İlk kez Fransız kankan dansçılarının giydiği file çorap çağrıştırdığı hafif ya da femme fatale kadın imajı nedeniyle uzun yıllar moda platformlarından uzak kalmıştı. 2000li yıllarla birlikte adeta yeniden doğan bu cazibe sembolü artık tüm modacıların koleksiyonlarının değişmez parçası.


Bacaklarda erotik bir hava yaratan file çorap belki de hiçbir zaman bu sezonki kadar popüler olmamıştı. Cildin kusurlarını gideren, ölçüleri ne olursa olsun kadın bacağını olduğundan çok daha estetik gösteren bu çoraplar '60'lı yılların havasını gardırobumuza taşıyan yeni sezon modasıyla hepimiz için vazgeçilmez oldu.

File çorabın tarihteki varoluşunu anlayabilmek için öncelikle kadınların kurtarıcısı çorapların zamandaki yolculuğuna göz atmak gerekiyor. Tarihte çorabı ilk kez kaba bir örgü tekniğiyle parmaklı olarak üretilmiş olarak Mısırlılar giydi. 16. yüzyıl insanları içinse çorap kendilerini dış dünyaya ifade etme aracı oldu. Bu dönemde özellikle erkekler birbirine kontrast teşkil eden, kare ve çizgili desenli, parlak renkli çorapları üst üste giyerek çorabı bir statü sembolü haline getirdi.

Çorabın kadının yaşamına estetik boyutlarıyla girmesi ise 20.yüzyılın başlarmdan itibaren etek boylarının bacakları gösterecek biçimde yavaş yavaş kısalmaya başlamasıyla gerçekleşti. 1920'lerin erkeksi görünümü '30'lu yıllarda yerini daha dişi bir çizgiye bıraktığında ipek çoraplar kadınların bacaklarının en yakın dostu oldu. Ardından 1940'ların başında tekstil sektöründe yaşanan sıkıntılar kadınların vazgeçilmezleri olan ipek çorapları da vurdu.

Dayanıksız ve pahalı oluşları nedeniyle aile ve ülke ekonomisine zarar verdiği düşünülen ipek çorapların kullanılmaması için tüm dünyada propagandalar yapılıyordu. Savaş zamanında karaborsadan ipek çorap alamayacak duruma gelen kadınlar, çıplak bacaklarının arkasına çorap dikişlerini taklit eden çizgiler çekmeye başladılar. Derken çorapsız gezme modası bu kampanyaya hızır gibi yetişti. Ayak bileklerinin üzerine kıvrılan "şoset" çoraplar ve pantolonlar ipek çorap yokluğuna ilaç gibi geldi. Amerika'da savaştan az önce keşfedilen "naylon" çoraplar bu soruna çözüm geririrken, naylon malzeme de tekstil sektörüne bir daha hiç çıkmamak üzere girmiş oldu.

Çorapta naylon devrimi

15 Mayıs 1940'da, Amerika'da ilk naylon çorap dükkanlarda satışa çıktığında, dört gün içinde toplam dört milyon çift naylon çorap satıldı. Kadınlar yeni mucizevi naylon iplik konusunda çok istekliydiler. Fakat II. Dünya Savaşı'nm başlaması ile naylon çorapların üretimi ve satışı şanssız bir şekilde duruverdi; çünkü naylon üretimi savaş için kullanılmaya başlanmıştı.

1960'larda, etek boylarının kısalması naylon çorabı da yeniden moda dünyasının yıldızı yaptı. 1988 senesinde ise daha önce sadece çorapların bel lastiğinde kullanılan spandeks ipliğinin çorapta da kullanılmaya başlanmasıyla, naylon çorap sanayi dev bir adım daha atmış oldu. Böylece bollaşmış, bacaklardan sarkan naylon çorap görünümü gerilerde kaldı. Elastik iplikle üretilen naylon çoraplar vücudun şeklini alan kullanımlarıyla hem şık hem de estetik çözümler yarattı.

Teknolojinin ve tasarım kalitesinin her geçen gün biraz daha güç kazanması naylon çorabın beden çeşilliliğinden rahatlık ve ergonomiye, dayanıklılıktan malzeme çeşitliliğine, hijyenden model alternatifine pek çok alanda gelişim ve değişim geçirmesini sağladı. Naylon çorabın yaşadığı bu devrim sandıklarda unutulmaya bırakılan file çorapları uzun süre etkilemedi. File çorabın yeniden keşfedilmesi biraz da kadının modada kendi cinsiyetiyle barıştığı 2000'lerle birlikte başladı.

Sanayi devrimiyle birlikte kadınlar sosyal hayatın içinde üretim görevim erkeklerle birlikte paylaşmaya başlayınca moda kadının bu yeni yaşam biçimine uyum sağlamak zorunda kaldı.

Erkeksi siluetler, rahatlığı ön plana çıkaran modeller kadın modasını ele geçirirken, kolay hareket imkanı sağladığı için etekten daha çok tercih edilen pantolon modern giyimin simgesi oldu. Bu da yalnız file çorapların değil, tüm naylon çorapların tüketimini müthiş derecede azalttı. Kadın ve erkeğin görünümünün giderek
birbirine yakınlaşması 1990'larda had safhaya ulaştı ve cinsiyetsiz görünüm o yıllar boyunca fırtına gibi esti.

Yaşasın file çorap!

Yeni bir bin yıla girerken kadınlar kendilerine verilen cinsiyetsiz rolden sıkılmaya ve eskiye özlem duymaya başladılar. Bu da seksi ve feminen görünümün yeniden modayı ele geçirmesine neden oldu. Kadınların kendi cinsel kimliklerini gizleme gereği duymadıkları ve artık olabildiğince ortaya çıkartmaya başladıkları bu yıllarda file çorap adeta modadaki cinsel devrimin simgesi oldu.

Özellikle bu sezon tüm modacılar file çoraba hakettiği değeri fazlasıyla verdiler. Çorap firmaları da bu motivasyonla nostaljik ağ formuna yepyeni desen çeşitlerini eklediler. Tüm moda markalarının koleksiyonlarında yer alan parlak kumaşlar, dar kesimler, yuvarlak burunlu ve dolgu topuklu ayakkabılar, büyük düğmeli kısacık etekler, şık pililer ve tüvitler şimdi en iyi onlarla tamamlanıyor. Özellikle çan kesimli minicik eteklerin altına zıt renklerde seçilen bir file çorap giyerek hem '60'ların çizgisine uyum sağlamak, hem de kadınsı bir görünüme kavuşabilmek mümkün.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1794
favori
like
share
FadiK Tarih: 31.01.2006 22:51
sagolasin cadikizcim
missx Tarih: 27.01.2006 13:08
sağol cadıkızım :23:
eBRuLy Tarih: 26.01.2006 17:45
tesekkürler canim
casper Tarih: 24.01.2006 15:53
nedense ben bir türlü file çorabı sevemedim
ço itici geliyor,

tercihim ipek çoraptan yana
SU-PERISI Tarih: 20.01.2006 17:58
teşekkürler cadıkızcım ellerine sağlık