Polat Alemdar: "Kadın olarak görmedim Sharon'ı!"
Kurtlar Vadisi'nin Polat Alemdar'ı Necati Şaşmaz, "Çekimde İngilizce konuşmam gerektiği için role konsantre olmuştum. Prova dahil 20 kere öptü beni Sharon ama hiçbir şey anlamadım. Neyi kaçırdığımı çekim bitince fark ettim" dedi.

* Sharon gerçekten "Lisa" olabildi mi?
Bahadır Özdener: İnanılmazdı. Zaten belki Sharon Stone deyince hemen ne hissettiğimizi bilemememizin sebebi bu.

Necati Şaşmaz: Evet, evet... Biz o gün Lisa'yla tanıştık, Sharon'la değil aslında... İnanılmaz oynuyordu. Kadın olarak Sharon'ın beni heyecanlandırmama nedeni buydu belki de.

Bahadır: Tamamen dünyanın en güçlü kadınıyım gibi davranıyordu. Lisa gibi oturup, kalkıyordu. Ve bunu çok sevdi. Bunu kim sevmez ki... Kadın kendine o gün iyi bir ödül verdi, bu rolü oynayarak...

* Peki, Andy Garcia nasıl oynadı? Çünkü sıklıkla oynadığı bir rol aslında sizin onun için yazdığınız rol...
O da inanılmaz oynuyordu Amon'u... En iyisini ben yaparım gibi bir hali vardı ve gerçekten haklıymış...

* Çekim günü geldiğinde ya da onun öncesinde neler hissediyordun? Heyecanlı miydin çok? Dünyanın en çekici kadınlarından biriyle karşılaşmak, öpüşmek insanı korkutuyor muydu?

Necati: Son gün itibarıyla senaryoda değişiklikler olmuştu, uzun tiradlarım vardı. Onlarınkinin 1.5-2 katı uzunluğunda. Sesli çekim gibi çektik yani, o an kendi sesimle oynayacaktım ama üzerine dizi sesim dublaj yapılacaktı. O yüzden onların karşısında kötü oynuyor gibi olmak istemiyordum. Büyük oyuncularla oynuyorum diye ya da Sharon Stone'la karşılaşacağını diye heyecanlanmadım ama "Acaba metne ne kadar hakim olabileceğim, ne kadar iyi oynayabileceğim?" diye düşünüyordum. İyi olmak istiyordum. Bütün derdim ya da endişem buydu.

* Erkek olarak Sharon Stone'la karşılaşmak, hatta öpüşmek heyecanlandırmadı mı seni?
Necati: İnan ki olmadı. Ben de hayret ettim. Neden bir heyecan duymadım diye düşündüm. Tuhaf bir duyguydu yaşadığım. Heyecanım şöyle vardı, kendimle ilgiliydi, oyunculuğumla ilgiliydi, metne sahip olmak istiyordum karşılarında, İngilizce oynuyoruz çünkü. O anda kadın olarak görmedim Sharon'ı... Erkeksi duygularını yoktu o anda.

Bahadır: Kendi aramızda da konuştuk. 'Niye heyecanlanmadı Necati Abi?' diye. Yapısına aykırı, o kadar başka şeylerle ilgiliydi ki... Diyaloglarını ezberlemekle meşguldü o sırada. Yoksa Sharon'u seviyor...

Necati: Hatta Kurtlar Vadisi, Irak filminde oynayan Spencer (Garrett) bizi sete ziyarete geldi. Bir baktım Sharon'a gitti, Andy'ye gitti bana gelmedi, bozuldum ben de. Sonra akşam partide "Öyle bir konsantre olmuştun ki bozmak istemedim" dedi. Polat bakışı yapmışım.

* Amerikalı starlarla üstelik İngilizce oynamak yeni bir oyuncu için çok zor muydu?
Necati: Andy Garcia ile oynayış tarzlarını seyrettim Sharon Stone'un. Oyunlar kurarak oynuyorlardı. Oyunlarına eşlik ettim. Ama sözlerle de eşlik etmek istiyordum. Adam seni birden bire dışa atıyor, anlamamış gibi "Ne dedin?" diyor. Ben de sadece "Şunu dedim" deyip senaryodaki sözlerimi tekrarlıyordum. Aslında ben orada başka bir kelime oyunu ile cevap vermek isterdim. Ne bileyim belki "Anlamadın mı ne dediğimi" derdim. İngilizce konuşuyorum ama ne kadar konuşuyorum ki. Karşımdakiler Amerikalı. Bunlar yüzünden kendi kendime ket vurdum.

* Peki, ilk ne zaman karşılaştınız? İlk karşılaşma anında etkilenmedin mi?
Necati: Sabah herkes odasındaydı. Prova aşamasına gelince aşağıya inildi. Önce hediyeler verildi. Tanıştık ve provaya başladık hemen. Öpüşmeli, üçlü sahneye çıkmadan önce sadece resmi bir tanıştırılma oldu yani.

* Hediye mi götürdünüz, Sharon Stone'a ne götürdünüz?
Bahadır: Hediyeleşmeden sete başlanmazmış orada. Büyük, küçüğe hediye verirmiş. Çok güzel çini tabaklar hediye ettik. Çok beğendiler. Tabağın üzerinde 1800 küsur yazıyordu.

