hydr_mc

Kardesim Bi anlamdada Sana sesleniyorum...!

Eger rap ile ilgili Konular Veriyosun Ama Rap Sadece Ceza Degildir :23:



Bektas Harikalar Diyarındaki Aliler

Bektaş ve Sırtlan - Almanyadan İthal Gerçek Hip Hop! (Dream)

Birçoğumuz için rap müzik en son Kriss Krossta kaldı. Ters giyilmiş jeanleriyle dönemin modasıydılar. Öncesinde saçlarını Vanilla Ice gibi yapanlar az mıydı? Ya da You Cant Touch This az mı dolandı dilimize, az mı konu oldu esprilere?

Hepsi geride kaldı ve Türkiye için rap müzik kısacık bir dönemde moda olup unutuldu. Arada küçük gruplar kaldı bol pantolonları ve kaykaylarıyla. Boş duvarları güzelleştiren graffiticiler
İse bir elin beş parmağını geçmeyecek sayıdaydı! Ama geçtiğimiz yıldan beri bir hareket var, şu nefes almadan yapılan müzikte. Hip hop geri geldi. Ama onun da içini boşaltmak, onu da aslından uzaklaştırmak için her yol denendi. Reklamlar, diziler, düetler, klasik laf dalaşları& Neyse ki, Almanyadan Bektaş ve Sırtlan yetişti imdadımıza! Evet daha bir çok isim var şu aralar ekranlarda, radyolarda bizi hip hopa ısındıran ama arada Bektaş ve Sırtlanı kaçırdıysanız henüz hiçbir şey dinlemediniz demek olur bu!

Bektaş ve Sırtlanın farkı yıllardır bu müzikle haşır neşir olmaları ve Almanyada da tanınan hip hopçular olmaları. Albümleri önce bir mektup tanıtımı olarak geldi: Satırlarımıza başlamadan& Sonra izleyenlerin gözlerini yaşartan bir klip. Yusuf Pirhasanın mucizelerinden biri olan klipte kahramanlarımız cezaevindeki bir arkadaşlarına mektup yazıyorlar. Tuğba Barsunun da eşlik ettiği şarkı sadece klip ve müzikle değil, sözleriyle de vurucu olunca albümün tamamında bu hava mı var sorusu ortaya çıktı. Böyle düşündüyseniz fazlaca yanıldınız!

İki Adım Öne At, Tomar Bey ve Elveda şarkıları, dinleyeni gülmekten kırıp geçiriyor!
En yakın zamanda Fatih Akının filmlerinde de kullanılabilecek şarkılar bunlar. Ya da şöyle her şeyin aksi gittiği bir günde müzik çalarımıza takacağınız, sizi stresten arındıracak şarkılar!

Berlinde yaşıyorlar ve Almanyada oldukça tanınıyorlar. Satırlarımıza Başlamadan albümü, sadece sıkı hip hopçuları değil, müzikle alakalı herkesi cezp edecek güçte. Bektaş ve Sırtlan, hip hop kültürünü ve rap camiasına nasıl baktıklarını anlattı.

Yurtdışından yaşayan Türkler daha çok Türkçe müziğe, hatta arabeske yönelirken sizin rape yönelmeniz nasıl oldu?

Sırtlan: 1995de Carteli dinleyerek bu müzikle ilgilenmeye başladım ben. Hayatımın dönüm noktası oldu. Onların benim dertlerimi bir şekilde dile getirdiklerine inandım. Onlar da Almanyada yaşayan kişiler oldukları ve aynı şeyleri yaşadığımız için müzikleri, anlattıkları bana da hitap etti. Dolayısıyla ben de rape yöneldim.

Bektaş: Ben 1984te breakdancein Almanyaya gelmesiyle birlikte hip hopla tanıştım. O zamanlar breakdance hip hop mudur, bunun arasında rap de mi vardır, rap de onun bir bölümü müdür gibi konularda bilgim yoktu. Zaten birçok müzik akımı vardı o yıllarda. Ska vardı, heavy metal vardı. En çok benimsediğim hip hop oldu. Sonuçta söz yazmak, müzik yapmak yanında grafiti, dans da bu müziğin bir parçası ve kendimi en iyi bu müzikle ifade edebileceğime inandım.

