Yüce Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır:

"Ey insanlar!

Siz nasıl oluyor da Allah'a isyan ediyorsunuz?Halbuki siz daha güneşin verdiği harerete feryat ediyorsunuz, cehennemin ateşine nasıl dayanacaksınız?

O cehennemin 7 tabakası vardır.İçindeki ateşin harereti birbirini yer.

Her bir tabakasında yetmiş bin ayrı ateş bölümü vardır.Her bir bölümünde yetmiş bin bina vardır; her binada yetmiş bin ev vardır. Her evde, yetmiş bin kuyu vardır. Her bir kuyuda ateşten yetmiş bin tabut ve her tabutta ateşten yetmiş bin akrep vardır. Tabutların her birinin üstünde de yetmiş bin adet zakkum vardır.

Bu ağaçların her birinin altında ateşten yetmiş bin görevli ve emrinde ateşten yetmiş bin melek ile ateşten yetmiş bin koca yılan bulunmaktadır.

Bu ateşten yılanların boyu yetmiş bin ziradır. Her bir yılanın karnında öldürücü siyah zehirden bir deniz bulunmaktadır.
Her bir akrebin bin tane kuyruğu vardır. Kuyruklardan her birinin boyu yetmiş bin ziradır. Kuyruklarda yetmişer bin rıtl öldürücü zehir bulunur. 'Zatıma, Tur'a , yayılmış ince deri üzerinde yazılı kiataba (Kur'an'a), Beyt-i Ma'mur'a, yükseltilmiş göğe, dolan denize andolsun ki rabbinin azabı muhakkak vuku bulacaktır.'(Tur 52/1-6)

Ey ademoğlu! Ben bu ateşi ancak kafir, kovucu, riyakar, malını zekatını vermeyen, zina eden, faiz yiyen, içki içen, yetimlere zulmeden, ölünün ardından dövünenler ile komşusuna eziyet eden ve işçi çalıştırdığı halde ücretini ödemeyenler için yarattım. 'Ancak tövbe edip iman ederek salih amel işleyenler müstesnadır. İşte onlar, Allah'ın kötülüklerini iyiliklerle değiştireceği kimselerdir.Allah çok affedici ve çok acıyandır.' (Furkan 20/70)

Ey kullarım! Nefislerinize acıyın; zira bedenler zayıf, yol uzun, yük ağır, sırat incedir. Hepinizin hesabını görecek olan zat ise her şeyi görendir. Hüküm verecek olan hakim, alemlerin rabbidir."

Etiketler:
main_love main_love
Üyenin Yeni Konuları Benim Adım Aşk Benim şehirlerimde
Üyenin Populer Konuları Benim Adım Aşk Benim şehirlerimde
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1268
favori
like
share
Sadık-70 Tarih: 05.01.2006 12:54
allah razı olsun kardeşim
ens_selman Tarih: 04.01.2006 23:59
ellerine sağlık Allah razı olsun arkadaşım
refik Tarih: 04.01.2006 23:40
Güzel bilgileriniz için Allah sizden razı olsun arkadaşım teşekkürler
main_love Tarih: 03.01.2006 12:43
Yüce Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır:

"Ey İnsanlar:

Fani bir dünyaya ve sonu olan bir hayata nasıl rağbet ediyorsunuz? Hİç şüphesiz itaat edenler sekiz kapısından cennete girerler.

Her bir cennette yetmiş bin bahçe bulunmaktadır. Bu bahçelerden her birinde de yakuttan yapılmış yetmiş bin köşk vardır. Bu köşklerde ise zümrütten yetmiş bin ev ve bu evlerin herbirinde kırmızı altından yetmiş bin oda vardır.

Bu odaların her birinde beyaz gümüşten yetmiş bin asma kat vardır ki, bu asma katların her birinde de yetmiş bin siyah renkli sofra bulunmaktadır.

Bu sofralardan her birinde mücevherden yapılma yetmiş bin tabak ve her bir tabakta yetmiş bin çeşit yemek vardır. Her bir asma katta kırmızı altından yetmiş bin yatak, bunların her birinde yetmiş bin ipek, kalın ve ince atlastan yapılmış yetmiş bin döşek bulunur.

Yine yataklarının her birinin yakınında içinden hayat suyu, süt, şarap ve balın aktığı yetmiş bin nehir vardır. Bu nehirlerin her birinin ortasında yetmiş bin çeşit meyve bulunur. Her bir evde yetmiş bin erguvandan çadır ve her bir döşekte beyaz tenli gözde hurilerden biri bulunmaktadır. Bu hurilerin her birinin elinin altında henüz ergenliğe adım atmamış saklı cevherler misali yetmiş bin hizmetkar kız vardır.

Her bir köşkün tepesinde yetmiş bin kubbe, her bir kubbede de kimsenin gözünün görmediği, kulağının işitmediği ve hiç bir beşerin hayal dahi edemeyeceği (güzellikte) rahman tarafından verilmiş yetmiş bin hediye bulunmaktadır.'Onlar için diledikleri meyveler, iştahla arzu duyacakları kuş etleri ve şahin gözlü, saklı incilere benzeyen huriler vardır. Bunlar onlara işledikleri iyi amellere karşılık bir mükafat olarak verilirler.' (Vakıa 56/20-24)

Cennetlikler cennette ölmez, yaşlanmaz ve üzülmezler. Oruç tutmaz, namaz kılmaz ve hastalanmazlar.Onların küçük veya büyük abdeste çıkmak gibi bir ihtiyaçları olmaz.

Onlar oradan çıkarılacak da değiller.