Kadın güzel yüzlü, ahlakı güzel, gözbebekleri ve saçları siyah, gözleri iri, beyaz tenli, kocasını seven ve kocasından başkasına gözünü çevirmeyen bir eş olursa; böyle bir hanım, Allahu Teala'nın şu ayet-i kerimede tanıttığı huriler gibi bir eş olur:

"Orada (cennetlerin içinde) hayırlı güzel eşler vardır!"(Rahman 55/70.) Yani, ahlakları hayırlı ve yüzleri güzel eşler vardır, demektir.


Yine Allahu Teala şöyle buyurur: "...ve iri gözlü huriler; gün görmemiş saklı inciler gibi.."(Vakıa 56/22-23)

"Huri", beyaz demektir. Ayetteki "în" kelimesi; gözü büyük anlamına gelir. Bu ifade ile; gözlerinin beyazı bembeyaz, gözlerinin siyahı ile saçları ise simsiyah olan huri kızları anlatılmaktadır.

Başka bir ayet-i kerimede ise şöyle buyurulur: "Kocalarına aşık yaşıt eşler!"(Vakıa 56/36-37)

Ayet-i kerimede geçen "Urub" kelimesi iki anlama gelmektedir: Kocasına aşık olan ve kocasıyla birleşmeye arzulu kadın demektir. Her iki mana da birleşmeden hasıl olacak lezzetin mükemmel olmasını sağlar. Zira, kadın eğer kocasını sevmiyorsa ve kocasıyla birlikte olmaya istekli değilse, birleşmeden doğacak lezzet eksik olur. İşte, birleşmeden doğacak lezzetin mükemmel olması için, Allahu Teala cennetteki kadınları yukarıda belirtilen özelliklerle donatmıştır. Cinsel arzusu güçlü bir erkek ile kocasına aşık bir kadın şehvetin zirvesinde bulunur ve tat alır.

Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulur: "Kadınlarınızın hayırlısı kocasıyla birleşmeye fazlasıyla arzulu olanlardır."(Ali el-Muttakî, Kenzu'l-Ummâl, No: 40148; Suyûtî, ed-Dürrü'l-Mensûr, 6/159)

Hikmet ehlinden birisi der ki: "Üç şey vardır ki, göz ardı edilemeyecek lezzetlerdendir: Yazın sıcakta elbise altına şalvar vb. giymeden yürümek, sahil kenarında gezinmek, cinsi ilişkiye arzulu kadınla cima yapmak."

Allahu Teala, cennetteki kadınları anlatırken: "Bakışlarını sırf kocalarına çevirmiş kadınlar "(Rahman, 56/56) ayeti ile; onları "gözlerini kocalarının üzerine dikmiş kadınlar", şeklinde vasfederek onlardan alınacak lezzetin mükemmel olduğunu beyan buyurmuştur. Onlar, kocalarından daha güzel birini görmedikleri gibi, onun yerine başka birini de istemezler.

Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurur: "Kadınlarınızın hayırlısı; kocası kendisine baktığında onu mutlu eden, bir şey emrettiğinde ona itaat eden ve yanından ayrılınca da namusunu ve malını muhafaza eden kadındır!"(Nesâî, 6/3231; İbnu Mâce, 1/1857; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 2/251; Hâkim, el-Müstedrek, 2/161; et-Taberânî, el-Mu"cemu'l-Kebîr, No: 7828; Suyûtî, el-Câmiu's-Sağîr, No: 4045, 4046; Heysemî, Mecmau'z-Zevâid, 4/502, No: 7439.)

"Rabbimiz, bize dünyada iyilik ver"(Bakara, 2/201) ayet-i kerimesinin tefsiri hakkında Muhammed b. Ka'b el-Kurazî'nin şöyle dediği nakledilir: "Dünyadaki iyilikten murat saliha kadındır."

Ömer b. el-Hattâb (r.a) şöyle der: "Saliha kadın dünyalık sayılmaz; çünkü saliha kadın kişiyi ahirete yönlendirir."

