SALKIMSÖĞÜT

Akıyordu su
gösterip aynasında söğüt ağaçlarını.
Salkımsöğütler yıkıyordu suda saçlarını!
Yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere
koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere!
Birden
bire kuş gibi
vurulmuş gibi
kanadından
yaralı bir atlı yuvarlandı atından!
Bağırmadı,
gidenleri geri çağırmadı,
baktı yalnız dolu gözlerle
uzaklaşan atlıların parıldayan nallarına!

Ah ne yazık!
Ne yazık ki ona
dörtnal giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak,
beyaz orduların ardında kılıç oynatmayacak!

Nal sesleri sönüyor perde perde,
atlılar kayboluyor güneşin battığı yerde!

Atlılar atlılar kızıl atlılar,
atları rüzgâr kanatlılar!
Atları rüzgâr kanat...
Atları rüzgâr...
Atları...
At...

Rüzgâr kanatlı atlılar gibi geçti hayat!

Akar suyun sesi dindi.
Gölgeler gölgelendi
renkler silindi.
Siyah örtüler indi
mavi gözlerine,
sarktı salkımsöğütler
sarı saçlarının
üzerine!

Ağlama salkımsöğüt
ağlama,
Kara suyun aynasında el bağlama!
el bağlama!
ağlama!

Etiketler:
Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 442
favori
like
share
Globalist Tarih: 18.03.2006 01:24
İşte Buuuu....
Temren Tarih: 17.03.2006 14:06
Güzel bi paylasım yuregine saglık arkadasım
istanoz Tarih: 17.03.2006 12:56
iyi
stormysea Tarih: 17.03.2006 11:54
şiir çok güzel. böylesi şiirleri paylaşan yüreklerinize emeklerine sağlık
sonersnr Tarih: 17.03.2006 01:13
Verilen emek, Harcanan Zaman ve Paylaşılanlar İçin Bir TEŞEKKÜR Çok Olmasa Gerek!