Yüce Allah buyuruyor ki:

Ey iman edenler!... İçki, kumar, (tapınmak için yapılmış) dikili taşlar ve fak okları şeytan amellerinin nurdan birer parçalarıdır; onun için bunların tümündün kaçınınız ki kurtuluşa eresiniz.

Şeytan, içki ve kumar vasıtası ise sadece aranıza düşmanlık ve kin tohumları ekme, sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alı koymak ister. Buna göre artık böylesine kötü alışkanlıklardan vazgeçeceksizin değil mi? Allah'a ve Peygamber'ine itâat ediniz. Dince yakas edilen hareketlerden kaçınınız. Eğer doğru sözlere yüz çevirirseniz bilmelisiniz ki, Peygamberimizin (s.a.v) üzerine düşen, size doğru yolu açıkça bildirmekten ibarettir.

- Maide sûresi, âyet: 10, 93 -

Peygamberimiz diyor ki:

Mü'min bana salâvat getirdiğinde, Allah'ın emriyle bir melek o salâvatı alır, kabrime getirir ve "Ey Muhammed! " der "Ümmetinden falân oğlu filân kimse sana salâvat getirdi." Bende, "Ey melek" derim "Git o salâvat getiren kimseye, şefaatımın helal olduğunu ve o'na defa dua ettiğimi bildir."

Sonra da melek arş'a çıkarak, "Ey Rabbim!" der. !Falân oğlu filân kimse sevgili Muhammed'e salâvat getirmiştir." Allah da, "Git bildir" der. (Kuluma on defa rahmet ve mağfiret ettim.)

Sonra yüce Allah (c.c.) kulun getirdiği salâvat sözlerinin her harfine karşılık bir melek eder, bunlar da kıyamete kadar o kimseye getirdiği salâvatlar karşılığında sevap yazarlar. Öyle ki her meleğin üç yüz altmış dili vardır ve ayrıca üçyüz altmış çeşit de Allah'a hamdü senâ ederler.

Dinî Hikâye: BİR SARHOŞUN YEDİ KARAKTERİ

Nuh Peygamber asma kökleri dikmiş, geniş bir üzüm bahçesi meydana getirmek istiyordu. Fakat diktiği kökler bir türlü yeşermek bilmiyordu. Nûh Peygamber, "Acaba neden yeşermiyor?" diyerek tasalanıp dururken bir gün kendisine yaşlı bir ihtiyar kıyafetine bürünerek lânetlik şeytan çıkageldi ve "Ey Allah elçisi!" dedi. "Eğer bağının yeşererek üzüm vermesini istiyorsan izin ver de bütün asma köklerinin diplerine şu yedi hayvanı keserek kanlarını akıtayım."

Bağının yeşerip de çil çil üzümler vereceğini duyan Nûh Peygamber, "bildiğiniz gibi yapın" diyerek şeytana izin verdi. Şeytan da şu yedi hayvanı kesti:

Arslanı, Ayıyı, Kaplanı, Çakalı, Köpeği, Horozu, Tilkiyi, bütün bunların kanlarını asmaların köklerine bir bir döktükten sonra, bağ yeşerdi ve üzüm verdi. Böylece şeytanın ileri sürdüğü iddiası yerine gelmiş oluyordu. Daha önce tek renkte olan üzümler adı geçen hayvanların kanlarıyla sulandıktan sonra tam yedi renge bürünmüşlerdir.

İşte bunların kanlarını asmaların köklerine bir bir döktükten sonra, bağ yeşerdi ve üzüm verdi. Böylece şeytanın ileri sürdüğü iddiası yerine gelmiş oluyordu. Daha önce tek renkte olan üzümler adı geçen hayvanların kanlarıyla sulandıktan sonra tam yedi renge bürünmüşlerdir.

İşte o yüzdendir ki içki kullanan kimsede şu yedi karakteri görmekteyiz. Her içki içen kimse sarhoşken; kendini aslan gibi cesur, ayı gibi kuvvetli, kaplan gibi öfkeli (kükremiş), çakal gibi konuşkan (uluyan) köpek gibi kavgacı (hırlayıcı), tikli gibi kurnaz ve intikamcı, horoz gibi ötücü hisseder.

-Hayatül Kulûb-

Peygamberimiz diyor ki:

Gerçek anlamıyla mü'min bir kul zina yapmaz. Gerçek anlamıyla mü'min bir kul hırsızlık etmez. Gerçek anlamıyla mü'min bir kul içki içmez. Gerçek anlamıyla mü'min bir kul adam öldürmez.

-Buhari-

Bu hadise dayanarak Şafiî diyor ki: İçki içen, mü'min değildir. Çünkü ŞafiĞi mezhebine göre amel, imandan bir parçadır, amel etmeyen, mü'min sayılmaz.

Bize göre, yani Hanefi'ye göre amel, imandan bir parça değildir, sadece imanı olgunlaştırmaya yarayan bir unsurdur. O yüzden ameli terk eden kimse bize göre mü'min sayılır.

Bir gün Peygamberden "Gerçek anlamıyla mü'min bir kul içki içmez" diyen sözleriyle neyi kasteddiğini sorarlar. O da yere büyükce bir daire ile onun ortasına da ikinci bir daire çizerek şöyle der: "Birinci daire İslâm, onun ortasında yer alan ikinci daire de imandır. Kul, içki içtiği veya zina yaptığı veyahut da hırsızlık ettiğinde iman dairesinden çıkar, fakat İslâm dairesinden çıkmaz. Ancak Allah'a ortak koştuğunda -Bundan Allah'a sığınırız.- İslâm dairesinden de çıkar."

Ey mü'min kardeşlerim!. Şu gerçeği iyi bilin ki bize göre, yani Hanefi mezhebine göre İman ile İslâm birdir. Bunun en açık delili de şu âyettir.

"İslâm'dan başkasını din olarak seçen kimsenin dini Allah katında kabul olmayacaktır. Ve o kimse öbür dünyada hüsrana düşenlerdendir."

Çünkü İslâm'ın dışında bir dine mensup olan kişi, kendine Cennete karşılık Cehennemi seçmiş demektir.

Peygamberimiz diyor ki:

Kul zina ettiğinde veya içki içtiğinde Allah (c.c.) ondan, tıpkı kişinin gömleğini başından çıkarması gibi imanını alıp çıkarır.

Peygamberimiz diyor ki:

Kişi zina ettiği veya içki içtiğinde, imanı kalbinden ayrılarak başı üstünde bir gölge gibi bekler. Bu kötü hareketleri terk ettiğinde ise tekrar sahibine dönüp girer.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3128
favori
like
share
matrakSsS Tarih: 21.05.2007 10:43
allah razı olsun
by_ufuk Tarih: 10.03.2006 00:11
[COLOR=burlywood]Sunmuş olsuğun güzel ve faydalı bilgilerin için çok sağol
Allah (c.c) razı olsun
corleoni Tarih: 08.03.2006 18:06
paylaşım için sağol