Handan hamamdan geçtik
Gün ışığındaki hissemize razıydık
Saadetinden geçtik,
Ümidine razıydık
Hiç birini bulamadık
Kendimize hüzünler icat ettik
Avunamadık
Yoksa biz...
Biz bu dünyadan değil miydik?
Orhan Veli

Sevdaların içindeki ümitlerin hazzıyla yaşayan yürekler bu ara biraz küskün zamana. Çok fazla hayal kırıklığı yaşamaktan mıdır nedir bilinmez ama hayli üzgün yürekler. Kimi zaman isyan var, kimi zamanda mutsuzlukları yaşamak mecburi sanki. Tıpkı tek şeritli bir yolda konvoya takılmış,acelesi olan sürücü edasıyla bir telaş hakim bu aralar.
Oysa kim bilir anıları yaşamak bile bu yüreklere bir umut penceresi olabilir. Kötü anıları düşündüğünde bu güne şükretmek için, güzel anıları düşündüğünde gülümseyebilmek için. Tutsak olmamak şartıyla geçmişin güzellikleri arada yad edilmeli. Ve zaman içinde sevgi sözcüklerinde biraz cimriyiz galiba. Savurganlık güzel değil,lakin sevgi de savurgan olabiliriz,amaç mutlu olmak,amaç umutlarımızı yeniden kazanmak ise.
Şöyle geçmişe döndüğümüz de çok değil bir on yıl önceye, bir üniversite cafeteryasında, ceplerindeki para kadar çay içen insanlar nasıl da gülümserdi. Umutlarını gözlerindeki ifadelere taşırlardı. Şanslıymış on yıl önce yaşayanlar, mücadeleler, sevdalar, dostluklar,paylaşımlar, en önemlisi de idealler...
Şöyle biraz daha geçmişe uzandığımızda, çok değil 20 yıl önceye,toprakla oynayan çocuklar vardı. Ağaçlara tırmanan,meyveleri ağaçlardan koparan,sokakta misket oynayan,sek sek oynayan çocuklar. Onlar doyasıya oynarlardı doğal ve haylazca. Şanslıymış yirmi yıl önceki çocuklar. Şimdi yeni yetişenler kendi başlarında evlerinde bilgisayarla oynuyorlar,yada tenise,basketbole, yüzmeye gidip iyi bir birey olmaları için ailelerinin istediği yerlerdeler.
Toplumsallıktan değil bireysellikten konuşuluyor bu günlerde. Ne kadar yalnız, ne kadar hedefsiz. Ve her şeyden acı ne kadar duygusuz. Yani şimdilerde her kes kendi hayatının peşinde. Paylaşımdan ziyade menfaatler var. Umutlar yerine hedefler var. Hedefler de daima maddesel ve çok fazla dünyevi. Nerede hata yapıldı hiç düşünülmüyor, bilinmiyor ve sorgulanmıyor. Lakin bir yerlerde bizler hata yaptık ki, şimdi bunlar yaşanıyor. Bugünlerin insanlarının hamurunu bizler yoğurduk. Ama hamura bir şeyleri katmayı unuttuğumuz gün gibi aşikar. Yeni oluşan toplum bireylerinin yoğuracağı hamurda kim bilir neler eksik olacak ve zamanlardan sonra bir yüzyılda oluşacak toplumları düşünmek bile korkutuyor insanı. Yapacak pek fazla bir şey yok çünkü zaten ikibinli yıllardan sonra üçbinli yılların teknolojisinin çarkında kırpılan insanlar olacaktır. Şimdiden yazıyoruz bizler çok fazla şanslıymışız altmışlı yılların bireyleri olarak...

Mirage-2001

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1484
favori
like
share
stormysea Tarih: 03.04.2006 09:06
evet bizler çok daha şanslıydık..

emeğinize paylaşan yüreğinize sağlık
stealth-36 Tarih: 24.03.2006 18:34
mac bıttı :85:
missx Tarih: 22.03.2006 15:06
çok haklısın MİRAGE..
malesef bu gidişle dahada yozlaşacak herşey..şimdi böyleyse ben ilersini hiç düşünmek istemiyorum..belki bir 10 veya 20 yıl sonrada bugünkü zamanı hatırlayıp iç çekecek insanlar..
CADIKIZ Tarih: 22.03.2006 14:15
[COLOR=coral]cok harika bir yazi yazmissin..
sonuna kadar katiliyorum size..
emeginize guzel dusuncenize vetabiki harika kisiliginize saglik :85:
ozlems_o Tarih: 19.03.2006 18:08
çok haklısın MiRaGe

ellerine sağlık