Memorial Hastanesi Kardiyoloji Bölümünden Uzm.Dr. Türker Baran, Memorial Hastanesi Kardiyoloji Bölümünde uygulanmaya başlanan 3 boyutlu ekokardiografi hakkında bilgi verdi.

Üç boyutlu ekokardiografi ile artık kardiyologlar adeta bir cerrahın göğsü açık baktığı şekilde kalbi olduğu gibi görmeye başladı. Ekokardiografide gerçek bir devrim niteliği taşıyan bu uygulama ile artık kalbin fotoğrafı değil gerçek görüntüsü görülebiliyor. Bununla da kalmayıp görüntüsel ortamda kalp evrilip çevrilip ince ince kesitler alınarak adeta doğranabiliyor ve kalp hastalıklarının tanısı ve değerlendirilmesi çok daha zengin, detaylı ölçümlerle daha doğru şekilde yapılabiliyor. İnsan sağlığını en fazla tehdit oluşturan kalp ve damar hastalıkları üç b oyutlu ekokardiografi gibi uygulamalarla belki henüz yenilmiyor ama önemli bir cepheyi insana karşı kaybediyorlar.



Kalp damar hastalıklarında ekokardiografi uygulamaları


1.Koroner kalp hastalıkları

Günümüzde koroner kalp hastalıkları tüm kalp ve damar hastalıkları içinde yaygınlık neden olduğu ölüm, yaşam kalitesindeki düşüş ve maliyet nedenleri ile birinci sırada gelmektedir.Öyle ki nüfusun kabaca üç ila dörtte birinin koroner kalp hastalığından ölümü söz konusudur. Ekokardiografi uygulamaları koroner kalp hastalıklarında ayrı bir yer tutmaktadır. Stres ekokardiografi ile koroner kalp hastalığının bir kişide olup olmadığı, koroner anjiografiye gerek duyulup duyulmadığı, eğer koroner arter hastalığı biliniyorsa ilaç tedavisinin yeterli olup olmadığı yoksa balonla damar açma (stent) ya da bypass ameliyatına ihtiyaç varlığı soruları cevaplanabilir.

Stres ekokardiografi ile bir kişinin kalp krizi riski belirlenebilir. Eğer bilinen koroner arter hastalığı mevcutsa tedavinin etkin olup olmadığı stres ekokardiografi yöntemi ile araştırılabilir.Üç boyutlu ekokardiografi ve yine son zamanlarda kalp kasının bölgesel deformasyon hareketlerinin ekokardiografik olarak son derece hassas şekilde ölçülebilmesi stres ekokardiografinin değerini ve doğruluğunu arttırmıştır. Kalp krizi geçiren kişilerde ekokardiografi altın bilgiler verir. Herşeyden önce kalp krizinin yarattığı hasar, bu öncelikle kalp kasına ama bazen kalp kapaklarına, kalp zarına da olmaktadır, ekokardiografi ile ortaya konmaktadır.

Kalp krizinin şiddeti, kalp yetmezliğine neden olup olmadığı sorularına yine ekokardiografi cevap vermektedir. Bazen kalp krizi sırasında ve sonrasında kalp içinde pıhtılar oluşabilmektedir ki bunlar aynı zamanda inme, felce neden olabilmektedir. Üç boyutlu ekokardiografi kalp yapısını çok daha iyi değerlendirilmesine olanak verdiğinden kalp içi pıhtıların saptanmasında da çok önemli faydalar sağlamıştır.

Kalp krizi sonrasında kalbin iyileşme potansiyeli, kalbin performansının arttırılması için ilaç dışı diğer tedavi seçeneklerine, balon-stentle damar açma, bypass ameliyatı ve EECP gibi, ihtiyaç duyulup duyulmadığı, kalpte canlılık araştırılması olarak adlandırılır ve ilaç kullanılarak yapılan stres ekokardiografi yöntemi ile gerçekleştirlir.

Üç boyutlu ekokardiografi ile kalbin hacımsal değişikliklerinin ölçülebilmesi kalbin performansının, tedavi öncesi ve sonrasında daha hassas ve doğru olarak saptanmasında fayda sağlanmıştır.Koroner kalp hastalıklarına bağlı gelişen kalbin uyumsuz bir şekilde kasılmasının eşlik ettiği kalp yetmezliklerinde pil tedavisinin gerekliliği yine ekokardiografi ile ortaya konmaktadır.

