Uyku ve rüya halinde dışarıdan gelen algıların farklı biçimlerde distorsiyona uğrayıp, rüyalara yansıdığını hepimiz biliriz. Dinsel ve mistik FBH'nde ise, özellikle trans halinde, tüm algılarda halüsinojenlerdekine benzeyen değişim gelişebilir. Bu olguları yaşayan kişi, psikotik olmayabilir, günlük hayatında gayet normal birisidir; ama beyin inanç ve mistisizmle ortaya çıkan vecd (trans) hallerinde sanki endojen (içsel) halüsinojenler salgılamakta ve insanlara olmayan şeyler gördürmektedir. Peygamberlere gelen vahiyler, meleklerle diyaloglar da, büyük olasılıkla, benzer trans hallerinde gerçekleşmiştir. Dini ve mistik ritüellerdeki FBH'nde, bir grup insana toplu telkinle, birbirine benzer halüsinasyonları gördürmek de mümkündür.

Alkol algılarda distorsiyona, ileri düzeyde alkolizm ise halüsinasyonlara neden olabilir. Eroin, morfin kullanımı da tüm algıları değiştirebilir. Algı distorsiyonu pek görülmez, ama yoksunluk sendromunda halüsinasyonlar görülebilir.

Bellekte değişimler

Hemen hemen tüm FBH bellekte ve bilincin belleği yorumlayışında derin etkiler yapar. Uyarıcılar (amfetamin grubu) belleği güçlendirebilecekleri gibi, kronik kullanımlarında uzun süreli öğrenme yeteneğine zarar verebilirler. THC (esrar, marijuana) ise akut olarak belleğe çok önemli zararlar verir, kısa süreli hafızayı olumsuz etkiler. Yeni bulunan THC reseptörleri olan Anandamide reseptörlerinin görevinin beyne öğrendiği bilgileri unutturmak olduğu ortaya çıkmıştır. THC bu reseptörlere bağlanınca, görülen etki LTP'nin baskılanması, öğrenme ile ilgili fonksiyonların yitirilmesidir. Kronik THC kullanımında yoğun bir unutkanlık hali gelişebilir. Yalnız THC etkisi altında bilinçte bastırılan pek çok bilgi, yaşanmış olay da ortaya çıkabilir, çünkü THC beynin bilgi saklanmasından sorumlu bölgelerdeki inhibisyonu kaldırır.

Halüsinojenlerin büyük kısmının belleğe çok fazla kalıcı etkileri yoktur. Halüsinojenlerin etkisi altında baskılanmış düşünceler, unutulmuş olaylar tekrar hatırlanabilir. İbogain tüm yaşantıyı bir film şeridi gibi gözler önünden geçirebilmektedir . LSD, zihni istenilen bir ana götürebilir. Psilosibin, LSD ve meskalinin kollektif bilinç dışına ait pek çok bilgiyi ve motifi ortaya çıkardığına dair kanıtlar vardır.

Hipnoz, belleği çok güçlendirebileceği gibi, çok zayıflatabilir de. Halüsinojenlerle bile hatırlanamayan bazı olgular, hipnoz sayesinde kolaylıkla hatırlanabilmektedir. Ama hipnoz bir bilim olmadığı için ne kanunen ne de mahkeme kayıtlarında bu bilgilerin bir geçerliliği yoktur. Zaten olmaması da gerekir, çünkü hipnozla insanlarda yanlış hafıza yaratmak, ya da olmayan ikincil bir kişilik yaratmak mümkündür. Beyin yıkama yöntemlerinin ve mistik FBH'nin de hipnoza benzer etkileri vardır. Alkol hafızayı aşırı derecede baskılar. Morfin ve eroin de unutkanlığa, öğrenme güçlüğüne neden olur.

Zaman algısında farklılıklar

FBH'nde rastlanabilecek en temel özelliklerden birisi de zamanın agılanmasındaki değişikliklerdir. Uyarıcılarda (metamfetamin) zaman bir türlü geçmek bilmeyebilir, 1 saatlik bir dönem 8-10 saat gibi algılanabilir. THC'de zaman algısı değişimi çok çarpıcıdır, zamanın akışı ve bunu bilincin algılayışı çok yavaşlar. LSD ve diğer halüsinojenlerde zaman algısı tamamen ortadan kalkar. 1 saat bir saniye gibi algılanabileceği gibi, 1 saniye aylar gibi algılanabilir. LSD kullanan denekler uzay zamanı ve 3 boyutu aştıklarını söyleyebilirler, tabi ki bu yanılsamadan başka bir şey değildir. Hipnozla da zaman algısı çok dramatik bir biçimde değişebilir, verilen telkinle 1 saat ister 1 saniye isterse 1 ay gibi algılatılabilir. Duyusal yoksunlukta 5-6 saatten sonra bilincin zamanı algılayışı azalır veya yok olur. Uyku ve rüyada zaman algısı çok değişiktir, normal saatlerde 10-15 saniye gibi algılanabilecek süreç içinde saatlerce sürebilen bir film şeridi dolusu rüya görülebilir; örneğin zil sesi 10 saniyede gelişen bir olgudur, ama bu sırada kişi sonu zil sesi ile biten çok detaylı, uzun ve konulu bir rüya görebilir. Morfin ve eroin, zaman algısını yavaşlatır. Alkol ise yüksek dozlarda zaman algısını distorsiyona uğratır.

