En Sevgili'nin hilyesi...

Saçı fazla uzun olmazdı ve tam kıvırcık denilmeyecek derecede dalgalı idi. Saçını ortadan ayırır ve dört bölük halinde; ikisini omuzlarına, ikisini de kulaklarına doğru bırakırdı. Bazan kulaklarını açıkta bıraktığı da olurdu. Bu saçlar, misk gibi siyah renkli ve güzel kokulu idi.

Her iki mânâda alnı açıktı. Bu alın genişçe ve buğday renkli idi. Ancak ortasında daima bir nur parlardı.

Yüzü değirmi idi. Ona dikkatle bakılamazdı. Parlak bir çehresi vardı. Ayın ondördü gibi parlardı. Dolgun veya şişman olmadığı gibi kuru ve zayıf bir yüz de değildi. Yanakları ne etli ne de çöküktü. Yüzünün aklığı içinde yanaklarının kırmızısı gâlip idi. Terlediği zaman üzerine çiğ tâneleri kondurmuş gülü andırırdı. Öfkesi ve memnûniyeti, yüzünden anlaşılabilirdi. Uzun, ince ve hilal kaşlı idi. Kaşlarının ucunda kıvrım vardı. İki kaşı arasında tüy yok idi ve bembeyaz görünürdü.

Kirpikleri siyah ve uzun idi.

Gözünde ezelden bir sürme mevcuttu. Beyazı katı beyaz; karası kapkara idi. Gözleri geceleyin de gündüz gibi görürdü. İlahî aşkın eseri bazan gözlerinde kızarıklık oluştururdu. Baktığı zaman karşısındaki kişi nazarına dayanamaz ve gözlerine dikkatle bakamazdı.

Burnu mütenasip idi. İki kaşına yakın olan kısmı bir parça yüksekçe idi. Koku almakta çok hassastı.

Ağzı ne çok büyük; ne de çok küçük idi.

Dişleri aralıklı olup üst üste değildi. İnci gibi bembeyazdı. Konuşurken ön dişleri arasından bir nur çıkar gibi görünürdü. Güldüğü zaman dişleri dolu taneleri gibi parlardı.

Gülüşü tebessümden ibaretti. Kahkaha ile gülmekten hayâ ederdi. Eğer kahkaha ile gülecek olsa Arş-ı Âlâ titrerdi. Bu sebeple ömrü boyunca hiç kahkaha ile gülmedi.

Çenesi yuvarlak idi.

Sakalı sık ve siyah idi. Ömrü boyunca sakalında yalnızca 17 kılı ağarmıştı. Her yeri aynı uzunlukta kesilirdi.

Boynu ve gerdanı bembeyaz idi. Bu boyun, ne uzun; ne kısaydı. Gerdanı çok güzel görünüşlüydü.

Pazuları etli ve beyaz idi.

Omuzları genişti. Üzerinde tek tük kıllar mevcut idi. Yassı yağrınlı olup yağrının ortası etli idi. Nübüvvet mührü onun iki kürek kemiği arasında ve sağ omzuna yakın bir yerde bulunuyordu. Bu mühür, siyaha çalan sarı renkte olup çeyrek altın büyüklüğünde bir ben idi. Üzerinde dik duran siyah kıllar var idi.

Beden olarak ince yapılıydı. Vücut yapısının bir benzeri daha yaratılmamıştır. Giyecek olarak en çok beyaz; sonra yeşil rengi tercih ederdi. Yazın ince atlas kumaş; kısın yün giyerdi. Elbisesi asla gösterişli olmazdı. Ömrü boyunca aynı anda iki elbiseye birden sahip olmadı.

Bir yere yöneldiği zaman bedeniyle birlikte döner, asla başını çevirerek bakmazdı. Başını çevirip bakmak insanı hayasız eylediği için onun bu tavrı ümmetine sünnet olmuştur.

Vücudundaki kemikler irice ve muntazam idi.

Pazusu koluyla; uylukları da ayaklarıyla şekilce birbirine uygun idi. Kuru yâhut ince olmayıp dolgun idiler. Her azası birbirinden güzel idi. El ve ayak ayaları genişçe idi. El parmakları uygunluk içindeydi.

Göğsü ve karnı birbirine uygun ve aynı düzgünlükte idi. Göbeği yuvarlaktı. Göğsünden göbeğine kadar bir çizgi hâlinde kıllar uzanırdı.

Orta boylu sayılırdı. Göze çarpacak kadar kısa; dikkat çekecek kadar da uzun değildi. Orta boylu olmasına rağmen kendisinden uzun birinin yanında el ayası kadar uzun görünürdü. O kişi yanından ayrılınca yine orta boylu gösterirdi. Boyu selvi misâli düzgün idi. Bedeninde kıl yok idi. Teni gül gibi kokardı ve yaşı ilerledikçe âdetâ tazelenirdi. Ne zayıf; ne de etli ve göbekli idi. Her bir parmağı kalem gibi düzgün idi.