Sizin bir araya gelmeniz bir stüdyoda tanışmanızla olmuş galiba&

Sırtlan: Evet. Zaten Berlinde yaşayan ve Türkçe rap yapan bir avuç insan var.

Bektaş: Birbirinizi tanıma fırsatı buluyorsunuz mutlaka!

Peki Almanların müziğinize tepkisi ne oldu? Türk olmanızdan kaynaklanan sorunlar yaşadınız mı hayatınızda?

Sırtlan: Almanlar, Türklerle çok iç içe olsalar da Türkçe ancak birkaç kelime biliyorlar. Ben
Almanyada elliden fazla yerde sahneye çıktım. Tepkiler iyi. Sözleri anlamasalar da müzik onlara hitap ediyor, eğleniyorlar somurtup bakmıyorlar. Ama sonuçta anlamadıkları için bu iyi, bu kötü diyemiyorlar tam olarak. 2002de Ankarada bir rock kitlesi önünde konser vermiştim. Onlar geriye çekildiler, hareket yaptılar. Almanların bize vermediği tepkiyi kendi vatandaşımızdan aldık. Sözleri anladıkları halde! Almanlar anlamadıkları halde destekliyorlar.

Bektaş: Benim Almanca projelerimde var. Harikalar Diyarındaki Aliler diye bir albüm yapmıştım. Bu albümün konserinde Türkçe şarkılar da söylemiştim ve çok sevilmişti. Almanyanın küçük bir köyü vardır. Dazlaklar tarafından yabancılara, Türklere ilk saldırının yapıldığı köy burası. Orada konser verdik ve hiçbir yerde görmediğim ilgili orada gördüm ben! 300 euroluk ceketlerine, pantolonlarına imza attıranlar falan vardı. Böyle bir yerde Türkçe şarkıların olduğu bir konser veriyorsunuz ve böyle bir ilgiyle karşılaşıyorsunuz!

Bektaş und Sırtlan! Alman, öğretmen bir arkadaşımız var. İntro diye bir dergide de yazıyor. Bizi de çok destekler. Türkçe bilmese de müziğimizi çok seviyor. Kölnde sadece Türklerin yaşadığı bir cadde var. Geçenlerde albümü arabada teybe takmış, o caddeye gitmiş. 3,4 kez turlamış o caddeyi, müziğin sesini ve camları açarak. Herkes bakmış tabii! Dükkanlara girip Bektaş ve Sırtlan CDsi var mı diye sormuş. Bektaş und Sırtlan da demiyor Almanca olarak. Direkt Türkçe adımızla soruyor. Çok hoşumuza gidiyor böyle desteklenmek!

Hip Hop, tamamen ayrı bir kültür ve Afro Amerikanların başlattığı bir akım olduğu için de isyankar bir yanı, birlik olma duygusu var. Sizinde sevilmenizin nedeni bu olabilir mi ?

Bektaş: Türkiyede sözde rekabet oluşturuluyor. Başkalarıyla kıyaslanıyorsunuz hemen. Halbuki piyasa zaten 3,4 kişiden ibaret. Daha piyasası bile oluşmamış, ama bir rekabet oluşturuluyor! Rap olduğu içinde böyle bir şey var. Dünyada aslında en çok satan müzik türü rap. Türkiyede böyle olmadığı için asıl burada birbirimizi desteklememiz gerekiyor.

Siz, Türkiyede rap müziğin gelişmesi için özel bir proje yapmak ister miydiniz?

Bektaş: Biz zaten ilk adımı attık. Satırlarımıza Başlamadan diye bir albüm yaptık. Devamı da gelecektir. Albüm dışında bir projemiz yok şimdilik ama hip hop, medya tarafından da gazlanıyor. Reklamlar da grafiti çizen çocuklar kullanılıyor mesela. Breakdance yapan gençler var. Bu güzel ama kullanılıyor, trend oldu gibi de bir his bırakıyor. Cidd anlamda medya tarafından rapçiler desteklenecektir, gerçek rekabet ve dolasıyla kalite de artacaktır. Undergroundda desteklenmiyorlar ve kalite sorunu yaşanıyor.

