AŞIK OLMAK NE ZOR İMMİŞ

02/05/2000

yer bır otobüs termınalı en kıral yerden camın kenarından yer ayırtmışım manzara böyle daha hoş olur yolculuğumun tadıda bır başka nerden bıle bılırım hayatımın en mutlu en güzel vede en acı günlerın başlangıcı olacağını nereden bıle bılırdım...........
1:65 boylarında güzelmı güzel melekmı melek bır genç kız hemen yanıma oturdu.......
ilk başlarda kaçamak bakışlar ve bakmaya kıyamadığım bır yüz tüm olumsuz yanlarını güz önüne alıp merhabalar dedım sadece başını merhaba der gıbı saladı ve elını cebıne atarak ne yapacak merakla beklerken cebınde bır kalem ve ufak bır not defterı çıkardı bır şeyler yazarak bana verdı merakla neler yazmış dıye baktım.<< ben dılsızım konuşamıyorum kusura bakma ısmım betül >>göz yaşlarıma hakım olamadım ve ağladım ve bende ahmet dedım betül o güzel ellerıyle göz yaşlarımı sildi....... niçin ağladığımı bende bılmıyorum ama içimde geldiği için ağladım.
işte ilk taşınmamız böyle oldu dakkalar saatlerı saatler günlerı zaman bır su gıbı akıp gıttı 3 seneye yakın bır beraberlığımız oldu bu kısa zaman için de hayatımın unutamayacağım günler yaşadım hep onunla yazı dılını konuşuyorduk genelıkle ben konuşur o dınlerdı ve arada sırada gülümser..taki o oğursuz ferıbot kazasında betülümü kaybettım ve o gıttığınden berı hayatım bır kabus bır zından yaşantım yaşanmaz oldu o gıttığınden berı ve onsuz daha ne kadar yaşarım bılmıyorum......
BETÜLLEEEE
Bılıyorum gükte şimdi benı izlıyorsun dinle
Sanma ki; bu satırlarda sana aynaları kıskandıran güzelliğinden, gözlerinde ki anlamın öldürücülüğünden, sana olan ölümsüz aşkımdan bahsedeceğim...

Sanma ki; bu satırlarda sana uykusuz gecelerimi, adına yazdığım şiirleri, içtiğim Tahta Masa meyhanesini, söylediğim içli şarkıları anlatacağım...

Sanma ki; sana mesafelerin sonsuzluğunu, korkulu düşlerimi yazacağım.

Bu yalnızlık dolu odamdan sana bilmediğin gerçekleri söyleyeceğim. Gecenin bu yarı vaktinde.

Bilir misin; özgür dağ rüzgarlarının estiği sevda türkülerine paralel ıstırap türkülerinin de söylendiği, insanca yaşamanın özlemini çeken unutulmuş uzak iklimleri ?

Bilir misin; elleri kat kat nasır, yanakları pembe pembe güneş yanığı, gönülleri sevda değil kara sevda dolu bağrı yanık insanları?

Nereden bileceksin.

Dinle.

Şimdi sıcacık bir gün, kentin ötesindeyim. kışın da oluşun tadı var yüreğimde. Pırıl pırıl bir yürek bu. Kışın, bana benzediği için seviyorum bu mevsimi.Kar'ı savuran rüzgara selam olsun.

Gözlerindeki pırıltı ateş değil sanki evrenimin ışıltısıydı. Yaşantım başka yaşantı oldu sen gideli. Beklediğim kişilerin başında hep sen vardın.

Bu kaçıncı yakarış Tanrıya akşam ezanlarında bilir misin? Ümitsiz ve yitik. Kupkuru bir ağaç gönüllere ne verebilir ki? Yaşantılarımın destesini seninle dizdim. Öyküler boyu yaşamak vardı seninle, eremedim. Sevebildiğim her kişi sendin. Sen çölüme düşen yağmur damlası, her gece düşümde, sen yıkıntılı öğle sonlarında beklediğim...... ve sen bana acıdan başka bir şey vermeyen kişi.

Gözlerin yeşil miydi? Ben öyle bilirim. Oysa eller ela der, ne çıkar. Seni özlemek mi yüreğimi buran? Seninle bölüşmenin yazısı var mı alnım da?

Yitirdiğim tüm günler de seni çizdim belleğime ve her günün sıcağında bir kez daha öldüm sana uzanan yollarda.

Hani hatırlar mısın? Karşılaşmıştık ilk kez. Seni tanımıştım yalnız olduğum, sevgiye muhtaç olduğum, sevmeye ve sevilmeye susamış olduğum bir anda. Gönül bu hükmedemedim, seviverdim. Bir başkaydın sen. Tanıdığım insan ölçülerinden ayrı bir yönün vardı.

Bir tek şeyi unutma seni sevdim ben
anlattıkça kış vuruyor satırlarıma
anlattıkça üşüyor,anlattıkça ısınıyor yüreğim
bu gün sardunyalarım da açmadı
belki de küskün renklere
ellerimde ibadet gibi yaşadıklarım
ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
sensiz soluyorum anlayacağın mavi mavi ölüyorum
duyuyor musun orda mısın varmısın yok musun?
Bir tek şeyi unutma seni sevdim ben yanarak yıkılarak
aklıma her geldiğinde AĞLAYARAK

Bir tek şeyi unutma seni sevdim ben
kapıları kendime ben açamadım
ya da yanlış saatlerde bekledim gelmeni
ter içinde takvimler
istasyon öksüzlüğünde gözyaşım
düşünüyorum da sen gideli ne çok yalnızım
sarmaşık aşkın sarısında kaldım, sarılamadım
savunamadım seni kimselere anlatamadım seni kimselere
kimsesiz kaldım en çok da sensiz.................

Bir gün de devrildi böylece
Sesinin özlemiyle çoğalırken karanlıklar
Bir iki cümle bekliyorum yarından gelen
Ölü bir denizin koynunda yıldızlar sabahlar
Sen gülerken... Sen gülerken
Cemre düşer yanaklarıma Utanırım,
Kırmızı güller açar yanaklarımda
Sen gülerken .......
Saniyede beş çocuk açar gözlerini dünyaya
Açar gözlerini dünyanın en yorgun köşesine
Öper sevgilisini bir delikanlı, Belinden kavrayarak
ve tenin nasıl ipekleştiğine tutulur sen gülerken.
Sen gülerken Umut kaçar gözlerime
Yastıklara sarılırım, sen diye...
Bir sabah daha giyer gömleğini yaz mevsiminden
Tarayarak saçlarını yağmur ormanlarına.
Karışır sevecenliğime sana açılan kapılar
Sen gülerken,
Rüzgarla yarışır satıcıların çığlıkları ara sokaklarda.
Sen gülerken Al bir elma dişlenir Susarsın,
Özlemin çoğalır, Gülüşün düşlenir. düşlenırrrrr.....
ama sen yoksunnn yanımda hayalın var karşımda...
ve aklıma geldıkçe lanet edıyorum o günneeee ağlayarak.....

NOT:Hayatın baharında bır elım kaza netıcesınde kaybettığım betülümün anısına bu....
(AHMETCANER)

ALINTIDIR.!

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 552
favori
like
share
BLaCK-EaGLe Tarih: 09.04.2006 17:35
sunum için saol ama ben bidaha deli gib aşık olmayacağım sakıncalı
ozlems_o Tarih: 07.04.2006 02:08
:79: çok acıklıymış bu . paylaşım için çok sağol :19: