Özgürlükler alanında yaptığı çalışmalarla tanınan ünlü Fransız hukukçu Prof. Dr. Jacques Robert, Hz. Peygamber'e hakaret içeren karikatürlerin dinleri karşı karşıya getirmeye yönelik bir provokasyon olduğunu söyledi.

'Hz. İsa veya Papa terörist olarak resmedilse Avrupa kamuoyu da düşmanca tavır takınarak sokağa dökülürdü'diyen Prof. Robert, Danimarka'da yayınlanan karikatürlerin yaralayıcı olduğunu vurguladı. Fransa'nın önde gelen laiklik uzmanlarından olan Jacques Robert, karikatürlerin İslam'ın Avrupa'daki olumsuz imajıyla yakından alakalı olduğunu savundu. Müslümanlara karşı büyüyen kuşkunun ardındaki en önemli sebeplerden birisinin son yıllarda Avrupa ülkelerini vuran ekonomik kriz olduğunu öne sürdü.

Son gelişmeleri Zaman'a değerlendiren Fransız Anayasa Konseyi eski üyesi Robert, laiklik ve ifade özgürlüğü konusunda da ilginç açıklamalarda bulundu. İfade özgürlüğünün sınırının kamuda ve vicdanlarda kargaşaya yol açılıp açılmadığı ilkesi olduğunu söyleyen Prof. Robert, katı laiklik düşüncesinin yerini birlikte yaşamaya dayalı yeni bir anlayışa bıraktığını öne sürdü. Uzun yıllar rektörlüğünü yaptığı Paris Panthéon-Assas Üniversitesi'nin halen onursal başkanı olan Jacques Robert''in dinî özgürlükler, insan hakları ve laiklik konularında çok sayıda eseri bulunuyor.

Hz. İsa'nın terörist olarak resmedilmesi durumunda Avrupa kamuoyunun tepkisinin de şiddetli olacağını vurgulayan Prof. Robert, bunun Hıristiyan kamuoyunu korkunç şekilde yaralayacağını dile getirerek, halkın buna karşı düşmanca tavır takınacağını ve İslam ülkelerindeki gibi gösteriler olacağını belirtti. Böyle bir şeyi kabul etmezler; bu Fransa'da büyük skandal olur diyen Fransız hukukçu, örnek olarak birinci sayfasına Katoliklerin ruhanî lideri Papa'yı bir kadınla sevişirken koyan bir gazetenin derhal engelleneceğini ifade etti. Yine de bunu ifade özgürlüğü adı altında savunan kişilerin olacağını belirten Robert, fakat bunun derin kamuoyunun sert tepkisine yol açacağını ve yaralanan insanların şiddete bulaşabileceğini öne sürdü. Katolik gruplar, 1988 yılında Martin Scorsese'in The Last Temptation of Christ-Günaha Son Çağrı'filminin Hz. İsa'ya hakaret ettiği gerekçesiyle gösterilmemesini istemiş, sonuç elde edemeyince de Fransa'da ve Amerika'da birçok sinemayı ateşe vermişti.

Hz. Muhammed'e (sas) hakaret içeren karikatürlerin yaralayıcı olduğunu ve kendisinin de şoke olduğunu dile getiren Fransız hukukçu, karikatürlerin bir dinle terörizmi özdeşleştirdiğini belirterek, Bu, kamu düzenini bozmaya yönelik provokasyondur dedi. Düşmanlıkları ortaya çıkarmanın ve dinleri karşı karşıya getirmenin anlamsız olduğuna dikkat çeken Prof. Jacques Robert, karikatürleri yayınlayan gazetenin bu tepkilerin geleceğini tahmin ettiğini düşündüğünü söyledi.