Diğer degişimler

Kontrolün kaybı, telkine ve beyin yıkamaya yatkınlığın değişimi: Hemen tüm FBH'nde başlangıçta realiteyle olan bağın yitirilmesine, oto-kontrolün kalkmasına dair bir korku vardır. Ama bir süre sonra realite ile olan bağ yitirilir, oto-kontrol da büyük ölçüde kalkar. FBH'nde objektif (nesnel) realite kendini subjektif (öznel) realiteye bırakır. Hemen hemen tüm FBH'nde (hipnoz başta olmak üzere) insanın telkine olan yönelimi ve zayıflığı artar (hypersuggestibility). FBH'nde insanlara istenen her türlü telkini vermek, beyin yıkamak, ideoloji değiştirmek, dünya görüşünü baştan şekillemek mümkündür. Bu nedenle, pek çok istihbarat örgütü FBH'nin mekanizmalarını ve yöntemlerini yıllardır araştırmaktadır ve gelinen nokta meçhuldur.

Duygusal ifadenin değişmesi: FBH'nde bilincin kontrolü ve inhibisyonlar ortadan kalktığı için emosyonel (duygulanımla ilgili) ifadenin ifade tarzında da bariz değişimler gelişir. Ani ve beklenmeyen, içten gelen, daha ilkel ve şiddetli duygulanımlar, bilinçli durumdaki uyanık şuurun kontrollü ve filtrelenmiş duygulanımlarının, akıl yürütmesinin yerini alır. Emosyanel ekstremler, orgiastik, ekstatik duygulanımlar tüm hatlarıyla yaşanabilir; dokunma, 5 duyu ile ilgili tüm algılar ve duygulanımlar, bunların zihin tarafından yorumu çok değişiktir. FBH'nin çoğu (eroin, alkol haricinde) afrodizyak etkiye sahiptir ve bazı bilinç hallerinde, cinsel hazzın, orgazmın şiddeti ve süresi normal boyutları çok aşar.

Vücut imajının değişmesi: Başta halüsinojenler olmak üzere tüm FBH'nde insanın kendi vücuduna ait algıladığı imaj çok değişir. Vücudun kavranması, hissedilmesi distorsiyona uğrayabileceği gibi, vücut dış dünyanın bir parçası imiş gibi de algılanabilir. "Evrenle bütünleşme, kozmik bilinci kavrama, evrenle tek vücut olma, bilincin genişlemesi, yeni boyutları kavraması, uzay-zamanı aşması" gibi ifadelere, LSD, MDMA, MDA, duyusal yoksunluk, mistik trans, Yoga, "alt kültürel beyin yıkama" gibi yöntemlerle girilen tüm FBH'nde rastlanabilir.

Anlam ve önem kavramının değişmesi: FBH'nde toplumun bize öğrettiği, şartlandığımız, programlandığımız tüm kavramlar, değerler ve önyargılar değerini yitirebilir, bir kenara atılabilir, yerlerine yenisi oluşabilir. FBH bir çeşit "programdan arındırma" (deprograminnig) ve "yeniden programlama" (reprogromming)dır. Özelikle halüsinojenlerin ve hipnozun etkisinde minik ayrıntılar, önemsizmiş gibi görülen detaylar ön plana çıkıp, anlam değiştirebilir. Önemli olan nesnelerin, fikirlerin, amaçların önemi yitebilir; yeni anlamlar, önemler, değerler, kavramlar ön plana çıkabilir. Bu nedenle FBH beyin yıkamak için çok idealdir. Ama bu beyin yıkama kişinin bir ideolojinin, otoritenin veya gücün kontrolü altına girmesi biçiminde olabileceği gibi toplumsal kurallara, otoriteye, sisteme başkaldırış biçiminde de gelişebilir. Özellikle kişilerin, bir otoritenin etkisinde kalmadan bağımsız yaşadıkları FBH'nde (kendi kendine halüsinojen kullanma, oto-hipnoz yapma, Yoga ve meditasyon yapma) toplumsal değerlere, toplumun koşullamalarına karşı tepkiler ve bir "programlanmadan arınma" (deprogramming) gelişebilir.

