Disleksia nedir ve korkulacak bir şey midir?

Disleksia aslında doğuştan itibaren var olan ancak genellikle çocuk okula başladığında, okuma, yazma ve matematik alanlarında ortaya çıkan güçlüklerdir. Disleksia?nın doğasını daha iyi anlayabilmek için öncelikle düşünce sürecinin nasıl işlediğine bir bakmak gerekir. İnsanlar genellikle iki şekilde düşünürler: Sözel kavramlaştırma ve sözsüz kavramlaştırma.
Sözel kavramlaştırmanın anlamı kelimelerin sesleriyle düşünmektir. Sözel düşünceler dilin yapısını takip eder ve konuşmayla aynı hızda gelişir. Bu süreç içinde bir cümlede bilmediğimiz bir kelimeyle karşılaştığımızda bu cümlenin genel anlamını kavramamıza engel olmaz.
Sözsüz kavramlaştırmada ise resimlerle düşünürüz. Okul, kağıt, kalem gibi isimlerin neye benzediğini biliyorsak; uçmak, uyumak gibi fiilleri daha önce tecrübe ettiysek onlar hakkında düşünebiliriz. Sözsüz düşünce şekli gelişimseldir yani cümle okundukça her yeni kelimeyle birlikte zihinsel resimlerde gelişir ve konuşmadan daha hızlıdır. İşte sorun burada ortaya çıkmaktadır. Çocuk daha önceden görmediği ya da tecrübe etmediği bir kelimeyle karşılaştığında zihinsel resim kararır ve okuma, yazma alanlarında dislektik semptomlar ortaya çıkmaya başlar. Matematikte zaman ve bunun dışında mekan ve arkadaşlık kavramlarıyla ilgili zorluk çektikleri için bu belirtiler ortaya çıkar.

Disleksia' nın olumlu yönleri

Dislektik çocukların iç görüleri oldukça yüksektir, çok meraklıdırlar ve çevrelerinin farkındadırlar, üç boyutlu düşünür ve öyle algılarlar ki bundan dolayı da oldukça yaratıcıdırlar. Bu yetenekler ebeveynler ve okul tarafından bastırılmazlarsa sonuçta iki karakteristik ortaya çıkar: Normal zeka seviyesinin üstünde olmak ve olağan üstü bir yaratıcılık yeteneği. Sanırım bu aşamada Albert Einstein ve Walt Disneyinde birer dislektik olduğunu belirtmemiz gerekir.

Ancak şu da bir gerçektir ki aslında doğal bir yetenek olan disleksia okul çağında eğer fark edilip düzeltilmezse çocuğun tüm okul yaşantısını olumsuz etkileyen bir tablo ortaya çıkarmaktadır. Düzeltmekten amaç çocuğun bu yeteneğini bastır.
mak değil ona seslerle de düşünmeyi öğretip zaman, mekan ve arkadaşlık konularında ki kavramlarını düzenlemek ve kendine uygun çözümler bulmasına yardımcı olarak onu eğitim sistemiyle uyumlu hale getirmektir.

Sevgili anne babalar:

Eğer çocuğunuzda böyle belirtiler var ise zaman geçirmeden konunun uzmanlarına baş vurmalısınız. Uzmanlar tarafından yapılan testler ve gözlemler sonucunda eğer çocuğunuza disleksia tanısı konarsa, yuvadan itibaren gözlenebilen bu semptomlar aslında basit birkaç yöntemle ama sabırla çalışılarak ortadan kaldırılabilmektedir. Düzeltildiği takdirde aslında disleksia hiç de korkulacak bir durum değildir ve çocuğunuz bu sayede gerçek yaratıcılık yeteneğini ve zekasını tam olarak ortaya çıkartabilecektir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 449
favori
like
share
missx Tarih: 01.02.2006 19:35
sağol cadıkızım bu bilgiler için..
SU-PERISI Tarih: 01.02.2006 18:39
ellerine saglık kardeşim
FadiK Tarih: 31.01.2006 23:17
tesekkürler cadikizcim
casper Tarih: 25.01.2006 12:09
paylaşımın için teşekkürler