SICAK ÇARPMASI

--------------------------------------------------------------------------------

Özellikle çocuklar ve yaşlılar sıcağa çok az dirençlidirler. Çocuklar daha fazla enerji, dolayısıyla ısı üretirler. Çocuklar vücut yüzölçümlerine kıyasla daha az terlerler ve aşırı sıcak çevreye daha zor adapte olurlar.

Sıcak çarpması "tıbbi aciliyet" olarak düşünülür. Özellikle hastanın ateşi 39-40 dereceye kadar çıkmışsa, davranış anlama ve algılama bozuklukları varsa kalp atışları giderek yavaşlıyorsa ve hızlı soluyorsa:

1. Hastayı güneşli-sıcak alandan çıkarıp, hemen serin-gölgeli bir yere taşımalıdır.
2. Elbiselerini çıkarıp, vücudunu ıslatılmış tülbentle silmeli ve hasta bir yelpaze ile serinletilmelidir.
3. El bezlerine buz sarıp, koltuk altlarına, kasıklarına ve başına soğuk kompres uygulanmalıdır.
4. Her 5 dakikada bir hastanın ateşi ölçülerek 37-38 dereceye düşürülmeye çalışılmalıdır. 37 dereceden aşağıya düşmemesine de özen gösterilmelidir.
5. Hastanın durumunda bir iyileşme tespit edilemiyor ve şuur bulanıklığı artıyorsa en yakın sağlık merkezine götürülmelidir.

Fakat böyle bir durumdan kaçınmak için aşağıdaki önlemler alınabilir:

1. Hava sıcaklığının ve rutubetin çok olduğu saatlerde egzersiz yapılmamalı,
2. Özellikle çocuklara, kuru, hafif, açık renkli (beyaz) ve üzerlerine dar gelmeyen giysiler giydirilmeli,
3. Geniş kenarlı şapka giyilmeli, sık aralıklarla bol bol sıvı alınmalı (su, limonata, gazoz, ayran, buzlu çay ...vb.), alkollü içki alınmamalı,
4. Ağır yağlı yemeklerden kaçınılmalı,
5. Sıcak havalara alışmak için herkes kendisine 10-15 gün vermeli.
Başa dön

GÜNEŞ YANIKLARI VE GÜNEŞ ALLERJİSİ

--------------------------------------------------------------------------------

Çok hassas ve beyaz cildi olup da aşırı güneş ışınlarına maruz kalan kimselerde, güneş yanıkları çok hızlı gelişir. Güneşin en zor tedavi edilen etkilerinden biri de güneş allerjisidir. Güneş allerjisi, hastada 1-2 dakika içinde ürtiker gibi döküntülere sebep olur. Bu kişilerin güneşten mutlaka korunması gerekir.

Güneş ışınları ultraviole ışınları olup, 290-320 nanometer da saptanmıştır. Bazıları bu ışınlara daha dayanıklıdır. Özellikle cildi esmer olanlarda melanin pigment tabakası kalın olduğundan koruyucu görev yapar. Bu nedenle güneş ışınlarına çok kısa sürelerle, ilk gün 10 dakika daha sonra bu süreyi yavaş yavaş artırarak vücutta bu pigment tabakasının gelişmesine olanak sağlamak gerekir. Eğer kısıtlı zamanınız varsa ve deniz kenarına gitmeyi düşünüyorsanız bu hazırlık safhasını evinizin balkonunda bile geçirebilirsiniz. Güneşten korunmak için yüksek faktörlü güneş kremleri kullanılmalıdır. Güneş allerjisi olanlar ise koruyucudan ziyade (sun-blocker) dediğimiz güneşi bloke edici preparatların yanısıra, uzun kollu, bacakları örten beyaz ve ince giysiler, geniş kenarlı şapka ve UV koruyucu gözlükler kullanmalıdırlar. Çok terleyen kişilerin güneş koruyucu kremleri saat başı yeniden sürmeleri gerekir. Güneş allerjisi olanların saat 10.00-15.00 arasında güneşte dolaşmamaları, güneş banyosu yapmamaları, hatta yüzmemeleri gerekir (omuzlar daima suyun üstünde kaldığından güneş yanıkları en çok bu bölgede olur). Çocukların da UV koruyucu gözlük takmasına büyüklerden daha öncelikli olarak dikkat edilmelidir.

