Bir şivan türküdür sesinin kilometreleri
Sesinin incecik tellerinden geçerek ben
Gizemli bir yolculuğa çıktım, korkusuz
Bir resim çizdim sana, hesapsız, sorusuz...

Ellerime belediğin ışıklar yalakta su içen bir güvercinin yüreğine değdi şimdi. Öyle bir yangın başladı ki bende, mavi denizlerin bile söndüremez. Ben ki, soyu tükenmiş bir romantiğim. Yüreğim nice giyotinlerden kurtuldu ve şimdi cebimdeki mektuplarla aşka yürüyorum. Diyorsun ki; 'Bir tutkudur yaşamak ve yaşamın tüm güzelliklerini hissetmek ve paylaşabilmek. Benim gönlümse derin mavidir. Tatlı akıntılarda kendini kalbeder, ürperirsin'. Sözlerinin lâbirentlerine dalarak kuşandım sevdanı gönlüme ve ismi henüz konulmamış bir sevdanın resmini çiziyorum şimdi.

Gözlerini görmeden, ellerini tutmadan gizemli bir yolculuğa çıktım sesinin incecik tellerinden geçerek. İsmin, silüetin, şu garip yeryüzündeki varlığın benim için çözülmesi zor bir muammaydı ve bu yolculuğa çıkmak için olağanüstü bir güç buldum kendimde. Bir başkaldırışın nağmeleri dökülüyordu dilinden ve denizlerinin alabildiğine mavi ve ürpertici olduğunu söylüyordun inatla.
Ben, gözlerimi kapatınca yıldızları koyarım cebime. Karanlıklar saygıyla eğilirler gönlümün ufku yansıyınca şiirlerime. İçime oturan kor yangınlardan hiç kaçmam ve sevda neredeyse orada olurum. Ruhumdaki müziklerin kırılgan besteleri gün ışığına ulaşınca, kabuk bağlayan yaralarım azar, dingin ve huzura ermiş sevdalılarca o aşkı yaşarım.

Bir resim çiziyorum sana. İçinde ne gözlerinin rengi, ne ellerinin çizgileri var. Bir resim çiziyorum sana dair, içinde rengârenk kırlar, mor dağlar, üzüm bağları ve zeytin bahçeleri var. Ellerini karalıyorum tualime şevkât saçan, yüreğimi okşayan ve benim bedevi yalnızlığımı sona erdiren.
Dudakların, ahh o dudakların. Onlar ki çizilmesi en zor olanı bir tanem. Yurdumun kiraz bahçeleri gibi kıpkırmızı, şivan türkülerim gibi sıcacık. Serçelerin masum dilini yerleştiriyorum içerisine, kanaryalar küsüyorlar ansızın. Bir yağmur birikintisinde su içmeye çalışan güvercin bakışların dökülüyor fırçamdan ve usul usul bir sıcaklık sarıyor tüm gövdemi aniden.

Gözyaşların değiyor yüreğime ve mavi denizlerinin suları iniyor sürmeli gözlerinden. Ürperir diye korkma gizemin kraliçesi, benim sevdalarımda ne korkunun hayın gülüşü, ne de acının lâbirentlerinde kaybolmak var. Benim arada sırada parlayan ışığım dağıtır o korktuğun tüm ürpertileri.

Bir resim çiziyorum seni anlatan. Bir resim ki fırtınalara meydan okuyan, yaşadıklarını unutturan. Yalnızlığını yansıtmıyorum fırçama. Geceleri koynuna aldığın ihanetlerin, yangın yerlerinde bıraktığın gözyaşların, isyanların olmayacak bu resimde. Kimbilir bir adın olacak, kurşun yalnızlığının suretleri yansımayacak asla.

Benim sevdalarımın tanımlanamaz suskun ilâhileriyle boyayacağım bu eşsiz tabloyu. Kaybettiklerim ve aşk uğruna yitirdiklerim, sevdanın küllerinden tekrar tekrar dirilişim olacak dizelerimde. Gözlerimdeki son yaz ışıklarını, yüreğimdeki serzenişleri ve ruhunun müziklerini koyacağım içerisine.

Ve şekillenmeye başladı işte resmin. Sevdanın müzikleri duyulmaya başladı uzaktan. Gizemin kraliçesi ismini verdim ona. Dalgakıran saçların, zeytin çiğiti gözlerin, serçe kıvrımı dudakların ve bulutları anımsatan ellerinle yürüyorsun dizelerime. Dağlardan doğan bir sevda yürüyüşüyle sarıp sarmalıyor şu sevdalı bedenimi.

Suskunluğunun kapsülleri patladığında bir yangın mavisi yansıyacak gizemli yüreğinden. Avcı kelimelerin ormanlarına çekilecek ve sessizliği dinleyecek. Ben katran karası gözlerinin girdaplarında sesine koşacak ve yarınsız sevdalarda yine ayine duracağım.

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 534
favori
like
share
refik Tarih: 05.02.2006 21:16
yüreğinize sağlık teşekkür ederim arkadaşım
MiRaGe Tarih: 05.02.2006 05:27
Gözlerini görmeden, ellerini tutmadan gizemli bir yolculuğa çıktım sesinin incecik tellerinden geçerek. İsmin, silüetin, şu garip yeryüzündeki varlığın benim için çözülmesi zor bir muammaydı ve bu yolculuğa çıkmak için olağanüstü bir güç buldum kendimde. Bir başkaldırışın nağmeleri dökülüyordu dilinden ve denizlerinin alabildiğine mavi ve ürpertici olduğunu söylüyordun inatla.
Ben, gözlerimi kapatınca yıldızları koyarım cebime. Karanlıklar saygıyla eğilirler gönlümün ufku yansıyınca şiirlerime. İçime oturan kor yangınlardan hiç kaçmam ve sevda neredeyse orada olurum. Ruhumdaki müziklerin kırılgan besteleri gün ışığına ulaşınca, kabuk bağlayan yaralarım azar, dingin ve huzura ermiş sevdalılarca o aşkı yaşarım.


Gözlerimi kapatınca yıldızları koyarım cebime...
İnan çok güzel bir paylaşım.Bu kadar güzel ifade etmek gerçektende büyük yetenek...
Sari Menekse Tarih: 02.02.2006 00:51
ne yazikki bu metni okuyamadim cünki cok rahatsizlik verici bir yazi fondunu secmissin.$ayet degistirecek olursan haberim olsun :23: yinede tesekkür ederiz
doktoruydu Tarih: 31.01.2006 23:45
eline sağlık




serhatbey_066 Tarih: 31.01.2006 20:00
cok güzel bir yazı yaaa duygulandım :79: