Joe Wright, Jane Austen'in "Aşk ve Gurur"una öyle bir sahicilik vermiş ki yapıtın çağları aşan çağdaşlığını billur gibi görüyoruz
"Aşk ve Gurur / Pride and Prejudice"

Eskimeyen, uyarlandıkça yenilenen bir roman "Aşk ve Gurur". Jane Austen'ın zamanını ve insanını gözlemleyip anlatmadaki benzersiz duyarlılığı yönetmenlere öyle bir esin veriyor ki ortaya hep iyi filmler çıkıyor.
İki kısa filmden sonra televizyon dizileri yöneten Joe Wright, ilk uzun metrajlı filmi "Aşk ve Gurur"dan alnı açık, yapıtın adındaki duygularla çıkıyor. Hatta Ang Lee'nin Altın Ayı ödüllü "Aşk ve Gurur"uyla rahatlıkla yarışabilir!

Güzelliğe kurban edilmiyor
Wright'ın filminde sanat yönetiminden oyunculuğa öyle bir sahicilik var ki, "Aşk ve Gurur"un çağları aşan çağdaşlığını billur gibi görüyorsunuz. Sanki ortada bir kurmaca, oyuncular vb. yok da o dönemde yaşanan olayların belgeselini çekmişler. Sinemada "belgesel gibi"den anlaşılan yalınlık ve gerçeğe en az müdahaleyle bir konunun aktarılmasının tam tersi üslupta gerçekleştirilmiş bir dönem filminde bu kadar sahicilik insanı şaşırtıyor. Balolar, çay saatleri, uzun yürüyüşler, ilan-ı aşklar içinde danteller, bukleler gibi ayrıntılarla boğulan; bütün bunları yaratmanın keyfiyle mekan ve kostümün güzelliğine kurban edilen uyarlamalardan değil "Aşk ve Gurur". Tek kusuru Keira Knightley'nin Jane Austen'ın biraz da kendinden esinlenerek tanımladığı Elizabeth Bennet karakteri için fazla güzel olması. Güzelliğiyle dikkat çeken kız kardeşi Jane rolündeki Rosamund Pike'tan daha güzel değilse de daha çekici!
Medeni kanunların henüz o kadar medeni olmadığı Viktorya dönemi İngiltere'sinde Bennet ailesinin kızlarının aşk ve evlilik maceraları çerçevesinde toplum kurallarının yüzeyselliğini, yapmacıklığını, insanların katı ahlakçı bir yaklaşım içinde ikiyüzlülüğünü, şekilciliğini anlatır "Aşk ve Gurur". Bayan Bennet, babaları ölünce kızlarının beş parasız kalacağını bildiği için onları evlendirme telaşına düşmüş farfaracı bir küçük burjuva kadındır. Zeki ve kültürlü Elizabeth, güzel ve iyi huylu Jane, akılları bir karış havada Lydia ve Kitty, kitap okumaya, piyano çalmaya ne kadar da gayret etse kapasitesi sınırlı Mary için yaşadıkları dar çevrede "uygun kısmet" sınırlıdır. Ancak yakınlardaki malikaneyi kiralayan Bay Bingley ve arkadaşı Bay Darcy gerek büyük servetleri gerek toplumsal konumlarıyla her genç kız için "büyük balık"tır. Jane'in Bay Bingley ile beklenen ilişkisi, Elizabeth'in Bay Darcy ile sürpriz aşkı ve aileyi etkileyen başka olaylar tarafların karşılıklı önyargılarından kaynaklanan yanlış anlamalar, kalp kırıklıkları, toplumsal skandallarla örselenir.
Joe Wright ev içi hallerinden kılık kıyafete, katı kurallarla belirlenmiş davranış kalıplarından aşkın ifadesine öylesine coşkulu bir Viktoryen gerçeklik yaratıyor ki konuyu ezbere bilsek de merakla, heyecanla, duygulanarak izliyoruz "Aşk ve Gurur"u.

Oyuncular çok başarılı
Filmografisi Emily Bronte uyarlaması "Uğultulu Tepeler"in televizyon versiyonuyla başlayan Matthew MacFadyen, Colin Firth kadar çarpıcı bir Bay Darcy değil belki ama bu karaktere kendine özgü bir kırılganlık katıyor. Onu Michael Apted'ın "Enigma"sındaki yardımcı rolünden, geçen yıl İstanbul Film Festivali'nde gösterilen "In My Father's Den"deki başrolünden anımsayabilirsiniz.
"Karayip Korsanları"nın yıldızı Keira Knightley ise ağırbaşlı ama sözünü sakınmayan Elizabeth'e gençlik aşısı yapmış. Anarşist ruhlu, yerinde duramayan bir genç kız kompozisyonu çizmiş. Brenda Blethyn doğası itibarıyla karikatürize bir anne olan Bayan Bennet'ta, Donald Sutherland kütüphanesine kapanıp gürültücü kadınlardan oluşan ailesini sineye çeken Bay Bennet'ta mükemmel birer oyun çıkarıyor.

"Aşk ve Gurur / Pride and Prejudice"
Yön: Joe Wright
Oyn: Keira Knightley (Elizabeth Bennet), Matthew MacFadyen (Bay Darcy), Rosamund Pike (Jane Bennet), Brenda Blethyn (Bayan Bennet), Donald Sutherland (Bay Bennet), Simon Woods (Bay Bingley), Tom Hollander (Bay Collins)
Gör: Roman Oshin
Sen: Deborah Moggach
Müz: Dario Marianelli

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3260
favori
like
share
mezar23 Tarih: 08.10.2008 21:31
thanks
esrat13 Tarih: 08.01.2008 15:17
ii,,gusel
tozkoparan Tarih: 21.08.2007 08:44
Paylaşım İçin Teşekkürler Ellerine Sağlık...
CigTaNeSi Tarih: 26.02.2006 18:58
Filmi fazla seveceğimi düşünmemiştim aslında; ama filmi izledikten sonra,o masum aşkı gördükten sonra,o mekanları gördükten sonra filmin hayranı oldum çıktım...

