[COLOR=coral]Kuantumla ışınlanma olayı gerçekleşiyor arkadaşlar. 2003 yılının Ocak ayında araştırmacılar, lazer fotonlarını, 2 kilometre uzunluğunda fiberoptik kablolar aracılığıyla, 55 metre uzaklıktaki bir başka laboratuvara ışınlamayı başarmışlar. Böyle giderse gelecekte herşey çok hızlı olacak. Örneğin 2 saniyede İstanbul İzmir seferi, 10 saniyede dünya turuna çıkarız herhalde...:)


Kuantum ışınlama Nedir?





--Bir kuantum ışınlama kabini yapmak mümkün mü?--

Işınlama Olayı

Işık demetini istenilen noktaya ileten bilim adamları,insan ve nesnenin de ışınlanabileceğini açıkladı.Avusturalya'lı bilim adamları,bir ışık parçacıgını,bir yerden başka bir yere ışınlamayı başardı.

Kuvant(nicelik)teorisi kapsamında,elektromanyetik ışınların en küçük miktarını nakletmeyi başaran Prof.Anton Zeilinger ve ekibi,Türk televizyonlarında da ilgiyle izlenen Atılgan uzay gemisinin mürettabatının gezegenler arasında ışınlama yoluyla seyahatini akla getirdi.

Zeilienger'in sistemi,elektromanyetik ışınların,gönderici ve alıcı diye ikiye ayrılması ve üçüncü bir elektromanyetik ışığın iletilmesine dayanıyor.Buna göre gönderici kendi ışınlarını ölçüp,sonucu istenilen noktaya aktarıyor.Bu noktada alıcı gelen sonucu kendine uyarlıyor.Çıkış noktasındaki ışığın gerçekten kaybolduğunu ve alıcı pozisyonuna aktarıldığını belirten uzmanlar,elde edilen sonucun kopyalama ya da görüntü sayılamayacağına dikkat çekiyor.

Fizik dünyasında çok önemli bir gelişme olarak kabul edilen deney,insanoğlunun gelecekteki yaşamınada ışık tutuyor.Uzmanlar,ışınlamayı önce bilgisayarlarda,ışınlanacak materyal hakkında bilgi aktarımı için kullanmak istiyor.Nesnelerin de ışınlanması için fizik yasalarının engel sayılamıyacağını belirten uzmanlar,çalışmalarını sürdürüyor.

2003 yılının Ocak ayında araştırmacılar, lazer fotonlarını, 2 kilometre uzunluğunda fiberoptik kablolar aracılığıyla, 55 metre uzaklıktaki bir başka laboratuvara ışınlamayı başardılar. Araştırmacıların kullandıkları yöntem, minik birimler halindeki bilgisayar verilerini (bu birimlere kubit adı veriliyor) bir yerden bir başka bir yere iletmeye yarıyor.
Işınlamanın ne olduğunu, birçoğumuz televizyonda yayınlanan Uzay Yolu adlı bilimkurgu dizisiyle öğrendik. Dizideki kahramanların, uzay gemisinin içindeki bir başka bölmeye, bir başka gezegene ya da bir başka evrene gitmek için yapmaları gereken tek şey kendilerini ışınlamaktı. Bilimkurguda ışınlama (teleportasyon), bir nesnenin tam bir kopyasını bulunduğundan farklı bir yerde yaratıp gerçeğini yok etmek anlamına geliyor. Belli bir nesnenin maddesel özellikleri taranıyor; bu bilgiler başka bir yere aktarılarak nesne orada yeniden yapılandırılıyor. Bu yolla insanlar hiç zarar görmeden ve hiç zaman geçirmeden istedikleri kadar uzağa gidebiliyorlar.
Gerçek yaşamdaysa, Heisenberg Belirsizlik İlkesi nedeniyle, ışınlanmanın mümkün olamayacağı düşünülüyor. Daha doğrusu, on yıl öncesine kadar böyle düşünülüyordu. Bu ilkeye göre, bir atomu ya da başka bir nesneyi ışınlamak amacıyla ne kadar yakından taramaya çalışırsanız, özgün durumunu o kadar bozarsınız; yani gerçek bir kopyasını yaratamazsınız. Ancak, 1993 yılında yayımlanan bir makale, taşınacak nesne olarak fotonları, yani ışık parçacıklarını kullanarak bir tür ışınlamanın gerçekleştirilebileceğini ortaya koymuştu. Bir lazer ışınının, sıkıştırılıp aynı anda iki ışık parçacığı yaratacak biçimde ayrılmasıyla bu sorun çözülebilirdi. Bu süreçte üretilen ışık parçacıkları, ruh ikizi gibi davranıyorlardı. Ayrı düşseler bile, bir parçacığa yapılan bir işlem, ötekini de etkiliyordu. Araştırmacılar, ışınlamada taşıyıcı olarak bu parçacıkların kullanılabileceğini düşünüyorlardı. Bu parçacıklara üçüncü bir parçacık, mesaj parçacığı katıldığında, mesaj parçacığının özellikleri her iki parçacığa da aktarılabilirdi. Işınlama için, ikiz ışınlardan biri taranıyor; mesaj, fiberoptik kablolarla alıcıya iletiliyor ve yerine vardığında yine ışın haline dönüştürülüyor.
O zamandan bu yana araştırmacılar, bu yöntemin geçerli olup olmadığını anlamak üzere deneyler yapıyorlar. Ancak, araştırmacıların ışınlamaya çalıştıkları, insanlar ya da başka nesneler, hatta atomlar bile değil, ışık parçacıkları. Bu yeni yöntemin geliştirilebilmesi için araştırmacıların önünde daha aşılacak çok yol var. Ancak, bu yöntemin günün birinde bilgisayar teknolojilerinde önemli iyileştirmeler yapılmasında kullanılabileceği düşünülüyor.




