Bu benim ona yazdığım eline geçmeyen, göndermediğim veya gönderemediğim bilmem kaçıncı mektubum;her ne hikmetse bilmiyorum ama beynimdeki düşünceler iki noktada birleşiyor.

Birincisi mektupları hep gece yazarım camın önünde sokak lambasına bakarak, yarasalar mı ilham getirir sokak lambamsımı bilmiyorum.

Ikincisi gece insan daha cesur oluyor geceleri düşündüklerimi sabah ilk iş yapmak olacak diyorum ama yapamıyorum.

Bazen kendi kendime sorular soruyorum acaba diyorum ona olan duylularım körelmiş midir sonra kendi sorularıma kendim cevaplar buluyorum eğer duygularım körelmiş olsa diyorum ona bu mektupları yazarmıyım ve bir sanat eseri gibi saklar mıyım. Bir hisse senedi gibi, değerli bir tablo gibi.
Tabi bu soruların gerçek cevaplarını bende bilemiyorum. Omuzlarımın taşımayacağı yükleri taşıyamamaktan mı korkuyorum onu da bilmiyorum.
Zamanla duygularıma gem vuramadığım için şimdi tutup ta zamanı suçlamanın bir anlamı yok suçlamıyorum işte bende zamanı buna hakkımda yok zaten.
Şimdi yüklendiğim sorumlulukları bir hamalın sırtındaki yükü devenin sırtındaki kamburu taşımaya mecbur olduğu gibi bende bu sorumlulukları taşımaya mecbur hissediyorum kendimi.

Ve işte zaman ilerledi sırf bize inat olsun diye saatin akrebiyle yelkovanı on ikide buluştular. Zoraki gözlerimi kapatmak istiyorum ve dahası uyumak. Uyumak öyle kolay iş değil insanın uyuması için kendisiyle barışık olması gerek ben nasıl barışırım kendimle, ben benliğimi ona verdim ve o yok işte.
Beklenen gün gelir ve beklenen gelmezse intiharın eşiğine gelmişin demektir.



[COLOR=orangered]-Devami Gelecek!-

Etiketler:
Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 391
favori
like
share
alisisman61 Tarih: 03.01.2006 19:01
ahhh.. ne kötüdür o beklemek.


Mükemmel olmuş kardeş ellerine sağlık.
XMaSteR Tarih: 03.01.2006 15:10
kardeşim bu da harika süper ellerine yüreğine sağlık