Ve harıl harıl BBC dizi versiyonunu aramaya başladım...çünkü çok daha güzelmiş,kitaba daha sadık bi yorum varmış orda...

Filmde tek bi kare bile öpüşme sahnesi yok, ama aşk heyecanını çok güzel anlatıyor...demek ki aşkı anlatmak için illaki öpüşme sevişme sahnelerine gerek yokmuş... :10:

Yalnız filmin sonunda şaşırdım,daha romantik bi sahne bekliyordum... :9:
Aslında daha romantik bi bitiş sahnesi varmış da zaten, ama nedense bizde o sahne yok... :79: artıkın dvdsini beklicez romantik bitiş sahne için :70:

Peri masalı tadında aşk filmi severlere filmi tavsiye ederim... :3:
elevitli Tarih: 12.02.2006 17:35
evet eskimeyen bir film
corleoni Tarih: 08.02.2006 23:40
yorum yok
kurtjara Tarih: 07.02.2006 20:08
Gurur ve önyargı
Jane Austenin Pride and Prejudice adlı romanından esinlenerek yapılan 2005 yapımı film Aşk ve Gurur adı ile sinemalarda oynuyor. Film de kesinlikle önyargı da var o yüzden kullanmadan edemedim.

Filmin konusu on sekizinci yüzyılın sonunda İngilterede geçiyor. Beş bekâr kız sahibi Bennet ailesi ve etrafında olanlar işlenmiş. Evlerinin yanında olan şatoya taşınan zengin ve soylu Bingley ailesinin bekâr bir erkek çocuğu olduğunu duyan anne Bennet elinden gelen her şeyi yapıp kızlarını Bingleyin kucağına atmaya hatta yamamaya çalışır. Bunları yaparken sadece kendini küçük düşürmektedir. Ailenin babası Allahtan sağduyulu ve kendi prensiplerinden hiç taviz vermeyen biri.

Paraları olmasa da kendi değer yargıları ve doğruları var. Bingley'in bir de yakışıklı arkadaşı Darcy var. Darcy rolünde Matthew MacFadyen oynuyor. Kendinden emin bir o kadar da zengin olan Darcy Bennet kızlarından en dik başlı olanı Elizabethe âşık oluyor ama uzun bir süre farkında değil. Sınıf farkından dolayı kabul etmeye kendi bile yediremiyor.

Abla Jane ile hissi ilişkiye giren Bingley i bile ayırmaya çalışır. Bu arada annenin yaptıkları görülmeye değer. Bir insan kızını bu kadar mı kolay ve ucuza satmaya çalışır. Kızlarından birini isteyen papaz adayı bir damat ile evlenmediği takdirde kızı ile bir daha konuşmayacağını söylediğinde babaya dönüp destek bekler. Baba da evlenirse şayet onunla bir daha konuşmayacağını söyler.

Yavaş yavaş Elisabeth veya babasının dediği gibi Lizzie ile Darcy arasında bir kıvılcım doğar. Pek de iyi işlenmemiş bile olsa bir aşk var filmde. Yönetmen Joe Wright bunu aktarmayı beceremiyor. Lizzie girdiği tüm ortamlarda dimdik yürüyor ve alt tabakadan geldiğini hep kabul ediyor. Dadımız da yok hatta hiç olmadı diyor zengin Lady Catherine ile karşılaştığında. Piyano çalması istendiğinde bilmediğini söylüyor ama gene de çaldırıyorlar. Lizzieyi ne kadar batırmaya çalışsalar o hep yüz akı ile çıkıyor. Ama filmde dönemin zengin ve yoksulluğu çok iyi sunulmuş. Fakir olanlar hakkında hep aynı ön yargı var. İnsandan sayılmıyorlar. Kıyafetler harika, müzik fena değil.

Filmin sonunda zengin Darcy Lizzieye âşık olduğunu anlar ve evlenme teklif eder ama Lizzie kabul etmez. Neden mi? Filmi görünce anlarsınız. Eski usul babasından onay istediğinde paralı olduğunu bile bile kızının adamı sevdiğinden emin olmak istiyor.Lizzie Bennet rolünde Keira Knightley oynuyor. Gözleri, bakışları ve gülümsemesi insanı perdenin içine alıveriyor.

Karlı bir günde filmi seyredip eve döndüğümde beni bir sürpriz bekliyordu. Aynı romandan esinlenerek yapılmış Bollywood yapımı Gelinim olur musun? filmi masamda duruyordu. Kâinat güzeli Aishwarya Rainin başrolde oynadığı filmde aynı konu Amerikalı bir zenginin Hindistana yaptığı bir ziyaret sırasında tanışacağı Hintli bir kıza olan aşkı anlatılıyor. Geçen sene ülkemizde gösterilen filmde elektronik posta mesajı yollamak, uçakta birinci sınıf uçmak gibi konular olduğunda zavallı Austenin kemikleri sızlamış mıdır diye düşünmeden edemedim.

Biraz romantik olmanın, âşık olmanın, aşkı yaşayıp içinde olup farkında bile olmamanın ne olduğunu merak edenler için çok güzel bir film Aşk ve Gurur.

Eddi Anter
kurtjara Tarih: 04.02.2006 14:28
Keira Knightley bu filmiyle oscar 'a aday olduğunu gösteriyor