Bunun yanında Hz. Ömer (r.a) şunu da söylemiştir: "Yalnız (bekar) yaşayan kişinin ibadetten aldığı zevki, evli kişi alamaz!" Yine Hz. Ömer (r.a) şöyle derdi: "Bir kula imandan sonra saliha kadından daha hayırlı bir şey verilmemiştir!"

Hz. Ömer (r.a) kadınları şöyle tanıtmıştır: "Kadınların kimisi ganimet gibidir, paha biçilemez! Böylesi kadınlara para ile değer biçilemez; buna sahip olmak tıpkı bedelsiz ganimete konmak gibidir. Kimi kadınlar pranga gibi değersizdir. Öylesine değersizdir ki almak için kimse para vermek istemez. Bu, pranga gibi insanı rahat bırakmayan kadını temsil eder. Böyle bir kadına sahip olan kişi, kadın yaşadığı sürece onun esiridir. Ancak kadının ölümüyle bu esaretten kurtulabilir."

Hz. Ömer"in (r.a), ikinci kısımdaki kadınlar için kullandığı pranga tabiri, Araplarda esirlere yapılan işkencenin büyüklüğünü ifade etmek için kullanılırdı. Bu da şöyle uygulanırdı: Koyundan yüzülmüş olan taze ve etli deri, işkence yapılacak kişinin vücuduna sarılır, deri güneşte kişiyi sıkmaya başlar; üzerindeki deri bitlenip zararlı böcekler yayılmaya başlayıncaya kadar bedeninden çıkarılmazdı. İşte ikinci türdeki kadınlar da böyle yapışkan yapılı ve kötüdür.

Şunu iyi bil ki, kadınların çeşitleri de tıpkı nefsin aldığı sıfatlara göre çeşit çeşittir. Nefsin sıfatlarını tanıyan kişi, kadınların vasıflarını tanır ve tecrübe ile onları sınıflara ayırabilir. Bu konuda gelen rivayetler, hem kadını hem de nefsin sıfatlarını tanıtmaktadır. Bunları şöyle özetlemek mümkündür:

Müsevvile (günaha kışkırtan): Bu tür kadınlar, huy bakımından en aşağı derecedeki kadınlardır.

Emmâre (kötülüğü emreden): Nefs-i emmâreden adını alan bu tür kadınlar, sürekli kötülüğü emreder, kötü ahlaktan ve eziyetten zevk alır.

Levvâme (kınayan): Nefs-i levvâmeden adını alan bu tür kadınlar saliha kadınlardan sayılır; çünkü bir kötülük yaptıklarında kendi kendilerini kınarlar.

Bazıları mutmainne (huzura ermiş) ve marziyye (razı olunmuş) sıfatlarını kazanmış kadınlardır. Bunlar da razı olmuş makamına erişmiş saliha kadınlar içinden sükûneti elde eden kadınlardır.


KUTUL KULUB

EBÛ TÂLİB EL-MEKKÎ

DÖRDÜNCÜ CİLD




MÜTERCİMLER
Dr. Dilaver SELVİ
Ali KAYA


***************

Erkeğin hanımı üzerinde hakkı çoktur. Kadın kocası ile iyi geçinmelidir! Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Kadının cihadı, kocası ile iyi geçinmektir.) [Taberani]

Bir kadın, kocasını güzel karşılar, güzel sözler söyliyerek hoşnutluğunu kazanmaya çalışırdı. Peyamber aleyhisselam, kadının bu hareketinden dolayı kocasına buyurdu ki:

(Hanımına selam söyle, yarı şehid sevabına kavuştuğunu haber ver!) [Şir'a]

[Aşağıda siyah harferle yazılanların hepsi hadis-i şeriftir]

Kadınların Cennete girmeleri erkeklere göre daha kolaydır.

