Yavuz Sultan Selim zamanında, İran şahı

kıymetli mücevherlerle süslü bir sandık hediye gönderiyor Sultan Selim'e.


Sandık açılıyor. İçinden çeşit çeşit değerli taşlar, kıymetli atlas,

kadife kumaşlar çıkıyor.Fakat bir de pis bir koku yayılıyor.

Dehşet bir koku, herkes burnunu tıkıyor.

Neyse en alttaki bohçadan insan pisliği çıkıyooooor..

Yani Osmanlıya acayip bir hakaret!!!!!

Cihan padişahı emir veriyor,

"herkes düşünsün, buna ince bir şekilde cevap vermeliyiz"

Ve cihan padişahı yine çözümü kendisi buluyor.

Aynı şekilde değerli mücevher ve kumaşlarla süslü bir sandık

hazırlatıyor.


İçine o zamanın Osmanlı İstanbul'unda imal edilen gül kokulu en nadide

lokumlardan bir kutu hazırlatıyor, en altına da küçük bir pusula ve bir
satır yazı gönderiyor..

Şah sandığı açıyor. Açtıkça güzel bir koku ve en altta bir kutu lokum.

Anlam veremiyorlar tabii. Bizim elçi yiyor önce, sonra oradakilere

ikram ediyor.

Kutunun içindeki pusulayı Şah okuyor:



"Herkes yediğinden ikram eder"
!!!!<

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 610
favori
like
share
eternity Tarih: 09.12.2007 13:54
ellerine sağlık
zawdoq Tarih: 27.01.2006 04:54
Adam Gral İşini Biliomu$ uasdhas =) :10: :10:
doktoruydu Tarih: 26.01.2006 16:28
iyiydi

eline sağlık



dream_catcher Tarih: 29.12.2005 21:05
saol
casper Tarih: 29.12.2005 17:49
teşekkürler
tarkın Tarih: 29.12.2005 14:18
XMaSteR Tarih: 28.12.2005 18:41
güzel bi cvp tam yerine oturmuş

ellerine sağlık arkadaşım
Sadık-70 Tarih: 28.12.2005 16:21
cevabın böylesi
DermanAbi Tarih: 28.12.2005 12:39
süper bir cevap