Işınlama gerçek mi oluyor?

Danimarka'lı bilim adamlarının, bilim dergisi Nature'ın son sayısında çıkan deneylerinde, "kuantum-atom ışınlaması" için uzun vadeli bir araştırmaya imza attığı bildirildi.

Aarhus Üniversitesi öğretim üyesi fizikçi Eugene Polzik ve meslektaşları, laboratuvar ortamında, lazer ışığı kullanarak ilk kez ''çok miktarda atomun'' aradaki mesafeyi aşarak toplu halde taşınmalarını, ''ışınlanmalarını'' sağladı.

Daha önce ABD'de Caltech'de, yani California Institute of Technology yüksek öğretim kurumunda yine lazer kullanılarak birkaç atomun taşınmasının 1998'de gerçekleştirildiği bildirilmişti.

Avusturya Innsbruck Üniversitesi'nden fizikçi Ignacio Cirac, Danimarkalı Polzik ve ekibinin deneyenin ileride kuantum iletişim sistemleri, kuantum hesap işlemleri ve sonunda ışınlama yollarını da açabileceğini söyledi. Cirac, ''deney kuantum fiziğinin gelişimi için başarıdır'' dedi.

Danimarka ekibi, ''taşımayı'', en ufak enerji birimi kabul edilen kuantumun atomaltı kaynaştırma yöntemiyle elde etti.

Atomları taşıma veya ışınlamada kullanılan ''Uzaktan atom sarmalaması'' kavramı için, yani, iki veya daha fazla atomaltı parçacığın fiziki temas olmadan sarmalanması için büyük fizik alimi Albert Einstein (1979-1955), ''bir uzaklıktan hayalet gibi eylem' tanımını kullanmıştı.

Dünya'nın ve Güneş Sistemi'nin mensup olduğu Samanyolu gökadasının ortalama çapı 90 bin ışık-yılı (Eliptik gökadamızın dar çapı 60, uzun çapı 110 bin ışık yılı)... Saniyede 300 bin km hızla, yani ışık hızıyla gidilirse 1 ışık-yılı 9.5 trilyon kilometre... En yakın gökada Andromeda 2 milyon ışık-yılı uzaklıkta. ''Bu evrende'', milyarlarca yıldız içeren yüz milyonlarca gökada (galaksi) var.

İnsan ömrü şartlanmasıyla ''solucan deliği'', veya ''ışınlama'' gibi kestirme yollardan uzak diyarlara gitmek düşü bu yüzden kuruluyor.


Çetin BAL: Gerçek anlamda bir ışınlama sistemi nasıl olabilir?

...İçinde yaşadığımız madde ve enerjinin yasaları nasıl bir ışınlama mantığını bize sunabilir!

Ben bir maddeyi manyetik enerjiyle nasıl naklederim?Bunu aklın en derin mantıksal ön görüsü içinde düşünmek lazım.