(Kadın, beş vakit namazı kılar, orucunu tutar, kendini yabancılardan korur ve kocasına muti olursa, Cennete girer.) [İbni Hibban]

Erkeğini razı eden kadın için korku yoktur: (Kocası razı olduğu halde ölen kadın Cennete girer.) [Tirmizi]

Kadına zinet eşyası mubahtır. Zinet almak için kocasını müşkül duruma düşürmemeli, yabancılara zinetlerini göstermemelidir! Böyle olunca zinetleri Cennete girmelerine ma'ni olmaz. (Cennette kadınların az olduğunu gördüm. Sebebini sordum. "Onları altın ve zinet eşyası meşgul etti." dediler.) [İ. Ahmed]

Kocasına, elinden geldiği kadar güler yüzlü davranıp, sevgi göstermeli, dili ile de onu incitmemelidir. (Kıyamette Allahü teâlâ, kocasına dili ile eziyet eden kadının dilini 70 arşın uzun yapıp, boynuna dolar. Kocasına kötü gözle bakan kadını da başı kesik ve bedeni parçalanmış hale çevirir.) [Şir'a]

(Senden ne gördüm) diyerek küfran-ı ni'mette bulunmamalıdır! (Eğer kocalarına karşı küfran-ı ni'mette bulunmasalar, namaz kılanlar hemen cennete girerdi.) [Şir'a]

(Cehennem halkının ekseriyetini kadınların teşkil ettiğini gördüm. Sebebi de, çok la'net ederler ve kocalarına karış küfran-ı ni'mette bulunurlar.) [Buhari]

Kocasına bir iyilik yapmışsa, başına kakmamalıdır. Yeme ve giyme gibi hususlarda kocasını üzmemeli, yapamıyacağı şeyi ondan istememelidir! Kocasının şerefini korumalı, her işte onun rızasını kazanıp gönlünü hoş etmeye çalışmalıdır!

(Kocanın hanımı üzerindeki hakkı, benim sizin üzerinizdeki hakkım gibidir. O halde kocasının hakkını gözetmiyen, Allahın hakkını gözetmemiş olur.) [Şir'a]

Kadın, kocasını üzmemelidir. Birgün Hz. Fatıma, ağlıyarak babasının huzuruna geldi. Resulullah buyurdu ki:

- Ya Fatıma, niçin ağlıyorsun?

- Kasıtsız söylediğim bir sözden Ali bana kızdı. Özür diledim. Fakat onu üzdüğüm için ağlıyorum.

- Kızım, bilmez misin, Allahü teâlânın rızası kocanın rızasına bağlıdır. Ne mutlu o kadına ki daima kocasının rızasını arar, kocası ondan razı olur. Kadınlar için en üstün ibadet, kocasına ita'attir. Erkek, hanımından razı olunca, o kadın istediği kapıdan Cennete girmeye hak kazanır. Kocasını üzen kadın, onu razı edinceye kadar, Allahü teâlânın la'netinde olur.) [R. Nasıhin]


***************

Dostlarim umarim bu bilgilerle size biraz olsun yardimci olabilmisimdir. Aslinda cok da fazla nedenlere nicinlere takilmayalim. Mevla boyle buyuruyor. Ama esitilk te vardir elbet bakin...Mevla ayetler ve Efendimiz erkeklerde icinde ne buyuroyor:

Peygamber Efendimizin hicretin onuncu yılında, son hacları esnasındaki hutbesindeki sözlerinden, son nasihatlarından biri: (Kadınlarınıza eziyyet etmeyiniz! Onlar, Allahü teâlâ'nın sizlere emanetidir. Onlara yumuşak olunuz, iyilik ediniz!) olmuştur. İslamiyette evlenmek, bir kızı mes'ud etmek, ibadettir ve bütün nafile ibadetlerden daha sevabdır

Hanımının güzel huylu olmasını isteyen, önce kendisi güzel huylu olmalıdır! Kur'an-ı kerimde, insana gelen musibetlerin, günahları sebebiyle geldiği bildirilmektedir. O halde, dinimizin emir ve yasaklarına riayet eden, hanımı ile iyi geçinir.

Fudayl bin İyad hazretleri buyuruyor ki: "Dine uygun olmıyan bir iş yaptığımı, hanımımın huysuzluğundan anlardım. Hemen o işime tevbe ettiğim zaman, hanımımın huysuzluğu da giderdi. Böylece tevbemin kabul edildiğini de anlardım."