Güneş Yanığı :

Güneş yanığı 2 ila 4 saat sonra belirgin hale gelir. Eğer ağır bir yanma ise kızarmış deri üzerinde içi su toplamış sivilceler oluşur. Deriye dokunulduğunda sıcaklık ve ağrı hissedilir. Bu tip yanıkların iyileşme süresi 2-3 gündür. Yanık yerler daha sonra kaşınmaya başlar ve 5-7 gün sonra da soyulur. Eğer,
su toplayarak yanan deri,vücudun % 10'undan fazla ise,
yanık 38 derece veya daha fazla ateşlenmeye neden oluyorsa,
yanık yerinde iltihap gelişirse,acil tedavi yöntemleri aşağıdaki gibi uygulanmalıdır:


1. Güneş yanığı olan cilde temiz-soğuk su ile ıslatılmış kompresler koyulur,
2. Parasetamol gibi ağrı kesiciler verilir,
3. Kaşıntı başlarsa kaşıntıyı alan kremler kullanılabilir,
4. Allerjik reaksiyonlara neden olabileceğinden anestetik benzokain içeren spreylerden sakınılmalıdır,
5. Yanıklara tereyağ, zeytinyağı sürmekten sakının. Eski inanışların aksine fazla bir faydası olmadığı gibi enfeksiyon yerleşmesi de çabuklaştırılabilir,
6. Su toplamış sivilceleri mümkün olduğu sürece patlatıp açmayın. Derin ciltle dış çevre arasında bariyer olduğundan enfeksiyondan korur.


BÖCEK, ARI, SİVRİSİNEK SOKMALARI

--------------------------------------------------------------------------------

Rutubetli yerlerden kaçınılması, evlerin penceresine tel, yatakların üzerine cibinlik takılması son derece önemli tedbirlerdir. Arıların ve sineklerin besin artıklarına (kavun,karpuz) geldikleri anımsanmalı, etrafın temiz tutulmasına dikkat edilmelidir. Parfüm yaz aylarında arıları çeken bir madde olduğundan, kokusuz temizlik maddeleri kullanılmalıdır. Arılardan korunmak için parlak giysiler giyilmemesi, yere yalınayak basılmaması ve ballı şekerli yiyeceklerin etrafta bırakılmaması gerekir.

Yazlık evlerine veya memeleketlerine gidenler gittikleri evlerdeki böcek, sivrisinek, arı, akrep gibi haşaratı göz önünde tutarak önceden temizlik yapılmasını sağlamalıdır. Aynı bağlamda rutubetin getirdiği küfün ve ev tozu akarlarının da ortadan kaldırılması, evlerin temizlenmesi gerekir. Özellikle bu organizmalara allerjisi olanlar astım krizi bile geçirebilirler.

Güneşte uzun yürüyüşler yapılması planlanıyorsa ince beyaz kumaşlardan uzun kollu gömlek ve pantolon, bileklere kadar bol pantolon ve geniş kenarlı şapka giyilmeli, hatta bol sivrisinek olan yerlerde şapkayla koruyucu tül bile takılmalıdır. Permethrin (krizantemden elde edilen bir madde) ihtiva eden spreylerin elbise ve sivrisinek için konulan tül/tellere sıkılması ısırma olaylarını azaltılır. Vücuda sürülürse çok etkili değildir. Aşırı miktarda kulanıldığında, koruyucu maddeler çocuklara toksik etkili olabilir. Bu nedenle bunlar güneş koruyucu losyon ve kremleri sürdükten sonra ikinci bir kat olarak kullanılmalıdır.

