'Mani est vivant! / Mani Hayy! isimli şiir kitabıyla, Fransa'da yabancı şairlere verilen Max Jacob Ödülü'ne değer görülen Özdemir İnce, 'Mutluyum ama haddinden fazla da mutlu değilim. Ödülün bana verilmesi normal diyor

Özdemir İnce, Fransa'da Al Manar Yayınevi tarafından aralık ayında yayımlanan Mani est vivant! / Mani Hayy! isimli şiir kitabıyla, Fransa'da yabancı şairlere verilen Max Jacob Ödülü'ne değer görüldü.

İnce, Mani Hayy isimli kitabının Türkçe ve Fransızca baskılarını elinde tutarken oldukça mutlu görünüyor. İnce, yurtdışında ödül almasına daha az şaşırdığını belirtiyor. Ödül haberini, Mani Hayy'ın Fransızca baskısı için onuruna verilmesi planlanan kokteylin hazırlıkları sürerken aldığını söyleyen İnce, tesadüfü Ödül bonus geldi! şeklinde yorumladı.

Ödül aldığınızı duyduğunuzda ne hissettiniz?
Daha kitabın çıkmasına alışamadan ödül aldığımı öğrendim. Şaşırdım tabii. 11 kişilik jürinin hepsi bana oy vermiş. Bir de kitabımın Fransızca baskısını yapan Al Manar Yayınevi, Fransa'nın en küçük yayıncılarından biri. Yani, ticari ya da yönlendirici gücü olmayan bir yayınevinden çıkmış bir kitaptan söz ediyoruz ki bu benim için önemli.

Ödülün Fransa'dan gelmesi anlamlı; çok sayıda Fransızca çeviriniz de var.
Türkiye'de bir ödül için müracaat etmem; Türkiye'de ödül almadım hemen hemen. Ödüllere meraklı da değilim.

Pek şaşırmamış gibisiniz?
Fransa'da şiir okurları arasında tanınıyorum. Birçok şehirde şiir okudum, konferanslara katıldım, daha önce kitaplarım basıldı. Ayrıca Fransız edebiyatının önde gelen şairleri, yazarları arasında çok sayıda arkadaşım var. Belki de Türkiye'den çok Fransa'da yazar arkadaşım vardır. Ayrıca Türkiye'de yazılan şiir, o şiirin akışı, debisi, geçtiği yerler başka, benim şiirim başka. Şu anda yazılan şiirle şiirim arasında büyük bir ortaklık yok. Bu kitap, genç Türk şairleri için son derece zor bir kitap. Şiir Türkiye'de olmasa da dünyada böyle yazılıyor.

'Şapka müthiş bir şiir
Jacob için ne düşünüyorsunuz?
Fransa'nın en önemli şiir ödüllerinden biri ve hatta bazı yorumlara göre de en önemlisini almış olmak sevindirici. Çok sevdiğim bir şair. Ama şiirleri Türkiye'de pek tanınmaz.

Max Jacob'un şiir serüveninizdeki yeri nedir?
Şapka diye bir şiiri vardır; müthiş bir şiirdir. O şiir belki önderliğimi yapmıştır modern şiirde. Ödülü aldığımı öğrendiğimde hemen Şapka şiirini okudum; şimdi de Jacob üzerine çalışmaya başladım. Jacob, şiirimde önemli. Kuşağımdan olan şairler için de önemli olduğunu düşünüyorum. Jacob ile adımın aynı cümlede geçmesi bana onur verir. Vitrinlerde kitabımı Max Jacob Ödüllü kuşakla görmek gayet hoşuma gitti. Mutluyum ama haddinden fazla da mutlu değilim. Ne abartırım ne de önemsizmiş gibi davranırım. Ödülün bana verilmesi normal karşıladığım bir şey.

Jacob üzerine çalışmaya nasıl karar verdiniz?
Ödül bana verildiğine göre, görevim var: Bu adamı daha çok bilmem gerekiyor! Kitaplarını yeniden aldım. Bir araştırma yazacağım. Bu ödülle, ihmal edilmiş ilgiyi sıcak bir ilişkiye dönüştürüp Jacob kitabı yazmaya karar verdim. Çeviri yapmayı bıraktım ama bakarsınız, Jacob kitapları çevirisi yaparım. Yani Jacob'u Türkiye'ye getirmek istiyorum.

'Şiirden vazgeçmedim
Sizce Mani Hayy Türkiye'de okuruyla buluşabilmiş miydi?
Türkiye'de de birçok insan bu kitap için övgü dolu sözler söyledi ama beni tatmin edecek bir eleştiri yazılmadı. Fransa'da çıkan bir dergide yayımlanacak olan bir eleştiri var ki, okurken tir tir titredim. Adam ruhumu almış. Ama Türkiye'de son 20 - 30 yıldır herkes 3 - 5 satır yazdıktan sonra romancı oluyor, hikâyeci oluyor, şair oluyor... Açıkçası beni ilgilendirmiyor da.

Gazete yazıları şiirle ilişkinizi nasıl etkiliyor?
Yayımlanmaya hazır üç şiir kitabım var. İyi bir yayıncı bulursam yayımlanabilirler. Ama olmasa da umurumda değil; yazarım şiirimi, koyarım çekmeceme. Önemli olan, bir şairin yazması. Paris'te yeni bir kitaba başladım: Uzaktan Uzak Yakından Yakın . Şairlikten vazgeçmiş değilim. Gazete - fıkra yazarlığı ile şairlik ve edebiyat bir arada gayet güzel yürüyor.
Fransızlar şaşırdı


Türkiye'nin Paris Turizm Müşavirliği'nin onurunuza verdiği kokteylde, muhalif bir şair ve yazar olarak onurunuza böyle bir kokteyl verilmesini şaşkınlıkla karşıladığınızı söylemişsiniz.
Eksik aktarmışlar. Konuşmamın sonunda ülkemin ellerinden öperim dedim. Fransa'daki arkadaşlar davetiyeyi aldığı zaman şaşırdılar; Her gün hükümeti eleştiren muhalif bir adamsın. Peki ülken senin için nasıl böyle bir şey düzenliyor? diye sordular. Bu soru hoşuma gitti. İktidarlarla yazarlar kavgalı olabilir; iktidarlar, yazarları beğenmiyor olabilir. Ama ülke söz konusu olduğunda herkesin daha duyarlı ve saygılı olması gerekir.

Dedim ki, Ülkem demokratik, özgürlükçü bir ülkedir. Muhalif bir yazara dahi böyle günler düzenleyecek kadar geniş görüşlüdür. Bu davet, bana böyle konuşma fırsatı verdiği için son derece mutlu oldum. İktidara değil ama ülkeme güveniyorum.

Yurtdışında Türkiye'yi yerden yere vuran yazarlar da var. Bütün sanatçılar böyle değil. Benim gibi, ülkesinin ellerinden öpen yazarlar da vardır.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 530
favori
like
share