Atalarımız söyle demiş: ''Ahirette iman dünyada mekân'' evimiz güzel evimiz, dünyada güvede hissettiğimiz tek yerimiz Huzur buluruz , huzura kavuşuruz orada tehlikelerden uzak ve güvenli Dışarlarda dolaşsak huzur bulsak bile, hep yeniden döneriz evimize
Yine 'Evlenmek' deriz, hayallerimizi gerçekleştirdiğimiz eşimizle birlikteliğimiz 'Ev' ile alakalı Evimiz gönlümüzün sığınağı, hayallerimizin nizamı

Ev bir mekândır Çevrelenen bir alana yani bir 'yere ve mahal'a mekân denmektedir Buradan hareketle, mekân; çevrelediğimiz alandır Boş bir alan üzerinde çevreleyerek kendimize ait bir belirli alan oluştururuz Bu boşluğun içindeki belirlenen alana mekân demiş oluruz

Bunu daha geniş anlamıyla alırsak, evrenimiz Allah (cc) sonsuz imkânıyla boşluğu dolduran/çevreleyen mekân yaratmıştır Allah(cc) insanı yaratıp yeryüzüne gönderdiğinde ona sınırlı imkânlar da vermiştir Yeryüzündeki insan kendi zati ile vardır, yani boşluğu kapladığı alan kadar vardır Yeryüzünde onca şey olmasına karşın bunların hepsi kendisine göre boşluktur Bu boşlukta kapladığı alan var olan alana karşı çok küçücük kalmaktadır Bundan dolayı boşluğu doldurması için kendisine ait alanlar yani mekânlar oluşturması gerekmekteydi Bu aynı zamanda Allah(cc) insana yüklediği bir görevdir Bunun ardından da Hz Âdem peygamberimiz Allah'ın emriyle yeryüzünde kendisine ait bir alan oluşturdu Bildiğimiz gibi bu ilk inşa Kabe-i muazzamadır

İnsan daha sonra evin içerisinin de boşluk olduğunu, burada da ancak kapladığı alan kadar var olduğunu ama buna karşın dışarıdaki tehlikelere karşı güvenli yerler olduğunu anladı Bundan sonra insan bu güvenli ortamdaki boşluğu doldurmak için kendi nizamını vermeye başladı Böylelikle kapladığı alan daha geniş olacak ve daha huzurlu olacaktı

İnsanın yeryüzünde iki mekânı yani evi vardır İlki, yaşarken kendisine huzur veren evi, ikincisi de, ölümün getirdiği bedeni yok oluş karşısında hâlâ boşlukta yer kapladığını yani var olduğunu göstermek adına mezarı


Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 18148
favori
like
share