Sivrisinek ve böcek sokmalarının geçici olarak tedavisi için ısırılan veya sokulan yer buzlu havlu ile sarılmalıdır. Isırık yerine bir tükenmez kalemin arkası veya tırnakla sıkıca bastırılmasından da fayda görülür. Kaşıntıyı alan kremler de kullanılabilir. Sivrisinek ısırığından daha büyükse ve acılı ise kaşıntıyı alan kremler ve beraberinde kortizonlu kremler de kullanılması gerekebilir. Fakat bu konuda bir doktora başvurulmalıdır.
Başa dön

DENİZ VE ARAÇ TUTMASI

--------------------------------------------------------------------------------

Baş dönmesi ve dengesizlik iki farklı öğe olup çoğu zaman da farklı organların hastalanması ile birlikte gösteren kavramlardır.Vertigo diye tanımlanan kavram daha çok baş dönmesini tariflemek için kullanılıp, kişide gerçek bir rotasyonel dönmeyi (çevrenin ve/veya kişinin kendisinin dönmesini ) betimler. Çok büyük çoğunlukla iç kulak hastalıklarının neden olduğu bir durumdur. Dizziness (Disequelibrium v.b...) olarak tanımlanan kavram ise kişinin ayağının altından yerin kayması, dengesizlik hissi, sarhoşvari his, kendini tekneden inmiş gibi hissetmeye benzeyen duyumlara sebep olup çoğunlukla beyin hastalıklarına, hormonal hastalıklara, dahili, boyun hastalıkları gibi nedenlere bağlı olarak gelişir. Vertigo denilen gerçek baş dönmesi tarif edildiğinde genellikle bulantı ve kusma da vardır.

Denge sistemimizi sağlayan beş temel organa ihtiyacımız vardır. İç kulak (Labirenter sistem); kişinin uzaydaki konfügürasyonunu, hareketin aksiyel ve vertikal planda boyutunu (aşağı-yukarı,ileri-geri) belirler. Gözler; vücudun çevre ile orientasyonunu belirler. Eklem ve omurgada bulunan basınç reseptörleri; vücudunun hangi noktasının zemine değdiğini ve boyundaki eklemlerdeki algılama reseptörleri ve vücudun hangi parçasının hareket ettiğini gösterir. Merkezi sinir istemı; diğer dört sistemden bilgileri işler ve bunlar arasındaki integrasyonu tamamlar.

Bu sistemlerin nasıl çalıştığı ile ilgili bir anekdot olarak, Mevlevilerin semaya varırken kendileri etrafında dönerken başlarının dönmesini gösterebiliriz. Semazenler dönerken başlarına vertıkal eksene dik bir pozisyon vererek borizontal (yatay) düzeydeki hareketi algılamazlar. Dolayısı ile bu eksende yapılan dönme işlemi onlarda baş dönmesi yapmaz.

Ya da daha klasik bir örnek olarak trende gazete okurken iç kulak, eklem ve omurgadaki basınç reseptörleri hareketi algılayacaklardır. Ancak gözler yazıya fikse olduğundan baş dönmesi oluşacaktır.

Başdönmesi ve dengesizlik yapan belli başlı hastalıklar:
1. Kulağa bağlı nedenler: Tüm gerçek vertigolarının %70'inden sorumlu olan organdır. Meniere hastalığı, Pozisyonel vertigo, kulağın akıntılı kronik hastalıkları, işitme kaybı ile giden kulak hastalıkları, viral bir enfeksiyon sonrası denge sinirinin etkilenmesine bağlı kulak hastalıkları ileri derecede damar tıkanıklığı yaşayan insanlarda oluşan iç kulağa daha az kan gitme durumu bazen spontan hiç bir nedene bağlı olmaksızın iç kulaktaki zarların yırtılmasına bağlı vertigo atakları oluşabilir.
2. Travmalar: Kafatasında meydana gelen, iç kulağı da zedeleyen bir kırık sonrasında aşırı kısıtlayıcı bir vertigo ile beraber bulantı ve kusma oluşabilir. Hasta başını en ufak oynatsa belirgin bir baş dönmesi atağı geçirir. Bu durumun düzelmesi haftalar ve ayları bulabilir. Bu olaydan yıllar sonra özellikle pozisyon değişikliklerinde oluşan bir kaç saatlik baş dönmeleri kalabilir.
3. Enfeksiyon: Özellikle şiddetli gribal enfeksiyonlar sonrası kulak kaynaklı baş dönmeleri meydana gelebilir. Daha ciddi enfeksiyonlarda beyin zarının iltihaplanmasına neden olan durumlarda bulantı kusma ile giden dengesizlik durumları oluşabilir.
4. Nörolojik Hastalıklar: Multiple Skleroz, Sifiliz, çeşitli Beyin Tümörleri, Parkinson hastalığı v.b. hastalıklar sinir sistemini etkileyerek dengenin bozulmasına neden olurlar.
5. Allerjik Nedenler: Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında allerjik bünyeli insanlarda polen ve allerjik ortama bir cevap olarak vertigo atakları oluşabilir. Tedavide sadece antihistaminikler vermek yeterlidir.
6. Servikal Nedenler: Aslında baş dönmelerinin büyük bir kısmı (özellikle pozisyonel olanları) boyun kaynaklı olduğu zannedilse bile çok ileri boyun fıtıkları haricinde baş dönmesi yapmazlar.

