Ceza, rap'in tarihini yazıyor!

İG: Türkçe rap'in en büyük ismi Ceza ile yaptığımız röportaj çok keyifliydi. Hammer müzikte buluştuğumuz çok samimi, şarkıları kadar hızlı ve uzun konuşan bu adam, en büyük olduğunun da gayet farkında. Zaman zaman fazlaca iddialı bulsak da bu iddiasını "ukala" tavırlarla hiç ilgisi olmayan "kendine güvenen ve yaptığı işin kalitesinin farkında" adam şeklinde ifade ediyor. Yani rahatsız edici değil, aksine ikna edici, tahmin ettiğimiz gibi sempatik biri çıktı Ceza.

İG:Hip hop'a ilk kim bulaştırdı? Ne zamandan beri, sonra neden?

CEZA: Okey. 1980'li yıllarda TRT'de izlediğim Break Dance 1 - 2 - 3 serisi ve Beat Street adlı film sayesinde tanıdım bu müziği. Break dans ve hip hop kültürünü daha tanımıyordum ama o filmlerde arkadan gelen müzikle, konuşmalı müzikle, daha adının rap olduğunu bile bilmiyordum, böyle bir şeyin varlığını keşfettim. Müzik dinlemeyi zaten çok severdim. Benim babam Scorpions'lar, Led Zeppelin'ler, Ian Anderson'lar filan dinleyen bir insandı, evde zaten plaklar çalınırdı ama rap müzik beni aldı resmen, ilkokul çağlarında filandım. Arada Orhan Gencebay, Erkin Koray, yani o zamanın baba isimleri denebilecek kişileri de dinliyordum. Tam 90'larda Run DMC ile tanıştım, sonra Public Enemy derken elimdeki materyaller çoğalmaya başladı. Bu müzik ve kültür hakkında daha fazla bilgi edinmeye başladım. Aynı zevkten arkadaşlarım olmaya başladı ve 95-96'larda söz yazmaya başladım amatörce. Tabii bu işi bilinçli yaptıktan sonra, rap'in ne olduğunu anladıktan sonra daha bir zevk vermeye başladı ve benim işim bu dememe bile gerek kalmadan içinde buldum kendimi.

İG: Yaptığın ilk profesyonel iş Nefret miydi?

CEZA: Nefret öncesinde birçok konser ve demo vardı, 98 yılında Dr. Fuchs ile Nefret grubunu kurduk, 99'da "Yer altı Operasyonu" adlı compilation albüm çıktı, dört parçayla yer aldık, bayağı da dikkat çektik, çeşitli label'lardan teklifler geldi, 2000 yılında "Meclis'i Ala İstanbul" albümü piyasaya çıktı. Firmamız bile 5.000 satmayı beklerken 25.000 satınca bu iş Türkiye'de olacak dedik. Zaten manevi olarak tatmin oluyorduk, sonuna kadar yapacaktık ama yaptığınız işin bir karşılığı da olması şart. Daha sonra Nefret'in ikinci albümü "Anahtar" çıktı, 30.000 sattı o da. Sonra Dr. Fuchs askere gitti ve ben "Med cezir" albümünü piyasa çıkardım. Bu sırada sayısız yurtdışı konseri oldu, Türkiye turnesine çıktım, basın çok ilgilenmeye başladı. Farklı sanatçılarla çalışmalar yaptım, Güneydoğu'ya kadar gidip konserler verdim. 1,5 ay önce de "Rapstar" albümüm piyasaya çıktı. 5 haftada 50.000 gibi bir satışa ulaştı. Bu iyi bir başarı bizim için, daha da iyiye gidiyor şu anda. Rap şu anda hiç olmadığı kadar iyi bir yerde Türkiye'de, bizim ve bizi destekleyen insanların sayesinde. Yine de hala olması gereken yerde değil buna inanıyorum ve inşallah olması gereken yere getireceğiz. Şu anda Türkiye'de rap'in tarihini yazıyoruz, göreceğiz bakalım nasıl.