Yürürken hızlı yürürdü. O kadar ki ayakları altında yeryüzü dürülüyormuş gibi olurdu. Yürürken ona yetişebilmek zor idi. Hayasından yokuş iner gibi önüne eğik olarak yürür ve etrafına bakınmazdı.

Yolda birdenbire karşısına çıkıveren kişi ondan heybet duyar ve aciz kalırdı.

Konuştuğu kişiye güzel kokusu siner ve birkaç gün çıkmazdı. Bir çocuğun başını okşasa birçok günler çocuğun kokusundan, ona Peygamberimizin dokunduğu bilinirdi. O çocuk, diğer akranları arasında daima fark edilirdi. Konuştuğu her kişi sözlerindeki güzellik ve tatlılık ile onun kulu kölesi olmaya hazır olurdu. Etkili konuşması ile müşrikler Müslümanlığı seçerdi. Sözlerinde ruha ferahlık veren bir edâ var idi. Asla dedikodu ve malayâni konuşmazdı.

Kısacası yaratılış ve huyca ne o tam olarak kimseye benzer; ne de kimse O'na benzeyebilirdi. Bir hadîs-i şerîfte; "Ben en fazla babam Hz. Âdem'e benzerim; peygamberler içinde bana en çok bezeyen de atam Hz. İbrahim'dir." buyurmuştur.

++NOT:Hakanî Mehmed Bey tarafından yazılan Hilye-i Saadet adlı kitaba göre düzenlenmiştir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2612
favori
like
share
matrakSsS Tarih: 12.05.2007 10:35
Allah razı olsun
Turkuaz81 Tarih: 15.04.2006 14:12
Çok güzel bir akrostiş olmuş , daha önce hiç okumamıştım.Ellerine sağlık cristiana . Teşekkürler.
cristiana Tarih: 14.04.2006 20:21
Allah razi olsun Turkuaz81 kardesim
Ne guzel bir yazi...
Bizle paylastiniz icin tesekkurler.
Ellerinize yureginize saglik
Bende kucuk bir siir ekleyim umarim begenirsiniz...:67:
Selam ve dua ile

[color=red][color=red]HZ. MUHAMMED[color=red]

Cemil Aktaş

H ak senin yolundur, senin yolun,

Z alimler elbet farkına varacak bunun,

M uhammedim'n yoludur benim yolum,

U ğrunda feda olur canım, Muhammedim,

[color=firebrick]H aksızlık ve zulüm senin düşmanın,

A llah yoludur senin yolun, Muhammedim,

M ücevherimdir en büyük Kur'ân-ı Kerim,

M ekke'r İslâm'ın kalbi, senin şehrin,

E ller uzanır, kalpler açılır

D ertlerin dermanı,

ümmetin efendisi Muhammed'im...
leotombak Tarih: 14.04.2006 19:21
Allah razı olsun Turkuaz81 kardeşim. Çok güzel bir yazı. bilinmeza kardeşimin de dediği gibi alemlere rahmet olarak gönderilen o yüce insanın kelimerle tam olarak tarifi yapılamaz. Ama ifade edebildiğimiz ve anlayabildiğimiz kadarı bile Peygamber Efendimize duyulan hayranlığı kat kat artırmaya yetiyor. gerisini siz düşünün artık.
bilinmez Tarih: 14.04.2006 16:57
Güzeli anlatmaya yetmez sözler. Anlat anlat bitiremezsin, bakarsınız tükenir kelimeler. Peygamber efendimizi anlatmaya hiçbir lisan yetmez, ancak aynı kelimeleri tekrar eder dururuz. Paylaşımın için çok teşekkür ederim değerli arkadaşım. ellerine sağlık
Turkuaz81 Tarih: 14.04.2006 09:03
Estağfirullah.. Elimizde olanı paylaşıyoruz..Derman Abim mest etti beni, dururmuyum paylaşmaya devam.... :5:
gulcan57 Tarih: 12.04.2006 16:52
turkuaz81 forumda bi ilke imza attin, Allah razi olsun...

DermanAbi sen de öyle cevaplar yaziyorsun ki, $iirimsi, ne bileyim cok ho$, yanlis anlama sakin cok begendigim icin, itiraf edemeden (ya da laf atmadan) gecemedim..

selametle
DermanAbi Tarih: 12.04.2006 16:43
[COLOR=orangered]Dostlukların Deryaya, İnsanların İhyaya Ulaşması Dileğiyle, İslami Anlayış Ruhu İle Kavrulmuş İnançların Yüceliği Duygusuyla Bu Güzel ve Kıymetli Emeklerin İçin Allah Hayrından Razı Olsun Değerli Dostum... Değerli Sunumlarının Devamlılığı Dileğiyle...