Sırtlan: Burada kalite sorunu %100. Biz hepsini dinleyemiyoruz tabii ki. Belirli bir kitle tarafından beğenildiğimiz zaman kendini geliştirme ihtiyacı duymuyorsunuz, yerinizde sayıyorsunuz. Halbuki çok daha fazla insana hitap edebilirsiniz. Türkiyede buna çok önem verilmiyor sanki.


Alman dinleyicilerle Türk dinleyiciler arasında sizin gördüğünüz farklar nedir?

Bektaş: Fansanız, Türkiyede koyu fansınız. Yeni bir rap müzisyeni çıktığı zaman ona hemen çamur atıyorsunuz. Böyle olmamalı bu. Ben DMXi de sevebilirim ama aynı zamanda Eminemi de dinleyebilirim. Birisinin hayranıyım diye diğerlerini kötülemek yanlış bir şey.

Sırtlan: Orada kitleler çoğunlukta. Orada sadece undergroundu destekleyenlerin sayısı çok fazla. Bu müziği benimsemişler. Türkiyede bu sayı çok az. Almanyadaki dinleyici, yeniliğe açık insanlar.

Bektaş: Almanyada iki rapçi birbiriyle kapıştıkları zaman bu dinleyicilerini bağlamıyor. İkisini de dinleyebiliyorlar. O kapışmanın içine girmiyorlar.

Sırtlan: Almanyada rap dinleyen biri çıkıp da ben tehcno ya da heavy metal dinliyorum demez. Dinlese bile demez. Burada öyle değil. Ama buradaki dinleyicinin de yurt dışındaki rap dinleyicileri gibi olması için daha zaman var. En azından bir 10 15 senesi var. Hemen olacak bir olay değil bu. Zaten bu tamamen dinleyicilerin sorunu değil. Müziği yapanlarında sorunu.

Bektaş: Bir de tabii yaş farkı var. Burada, genelde küçükler rap müziği dinliyorlar. Üniversiteliler daha çok rock dinliyor. Almanyada 30 35 yaşında yada daha büyük olanlarda var bu müziği dinleyen. Yıllardır da bu müziği takip eden kişiler bunlar. Amerikada 45 yaşında rapçiler var ve hala albüm yapıyor adamlar. Seviliyorlar da. Türkiyede aslında hip hop müziğe çok yatkın bir ülke. Yaşam tarzı olarak da, ama bu görülmüyor henüz.


Röportaj: Heja Bozyel

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1670
favori
like
share
ademDİRMİK Tarih: 24.10.2007 10:42
ellerine saglık kardes paylasımın için sagol
aylin hansen Tarih: 22.04.2007 22:38
way beaa helal
efsane_ Tarih: 20.04.2007 22:55
tesekkürler elerine sağlık_________
jeanka Tarih: 15.04.2007 21:46
eyvallah dostum emege sayfgıııı
jeanka Tarih: 15.04.2007 21:44
eyvallah dostum emege sayfgıııı
MCMiKADO Tarih: 02.02.2007 05:47
Rap Müzk 1995 li yıllarda kımse tarafından sevilmeyen bir müzikti. Cartel cıktı ve İlk Sarkısı 95 Cartel İle Ülkesine Seslendi. Ve Bu sarkı cok tuttu. Sonra Rap Müziği Kulağa Hoş glemeye başladı biz rap i Cartel ile tanıdık.

Ceza Fasafiso. sagopa fasist fuatergin görülmemiş kahraman.

rap sadece hızlı söylemek değil. kendını beatlarınzı hazırlayıp kendı sözlerınızle Olegaro Sentez yani aklındna eçenleri kağıda dökmektir.

Rap Ceza deek değildir. !!!!!! Biz Bu işin İçinde 10 Senemiz Gitti.
ultramajeste Tarih: 30.01.2007 17:46
emegine salik arkadas
yusuf006 Tarih: 19.01.2007 18:19
tskler
SoN-GüL Tarih: 18.01.2007 18:55
tesekkürler emre yüregine saglik