Peygamber Efendimiz, Allahın elçisi olması dolayısıyla ciddi, vakarlı, ağırbaşlı ve heybetli bir insandı. Bu hali zaten normaldi. Çünkü taşıdığı görev, üstlendiği vazife bunun gereğiydi. Ancak her haliyle o da bir insandı. Hem de çok cana yakın.

Herkese samimi ve içten davranırdı. Zaman olur, şakalaşır, tatlı ve güzel bir hava oluştururdu. Çünkü başka türlü olsaydı, insanlar Peygamberimize yaklaşamazlar, Ona soru bile soramazlardı.

Zaten insan her zaman ciddi ve ağır meseleleri konuşamaz, bazen ortamın yumuşatılması ve insanların rahatlatılması gerekir.

Bunun yanında, Peygamberimiz insanlarla alay etmez, hafife almaz, dalga geçmez, küçük düşürmez, mahcup etmez, zor durumda bırakmaz, işletme gibi olumsuz tavırları hoş karşılamazdı.

Peygamberimizin yaptığı şakalar yerli yerinde ve mesaj doluydu. Lüzumsuz ve yersiz değildi. Daha çok gönül alıcı ve sevindirici şakalar yapardı. Çocuklarla, hanımlarıyla, yaşlı ve kimsesiz kişilerle şakalaşması bu türdendi.

Peygamberimiz aile içinde mükemmel bir eş, şefkatli ve sevimli bir babaydı. Zaman zaman eşleriyle şaka yapar, onlarla olan samimiyetini geliştirirdi. Hz Aişe genç ve zeki bir hanım olduğu için Peygamberimiz ona ayrı bir ilgi gösterdi. Hazreti Aişe anlatıyor:

Ben zayıf, ince belli, genç bir hanımdım. Bir seferde Peygamberimizle birlikte bir yolculuğa çıktım. Peygamberimiz bir yerde sahabilere:

Siz ilerleyin dedi. Onlar gidince ikimiz arkada yalnız başına kaldık. Bana:

Gel seninle yarışalım dedi ve koşmaya başladık. Ben kendisini geçtim.

Aradan birkaç yıl geçmişti. Yine onunla birlikte bir yolculukta iken bir yerde sahabilere:

Siz ilerleyin dedi ve ikimiz yalnız kaldık.

Gel yarışalım dedi. O zamanlar ben kilo almıştım. Önceki yarışmayı da unutmuştum. Koşmaya başladık. Fakat bu sefer de o beni geçti. Gülümseyerek:

Bu sefer ki benim seni geçişim, o gün beni geçişine bedel olsun buyurdu.

Peygamberimizin buna benzer bir lâtifesini Hasan-ı Basri Hazretleri rivayet ediyor.

Bir gün yaşlı bir kadın Peygamberimize gelerek:

Ya Resûlallah! Cennete girmem için bana dua eder misiniz?dedi.

Peygamber Efendimiz:

Yaşlı kadınlar Cennnete giremez diye ona takıldı.

Bunun üzerine kadın ağlayarak oradan ayrıldı.

Peygamberimiz sahabilere:

Gidin ona söyleyin, Sen Cennete yaşlı olarak giremezsin . Cenâb-ı Hak, Biz onları yepyeni bir yaratılışla yarattık da, eşlerine sevgi ile düşkün hep aynı yaşta genç kızlar yaptık buyurmuyor mu? (Vakıa Sûresi, ../36)

Avf bin Malik anlatıyor:

Tebük savaşında Peygamberimizin huzuruna gittim. Deriden yapılmış bir çadırın yanındaydı. Kapıdan selam verdim. Selamımı aldı ve bana:

Buyur, gir dedi.

Bütün vücudumla mı gireyim? dedim.

Bütününle gir dedi ve girdim.

Çadır küçük olduğu için Avf şakayla, Bütün vücudumla mı gireyim demişti.

Böylece Peygamberimiz şakaya şakayla karşılık vermişti.

Bütün sahabilerin şahit olduğu bir lâtifeye de yer verelim:

Sahabilerin içinde Nuayman adında çok şakacı birisi vardı. Yaptığı şakalar bazen aşırıya kaçardı. Fakat yine de Peygamberimiz onu anlayışla karşılardı. Bir gün çölde yaşayan bedevi Araplardan birisi Peygamberimizi ziyarete gelmişti. Devesini Mescidin avlusuna bağlayıp içeri girmişti.

