Sebebi tam olarak bilinmese de erkek çocuklar daha çok otistik oluyor. Ancak, buna hormonal ve genetik etkenlerin sebep olabileceği belirtiliyor
Doğuştan gelen bir gelişim bozukluğu olan otizm erkek çocuklarda daha çok görülüyor. Her 5 otistikten 4ü erkek. Bu durumun sebebi tam olarak bilinmiyor; ancak yapılan çalışmalar hormonal ve genetik etkenlerin sebep olabileceğini gösteriyor. Otizm bireylerin gördüklerini, duyduklarını doğru algılamaktan alıkoyan bir gelişim bozukluğu. Bu sebeple erken teşhis bu kişilerin kendilerine yetecek hâle getirilmesi için eğitilmeleri açısından büyük önem taşıyor.
Otistik Çocukları Koruma ve Yönlendirme Derneğinden alınan bilgilere göre sebebi tam olarak bilinmeyen otizm Türkiyede aileleriyle beraber yaklaşık 100 bin insanı etkiliyor. Otizmi olan çocuğa sahip bir ailenin ikinci çocuklarında otizm görülme riski ise yüzde 4 ile yüzde 10 arasında değişiyor.
Otistik çocuklarda etkilenme dereceleri değişse de, ortak belirtiler görülüyor. Sosyal ilişkilerde güçlük çekme belirtilerin başında geliyor. Özellikle dış dünya ile ilişki kurabilme becerilerinde yetersizlikler gözleniyor. Bunlar arasında göz göze gelmekten kaçınma, başkalarının sevinç, üzüntü ve ihtiyaçlarına ya da çevresindeki olaylara tepkisiz kalma, arkadaşlık kurmama, tek başına olmayı tercih etme, sosyal kuralları anlayamama, kendi duygularını paylaşmama ve başkaları ile duygusal ilişki kurabilme eksikliği sayılabilir. İletişimde yaşanan zorlukların başında ise konuşma ve jest ile mimiklerdeki yetersizliklerin, okulöncesi çağda görülmesi sayılabilir. Konuşmada gelişmeme, gecikme, güçlüğü görülebilir. Bazıları ise yaşamları boyunca hiç konuşma becerisi geliştiremezler. Otistik çocukların konuşma özellikleri arasında, kelime üretebilme, konuşmanın vurgu ve tınısını doğru kullanabilme, dil kurallarını uygulayabilmede bozukluklar görülür. Otistik çocuklar, çoğu zaman tek ve sınırlı bir ilgi alanına sahiptir. Bazı konulara yoğun ilgi gösterip dikkatlerini uzun süreli toplayabilir ancak ilgilerini çekmeyen konulara kayıtsız kalabilirler.
Bazı otistik davranışlar
Otistikler: Ellerini sallama ya da çırpma, zıplama, sallanma, anlamsız sesler çıkarma gibi yineleyici davranışlarda bulunabilirler. Bu davranışların onları duyusal olarak rahatlattığı düşünülür. Bu davranışları boş kaldıklarında, çok fazla uyaran olduğunda, sıkıntılı ya da gergin oldukları ortamlarda sıkça yaparlar.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 357
favori
like
share
doktoruydu Tarih: 20.04.2006 10:46
teşekkürler.....
ellerine sağlık...
ozturk Tarih: 20.04.2006 10:18
emeğinize teşkür..
selene Tarih: 20.04.2006 09:37
Otizmli çocuklarda anne baba rolü çok önemli, Gerginliğini üzerinden atamamış, sabırsız ve beklentisi yüksek olan ailelerin tedaviyi sürdürebilmeleri imkânsızdır. Eğitim çok önemli
teşekkürler superisi
casper Tarih: 20.04.2006 09:23
Genelde erkek çocuklarda görüldüğünü bilmiyordum,
Umudumuz böyle çocuklar için eğitim merkezlerinin çoğalması :79:
refik Tarih: 20.04.2006 09:00
bilgileriniz için teşekkürler
morhanp Tarih: 20.04.2006 02:06
Teşekkürler su perisi
Otizm ile ilgili ek bilgi:

Kendi dünyalarında yalıtılmış (izole) otizmli bireyler, farklı ve uzak gözükürler ve başkaları ile duygusal bağlar oluşturmazlar. Bu şaşırtıcı beyin bozukluğu olan bireyler çeşitli belirtiler ve engeller göstermesine karşın, çoğu diğer insanların düşüncelerini, duygularını ve gereksinimlerini anlama yetisine sahip değildir. Sıklıkla, dil ve zeka tamamen gelişmemiştir, iletişim ve sosyal ilişkilerde güçlük yaşamalarına neden olur. Otizmli çoğu birey sallanma veya başını vurma gibi tekrarlayıcı aktivitelerle uğraşır veya her gün ki alışmış oldukları rutinleri alışık tarzda tekrar ederler. Bazıları ses, dokunma, görüntü ve kokuya acı verecek derecede duyarlıdır.
Otizmli bireyler çocuk gelişiminin tipik aşamalarını takip etmezler. Bazılarında gelecekteki soruna ait ip uçları doğumdan itibaren gözlenebilir. Çoğu olguda, problemler yaşıtı çocuklarla karşılaştırıldığında daha fark edilir hale gelir. Diğer çocuklar gelişimlerini devam ettirirken, bu çocuklar 18-36 ncı aylar arasında aniden insanları reddetmeye başlarlar, yabancı gibi davranmaya başlarlar, kazanmış oldukları dil ve sosyal becerileri kaybederler.
Anne-baba gibi öğretmen ve bakım verici de otizmli çocuk veya yetişkinle iletişim ve bağlantı kurma çabalarında hayal kırıklığı yaşayabilir. Sürekli tekrarlayıcı davranışları ile uğraşırken, size aldırmıyormuş gibi hissedebilirsiniz. İç gereksinimlerini tuhaf yollarla ifade etmesi sizde hayal kırıklığı yaratabilir. Çocuğunuz hakkında hayalleriniz ve ümitlerinizin gerçekleşmemesi sizi üzebilir.
Günümüzde bu çocukların sosyal, dil ve akademik becerilerini iyileştirmek için yardım eden metotlar vardır. Erişkin otizmli bireylerin %60 dan fazlası yaşamları boyunca bakıma gereksinin duymalarına karşın, günümüzde bu kişiler için uygun destek yanında, bu bireylerde belli alanlarda meslek edindirme ve topluma katma yönünde girişimler vardır.
Otizme dünyanın her yerinde her bölgesinde gözlenir. Bütün ırk, din ve ekonomik düzeylerde gözlenir. Çocuklukta başlar, her 1000 kişiden 1-2 sini etkiler, erkeklerde kızlara oranla 3-4 kez daha sık gözlenir. Bozukluk gözlenen kızlar daha ağır belirtiler göstermeye ve daha düşük zeka düzeyine sahip olmaya eğilimlidir. Otizm aileyi ve toplumu değişik alanlarda bir yönüyle etkilemektedir.

NOT: Bu yazı Pisikiyatri ile ilgili internet sitelerinden alınmıştır