Kardeş kardeşe..."

"Hayatta bir tek kardeşin var." der annem. Gerçekten de bir tanedir o. Bir gün içinde hem çok sevebileceğim, hem dövmek isteyeceğim, beni eğlendirip kızdıran bir tanecik kardeşim...


Özellikle küçük yaşlardayken kardeşler birbirlerini sevseler de hır gür eksik olmaz. Aynı gün içinde bir an birbirlerinin en iyi dostu, başka bir ansa birbirlerinin en büyük düşmanı kesilebilirler. Bunda şaşırılacak bir şey yok. Peki siz anne olarak çocuklarınızın daha iyi geçinmesi için neler yapabilirsiniz?

Daha iyi geçinmek
Kardeşler arasındaki ilişki bir tür test alanına benzer. Bu alanda çocuklar sosyalleşmek, anlaşmazlıkları çözmek, yetişkin ve ergenlerle olan ilişkilerini şekillendirmek için farklı farklı yöntemler denerler.

İyi alışkanlıklar öğretin
İyi anlaştıklarından onları sık sık övün. Anneler genellikle çocukları iyi anlaştıklarında ortalarda görünmeyip, kavga etmeye başladıklarında hemen olaya el koyarlar. Bundan kaçının; çünkü böyle yaparak aslında çocuklarınızın kavga çıkarmalarını ödüllendirmiş olursunuz.

İyi örnek olun. Sizi başkalarıyla iyi geçinirken görmeleri çocuklarınıza da olumlu mesaj verir. Ayrıca anlaşmazlıkları çözerkenki sakin tavırlarınız, ılımlı konuşmalarınız ve öfkeli ve
sert çıkışlardan uzak kalışınızdan çok şey öğrenebilirler.

Uzlaşma becerileri üzerinde çalışın. Sırayla yapılan işler ve takım oyunları işbirliği yapmak konusundan oldukça öğreticidir. Çocuklarınıza öfkelerini hareketlerle değil sözcükler yoluyla ifade etmelerini ve bir anlaşmazlığı çözemedikleri takdirde bir yetişkine başvurmaları gerektiğini hatırlatın. Ödün vermenin mümkün olduğu her durumu değerlendirin. Mesela sevilen iki televizyon programından hangisinin seyredileceği tartışılıyorsa, birini videoya çekin. Bir oyuncakla belli zaman oynadıktan sonra oyuncukları değiştirmek için çocuklarınızı teşvik edin.

Onları yakından izleyin. Böylece nasıl geçindiklerini, davranış şekillerini gözlemleyebilirsiniz.

Empati geliştirmelerini sağlayın. Başkalarının nasıl hissettiğini anladıklarında, çocukların birbirleriyle anlaşmaları kolaylaşır. Başkalarının duyguları hakkında düşünmelerini sağlayan sorular sorun. Mesela "Sence Ayşe şimdi nasıl hissediyordur?" ya da "Cem gelip de oyununu bozsaydı nasıl hissederdin?" gibi.

Adil olun. Çocuklarınıza eşit davranın. Çocuklarınızdan sadece birini sorun çıkaran olarak seçmeyin.

Onları meşgul edin. Sıkıntı olumsuz davranışların en büyük sebeplerinden biridir.

Zihinlerini başka şeylerle meşgul edin. Kavgalar genellikle küçük şeyler yüzünden çıkar. Bu nedenle çocuklarınızı daha ilginç bir şeye yönlendirin.

İlk mi, ortanca mı, en küçük mü?
Her çocuk birbirinden farklıdır. Ancak doğum sırası çocuğunuzun tepkilerini ve davranışlarını etkiler. En büyük çocukların aile içindeki yeri ayrıdır. Lider karakterli olabilirler. Ayrıca kendikerine daha çok güvenip diğer çocuklarınızdan daha ciddi olabilirler. En küçük çocuklar daha yaratıcı olma eğilimindedir. Hem sevimli, hem de asidirler ama bir yandan da son
derece sevecen bir doğaları vardır.