2.Hipertansiyon ve hipertansif kalp hastalıkları

Kan basıncı yüksekliği çağımız insanlarının çok büyük bir kısmını, %25ini etkileyen bir hastalık olarak karşımıza çıkıyor. Sürekli kontrol edilmesi, tedavi alınması gereken bu rahatsızlık, eğer yeterli tedavi edilmezse tüm organlara ama başta kalp, beyin ve böbreklere zarar veriyor ve bu organlara bağlı yetmezlikler ve kayıplara yol açıyor. Hipertansiyon aynı zamanda kalp krizlerinin de çok önemli bir nedeni. Hipertansiyonun kalbi etkileyip etkilemediği ekokardiografi ile anlaşılıyor. Erken dönemde kalp duvarlarında meydana gelen kalınlaşma ve kalbin esnekliğindeki azalma hipertansiyona bağlı kalp hastalığının ilk ayak sesleri olarak kabul ediliyor. Ekokardiografi ile bunların saptanması tedavi stratejisinin saptanmasında çok önemli bir basamak teşkil ediyor.

3.Felçler-inme

Aslında nörolojinin ilgi alanı olan bu hastalıklarda sebep büyük oranda beyine kan taşıyan damarların daralması ya da bir pıhtı ile tıkanması.Tüm nüfusun yaklaşık beşte birinin ölüm nedeni olan felç-inmelerde damarları tıkayan pıhtı %25 oranda kalp içinde çeşitli nedenlerle oluşuyor. Bu nedenler bazen geçirilen bir kalp krizi, bazen kalbin mikroplar tarafından istilası, bazen oluşan kalp atışlarındaki düzensizlikler yani ritm bozuklukları sonucunda kalp içinden geçen kan akımının yavaşlaması sonucu kalbin kuytu köşelerinde pıhtı oluşumu.Tüm bu hastalıkların ve kalp içinde pıhtı bulunup bulunmadığı ekokardiografi yöntemleri ile anlaşılıyor. Endoskopik yöntemle yapılan ekokardiografi (TEE) uygulaması dışında üç boyutlu ekokardiografi ile kalp içindeki pıhtılar, mikropların yarattığı kitleler çok daha rahat saptanabiliyor.Bu sayede önceden önlem alınıp kişiler felç ve inmeden korunabiliyor.

4.Kalp kapak hastalıkları

Kalpte dört adet kapak bulunuyor. Bunların görevi aynen damarlar içinde olduğu gibi kanın kalbin içinde tek yönlü, ileriye doğru akışını sağlamak. Çeşitli nedenlere bağlı olarak, bazen çocukluk yaşlarında geçirilen boğazdaki mikrobik infeksiyonlar neticesinde gelişen akut romatizmal ateş, bazen ileri yaşlarda kapakların kireçlenmesi, bazen kalp krizleri sonucunda kalp kapaklarının çalışması bozulabiliyor. Bazen kapaklar tam kapanamıyor, o zaman kaçaklar oluşuyor.Bazen kapaklar açılamıyor, darlıklar meydana geliyor. Çoğunlukla da bu iki durum bir arada oluyor.Kalp kapak hastalıkları tüm ölümlerin %2-3ünü oluşturuyor. Eğer kapaklardaki bozukluk çok ileri boyutta değil ise, kalbin çalışması bozulmuyorsa ki bu bilgiler ekokardiografi uygulamalarından geliyor, ilaçlarla tedavi ediliyor ve yine bu süreç tekrarlanan ekokardiografiler ile kontrol ediliyor.

Eğer kapaklardaki problem kalbin büyümesine yol açıyor, kalbin performansını kötü şekilde etkiliyorsa o zaman kapaklar cerrahi yoldan tamir ediliyor ya da yapay, protez kapakla değiştiliyor. Kalp kapak ameliyatı, özellikle kapak değiştirliyorsa çok dikkatli düşünülerek karar verilmesi gereken bir ameliyat. Çünkü protez kapakların da kendilerine ait sakıncaları var ve kişinin sürekli takip edilmesi gerekiyor. Kalp kapak hastalıklarında ameliyata karar verilmesinde ekokardiografinin çok önemli bir yeri var.

Kapak hastalığının ciddiyeti, özellikle üç boyutlu ekokardiografi ile kapak yapısının tanımlanması, kapak hastalığının kalbin çalışmasını ne ölçüde bozduğunun saptanması ameliyatın ve diğer tedavi seçeneklerinin belirlenmesinde kilit rol oynuyor.Kalp kapak hastalıklarında ameliyat kararının verilmesinde gerek efor testi gerekse ilaçlarla gerçekleştirilen stres ekokardiografinin çok önemli yeri var.Bu sayede ameliyattan fayda görecek ve görmeyecek hastaların ayırımı yapılabiliyor.

