Mevsim, düğün mevsimi. Mahallemizde, kentimizde, ülkemizde bir düğün telaşıdır gidiyor. Biz de şu sıralar hayatlarının bir dönemini noktalayıp, yeni bir kimlikle, yeni bir hayata başlamak üzere olan gençlerimiz için bir "Evlilik Rehberi" hazırladık. Amacımız, evlilik konusunda karamsar bilgiler vermek değil. Sadece bilmedikleri bir hayata adım atmak üzere olanlara yardımcı olmak...
Gençsiniz. Yaşınızın gereklerini yerine getiriyorsunuz. Flört ettiğiniz delikanlı ile her konuda çok iyi anlaştığınız için mutlusunuz. Aradan biraz zaman geçince, birbirinizi sevdiğinizi anlıyorsunuz.
Delikanlı Nişanlanalım diyor. Ve siz o zaman paniğe kapılıyorsunuz. Sanki biri sizi esir almaya hazırlanıyormuş gibi bir duygu sarıyor benliğinizi. Flört ettiğiniz genç adamla nişanlanmak iyi güzel de, artık hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını düşünmek sevincinize gölge düşürüyor. Pek çok gencin flört ettiği kişiyle hayatını birleştirip bir yuva kurmak isteyeceği kesin... Sadece ilişkinin resmiyete dökülmesi zihinlerde bazı soru işaretleri yaratabiliyor.
Amerikalı evlilik danışmanı ve psikiyatrist Joanne Kaufman, nişanlanmaktan korktukları için sevgililerinden ayrılmaya kalkan gençlerin ona başvurduğunu söylüyor. Kaufman, flört ile nişanlılık arasındaki farkı şöyle tarif ediyor: Flört bir evi kiralamak ise, nişanlanmak da evi satın almaya kalkışmaktır. Aslında nişanlanmaktan korkmak son derece anlamsız. Fakat özgürlüklerine düşkün olan gençler, zorunlu beraberliği yadırgıyorlar.
Diyelim ki, flört ettiğiniz delikanlı ile nişanlanmayı kabul ettiniz. Bundan sonra neler olacak? Önce, birbirinizin aileleriyle tanışacaksınız. Sonra genç adamın ailesi evinize gelip, sizi ailenizden isteyecek. Bizim geleneklerimizde, bu kız isteme işi çok ayrıntılı bir törene dönüşüyor. Evlenmeye karar veren pek çok genç ise, uzun merasimlerden kaçınıp, işi aile arasında bir nişan toplantısıyla halletmeye bakıyor. Bu arada siz siz olun, nişanda aldığınız hediyeleri hemen kullanmaya kalkışmayın. Çünkü olur ya, nişan herhangi bir nedenden ötürü bozulursa, aldığınız hediyeleri geri vermeniz gerekecektir.
Nişan yüzüklerini taktıktan sonra evlilik hazırlığı başlayacak. İki tarafın aileleri işin içine girecek. İşte o zaman gençlerin işi biraz zorlaşacak. Birbirine yabancı olan iki ailenin evlilik hazırlıkları konusunda birbiriyle uyum sağlaması zor olabilir. Aileler arasında uyum sağlama görevi de gençlere düşüyor.
Günümüzde evliliğe hazırlanan gençler, evlendikleri gün, yeni evde her şeyin tam olmasını istiyorlar. Bunu kim istemez ki... Ancak burada bir noktaya değinmek istiyoruz: Müşteri kabul etmeye hazır olan yeni bir otel gibi, hiçbir eksiği bulunmayan bir eve yerleşmek, eşlerin birbirlerine bağlanmalarını zorlaştırır. Karı-koca, yeni yuvalarındaki eksikleri kendi imkanlarıyla birlikte tamamlarlarsa, o ev gerçek anlamda bir yuva olur. Adan Zye her şeyi tamam olan bir evde kadın da erkek de yabancılık çekebilir.
Düğün ve sonrası
Diyelim ki nişanlılık döneminde her şey yolunda gitti ve evlilik hazırlıkları iyice hızlandı. Bu kez de düğün sorunu aklınızı karıştıracak. Bazı çiftler, nikah salonundaki törenden sonra ailelerle bir yemek yiyip düğün masrafını en aza indiriyor. Bazıları ise Ben hayatım boyunca bir kere gelin olacağım. Güzel bir düğün töreni düzenlenmeli diyor. Yalnız düğün töreni gösterişli de olsa sade de, dikkat edilmesi gereken bazı hususlar var. Düğünler, gelinin ve damadın ailelerinin birbirleriyle daha iyi kaynaşmaları için güzel bir fırsattır. Bu fırsatı kaçırmamak gerek. Bazı düğünlerde kız tarafı, ayrı bir bölümde, oğlan tarafı ayrı bir bölümde ağırlanıyor. Kan davalı iki düşman aile gibi, herkes karşıdan birbirini süzüyor. Oysa, gelinin ailesiyle damadın ailesi birarada olursa, rahat rahat sohbet edebilirlerse, gerginlik yaşanmadan düğün faslı da tamamlanır.
Hıristiyan düğünlerinde yüzyıllardan beri uygulanan bir gelenek var. Gelin, kiliseye babasının ya da aileden bir erkeğin kolunda giriyor. Damat, kürsünün önünde gelini bekliyor. Baba, kızını damadın yanına bırakıp oradan ayrılıyor. Gelini bir erkeğin bir başka erkeğe teslim etmesi, günümüzün dünyasına pek yakışmıyor. Bereket ki, bizde nikah törenlerinde böyle bir uygulama yapılmıyor.
Düğün, müzikli bir salonda gerçekleşiyorsa, mutlaka düğün marşı çalınıyor. Eğer küçük bir salon seçilmişse, o zaman pek sevdiğimiz Komparsita tangosu, düğün marşının yerini alıyor.
Batıdan aldığımız düğün törenleri şablonunun önemli bir detayı da düğün pastası... Pastanın büyüklüğü, düğün sahiplerinin maddi durumuna göre değişiyor.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 567
favori
like
share
missx Tarih: 20.03.2006 11:53
flört etmektense nişanlı olunmasının daha doğru olduğunu düşünüyorum..çünki gençlerin onunla bununla sık sık flört edip ayrılmasından sonra doğru karar verip evlenmeleri mutlu yuva kurmaları zorlaşıyor.
düğüne gelince kültürleri yaşam şartları farklı iki yabancı ailenin anlaşması her zaman kolay olmayabiliyor..
eBRuLy Tarih: 19.03.2006 12:29
tesekkürler su perisi
ozlems_o Tarih: 17.03.2006 12:01
flörtle evlilik arasında bence biraz da ailelerin girmesi insanı korkutuyor. düşün veya nişan telaşında ailelerle planlar kurmak biraz gerilim yaratıo bence :20:

paylaşım için sağol