Benzer deneyimi yaşamayanlara, deneyimi anlatmakta duyulan güçlük: Hemen tüm FBH'nde ifade edilen bir başka özellik ise yaşanan subjektif deneyimin ifadesinin güç olduğu, ancak yaşayarak kavranabileceğidir. Bu nedenle FBH'ni bilimin araştırma konusu yapmak çok zordur.

Farklı gerçekliklere açılma hissi: Tüm FBH'nin bir özelliği de insanlarda çok özel ve ender bir gerçekliğe açıldığı hissini ve yanılgısını vermeleridir. FBH'nde insanlar evrensel, kimsenin normal koşullarda algılayamadığı, doğa üstü gerçeklere ulaştıklarını sanırlar. Aslında bu bilinçdışının, gerçek iç dünyasının keşfinden başka birşey değildir. Fakat hipnoz, altkültürel ritüelik veya mistik-dinsel deneyimle varılan bilinç halleri insanları tüm hayatları boyunca yeniden programlayabilir; bu aslında insan beyninde var olan bir çeşit mistik psikozun açığa çıkmasıdır ve çok tehlikelidir. LSD, ibogain, MDMA gibi halüsinojenler ise bilinç dışını deşifre ettikleri için psikoterapi ve uyuşturucu bağımlılığı tedavisi amacıyla kullanılmışlardır
Farklı Bilinç Halleri neden önemli

Farklı Bilinç Halleri (FBH), insanları günlük hayatta yaşadıkları bilinçten çok farklı bir noktaya götürür. Düşünce, bellek, irade, telkine yatkınlık, gerçeği algılama, 5 duyu, duygulanım gibi pek çok beyin fonksiyonu alışılmamış, anlaşılmamış, mekanizması açıklanmamış bir biçimde dramatik olarak değişir. FBH insan bilincindeki "ayın görünmeyen yüzüdür" ve çok geniş bir spektrumu kapsar. FBH konusunda 1950'lerde başlayan bilimsel çalışmalar, 1970'lerin ortasından sonra duraklamıştır. Bugün 25 yıl önceye oranla çok daha fazla tıbbi imkana, tekniğe ve araştırma gücüne sahibiz, ama araştırmaların bir kısmı gayri demokratik bir biçimde yasaklanmış veya gizli dosyaların tozlu sayfalarına girmiştir. İnsan beyninin sınırlarının, yeteneklerinin bilinmesi çok önemli ve çok tehlikeli bir konudur. 21. yüzyıl, bir "bilinç ve beyin" çağı olacak, en büyük keşifler insan beyni-bilinci konusunda yapılacaktır. Nörobilim halen sadece okyanustaki bir su damlasını bilmektedir. FBH'nin araştırılması, insan beynine karşı geliştirilebilecek komplolara karşı insanları aydınlatıp bilgilendireceği kadar, bu konudaki keşifler insana yeni boyutlar, yeni yetenekler kazandırabilir. Örneğin öğrenme yeteneğini, belleğini, irdeleme yeteneğini, duygulanımı, yaratıcılığını güçlendirebilir ve her şeyden önemlisi o beynin kendi kendisiyle daha barışık ve mutlu olmasını sağlayabilir. 20. yüzyıl kültürü, sanatı, edebiyatı, savaşları, bilimi, teknolojisi, felsefesi ile bir bunalım, depresyon ve psikoz çağı olmuştur; 21. yüzyıl ise bir aydınlanma, yeniden kendini buluş, bağımsızlaşma ve yeni olanaklara kavuşma çağı olmalıdır. Bu nedenle FBH'nin sistemli, bilinçli, bilimsel, tüm insanlığa açık (yayınlayarak, gizlenmeden) araştırılması bir zorunluluktur. Çünkü bilinci ve insan beyinini tanımak istiyorsak, onun tüm limitlerini, karanlık yönlerini aydınlatmamız gerekir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1857
favori
like
share
Xeykel Tarih: 11.11.2010 09:32
Farklı Bilinç Halleri konusunda oldukça güze derlenmiş bu bilgi için teşekkürler.
Ayrıca bu konuyu bilimsel platformda inceleyen Bilinç Araştırmacılarından, Prof. Stanislav GROF gibi bir çok bilim adamı oluğu gibi, Neotic Science gibi yeni bilim dallarında da benzeri konular, labaratur koşullarında incelenmektedir. Bilgilerinize...
MyNiceWorld Tarih: 28.12.2005 00:42
EMEKLERİNE SAĞLIK PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKKÜRLER
HERKESE SAĞLIKLI GÜNLER DİLERİM
:cubuk:
ByStranqe Tarih: 07.12.2004 12:57
ßilGi İçin Te$ekkürler......