İG: Ceza, rap'in tarihini yazıyor!Peki Ceza ismi nereden geliyor? Sadece "nefret" dolu bir sahne ismi ararken mi bulundu?

CEZA: Freestyle denen doğaçlamalar vardır rap'te. Dünyanın her yerinde lakap kullanılır, kural gibi bir şey aslında. İlk başladığımda Ceza ismini seçtik kendimize çünkü cezalandırıyorsun herkesi, mecazi bir anlamı olmalı yani. İlk başta basit geliyor insanlara ama Türkçe bir kelime en başta, yabancılar da telaffuz edebiliyor, kulağa hoş geliyor. Öyle kaldı işte, babam bile Ceza diyor evde, gerçek ismim Bilgin ama Ceza da gerçek ismim artık!





İG: Bu işte flow'ları kim seçer, mc mi, prodüktör mü? İlk albüme göre çok daha başarılı buldum ben melodileri.

CEZA: Ben ve birlikte çalıştığımız prodüktörler karar veriyoruz bunlara. Çünkü uzun zamandır dinlediğim müzik sadece rap değil, punk, rock, hardcore, new age, elektronik, her şeyi dinliyorum. Üreten bir insan olduğunuz için yelpazenizin geniş olması lazım. Çıkan sonuçlar da Rapstar'daki gibi oluyor. Sonuçta müzik yapıyorum ben, yaptığım şey rap'in ötesinde, müzisyen ve sanatçıyım en başta. Benim yaptığım tür flex ve flex'e uyacak altyapılarda bunlar çıktı. Hint sitarı var, bas gitarlar canlı, davul canlı, darbuka var, ramazan davulu var, elektro gitar var. Canlı olsa keşke bütün altyapılar, benim yapmak istediğim de bu, bakalım ileride planlar var ama önce askerlik var önümde.

İG: Flex yapmak bizim Türk rapper'larda dünyaya göre daha bir popüler gibi?

CEZA: Maalesef öyle.

İG: Sen de bu işin en iyisisin. Elde sözlük mü çıkıyor bu kafiyeler yoksa freestyle mı?

CEZA: Müzikle birlikte bir bütün olması lazım. Ne çağrıştırıyor, ne yazabiliriz, konu ne olmalı, nasıl bir duygu veriyor? Ben yazarken hece uyumu, kelime sayısı, sesli harfle bitip sessiz harfle başlaması, hece sayısı, cümlenin uzunluğu, bütün bunlara dikkat ediyorum. Ayrıca ritmle birlikte uyumlu ve anlam bütünlüğü içinde olması lazım, gerçekten zor bir şey. Ümit Davala da rap yapıyor sonuçta. Kıyaslamak zor, müzikten anlayan insansanız iyi rap, kötü rap bunu anlayabilirsiniz, rap dinlemeniz gerekmiyor. Biz bakıyoruz da bunu başarmışız, rap dinlemeyen insanlar bile gelip bizi tebrik ediyorlar, konserlerimizi izliyorlar, albümlerimizi alıyorlar. Yapmak istediğim de bu, bütün insanlara müziğimi dinletebilmek, bu da oluyor.

İG: Peki Flex'in bizde bu kadar popüler olmasının sebebi ne?

CEZA: Flex'in göz önünde olmasının sebebi, Türkiye'de bu işi yapan popüler kişilerin, benim, Fuat'ın flex yapması, aslında underground bir tarz olması lazım. Ama başka bir alternatif olmadığı için insanlar bizi takip ediyorlar ve bizi taklit ediyorlar. Onlara önerim, müzik yapmaya başlamadan önce bu müziği, bu kültürü beş on yıl takip etsinler, ne yapmış adamlar, 80'lerde ne olmuş, 90'larda ne olmuş. Öncelikle İngilizce rap'in iyilerini dinlemeye başlamaları, ondan sonra Türkçe rap dinlemeleri lazım. Şu anda bir kez Türkçe rap dinleyen insan, ertesi gün demo yapmaya kalkıyor ama bu iş çok zor gerçekten. Kimsenin önünü kesmeye çalışmıyorum ama ilerisi için zor olur. Barikat gibi grup olurlar sonunda. O yüzden iyi dinlesinler, iyi üretsinler ve her yaptıkları iş bir öncekinden daha iyi olsun.

