Uzmanlar, ergenlik döneminde, en çok anne-baba beklentisi ile çocuğun istekleri arasındaki çatışmanın sorun yarattığını belirterek, ailelerden, çocuklarını seçim yapmaya yönlendirmelerini ve empoze kimlikler yaratmamalarını istedi. Ebeveynlerin, çocuklarıyla iletişim kurabilmek için öfkelerini kontrol etmeyi öğrenmeleri gerektiğini belirten uzmanlar, içten, anlamaya yönelik bir sohbet ortamı kurulmasını önerdi.

Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı Danışmanı Prof. Dr. Rüveyde Bayraktar, çocuk eğitimindeki altın anahtarın, iyi bir model oluşturabilmek olduğunu söyledi. Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü ile 9 gönüllü dernek, Etimesgut Kız Meslek Lisesi Konferans Salonunda Aile ve Gençlik Eğitimi konulu panel düzenledi. Panelin açılışında, özellikle Türk aile yapısında görülen hatalı davranış kalıpları ile aile içinde yaşanılan iletişimsizliğin çocuk üzerindeki olumsuz etkilerini işleyen kısa bir film gösterildi. Daha sonra Prof. Dr. Bayraktar, ergenlik döneminde kız ve erkek çocuklarda görülen değişimi, ebeveynlerin yaklaşımını ve çocuk, aile, okul üçgenindeki etkileşimi anlattı.

Ergenlik dönemi sorunları

Prof. Dr. Bayraktar, çocukluktan yetişkinliğe geçiş aşaması olan ergenlik döneminde, en çok anne-baba beklentisi ile çocuğun istekleri arasındaki çatışmanın sorun yarattığını söyledi. Ailenin çocuğu, kendi bireyselliği içinde kabul etmesi ve ona sevginin yanında mutlaka saygı da beslemesi gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Bayraktar, zaten yoğun bir karmaşanın yaşandığı bu süreçte ailenin, dengesiz tavırlarla çocuğu yalnız bırakmaması gerektiğini kaydetti. Bazen çocuk bazen de yetişkin muamelesi yapan aileler, ergenin içindeki çalkantıyı artırırlar diyen Prof. Dr. Bayraktar, bağlanma-bağımlılık arasındaki nüansa da dikkati çekerek, ailelerden, çocuklarını seçim yapmaya yönlendirmelerini ve empoze kimlikler yaratmamalarını istedi. Anne babanın, çocuktan beklediği davranışların aksine bir profil çizmesinin de olumsuz etki yaratacağına işaret eden Prof. Dr. Bayraktar, Buradaki altın anahtar, çocuğa iyi bir model oluşturabilmektir dedi.

Kendisine ve çevresine güven

Psikiyatrist Doç. Dr. Ece Orhon da ergenlik dönemindeki gençlerin yüzde 10nunda depresyon görüldüğünü belirterek, bunun temelinde yatan iletişim bozukluklarına karşı aileleri uyardı. Sıkça kullanılan sevgi sözcüklerinin ve beden temasının çocukta güven yaratacağına dikkati çeken Doç. Dr. Orhon, kendisine ve çevresine güvenen gençlerin, ancak sağlıklı aile yapısı içinde yetiştirilebileceğini kaydetti. Aile içinde, otoriter olmayan, çocuğun lehine işleyen kuralların da bulunması gerektiğini anlatan Doç. Dr. Orhon, Çok otoriter olmak çocuğu yıldırır, pasifleştirir, kimliğini kazanmasına engel olur. Ebeveynler, çocuklarla iletişim kurabilmek için öfkelerini kontrol etmeyi öğrenmeli ve içten, anlamaya yönelik bir sohbet ortamı kurmalıdırlar diye konuştu.

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 423
favori
like
share
pedegog Tarih: 03.08.2008 18:23
Sorunlarımızı bir arkadaşımızla paylaşmak yerine Bir Pedagog veya Psikoloğa danışmak arasındaki Farklar nelerdir?
Her insan gibi; zaman zaman zor günler geçirebiliriz ve bu dönemlerde bütün ihtiyacımız iyi bir arkadaşın bizi dinlemesi, anlaması ve yanımızda olup destek vermesi olabilir. Fakat sorunlarımız daha ciddi bir problemden kaynaklandığında arkadaşımızın bizi yargısızca dinleyebilmesi imkansız hale gelebilir. En iyi arkadaşımız bile bu sorunlar karşısında bizi neşelendirmeye yada aynı sorunu tekrar tekrar konuşmamızdan rahatsızlık duymaya başlayabilir. İşin aslı bazen içinde bulunduğumuz ruh halinde kalmamız, ve konuyu yeterince anlayana kadar tekrar tekrar konuşmamız son derece çok önemlidir.

Bir Pedagog veya Psikologtaki görüşmeniz size; duygu ve düşüncelerinizden dolayı yargılanmadan güvenli bir ortam içinde problemlerinizi incelemenize imkan yaratır. Bir Pedagog veya Psikolog; sizin veya çocuğunuzun bilinç altınızda yatan sorunlara inebilir ve yaşadığınız bu problemleri neden yaşadığınızı, nasıl değiştirebileceğinizi söyleyebilir ve aşmanız gereken süreçleri geçirmenize destek olabilir.
Oysa arkadaşlar bir probleminiz olduğunu unutmanızı ve geçici olarak kendinizi iyi hissetmenize yardım edebilir.
Kaynak: [url]www.ekremculfa.com[/url] [url]www.ozelpedagog.com[/url] [url]www.ozeldanisman.net[/url]
missx Tarih: 01.03.2006 21:31
çocuğun gelişiminde aile içi iletişim ve saygı çok önemlidir..ailede herkes birbirine özelliklede anne baba birbirine saygı gösteriyorsa çocuk için olumlu bir adım atılmış demektir..çocuk yeri geldiğinde anne veya babasını arkadaş gibi görüp onunla sıkıntısını derdini sevincini paylaşmalı tabi ki saygıyı kaybetmeden..
neyse ben susayım çenem açıldı yine başladımmı susmam şimdi bu konuda çok kitap okudum çünki..inşallah çocuklarımız sağlıklı bir ortamda yetişir kendisine ve çevresine verimli insanlar olurlar..
son kez çok beğendiğim ünlü bir düşünürün söylediği şu sözü yazayım;

Bir babanın çocuklarına yapacağı en büyük iyilik onların annesini sevmektir