Âşûre Günü, hicri yılın ilk ayı olan Muharrem ayının onuncu günüdür. İslam dininde önemli bir yeri ve kıymeti olan bir gündür.

Tanımı ve Özellikleri
Aşure, İbranice "aşûr" sözcüğünden gelir. Türkçe'ye ise Arapça'dan geçmiştir. Sözcüğün Sâmî diller arasında ortak bir sözcük olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, sözcük (ve gün) Musevilik inancında büyük keffaret günü için kullanılmıştır (Tevrat, Levililer, 16, 29 vd). İslam inancında önemli bir yer tutan ve Aşure gününde olduğu söylenen çeşitli olaylar vardır: Adem peygamberin işlediği zelleden(hata veya sürçme) sonra ettiği tövbenin kabulü, Nuh peygamberin gemisinin tufandan kurtulması, Yunus peygamberin bir balığın karnından çıkması, İbrahim peygamberin ateşte yanmaması, İdris peygamberin diri olarak göğe yükseltilmesi (çıkarılması), Yakub peygamberin oğlu Yusuf peygambere kavuşması, Eyyüb peygamberin hastalıklarının geçip iyileşmesi, Musa peygamberin Kızıldeniz'den geçip İsrailoğulları'nı Firavun'dan kurtarması, İsa peygamberin doğumu ve ölümden kurtarılıp göğe yükseltilmesi (çıkarılması). Bu olayların hepsi İslam dini içinde önemli bir yere sahip olan mucizelerdir. Yine de bu olayların Aşure Günü gerçekleştiğine dair İslam dininin kutsal kitabı olan Kur'an'da bir ifade bulunmaz. Ayrıca bu olayların birçoğuna Musevilik ve Hristiyanlık'ta da inanılır.


Aşure Orucu
Aşure günü oruç tutmak sünnettir ve bu oruca "aşûre orucu" denir. Aşure orucu İslam öncesi dönemde de Araplar tarafından bilinirdi. Ayrıca, museviler de Aşure Günü oruç tutarlar. İslam bilginlerinin geneline göre İslam dininin ilk zamanlarında, Ramazan orucu mevcut değilken, aşure orucu tutmak vacipti. Fakat Ramazan orucu farz olduktan sonra aşure orucunun müstehab bir ibadet olduğu düşünülmektedir. Bugün İslam bilginleri aşure orucunun sünnet olduğunda görüş birliği etmişlerdir. Ayrıca, Musevi gelenekten ayrışmak için sadece -Muharrem ayının onuncu günü olan- Aşure Günü'nde değil de, Muharrem ayının 9, 10 ve 11'nci günlerinde oruç tutulmasının daha iyi olacağı düşünülür.


Aşure tatlısı
Aşure ismi verilen tatlının ortaya çıkışına dair bir inanış mevcuttur. Bu inanışa göre, İslam dininde inanılan peygamberlerden olan Nuh'un tufandan sonra Aşure Günü'nü kutlamak için geminin ambarında kalan erzakı karıştırıp bir tür tatlı yiyecek hazırlamıştır. İçinde birçok farklı malzemenin kullanıldığı ve bir gelenek olan bugün hâlâ Aşure Günü müslümanlarca yapılan aşure tatlısının böyle ortaya çıktığı öne sürülmektedir. Aşure Günü aşure tatlısı pişirmek sadece bir gelenektir, dini bir önemi yoktur, bir ibadet değildir. Ramazan orucundan başka en faziletli oruç Allah'a izafeten şerflendirilen(yani şehrullah olan) Muharrem ayında tutulan oruçtur.Aşure günü tutulan oruç geçmiş senenin günahlarına kefaret olur Peygamber efendimiz(s.a.v)bir hadisinde Ashabtan birisine "Recep,Zilkade,Zilhicce ve Muharrem aylarında 3 gün oruç tutmasını tavsiye etmiştir.


Şii İnancında Aşure Günü
Şii inancında Aşure Günü'ne, İslam dininin genelinin atfettiği önemin dışında bir önem verilir. Zira Muharrem ayının onuncu günü, yani Aşure Günü, Muhammed peygamberin torunu olan Hüseyin Kerbelâ'da şehit edildiği için bu günü matem günü sayarlar. Şiiler Muharrem ayının birinci ve onuncu günleri arasında gülmez, et yemez, yeni elbise giymez, yeni bir işe başlamazlar. Muharrem ayının onuncu günü olan Aşure Günü ise dövünme ve yas günüdür. Yas bittikten sonra ise aşure törenleri başlar.





