Bilge Gürsoy ile konuşuyoruz.

Şimdi, Bilge"de kim diyeceksiniz?

Bilge, rahmetli Celal Bayar"ın torunu.

Benim de yıllar öncesinde, Tercüman Gazetesinden mesai arkadaşım.

Gerçi yollarımız ayrılalı çok oldu.

O bilim kadını olmayı seçti,

Şimdi bir üniversitede.

Yakında da doçent oluyor.

Avrupa"nın Hasta Adamları adlı yazımı okumuş.

Beğenmiş.

Tebrik etti.

Muhabbet arasında bazen gazeteciliği özleyip özlemediğini sordum.

Telefonda iç çekişini hissetsim.

Ali; "İnan, aylardır gazete okumuyor,

Televizyon izlememeye çalışıyorum" dedi.

İçi kararıyormuş,

Memleketin halini gördükçe.

Bilgecik haklı…

Benim de içim kararıyor.

Tıpkı tüm dostlarım gibi.

Elli yıllık yaşamımda, Tüm Cumhuriyet Tarihinde, eminim bu kadar çalkantılı bir dönem hiç olmamıştır.

Nedir bu yahu?

Ağız tadı ile bir televizyon izleyemiyoruz.

Hangi kanalı açsak,

Hırlaşmalar diz boyu.

Herkes birbirine saldırıyor.

Hakaretler, seviyesiz hitaplar.

Memleket öyle kısır bir döngü içinde ki!

Kimin eli kimin cebinde belli değil.

Vatandaş can derdinde,

Siyasetçi koltuk.

İnsanlarımız bir siyasetçiyi karşısına alıp;

Ne olacak bu çocuğumun işsizlik durumlu,

Ne olacak bu etin 50 bine varan kilo fiyatı?

Ne olacak bu emeklinin hali?

Sorularından birini bile soramıyor.

Varsa yoksa o ne dedi?

Bu ne dedi?

Memleketin vatan evlatları kafalarına kurşun sıkıyor,

Kimsenin umurunda değil.

Varsa yoksa Ergenekon,

Taraf, kafes, Balyoz.

Bu memleket insanın hiç mi meselesi yok?

Yoksa birileri bu meseleleri bu curcuna içinde yok mu sayıyor?.

AKP"nin seçim stratejisi belli oldu

Yine din kullanılacak,

Katsayı ön plana çıkacak,

Asker baş hedef olacak,

Türban yedek mermi olarak hep gündem de tutulacak.

Vatandaş da koyun gibi kös kös onları dinleyecek.

Akşam başına yastığa koyduğunda ise,

Geleceği için kâbus dolu rüyalar görecek.

İşin özeti bu.

Ve Genelkurmay…

Sayın İlker Başbuğ yanlış yaptı.

Son açıklamasında;

"Bildiklerimiz var gerekirse açıklarız" dedi.

Açıklarız yok,

Ortalık toz duman,

Görev sürenin bitimine kısa bir süre kalmış.

Önce alacaksın kuvvet komutanlarını, Cuma namazına gidip halk arasında güzel bir namazını kılacaksın.

Birilerinin "Ateist " söylemini elinden alacaksın.

Sonra basını karşına alıp, arkanda kuvvet komutanların, bildiklerini halk ile paylaşacaksın.

O zaman ne demek istediğini anlayacağız.

Komutanın ne anlama geldiğini idrak edeceğiz.

Ve siyasiler.

Biraz nefes alın yahu.

Bu itişme kakışma nedir?

Neyi paylaşamıyorsunuz?

Biz sizi her gece bizim uykularımızı kaçırasınız mı? Diye seçtik.

Bir akşam, sadece bir tek akşam kavgasız bir ekran istiyoruz.

Sadece bir gün siyasetçilerin birbirine hakaretini içermeyen bir gazete istiyoruz.

O bile bize çok görülüyor.

Bir dostum geçen aradı…

Abi, ben artık bu ülkeden kaçacağım, bildiğin ucuz bir memleket var mı?

Diye sordu.

Ben Avustralya"yı önerdim.

Geldiğimiz nokta bu.

Artık yeter diyoruz.

Bırakın halk kendi kendini daha iyi idare eder.

Bu siyasetçilerle olmaz.

Topu istifa etsin biz de bir gün olsun rahat uyuyalım.,

Darbe geldi gelecek.

Türban gitti gidecek.

Ergenekon bitti bitecek

Hep aynı hikâye.

Bu işi çözmek mi? İstiyorsun, kolay.

Din İşleri Yüksek Kuruluna başvurursun.

Kamusal alanda giyilecek bir kıyafet tarzı belirletirsin,

Bunu da halkoyuna sunarsın olur biter.

Halk bunu ret ederse o da senin bileceğin iş.

Kaderine razı olur sesini kesersin.

Özetle vatandaş karnının doyup doymadığını merak ediyor.

Siyasetçilerin birbirleri ile veya rejimle hesaplaşmasını değil.

Ali ÖNCÜ

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 379
favori
like
share