İG: Sende yabancı rapperlar gibi dili kendine göre yamultma yok, dediklerin anlaşılıyor, Türkçe buna uygun mu değil yoksa kendi tercihin mi?



CEZA: Bozuluyor aslında. Türkçe rap'te birçok şey anlaşılmıyor. Söylenen anlaşılmıyor, ifade edilen anlaşılmıyor. Biz kesinlikle buna dikkat ediyoruz. Ben kendi adıma Türkçemizi iyi kullandığıma inanıyorum. İyi konuştuğumu düşünüyorum ve rap'ime de bunu yansıtıyorum. Rap'im konuşmamı etkiledi, ritmle konuşmaya başladım, günlük konuşmam da rap'imi etkiledi, daha tane tane, anlaşılır oldu söylediklerim. Konserlerde bile insanlar en hızlı parçaları anlayabiliyorlar, eşlik edebiliyorlar. Bu da biraz zaman ve çalışmaya bağlı. O yüzden çok çalışmaları ve bu işe erken başlamaları lazım. Bu işi alıp götürebilecek olanlar gençler.

İG: Yurtdışından, popüler akımlardan, hip hop'un dışarıdaki gidişatından ne kadar etkileniyorsun?

CEZA: 95'lerde dinlediklerimden çok etkilendim tarz olarak. Elbette dinlediğim şeylerin tarzı neymiş diye de bakıyorum, takip ediyorum. Ama rap artık dünyanın her yerinde sabit, oturmuş. Arada bir rap yükseliyor, pop yükseliyor, boy band'ler yükseliyor, o yüzden takip etmek değil de içimden ne geliyorsa yapmak beni daha çok tatmin ediyor.



İG: Albümde imalı, imasız laf dokundurmalar var, eh alıngan bir toplum değiliz de diyemeyiz, hala piyasada yerini garantilememişken birilerinin kulbuna getirip başarısız olmana yol açmalarından filan hiç korkmuyor musun?

CEZA: Böyle şeyler oluyor tabii, büyük adamlar da kuyumuzu kazmaya çalışıyor, küçükler de. Benim arkadaş çevrem ve ailem çok güçlüdür, birçok zorlukları yendik. Sonuçta elimizden geldiğince birilerinin yoluna taş koymaktan, kaba kuvvetten kaçtık, bunları hiç yapmadık. Sadece kendi yolumuza baktık ve başardık. Bir zamanlar bizimle birlikte bu işi yapanlar, şimdi bizi taşlıyorlar. Biz buna karşıyız. Diğer insanların ne dedikleri de çok önemli değil çünkü ben yaptığım işten eminim. İyi yaptığıma inanıyorum, bu ülkede bu işi daha iyi yapabilecek biri yok, otorite de yok zaten. Şimdiye kadar abuk sabuk bir iki yazı okudum gazetelerde, onlar da Cartel'i övüp arkasından beni kötülemiş, o da çok tezat olduğu için ciddiye almadım bile. O yüzden herhangi bir korkumuz yok, ağzımıza geleni söylüyoruz. Sadece lafta kalmıyor tabii insanların yaptıkları, albümleri almayın kampanyaları, site çökertmeler... Ama ben bir politikacıyı eleştirmek istersem onu yaparım, hiçbir kaygım olmaz.

İG: Ceza, rap'in tarihini yazıyor!Peki aktivizm sadece şarkılarda mı kalıyor? Senin misyonun sadece bir şeyleri "hatırlatmak" mı?

CEZA: Aslında aynı şeyi düşünüyoruz, bütün gençler, savaşa karşıyız, özgür yaşamak istiyoruz, doğanın yok olmasını istemiyoruz. Bir politikacının kürsüye çıkıp bunları anlatması çok farklı, müzikle, hem eğlendirip hem de bunları hatırlatmak çok farklı. O yüzden insanlar etkileniyorlar ve beğeniyorlar ve benim yapmak istediğim iş de bu, kendimi anlatmak, kendimi ifade etmek. Normalde çok sinirli bir insanım ben, müzik olmasaydı başka bir tutumun içine girebilirdim şu an, illegal şeylere yönelebilirdim. Ama müziğim var Allahtan, kendimi o yöne kanalize edebiliyorum.