Ortanca çocuklara gelince... Onların aile içindeki konumları daha az belirgindir. Kendilerini dışlanmış ve dikkatinizi üzerine çekmek için diğer kardeşleriyle yarışması gerektiğini düşünebilir. Ortanca çocuk genellikle hayatın adaletsiz olduğunu düşünür. Tabii ortanca çocuk olmanın da kendine göre avantajları vardır. Genellikle kendilerine yakın arkadaşlar
edinirler ve ergenlikte arkadaş ilişkilerine daha çok sırtlarını dayarlar. Başkalarını tanımak için çaba sarfederler. Hassas ve anlayışlı olabilirler.

Yaş farkı çoksa...
Farklı yaşlardaki çocuklar için ilginç ve güvenli etkinlikler bulmak zor olabilir. Bu durumda çocuklarınızı farklı zorluk seviyelerinde, farklı ilgi alanlarına hitap eden aktivitelerle tanıştırmaya çalışın. Mesela her yaştan çocuk parka gitmekten keyif alabilir. Evde de el işi tarzında oyunlar ve lego farklı yaş gruplarından çocukların ilgisini çekebilir. Eğer seçtiğiniz
etkinlik daha çok büyük olan çocuğunuza hitap ediyorsa, o zaman küçük çocuğunuzun da hoşuna gidebilecek basit bir oyun bulun. Ya da ikisinin bir şeyler yapmasını sağlayabilirsiniz. Mesela büyük çocuğunuz küçük olan bir oyunun nasıl oynanacaını öğretebilir. Bazen büyük kardeşi oynamak çocuğun aile içinde kendisini önemli hissetmesini sağlayabilir.

Yaşı küçük olan çocuklar, büyük çocuklara neden daha geç yatmak, arkadaşlarında kalabilmek gibi fazladan haklar verildiğini anlamakta zorlanırlar. Çocuğunuza büyüdükçe bu imtiyazların kendisine de tanınacağını anlatın. Küçük çocuğunuz şikayet edince, yelkenleri hemen suya indirmeyin. Büyük çocuklara fazladan bazı haklar tanınmasının haklı sebebleri var. Mesela fiziksel olarak daha az uykuya ihtiyaçları var, bağımsız olma anlamında daha çok sorumluluk alabilecek durumdalar vs. Bu nedenle küçük çocuğunuz "Bu haksızlık." diyerek karşınıza dikildiğinde, kendinizden emin duruşunuzu ve sakinliğinizi yitirmeden ona küçük olmanın avantajlarını anlatın. Mesela ev işlerine yardım etmek ya da odasını toplamak gibi sorumlulukları olmadığından bahsedebilirsiniz.

Aileye yeni bir bebek katılırsa...
Siz yeni bebeğin heyecanı içindeyken, diğer çocuklarınız yeni gelen hakkında aynı duyguları paylaşmayabilir. Çocuklarınızın bu bebeğe daha olmlu yaklaşmasının yolu, bebek doğmadan birlikte hazırlık ve planlar yapmak ile bebek doğduğunda ona hep beraberce bakmaktantan geçer.

Bebek doğmadan önce, bebeğin ismi için fikirlerini sorun. Ayrıca bebek odası hazırlanırken onların da dekorasyon işine katılmasını sağlayın. Bebek doğduktan sonra da bebeğin eşyalarını getirmeleri gibi konularda yardımlarını isteyebilirsiniz.

Günün birkaç saatini büyük olan çocuklarınıza ayırabilirseniz, ilginizi onlardan esirgediğiniz gibi bir düşüncenin oluşmasına engel olmuş ılursunuz. Onlar da sevildiklerini hissettiklerinden işler yolunda gidecektir.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 677
favori
like
share
minta Tarih: 11.07.2006 08:55
çok güzel anlatmışsın eline sağlık
SU-PERISI Tarih: 16.04.2006 17:54
eline saglık inci kız