Bir çok etkenin rol oynadığı denge sistemimizde hastalıkların hangi organa ait olduğunu anlamak için ne yapmalıyız?

Herşeyden önce başdönmesi ve denge hastalıkları tıbbi açıdan ekip çalışması gerektiren bir durumdur. Çoğu zaman hastalığın birçok organı tutan bir boyutu vardır. Bu konu ile ilgilenen merkezlerde birçok teknolojık aletten yararlanarak (Odyometrik testler, elektronistagmografi, elektrokokleografi, elektroensefalografi, elektromyografi, kompüterize dinamik posturografi v.b.) hastalığın yeri ve ismi konusunda net cevaplar almamız mümkündür. Nedeni belirledikten sonra ise etkene yönelik tedavi sağlanır.

Baş dönmesini azaltmak için yapılması gereken önlemler mevcut olup, hastalığın tipine göre değişiklik gösterir. Örneğin Meniere hastası olan bir kişinin stresli ortamlardan, alkolden, kafeinden, aşırı tuzlu yiyeceklerden uzak durması gerekir. Benin Proksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV)'su olan bir hastanın ani baş hareketlerinden (özellikle uçurum kenarı, balkon kenarı ) kaçınması gerekir. Belki de en önemli tavsiye, baş dönmesi olduğunda araba kullanmak, tehlikeli bir alet kullanmak ya da dikkat isteyen bir iş yapmak gibi eylemlerden uzak durmaktır.

Araç tutması nedir? Ve korunmak için ne yapmalıyım?

Halk dilinde hareket hastalığı ya da tıp dilinde motoin entolerans denilen kavram kişinin kendi denge referanslarını hareketli bir ortama uyarlayıp, ortamın değişmesi durumunda meydana gelen kompansasyonu yapma yetersizliğidir. Her zaman patolojik bir durum olarak kabul edilmez. Fizyolojik dizziness nedenlerinden biridir. Bu rahatsızlıkların çoğu yolculuk bittikten sonra biter. Uzun süren durumlarda bir takım anti-vertiginöz ilaçlar alınabilir. Bu grup hastalık içinde ilginç bir fenomen; Mal De Dccbarquament Sendrom'udur. Bu hastalıkta uzun gemi seyahatlerinden sonra kişi karaya ayak bastığında aylarca kendini gemide ve dengesiz hisseder. Ancak gemiye tekrar bindiğinde baş dönmesi ve dengesizlik kaybolur. Bu rahatsızlığın tedavisinde vestibüler rehabilitasyon ve Balance Master Rchabilitation (Posturografi) den yararlanılmaktadır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 5032
favori
like
share
MyNiceWorld Tarih: 28.12.2005 00:54
EMEKLERİNE SAĞLIK PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKKÜRLER
HERKESE SAĞLIKLI GÜNLER DİLERİM
:cubuk:
ByStranqe Tarih: 07.12.2004 11:44
ßilGi İçin Te$ekkürler......