Aman allahım! Dedi Onur.Tanrım sanki yyardım etti.döşeme iyice temele oturmuştu sanki.ve Onur sürünerek üzerindeki ağırlıktan kurtulmağa çalıştı.Evet oluyordu..Gelinciğe elini uzattı.

-Çek gelincik.bağırsam da çek.Çünkü çıkkabileceğim korkma dedi.Gelincik var gücüyle Onurun ellerine asıldı.İmkanlarını zorlayarak çekti.Uzun bir uğraştan sonra Onur serbesti.Sarıldılar.ve hıçkırarak ağlama başladılar.Ne kadar birbirlerine sarılarak ağladıklarının farkında değillerdi.Hafif bir iniltiyle birden akıllarına annesi geldi.Allardan yaralanmamıştı.Onur annesinin başını okşarken filizde serpil teyzesinin ayakları üzerindeki birikintileri toplamağa başladı. Ohh. Neyse ki parmakları oynayabiliyordu.Yarada yoktu.Ama muhakkak ki incinmişti.Serpil içten gelen bir sesle.

-Çocuklar ne güzel yanımdasınız .Sizlerrinde bir şeyi yoktur inşallah.

Her ikisi de buruk bir mutlulukla Serpilin ellerine sarılıp öpmeğe başladılar.

-Ufak tefek eziklikler önemli değil. Deediler ağız birliği yapmış gibi.Sonra yavaşça oturttular serpili.Serpil her ikisine sarılarak,

-Cesur olmalıyız çocuklar .Sanırım şidddetli bir deprem oldu. Fakat dışardan sesler gelmediğine göre pek önemli bir şey değil.Sadece bizim eve zarar verdi.Birkaç duvar yıkılması ve kırılan bazı eşyalar.Bizlerin bir şeyi yok ya en önemliside bu. Sonra Filize bakarak:

-Annen ne zaman gelecekti ?

-Daha üç haftası var.Bebek daha üç hafttalık.Dünyanın bir ucu.

Sonra gözleri daldı. Dayısının ilk torunu dünyaya gelmişti.Yengesi vefat edeli üç yıl olduğu için doğuma annesi gitmişti.Abi derdi dayısının oğluna.Çünkü iki kardeş gibi büyümüşlerdi.Bir oğlandı bebek ültrasonda görmüşlerdi.Filizide burada bırakmıştı annesi.Dayısı Avustralyada çalışıyordu.Ağabeyside.Filizde zaten kocaman kız olmuştu.Zaten sabah kahvaltıları gençler her gün birinin evinde yapıyordu.Geceleri sadece yatmak için ayrılıyorlardı birbirlerinden.Tüm gün denizde gecede sahilde toplanırlardı. Filiz,

-İyiki yoktu Serpil teyze. Çünkü benim odamın diğer tarafı ve sanırım evin diğer tarafları iyice çoötü üzerimize.Sanırım bizim taraf iyice yok oldu dedi hıçkırarak.Şu anda annemin üzüntüsünü yaşamak zorunda kalmadığım için şükrediyorum.

Gözlerinin içi parlamıştı birden.Onurda bir elini kaldırarak:

-Çak. Dedi Her güzel duyguyu yaşadıklarrında yaparlardı bunu.Serpil toparlanarak kaldı ayağa.Biraz cani yanıyordu ama kırık olmadığı için mutluydu.Çocuklara dönerek.

-Gözleriniz karanlığa alıştı mı ?Elektrrik gelir birazdan.Sanırım en kısa zamanda yaparlar arızayı..Gelin bir teftişe çıkalım.Sağlam kalan nereleri var evde.

Üçüde el ele vererek Onurun hafif açık kalarak şıkışmış kapısından koridora doğru çıktılar.Banyo tarafından bir yığın moloz taşmıştı dışarı.Yan taraftaki Serpilin odasında gardırop devrilmiş yüklük kısmı yatağı çökertmiş,fakat kırılan kapaklardan dışarı bazı eşyalar dökülmüştü.Dolabın üzeri bir yığın molozla doluydu.Camlar kırılmış nemli toprak odaya doğru yayılmıştı. Odanın dört de üçü sağlam gibiydi.Komodinin üzerindeki sigara tablası,tabaksı ve çakmak,gece lambası ve kitap oynamamıştı bile yerlerinden.Köşedeki kitaplığın üzerinde kitaplarla önlerine dizdiği biblolar ve mumlar duruyordu yerli yerinde.Sanki hiç sarsıntıyı hissetmemişlerdi. Koridordan mutfakla müşterek olan salon bölümüne geçtiler.Orasıda hayret edilecek bir şekilde düzgün gibi görülüyordu.Sadece mutfakta kapaksız olan raflardaki bazı şeyler yerlere düşmüş,buna karşılık dolaplar duvarlarda duruyorlardı.Serpil çocuklara dönerek:

-Çocuklar siz burada durun.Ben çakmak vve mum bulmağa çalışacağım.

-Serpil teyze ocaktan yakarım mumu dediiğinde Filiz hepsini bir gülme aldı.Ocak çakmağı elektriksiz nasıl yanacaktı ki.Serpil yavaş adımlarla odasına doğru gitti.Gözleri iyice karanlığa alıştığı için komodindekilerin yerli yerinde olduğunu fark ederek Çakmak ve kitaplıktaki mumlardan birini aldı ve yaktı.Sonra salona geçti.Çocuklar bıraktığı yerde kıpırdamadan duruyorlardı.

-Tamam çocuklar diye salona girdiiğinde onur ve filiz ağız birliği yapmışçasına,

-Aman tanrım ne bu hal dediler.<

Etraf doğal olarak toz toprak içerisindeydi.Bazı şeyler ufak tefekler haricinde devrilen hiçbir şey yoktu.Mutfak ve salon sanki Allah tarafından onlar için korunmuştu.

Serpilin şömine üzerine dizdiği mumlar yerlerinde duruyor,Şöminenin önündeki kocaman yumuşacık minderler tozlu olmalarına rağmen ,Ayşenur un uyku perisini aratmayacak cazibedeydi.Sehpanın üzerindeki vazodaki güller onlara gülümsüyordu sanki.

Onur hemen mutfak tarafına doğru geçti.Musluğu açarken annesi:

-Bir dakika oğlum,Musluğa bir kap koyallım borulardaki her damla suya her an ihtiyacımız olabilir.

Filizi bir anda bir titreme aldı.Ufak bir şok geçirdiğini hissetti Serpil.Servis masasının yanındaki bir sandalyeyi çekerek oturttu onu masa başına.Saçlarını okşadı

-şimdi rahatlarsın güzel kızım.Bebeğim sende otur.Biraz sakinleşmemiz gerekli.Şimdi size bir şeyler hazırlayayım .Yerken rahatlarız sanırım.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 528
favori
like
share
SoN-GüL Tarih: 23.03.2007 21:36
derin duygulardan kaldirildi