Dünya futbolunda derbi maçların yeri çok farklı. Şehir kulüplerinin mücadelesinde politik ve dinsel çekişmeler etkili oluyor. İskoçyada Rangers ve Celticin maçlarında Katolik-Protestan çekişmesi yaşanırken, İtalyada Roma-Lazio derbileri sağ-sol çatışmasına sahne oluyor.

Futbolda rekabet duygusunun kültürlere göre farklılık oluşturması, çeşitli sorunları da beraberinde getiriyor. Mesela, İskoçyada futbol rekabeti dinsel çekişmelerin yansıması olurken, bu durum İspanya ve Belçikada etnik farklılık şekliyle kendini gösteriyor.

Arjantin, Brezilya, Şili, Uruguay gibi Güney Amerika ülkelerinde ise toplumsal tabakalarda bölünmeler göze çarparken ekonomik sorunların bu rekabeti tetiklemesi stat anarşisini körüklemeye başladı. Bir diğer ince ayrıntı ise derbi diye anılan aynı şehrin takımlarının rekabetinin çıkış noktasını İngilterenin oluşturması. Türkiyedeki bu görüntü Avrupadan pek farklı değil. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş rekabeti dünyanın sayılı derbileri arasında heyecan fırtınasına neden oluyor.

Türkiyede derbi denince Galatasaray-Fenerbahçe-Beşiktaş maçları akla geliyor. 70li yıllarda dördüncü büyük olan Trabzonspor da bu halkaya katıldı. Ankarada Gençlerbirliği ile Ankaragücü, İzmirde Karşıyaka, Altay ve Göztepe, Karadenizde Trabzonspor, Samsunspor karşılaşmaları her zaman büyük seyirci toplamıştır.

İspanyada sınıf çatışması var
İspanya: İspanya futbolunda etnik farklılık ülke futboluna da yansımış durumda. Basklar ile Katalanlar İspanyol futbolunda söz sahibi ülkeler olarak karşımıza çıkıyor. Birçok insana göre Kraliyet: Güç, Cumhuriyet: Özgürlük anlamına gelir. Ancak İspanyada durum biraz farklı. Kraliyet Real Madridle, Cumhuriyet ise Barcelona ile özdeşleşmiş durumda. Ve bu iki devin kapışması milyonlarca futbolseveri, ekran karşısına kilitliyor.

İngiltere: İngilterede en büyük rekabet kent takımları arasında oynanan maçlarda ortaya çıkıyor. Manchester United ile Arsenal arasındaki maçlar hiçbir zaman Manchester kentinin derbisi olan Manchester United-Manchester City, Londra derbisi olan Arsenal-Tottenham ya da Liverpool kentinin derbisi olan Liverpool-Everton maçları kadar değer bulmuyor.

İtalya: İtalyada ezeli rekabet olgusu hem kentlerin kendi takımları arasındaki maçlarda hem de şehirlerarası maçlarda kendini gösteriyor. Bu yönüyle ülkemizdeki rekabet çekişmesine en yakın lig olarak Seri Ayı gösterebiliriz. Milano kentinin derbisi olan İnter-Milan, Torino kentinin derbisi olan Juventus-Torino ya da Roma kentinin derbisi olan Roma-Lazio maçları ne kadar önemliyse Juventus-Milan ya da Lazio-İnter maçları o kadar önemli ve kıran kırana geçiyor.

Almanya: Almanyanın en büyük takımı Bayern Münihin Dortmund ile olan çekişmesi son yıllarda sekteye uğradı. Bazen Schalke ile Werder Bremen yarışa ortak görünse de bu durum fazla uzun sürmüyor. Nitekim Bayern bu üstünlüğünü sürdürmeye devam ediyor. Tek fark, Bayern artık tek başına ve rakipsiz.

G.Amerika: Bocalı fanatikler pislikler dedikleri River Plate ile hiç anlaşamıyorlar. Bu rekabet öyle bir ortama ulaştı ki takımlar arası yapılan transferlere hain damgası vuruluyor. Boca Juniors fakir mahallenin takımı olarak nitelendirilirken, River Plate zengin kesim takımı olarak bilinmektedir. 20 takımlı Arjantin liginde 11inin Bounes Aires merkezli olması, bu rekabeti değişik boyutlara ulaştırıyor. Brezilyada ise aristokrat Fluminense ile, yoksul adamın takımı Flamengonun 1911den beri süregelen rekabeti, kahve ülkesinin sınırlarını aşıp tüm dünyaya açıldı.

Asya ve Afrika: Geçmişi Şah dönemine kadar uzanan İran rekabetinde başkentin en önemli iki kulübü olan İstiklal Kraliyet (Şah) ile elit kesimi, Persepolis ise halkı temsil ediyor. Bilindiği gibi Mustafa Denizli şu anda ülkenin önemli takımlarından Pası çalıştırıyor. Mısırdaki durum ise biraz farklı. Al Ahly, Arap aleminin en eski ve köklü kulübü olarak tanınıyor. Zamalek ise ülkedeki yabancılarla kurulan bir ekip.

İskoçya: Glasgow'da Rangers ve Celtic arasında 116 yıldan beri büyük bir çekişme yaşanıyor. Celtic, İrlandalı göçmenler tarafından kurulan Katoliklerin takımıdır. Rangers ise Protestanların... Rangerslı bir ailede hiç kimse Celtic'i tutamaz. Tıpkı, Celticli bir aileden kimsenin Rangerslı olamayacağı gibi. Yıllar önce son derece korkunç boyutta görülen bu çekişmeler son yıllarda yumuşadı.

Balkanlar: Sırbistan-Karadağ'daki en güçlü rekabet Belgrad'ın Kızılyıldız'ı ile Partizan takımları arasındaki rekabette göze çarpıyor. Kızılıyıldız kralı, Partizan ise sosyalist kesimi temsil ediyor. Hırvatistan'da ise Zagrep kenti iki tane güçlü takım çıkaramadığı için ezeli rekabet Dinamo Zagrep ile Split'in takımı olan Hajduk Split arasında yaşanır. Yunanistan'da Panathinaikos ile Olympiakos arasındaki mücadele Yunanlıların çok önem verdiği maçların başında geliyor.

FB-GS derbisi zirvede
Türkiye'de, kuruluşları Osmanlı dönemine rastlayan, İstanbul'un köklü üç kulübü Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş arasındaki karşılaşmalar her zaman ülkenin gündemini meşgul etti. F.Bahçe-G.Saray derbisi dünyanın en büyük derbileri arasında gösteriliyor. Bu üç kulüp arasındaki ezeli rekabetin lokomotif maçlarını F.Bahçe ile G.Saray karşılaşmaları oluşturuyor.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 715
favori
like
share
FreddyKrueger Tarih: 27.02.2006 15:44
Bence en qüsel derbi GALATASARAY - febe derbisi
ZeuS Tarih: 27.02.2006 14:52
haber için saol usta
corleoni Tarih: 26.02.2006 17:25
eline sağlık
puslukurt Tarih: 26.02.2006 16:51
Haber için teşekkürler kurtjara..
dream_catcher Tarih: 25.02.2006 12:16
tesekkurler abı