İG:Ayben'e de bir albüm yapılacakmış.

CEZA : Evet, başladık onun çalışmalarına. İnşallah güzel bir şey olacak. Çıktığım konserlerde aldığı tepkiler çok iyi.

İG: Sahnede o kadar ilgi görmesinde kardeşin olmasının etkisi var mı? Sen olmasan bir kadın rapper Türkiye'de tutulabilir miydi?

CEZA: Yo zannetmiyorum. Mesela Prodigy konserindeki tayfa çok cool bir tayfaydı, sanmıyorum, alkışlamazlardı. Tabii biliyorum, yine beğendiler, iyi bir şey yaptık sonuçta. Demek ki Ayben profesyonel bir şeyler yapmış ki Prodigy'deki tayfa da alkışladı.



İG: İstanbul ve Ankara dışında rap dinleyicisi var mı, onlara ulaşabiliyor musun?

CEZA: Şu ana kadar Güneydoğu'da, Doğu Anadolu'da, İç anadolu'da, bütün bölgelerde konser verdim Karadeniz dışında. Zonguldak'a kadar gidebildik ama bir Karadeniz turu da düşünüyoruz. Benim için sınır yok, Türkiye'nin, dünyanın her yanına gidebilirim. Diyarbakır'daki konserimde elli kişi vardı ama İstanbul'daki beşyüz kişiye bedeldi o. İnsanların tepkileri o kadar güzeldi. İnsanlar bir beklenti içinde, büyük şehirlerde her şeyi bulabiliyorsunuz ama Güneydoğu'dakiler yılda bir, belki hayatlarında bir kez böyle bir şey yaşayacaklar, o yüzden çok sıcak bakıyorlar; Anadolu'daki konserlerde bunu hissetmek daha özel bence. Oradaki insanlar da bekliyorlar artık alternatif bir şeyler.

İG: Aksesuarlarını rahatça bulabiliyor musun? Ceza markalı ürünler görebilir miyiz ileride?

CEZA: Pek rahat bulunmuyor. Yurtdışına çıkınca alıyorum, buradan pazardan aldığım da oluyor ama genelde yurtdışındaki hip hop mağazalarından alıyorum beğendiğim şeyleri. Türkiye'de maalesef daha tam olarak bu işi yapan bir mağaza yok ama olacak. Bu iş başladı ve bir sektör olacak. Bir süre sonra MTV'deki gibi ticari rap yapanlar, oynak rap yapanlar da çıkacak, 400, 500 bin satacak, mağazalar da açılacak, partiler artacak, sokaklarda daha çok rap'çi göreceğiz, bu kaçınılmaz.

İG: Hip hopçuların bir arada eğlenebileceği pek yer yok. Belki zaten böyle bir derdin de yok. Müzik dışında nasıl vakit geçiriyorsun?

CEZA: Arkadaş ortamında playstation oynuyoruz, Discovery Channel'da belgesel izleyip evde oturmayı tercih ediyoruz. Müzik dinleyip stüdyoda kayıt yapıyoruz. Çıkmayacak bile olsa kendimiz dinlemek için şarkılar kaydediyoruz. Kendi konserlerimizde eğlendiğimiz fazlasıyla yetiyor zaten bize, herhangi bir kulübe gitmiyoruz. Alışmamışız, arkadaşlarla takılmak daha keyifli geliyor bana. Daha sakin, özgür, güvende oluyorsun.

İG: Buffy mi Angel mı?

CEZA: Buffy. Çok fazla izlemiyordum ama daha bir ürküttü beni. Korku filmleri, gerilim, fantastik filmler hoşuma gidiyor.
Respect And Peace

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1076
favori
like
share
paradox Tarih: 17.09.2006 13:25
ellerine sağlık sağol