Aliyy-ül Havas hazretlerine hanımı küsmüştü. Hanımı, kocasına muhalefet etmek için ayrı testi, ayrı bardak kullanıyordu. Aliyy-ül Havas hazretleri, birgün yanlışlıkla hanımının testisinden su içince, hanımı hemen testiyi kırmıştı. Hazret, "Testiyi niçin kırdın?" bile dememiş, hiçbir şey olmamış gibi davranmıştı.

İbni Ebil Hamayil-i Sevri hazretlerinin hanımı huysuzdu. Kocasına ağzına geleni söyler, onu rahat bırakmazdı. Yine birgün hanımının yaptığı huzursuzluktan kurtulmak için uçarak kaçmıştı. Hanımı arkasından bakıp, "Hele şuna bak, uçup kaçmakla elimden kurtulacağını sanıyor." diye söylenmişti. Bizim gibilerin uçması mümkün olmıyacağına göre, kavgadan kaçmak, münakaşadan uzak durmaya çalışmalıyız. Haklı olduğumuzu isbata kalkışmamalıyız!

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

"Bir mü'min, hanımına kızmasın! Kötü huyu varsa, iyi huyu da olur."

"Kadın, zayıf yaratılışlıdır. Zayıflığını susarak yenin! Evdeki kusurlarını görmemeye çalışın!"

"Müslümanların iman yönünden en üstünü, ahlakı en güzel olanı, hanımına, en iyi, en lütufkar davranandır."

"Müslümanların en iyisi, en faydalısı, hanımına en iyi, en faydalı olandır. Sizin aranızda hanımına karşı en iyi, en hayırlı, en faydalı olan benim."

"Kadınlarınıza eziyet etmeyin! Onlar, Allahın sizlere emanetidir. Onlara yumuşak olun, iyilik edin!"

"Hanımına güler yüzle bakan erkeğin defterine bir köle azad etmiş sevabı yazılır."

"Hanımının ve çocuklarının haklarını ifa etmiyenin namazları, orucları kabul olmaz."

"Haksız olarak hanımını dövenin, Kıyamette hasmı ben olurum. Hanımını döven, Allah ve Resulüne asi olur."

Eve gelince hanımına selam verip hatırını sormalı, üzüntü ve sevincine ortak olmalıdır. Çünkü, o başkalarından ümitsiz ve yalnız kendisine alışmış bulunan dostu, dert ortağı, kendini neş'elendiricisi, çocuklarının yetiştiricisi ve çeşitli ihtiyaçlarının gidericisidir. Kur'an-ı kerimde mealen buyurulduki:

"İyi kadınlar, Allaha ita'at eder ve kocalarının haklarını gözetir. Kocaları yokken, onların namuslarını ve mallarını, Allahın yardımı ile korurlar." (Nisa 34)

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1801
favori
like
share
fikret336 Tarih: 23.11.2006 19:20
paylaşım için teşekkürler
hallavye Tarih: 19.11.2006 09:35
[COLOR=orangered]Çok teşekürler inanınki bu yazıyı okadar çok kişi okuması gerekiyorki ama işşte.. :76:
ŞAHİN1453 Tarih: 13.11.2006 21:29
eline sağlık
burakbudan Tarih: 19.10.2006 01:34
Allah razı olsun kardeş.Elllerine sağlık.
Allah bayan kardeşlerimize saliha,erkek kardeşlerimize de salih mü'minler olmayı nasip eder inşallah.
adsiz Tarih: 08.10.2006 16:41
"Hanımına güler yüzle bakan erkeğin defterine bir köle azad etmiş sevabı yazılır."
pote15 Tarih: 12.09.2006 09:08
ya ben eşimi çok kıskanıyorum.
hakan80 Tarih: 04.09.2006 01:24
tesekkur ederız...
Ay tenli asik Tarih: 04.09.2006 01:08
tesekkur ederim ellerine saglik
sdrt Tarih: 03.09.2006 07:50
tesekkur ederız