Aslında çoğu kez insan hayatını tehdit etmese de yarattığı yakınmalarla yaşam kalitesini kısıtlayan mitral kapak prolapsusu toplumun %2-5ini etkiliyor. Göğüs ağrıları, çarpıntı ve nefes darlığı gibi şikayetlerin dışında eşlik eden panik bozuklukla kişide kalp krizi korkusu hatta fobisi yaratıyor.Mitral kapak prolapsusu tanısı ekokardiografi ile konuyor. Sadece EKGye bağımlı yapılan efor testlerinde kişide mitral kapak prolapsusu varsa kalp damar hastalığı şeklinde yorumlanabilecek EKG değişiklikleri gelişebiliyor. Özellikle gençlerde ve bayanlarda gereksiz yere koroner anjiografi gibi girişimsel yöntemlere başvurulmasının önüne geçilmesi için sadece EKGye bağımlı efor testi değil egzersiz stres ekokardiografi yapılması
Yeterli geliyor.

5. Doğumsal Kalp Hastalıkları

Çocuklarda önemli bir kayıp nedeni olmanın ötesinde erişkin yaşlarda da tehdit unsuru olan doğumsal kalp hastalıklarının başlıca çoğu zaman da tek tanı yöntemi ekokardiografidir.Tüm canlı doğumlarda her 100 çocuktan birini etkileyen doğumsal kalp hastalıklarının ekokardiografi ile araştırılmasında kalbin üç boyutlu olarak değerlendirilmesi yeni bir çığır, yeni ufuklar açıyor. Bu sayede tanının konması dışında tedavi şeklinin belirlenmesi ve tedavi sonrasında takip bilgilerine de erişmek daha hassas ölçülerde mümkün olabilecek.

6. Kalp ritm bozuklukları

Hemen herkesin hayatı boyunca çeşitli dönemlerde çarpıntıları olmuştur.Bunların çoğunda kalp masumdur. Kalp genellikle yoğun bir stres altında kalma, fazla miktarda çay, kahve, alkol ya da sigara gibi uyarıcı maddelerin etkisi ile yoldan geçici olarak çıkmıştır.Ancak her türlü organik kalp hastalığı da her türlü çarpıntıyı ya da ritm bozukluğunu yapabilmektedir. Kalp kapak hastalıkları, kalp kası hastalıkları, kalp damar hastalıkları, kalp zarı hastalıkları gibi etkenler çoğunlukla sebep oldukları ritm bozukluğunun yarattığı tehditten daha önemli arazlar çıkarmaya adaydırlar. Tüm bu organik rahatsızlıkların saptanmasında ilk başvurulacak yöntem ekokardiografidir.

7. Kalp yetmezlikleri

Çok çeşitli etkenlerle kalp yetmezliği gelişebilmektedir.Günümüzde pek çok kalp hastalığı kalp yetmezliği yaratarak yaşam süresinde ve kalitesinde kısalmaya yol açmaktadır.Koroner kalp hastalıkları, hipertansif kalp hastalıkları, kalp kapak hastalıkları ve kalp kası hastalıkları (Kardiyomiyopatiler) bunların en önde gelenleridir.Kalp yetmezlikleri toplum sağlığını ve tedavi giderleri ile devlet bütçelerini tehdit ededursun kalp yetmezliğinin tedavisinde ilaçlardan kalp nakline, yardımcı cihazlardan EECP ve kalp pili uygulamalarına dek farklı tedavi yöntemleri vardır.

Bütün bu yöntemlerden hangisine başvurulacağı kalbin yapısına, kalp yetmezliğinin ardında yatan nedene ve kalp performansındaki düşüşün derecesine bağlıdır ki tüm söz konusu veriler ekokardiografi incelemeleri ile ortaya konabilir.Üç boyutlu ekokardiografinin zaman parametresine bağlı olarak global ve bölgesel kalp hacımlarını hesaplayabilmesi, kalbin balanse bir şekilde çalışıp çalışmadığının tesbitine, bölgesel deformasyon hızlarının oranları ile sadece tedavi öncesi değil sonrasında da kalbin iyileşmesinin gözlenmesine, kalp nakli sonrası yeni kalbin değerlendirilmesine olanak tanımaktadır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 615
favori
like
share
refik Tarih: 28.02.2006 22:48
değerli bilgileriniz için elinize sağlık
SU-PERISI Tarih: 28.02.2006 19:06
paylaşımların için teşekkürler
DİDEM Tarih: 28.02.2006 18:59
faydalı bilgilerin için teşekkürler.
casper Tarih: 28.02.2006 16:14
Paylaşımın için teşekkürler
doktoruydu Tarih: 28.02.2006 14:51
eline sağlık