Sahabilerden birisi deveyi görünce Nuaymana:

Şu deveyi kessen de etini yesek, eti çok özledik. Nasıl olsa Peygamberimiz devenin parasını ödeyecektir.

Nuayman da itiraz etmedi ve deveyi yere yatırdı, kesti ve başladı yüzmeye.

Devenin sahibi Peygamberimizin huzurundan çıkınca bir de ne görsün, devesinin deresi yüzülüyor.

Eyvah! Devemi kesmişler diye feryada başladı.

Peygamber Efendimiz dışarı çıktı.

Bunu kim yaptı diye sordu.

Nuayman yaptı dediler.

Nuayman kaçmıştı. Peygamber Efendimiz Nuaymanın peşine düştü, aramaya koyuldu.

Sonunda Duabaa adında bir kadının evinin bahçesinde buldu. Nuayman evin avlusundaki çukura girmiş, üzerini de hurma ağacı yaprağı ile örtmüştü.

Peygamberimiz eve girince birisi bir taraftan yüksek sesle:

Biz onu görmedik diyor, bir taraftan da parmağıyla Nuaymanın saklandığı çukura işaret ediyordu.

Peygamberimiz gitti, onu çukurdan çıkardı. Nuaymanın yüzü gözü toz toprak içinde kalmıştı. Peygamberimiz sordu:

Niçin böyle yaptın?

Nuayman:

Ya Resûlallah, size burada olduğumu söyleyenler yaptırdılar bana...

Peygamber Efendimiz bir yandan Nuaymanın yüzünü gözünü siliyor, diğer yandan da gülüyordu.

Peygamberimiz daha sonra deve sahibine devesinin parasını ödedi ve işi tatlıya bağladı. Selametle.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 4695
favori
like
share
matrakSsS Tarih: 12.05.2007 10:28
Allah razı olsun
goksahan Tarih: 22.04.2006 17:23
sağolsın allah razı olsun abi nasılki yol bilmeyen bir turist için bir rehber gerekli ise müminlerin rehberide selaat ve selamlar üzerine olsun efendimiz dir allah hepinizden razı olsun
leotombak Tarih: 22.04.2006 17:11
goksahan kardeşim. Geçmiş olsun dileklerimi yineliyorum. Allah acil şifalar ihsan eder inşallah. Dediğin gibi yapılan şakaların dozunu ve yapılabilirliğini düşünmek gerekiyor. Başkasına zarar veren ve adına da şaka debilen şeyler artık şaka olmaktan çıkıyor. Adını siz koyun. Şakalaşma konusunda her şeyde olduğu gibi Peygamber Efendimizi örnek almak gerekiyor. Selametle.
goksahan Tarih: 22.04.2006 16:50
şöyle bu durumda şakanın dozunu kaçırdığımız da başımıza gelebilecek felaketleri bi düşünelim belkide başımıza mutlaka gelmişde olabilir ben başımdan geçeni anlatıyım

el şakalarından kesinlikle hoşlanmam fakat benim hoşlanmam yetmiyor karşımdaki insan beni iyi tanımıyorsa sonuçlar iyi olmuyor alış veriş yaparken iş yerinin sahibi şaka yapmaya başladı ben tavrımı bozmadım buda karşıdaki insanda ters tepki yaratı sırf benden tepki alabilmek için eline bıçak aldı ve bacağıma sapladı iki gün yatmak zorunda kaldım hala dikişleri duruyor

işin aslı şaka seviyesi kaçtımı sonu felaket getiriyor artık bu bıçak olaylarında öyleki kiseye şaka olduğuna inandıramıyorus oda ayrı sorun tabi

şaka şaka diyerek cinayetler bile işleniyor bi an gaflete düşülüyor fakat pişmanlık fayda etmiyor
bilinmez Tarih: 21.04.2006 22:46
Düşünmen
demek istedim. Yalnış yazmışın sonradan farkına vardım. Kusura bakmayınız.
bilinmez Tarih: 21.04.2006 22:42
Teşekkür ederim. Düşünmem bile yeter.
gulcan57 Tarih: 21.04.2006 20:38
lutfullah aramiza hosgeldin...
leotombak Tarih: 21.04.2006 20:35
lutfullah kardeşim gerçekten belirtilen yaşta isen; bu tür konuları okuyup, Peygamber Efendimizi anıyorsan ne mutlu sana. Allah sana hayırlı ve uzun ömürler versin. Selametle.
lutfullah Tarih: 21.04.2006 20:25
peygamber efendimiz