
* Meme kanseri şüphesi olmak;
* İlaç içinde bulunan maddelere karşı allerjisi olmak.

Yukarıdaki maddeler dikkatlice gözden geçirildiğinde doğum kontrol haplarının en büyük risklerinin damarlar üzerinde olduğu görülebilir. Hapların içerdiği östrojen hormonu türevi madde damarların içinde akan kanın pıhtılaşma eğilimini artırır. Normal şartlarda bir yaralanma sonucunda kan kaybını önlemeye yönelik çalışan bu mekanizma gereğinden fazla çalıştığında hayati organlara kan götüren damarlardan birinin içinde bir pıhtı oluşmasına ve damarın tıkanmasına neden olabilir. Özellikle damar tıkanıklığı geliştirme açısından risk altında olan kadınlarda hap kullanımının pıhtılaşmayı artırıcı yöndeki eğilimi hayati sorunlar meydana gelmesine neden olabilir.

Aşağıdaki durumların varlığında doğum kontrol hapları yalnızca doktorun yaptığı değerlendirme sonrasında uygun görmesi durumunda kullanılabilir:

* Basit migren tipi baş ağrıları ve diğer baş ağrısı türleri;
* Çeşitli kalp hastalıkları;
* Jinekolojik muayenede miyom saptanması;
* Hipertansiyon hastalığı ilaçlarla veya diğer yöntemlerle tümüyle kontrol altına alınmış ve 35 yaşından genç olmak;
* Kontrol altına alınmış şeker hastalığı varlığı;
* Yaygın olmayan varisler.

Doğum kontrol haplarının olumlu yan etkileri
Doğum kontrol haplarını düzenli olarak kullanan kadınlar istenmeyen bir gebelikten korunma yanında çok farklı avantajlar elde ederler. Bu avantajların bazıları ilk kutuyla başlarken, bazıları uzun vadeli kullanımda ortaya çıkar. Doğum kontrol hapları bazen yalnızca aşağıdaki listede yer alan yan etkilerinden faydalanmak için reçete edilirler.

Düzenli kullanımda doğum kontrol hapları:

* Adet döngüsünün düzenli olmasını sağlarlar.
* Adet kanamasının miktarını azaltarak gereksiz kan kaybını önlerler.
* Adet öncesi gerginlik belirtilerini azaltırlar.
* Adet sancısı, doğum kontrol hapı kullananlarda daha az sıklıkla görülür.
* Hap kullanan kadınlarda akne (sivilce) ve tüylenme daha az sıklıkla görülür.
* Uzun süreli doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda rahim kanseri ve yumurtalık kanseri çok daha az sıklıkla görülür.
* Gebelik oluşma riskinin azalması dış gebelik ortaya çıkma riskinin de azalmasını sağlar.
* Yumurtlama süreci baskılandığından hap kullanan kadınlarda işlevsel yumurtalık kistleri de daha az görülür. Bu etki düşük doz doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda çok güçlü değildir.
* Hap kullanan kadınlarda fibrokistik meme sorunu daha az görülür.
* Doğum kontrol hapları genital enfeksiyon gelişme riskini azaltırlar.
* Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda endometriyozis hastalığı daha az sıklıkla görülür ve endometriyozis hastalığı olan kadınlarda belirtiler daha hafif seyreder.
* Doğum kontrol hapı kullanımının miyomlara karşı koruyucu olduğu belirlenmiştir.
* Hap kullanan kadınlarda kemik yoğunluğu daha yavaş azalır. Bu etki düşük doz doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda çok güçlü değildir.

Son olarak

Doğum kontrol haplarının en korkulan yan etkileri kanın pıhtılaşmaya eğilimini artırmaları nedeniyle damar tıkanıklığına yol açabilmeleridir. Bu yan etki günümüzde kullanılan düşük doz ilaçlar sayesinde çok ender görülür hale gelmiştir.

Bu ciddi yan etkinin gelişme riskini en aza indirmenin en iyi yolu damar tıkanıklığı gelişme riski nispeten yüksek olan kadınların bu ilacı hiçbir şekilde kullanmamalarıdır. Bu ayrımı ancak bir doktor yapabileceğinden hapların doktor değerlendirmesi sonrasında başlanması son derece önemlidir.

Okuyucunun aklına "az da olsa damar tıkanıklığı gibi ciddi bir soruna yol açma riski olan bir ilacın doktorlar tarafından nasıl bu kadar rahatça önerilebileceği" sorusu gelebilir. Öncelikle bilinmesi gereken yeni jenerasyon düşük dozlu doğum kontrol haplarının uygun durumlarda kullanıldığında damar tıkanıklığı yaratma riskinin oldukça düşük olduğudur. Diğer önemli nokta hiçbir ilacın yan etkisiz olamayacağı gerçeğidir. İlaç kullanırken temel prensip kar/zarar oranının ne kadar yüksek olduğudur. Hap kullanımından elde edilen kar (gebelikten korunma ve diğer etkiler), çok düşük olasılıkla ortaya çıkması beklenen zararlara göre çok daha fazladır.

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 2058
favori
like
share
hallavye Tarih: 24.01.2006 13:26
[COLOR=orangered]Paylaşımın için teşekkürler
hOney Tarih: 21.12.2005 19:12
Bilgiler icin tesekkürler ablacim..
missx Tarih: 21.12.2005 19:04
bu ayrıntılı bilgiler için çok sağol :70:
FadiK Tarih: 18.12.2005 18:54
Bilgilerin icin cok tesekkürler cadikizcim
SU-PERISI Tarih: 17.12.2005 02:18
bilgilerin için teşekkürler canım kardeşim eline sağlık
eBRuLy Tarih: 16.12.2005 13:55
saol canim bilgilerin icin
casper Tarih: 16.12.2005 12:18
paylaşımın için teşekkürler