* Şunu öğrenmek istiyorum Sharon Stone'u gördüğünüz ilk an ne hissettiniz?
Necati: Merdivenlerden inerken gördük ilk... Ve çok güzeldi. İlk gördüğümde çok çekici gelmedi bana ama gün ilerledikçe devleşti kadın. Cildi mildi parlamaya başladı.

Bahadır: Birinci karede, Sharon Stone'du. Çok güzel falan değildi. Sharon Stone gibiydi. Bunun üzerine hayatını kurmuş, biraz sonra hiç tanımadığı insanlara merhaba diyecek ve onlar "İşte Sharon Stone" diyecekler, bunu bilen ve bunu desinler diye gelen bir kadındı. Geldi "Merhaba ben Sharon" dedi, çok kibar, çok samimi, çok etkileyici, çok güzeldi o an.

* Senaryo öpüşme sahnesiyle mi başlıyor, kaç prova yapıldı o sahne için?
Necati: Benim durağan olmam gereken bir sahneydi, edilgenim, Lisa gelip beni öpecek. Bu bir tanışma öpücüğü. "Merhaba" der ve Lisa, Polat'ı öper sahnesi bu. Lisa'nın tarzı bu, çılgın bir hayatı var, özgür, sınırsız, güçlü bir kadın. Herşeyi yapabilen bir kadın. Çok gizli bir mücadele var aramızda. Bunu akşam seyredeceksiniz zaten, o birşey yapıyor ben bir şey yapıyorum. Sahne iki kerede çekildi ama orada prova sistemi çok etkili. 15, 20 kere o sahnenin provası yapıldı ve bir kerede çektik bitti. Çekim bitince "Türkiye'de herkes size hayran, bu öpücükle 70 milyonun hayâlini gerçekleştirdim ama diziden sonra siz gönüllerde taht kuracaksınız" dedim.

* Provalarda da sahne tüm gerçekliğiyle oynanıyor muydu yoksa daha aldırmaz mı davranıyordunuz?
Necati: İlk provadan itibaren her defasında asıl çekimmiş gibi oynandı. Yani Sharon Stone, beni dudaklarımdan çok rahat 20 kere senaryoda nasıl yazılmışsa öyle öptü. Asla Türkiye'deki gibi öpermiş gibi değil, gerçekten dudaklarımdan defalarca öperek çekildi o sahne.

* Peki gerçekten hiçbir şey hissetmedin mi o sahne çekilirken?
Necati: Sonradan ne hissettin dediklerinde "Aaa hissetmeyi unuttum" dedim. İşte o an bir daha öpüşmek istedim. Hissetme şansını kaçırmıştım çünkü. Erkeksi noktayı kaçırdım başka şeylerle meşgul olmaktan. O sahnenin iyi oynanması gerekiyordu, onunla ilgiliydim. Çekim bir daha olsa hissederim ama...

* Çekim aralarında sohbet ettiniz mi? Etrafındakilere nasıl davranıyordu?
Necati: Sohbet ettik. Bir çekim arasında odaya çıkmadım orada bir yerde sandalyede otururken, gelip yanıma diz çöktü "Starbucks'ı biliyor musun?" dedi Sharon. Bir konuşma olsun aramızda diye yaptı bunu. Çünkü beraber sahne çekiyoruz sonra ben odama senaryo çalışmak için gidiyorum, o odasına birşey için gidiyor. Makyaj tazeleme, dinlenme... Aramızda yakınlık vardı, engel yoktu ama görünmeyen bir mesafe de vardı, Sharon bunu yıkmak istedi, yanıma onu kırmak için geldi. Ben de kahve sorduğunu düşünmedim, her yerde kahve zaten vardı sette. Ne olabilir, ne diyor acaba diye "Efendim" dedim. "Starbucks kahve" dedi, "Sana bir şey ısmarlayacağım, ne içersin?" dedi. Ben de "Cappucino" dedim sonra Andy'nin yanına gidip ona da sordu. Kahveler geldi, çekim arasıydı sohbet başladı.

* Ne sordu sana, neyi merak etti en çok?
Necati: Bana nasıl oyuncu olduğumu sordu. Ben de anlattım. 11 Eylül'de uçakla Amerika'ya yerleşmek üzere gidiyordum, 11 Eylül olunca geri döndüm ve bu oyunculuk işi başladı. "Duydun mu Andy, ne ilginç" dedi, Andy de katıldı hemen. Küba'dan gelişini anlattı. "Castro olmasaydı da ben de oyuncu ya da ünlü olamazdım" dedi. Babası profesör doktormuş, tası tarağı bırakarak sıfırdan başlamak üzere Amerika'ya gelmişler ve oyuncu olmuş. "Nerden nereye?" dedi kendisi için.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 909
favori
like
share
tozkoparan Tarih: 23.08.2007 07:39
paylaşım için teşekkürler ellerine sağlık
elevitli Tarih: 12.02.2006 17:34
eline sağlık kardes
corleoni Tarih: 09.02.2006 00:06
paylaşım için sağol kardes
erdogan Tarih: 07.02.2006 14:07
gercekten cok güzel oynadı polat
dilem_serkan Tarih: 02.02.2006 00:11
paylaştığın için saol
Excellance Tarih: 25.12.2005 11:48
Eline Sağlık Dostum
Wish Tarih: 25.12.2005 01:22
paylasim icin tskrler
FreddyKrueger Tarih: 24.12.2005 16:57
ilqinç bi söyleşi olmuş :5:
Haber için teşekkürler Usta
puslukurt Tarih: 24.12.2005 16:20
Ellerine sağlık kurtjara..