Şimdi mesele maddenin atomlarını, moleküllerini uzay/zaman içinde ordan oraya ittirip kaktırmakla ışık gibi hızlandırmakla olmaz bu iş!! Maddenin dalga hali denen bir olay var yani örneğin diyelim bir elektron çekirdeğin çevresinde her noktada aynı anda bulunabilir.Böyle bir kuantum mantığı var.Dalga ve parçacık mantığı var.Burada asıl madde nakli denen şey maddenin içine girdiği uzay/zaman kafes örgüsünü-iskeletini kaydırarak içerisinde yer alan maddeyi de bir noktadan diğerine taşımak söz konusu.Şimdi titreşimsel sapma ve ''n'' boyutunda değişim, maddeyi içine alan uzay/zaman çizgilerinde bir gravitasyonel dalga atması ve çekişi yaratmak için şart.Madde böylece bir tür iç uzaya çekilerek (sanki dördüncü bir boyuta doğru gibi) gideceği noktaya doğru yönelir.Yani bir çeşit FM bandı frekansında bir gravitasyonel bir asılım dalgası içine maddeyi almak lazım.Bu belli frekanstaki yoğunlaşmış manyetik alan gücü belli bir frekansa sahip bir iç uzaysal alana doğru kayan bir gravitasyonel dalga atması yaratmış olur.Bir nevi cismin yada maddenin zamansal çerçevesindeki değişim, cisme mesafeler arasında bir yerdeğiştirim için imkan vermektedir.Mesafe ve değişen zaman çerçevesi? Acaba belli frekanstaki gravitasyonel bir dalga, içine aldığı maddeyi küresel bir tesir alanı içinde aynı anda her yerde var olacak biçimde bir alansal dalga etkisimi yaratıyor.Böylece o alanla senkronize olan o alana ayarlı diğer bir gravitasyonel dalga alanı ile uyumlanan(indüklenen) verici alan, alıcı alan içinde frekansların tekrardan bilinen n boyutu frekanslarına ayarlanmasıyla orda beliriyor mu?

Işınlama hadisesini kendi boyutumuz içinde düşündüğümüzde maddenin bir noktadan diğerine intikali bir lazer ışın demetini andıran bir gravitasyonel dalga demeti (yönlendirilmiş) şeklindemi olmaktadır? Ya da elektromanyetik dalgalar içine kodlanan bir ses ve görüntü dalgasının herhangi bir noktadan bir radyo alıcısı gibi indükleme ve rezonans prensiplerince alınması gibi mi olmaktadır.

Farklı kabinler arasında eşya nakli? Bu işlem iç uzay doğrultusunda rezonanssal bir enerji koridoru boyunca eşyanın bir gravitasyonel dalga içinde yürütülüp-kaydırılması işlemidir.İç uzaya çekilen bir maddeyi bir başka uzay/zaman noktasında iç uzaysal bir FM alan gücü oluşturup maddeyi bu alan içine indüklenecek şekilde rezonatif bir uzay/zaman kayması yaratmak olasıdır.

Hafif bir zaman bükülmesi/değişimi bir << küresel uzay bükülümü baloncuğu yaratır>>.Bu küresel eğrilik balonu (kabarcığı) bir yumurta gibi asimetrik bir hal alırsa bu alana dahil olan bir cisim yerçekimsel bir potansiyel etkisi altında kendi uzay/zaman zemininin dalgalanması ve bir dalga gibi yürütülmesi sonucunda uzay boyunca daha doğrusu iç uzay boyunca gravitasyonel bir dalga atması içerisinde taşınır.Bu hareketi yönlendirilmiş bir lazer dalgasının (gravitasyonel dalganın) hareketi gibi düşünebiliriz.Bu kabinler arası hareket veya madde nakli rezonatif bir çekimsel yönelim olmalıdır.Aynı frekans boyuna ayarlı iki dalganın ya da iki mıknatısın birbirini çekmesi ve alanların birbiri içine karışması gibi..! Bu işlem yani << manyetik yerçekimsel asılımla uzay/zaman kafesinin yürütülmesi>> farklı cep telefonları arasındaki frekans uyumlanması gibi bir şeydir.Bu uyumlanma kanalından sesin ve görüntünün diğer tarafa nakledilmesi gibi bir şeydir bu! Burada maddenin kendisi yerçekimsel asılım koridoru boyunca orijinal bütünlüğünü koruyarak diğer noktaya taşınmış yani çekilmiş oluyor.Belli frekans kodları içinde taşınan ses ve görüntüler gibi eşyalarda belli frekans ve dalga boyu kanalları içerisinden uzaktaki bir noktaya taşınır.

Işınlanmanın anahtarı öncelikle cismi hafif bir zaman değişim küresi içine almaktır! Bu işlem eğri bir küresel uzay/zaman baloncuğu içerisine bir cismin alınarak görünmez olmasıdır.Tam bu noktadan ve bu hal içerisinden bir diğer noktaya doğru cismin gravitasyonel bir asılım dalgası boyunca çekilip-sevk edilmesi nasıl olur? İç uzay boyunca cismin üçboyutlu uzayın herhangi bir noktasına hareketi?

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 975
favori
like
share
dutgeli Tarih: 22.06.2008 13:58
tsk
1948 de olmuştur
utkuongun Tarih: 11.03.2006 23:48
Paylaşımın için teşekkürler
varolcan Tarih: 11.03.2006 17:10
güzelmis.bilgiler için saol :78:
by_ufuk Tarih: 11.03.2006 17:04
[COLOR=burlywood]Eğer bu gerçeklirse heralde ulaşım sorunu ortadan kalkmış olur. Ve bence süper olur :5:
DarkAngel Tarih: 11.03.2006 14:05
bilgiler süperdi bilgi sahibi oldum walla saol kardeş...