Hiç şüphesiz her şeyi yaratan sonsuz isim ve sıfatlar Sahibi Allahtır. İnsanı, yoktan yaratma hariç, bütün isim ve sıfatlarına ayna yapmıştır. Yalnızca insan inşâ sûretinde birşeyler meydana getirebilir. Bu açıdan baktığımızda kâinatı da, bizi de, fiillerimizi de, aklımızı da, isteme melekemizi de yaratan Odur... Bu hakikate, Sizi ve amellerinizi yaratan Allahtır1 âyetiyle işâret edilir. Ancak, mesele üstünkörü ve nefis açısından değerlendirildiğinde, Madem her şeyi yaratan Odur, öyle ise, bizi iyi de yaratabilirdi, neden kötü ve günah işleyen biri olarak yarattı! diye bâtıl bir düşünceye saplanılabilir. Dolayısıyla bu ve benzeri sorular vesvese vererek zihinleri kurcalar. Kimi zaman da kasıtlı olarak gündeme getirilerek akıllar karıştırılır.

Oysa her şeyi Allahın yaratması ile hür irâdemizle yaptıklarımız asla çelişmez. Diyelim ki, yazı yazıyoruz. Bizi de, yazıyı da, yazı malzemesi kalemi de, mürekkebi de, kâğıdı da, yazma melekesini de, istidat ve kabiliyetlerimizi de, aklımızı da, yazma gücümüzü de yaratan Allahtır. Fakat, ne yazacağımıza biz karar veririz. Ulvî hakikatleri de yazabiliriz, olumsuz bir şey de yazabiliriz. Bu hakikati ifâde eden başka âyetler de vardır: Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arşa istivâ eden, geceyi, durmadan kendisini kovalayan gündüze bürüyüp örten; güneşi, ayı ve yıldızları emrine boyun eğmiş durumda yaratan Allahtır. Bilesiniz ki, yaratmak da, emretmek de Ona mahsustur. Âlemlerin Rabbi Allah ne yücedir!2 Bu âyetlerde yaratma ve emirleri vurgulanmıştır. Başka âyetlerde belirtilen cüz-i irâde/hür, serbest irâdeyi nazardan kaçırmamamız gerekir. Biz sadece meyleder, arzu ederiz, Allah da yaratır. Bizim meyil dışında hiçbir dahlimiz, gücümüz, fonksiyonumuz yoktur. Zaten bu gerçeği bizzat yaşayarak, fiilen, hâlen ve vicdânen biliriz. Ne var ki, kimisi enâniyetine mağlup olarak bu hakikati teslim etmez. Evet, yaratma da, emir de Ona attir. Ancak, aklımızdan çıkarmamamız gereken husus şudur:

Sonsuz isim ve sıfatlar Sahibinin iki türlü emri ve yaratması vardır: 1-Kevnî (oluşsal), mecbûrî, ıztırârî emirleri. İster istemez herkesin yapmak, uymak zorunda kaldığı emirler, kanunlar. 2- Dîni, şerî emir: İmtihana tâbî tutulan varlıkların, yapıp yapmamakta hür oldukları, serbest bırakıldıkları emirlerdir. Kul ne isterse, Allah onu yaratır.

İşte, yaratılmış bir kul olarak bütün fiillerimiz, işlerimiz, tavır ve hareketlerimiz dahil her şeyi yaratan Odur. Çünkü, yegâne Yaratıcı Odur. Biz ise, mahlûk, yâni, yaratılmışız. Yaratılan, hiç yaratabilir mi? Şu halde yaratılan olarak biz isteriz, meylederiz, arzularız, O da yaratır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 431
favori
like
share
matrakSsS Tarih: 21.05.2007 10:33
allah razı olsun
by_ufuk Tarih: 10.03.2006 01:46
[COLOR=burlywood]Paylaşımın için çok sağol,ellerine sağlık.Bu güzel bilgiler için tekrar sağol.
Allah (c.c) razı olsun.
missx Tarih: 16.02.2006 13:11
Allah razı olsun
DeliMavi Tarih: 16.02.2006 08:23
serhatbey_066 Tarih: 15.02.2006 16:38
allah senden razı olsun
Turania Tarih: 14.02.2006 12:56