İmam Hüseyn (a.s), hayatının en son anlarında gözlerini açıp göğe doğru baktı ve son olarak alemlerin Rabb'iyle şöyle münacatta bulundu:

"Ey kendisinden başka ilah olmayan Allah! Senin kaza ve kaderinin karşısında sabrediyorum. Ey imdad dileyenlerin imdadcısı! Benim senden başka bir Rabb'im, bir ma'budum yoktur. Senin hükmüne ve takdirine sabrediyorum. Ey yardımcısı olmayan! Ey daimi olup sonu olmayan! Ey ölüleri dirilten! Ey herkese ameliyle karşılık veren Allah! Benimle bunların (Kûfe halkının) arasında sen hükmet. Zira sen hükmedenlerin en hayırlısısın."


--------------------------------------------------------------------------------

İmam Hüseyn (a.s) daha sonra yüzünü toprağa koyarak şöyle dedi:

"Allah'ın adıyla, Allah'ı anarak, Allah'ın yolunda ve Resulullah'ın dini üzere dünyadan ayrılıyorum."


AŞURA GÜNÜ NE OLDU?
Hz. Hüseyn 72 kişilik küçük ordusuyla tarihin en büyük fedakarlık ve hemaset destanını gerçekleştirmeye hazırlanırken 120 bin kişilik zulüm ve fesat ordusu zalimlerin rızasını kazanabilmek için tarihin en çirkin cinayet tablolarından birini oluşturmanın çabası içindeydiler. Bir taraftan tarihin sayfalarında yiğitlik, fedakarlık, iman, cihat ve hak uğruna her şeyinden geçmenin sadıkane örneğini oluşturmak için cennet gençlerinin efendisi Resululah'ın yadıgarı Hz. Hüseyn'in komutanlığında toplanan az bir grub ve diğer tarafta ise dünya ve makam sevgisi zalimlerden korkmak, çeşitli batıl taassuplar, kinler, cehaletler vb. batıl saiklerle hareket eden ve zülüm ve fesat güçlerinin hedeflerini amelen simgeleyen bir ordu karşı karşıya gelmişlerdi. Adeta bu günde İslam ümmetinin ve tarihin gelecekteki akışının taktiri belirlenecekti. Öz Muhammedî İslam'ı yaşamak isteyenlere, İslam adı altında zulüm ve fıska dayanan nizamların sunduğu saptırılmış islam'ı yaşamak istiyenlerin safları birbirinden ayrılacaktı. Ve bu iki çizgi ve yolun birbirinden farklı olduğunu anlamakta güçlük çekenler alternatifi olmayan iki, zit yoldan birini seçmek zorunda kalacaklardı. Bunun gerçekleşmesi için İslam beldelerini uyandıracak bir şok lazımdı. Bir ilahi kan ve sağlamlığında şüphe edilmeyen bir hareket lazımdı... İşte Huseyni kıyamı sönmeye yüz tutmuş İslam çırağını yeniden nurlandırarak ve İslam ağacının kurumasını önleyecek böyle bir hareket idi. Hz. Hüseyn diyordu ki; "Eğer Hz. Muhammed (s.a.a)'ın dini, benim kanım yere dökülmeden hayatını sürdüremeyecekse, ben şehadete hazırım." Bu ilahi kıyamı etraflıca incelemek için, kıyamdan önceki olaylar ve kıyamın başlamasından sonuna kadar vuku bulan hadiseleri ve kıyamdan sonra meydan gelen hadiseleri incelemek gerekir. Ama hiç şüphesiz bu kıyamın zirvesini Aşura gününde vuku bulan hadiseler oluşturmaktadır

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 775
favori
like
share
matrakSsS Tarih: 21.05.2007 10:34
allah razı olsun
by_ufuk Tarih: 10.03.2006 01:45
[COLOR=burlywood]Paylaşımın için çok sağol,ellerine sağlık.Bu güzel bilgiler için tekrar sağol.
Allah (c.c) razı olsun.
DeliMavi Tarih: 16.02.2006 08:11
tesekkurler allah razı olsun
Turania Tarih: 14.02.2006 12:48
paylasım ıcın tesekkurler cadıkız
NaZ Tarih: 12.02.2006 01:40
Paylasimin icin tesekkürler, emegine saglik
Chanqe Everythinq Tarih: 10.02.2006 12:36
Payla$ımın Icın Te$ekkurler CADIKIZ..
SILA Tarih: 09.02.2006 20:01
[COLOR=chocolate]Cadicim ALLAH razi olur insallah senden paylasimin icin cok saol
kurtjara Tarih: 09.02.2006 17:36
Allah razı olsun arkadaşım
Çok güzel bir paylaşım olmuş ellerine sağlık.