Buna karşın olayın bir drama dönüştürülmemesi gerektiğine de dikkat çeken Robert, ifade özgürlüğünün temel bir prensip olduğunu ifade etti. Bu özgürlüğün ise bir sınırı olduğuna işaret ederek eşiği geçenlerin adli merciler tarafından cezalandırıldığını belirten Robert, Fransız mahkemelerinin 'Hıristiyanları incitiyor'gerekçesiyle yasakladığı çok sayıda film ve reklam afişini örnek gösterdi. Örneğin, Paris mahkemesi geçen yıl bir moda firmasının Leonardo da Vinci'nin, meşhur Hz. İsa'nın Son Yemeği tablosundan esinlenerek yaptırdığı reklam afişini Hıristiyanları incitiyor diye yasaklamıştı.

Fransız gazetesi yasaklanabilirdi

Fransız hukukçu, Fransa'da da yayınlanan karikatürler için, Yeteri kadar yaralayıcı değil miydi sorusuna ise 'Bu karikatürlerin amacı provokasyon ve yaralama ise, ki öyle kabul edebiliriz; bu, isyana, dinlerarası çatışmaya ve kamu düzenini bozmaya yönelik bir çağrı demektir. Yetkililer bu gazeteyi derhal yasaklama hakkına sahipti' şeklinde cevap verdi. Robert, ifade özgürlüğünün sınırının kamuda ve vicdanlarda kargaşaya yol açılıp açılmadığı ilkesi olduğunu söyledi. Fransız hukukçu, buna örnek olarak da anti-Katolik bir gazetenin, Papa'yı bir hayat kadını ile resmettiğini düşünelim. Bu bir skandal olur ve eminim yetkililer tarafından derhal yasaklanır dedi.

Sorun, İslamiyet değil

Karikatürlerin yayınlanmasının, İslam'ın Avrupa'daki imajıyla yakından ilgili olduğunu savunan Robert, 'Bu, bir gazetenin aptalca bir alayı mı yoksa bir İslamofobi kampanyasının başı mı bilmiyorum' şeklinde konuştu. 25 yıl Cezayir'de yaşadığını ve İslam ülkelerini çok iyi tanıdığını dile getiren Fransız profesör, İslam dünyası ile Batı arasında din kaynaklı bir çatışma olmadığını söyledi. İslam ile demokrasinin uyuşmadığı yönündeki teorilere karşı çıkan Prof. Robert,'Eğer bu şekilde düşünürsek, Katolik Kilisesi hiç demokratik değil. Papa'nın seçilişine bakın. Eğer bir dini örgütlenmesi üzerinden değerlendirirsek o zaman Katolik dini totaliter bir din' yorumunda bulundu. Fransız hukukçu, temelinde din çatışması olmadığı için karikatür krizinin derinleşmeyeceğini tahmin ediyor.

Robert, Batı'da İslam'a yönelik olumsuz bakışın büyümesinde ise son yıllarda yaşanan ekonomik krizlerin ve El Kaide gibi örgütlerin eylemlerinin büyük rol oynadığını öne sürdü. Bugün Avrupa'da Müslümanlara karşı bir 'güvensizlik ve kuşku'dalgası geliştirildiğine dikkat çeken Fransız hukukçu,Yanlış olduğu halde, hapishanelerdeki 10 mahkumdan inin Müslüman olduğunu söylüyoruz. Bir yerde bir kaza olayı olsa, bu bir Müslüman ya da bu bir Arap demediğimiz çok az. Veya bu Arap değilmiş diyoruz. Bu çok kötü şeklinde konuştu.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 523
favori
like
share
corleoni Tarih: 06.03.2006 00:13
adama helal olsun çok doğru tesbitler yapmış doğrusu
serhatbey_066 Tarih: 15.02.2006 16:37
evet ya bunları görmek insanın hoşunada gidiyor

bu adamı seviyorum
puslukurt Tarih: 14.02.2006 09:35
Avrupa'da böyle sağ duyulu insanları görmek çok güzel Prf. Jacgues Robert bu açıklamasından dolayı alkışlıyorum..
Haber için teşekkürler Mirage..