[COLOR=tomato]Bilirim ki askin bahcesinden bir gul koklayan, seyda bulbul olurmua... Bilirim ki askin pinarindan bir damla icen, omrunce sarhos gezermis... Bilirim ki kavusmak olmasa sevdalilar, aglayi aglayi kor olurmus...

Biliyor musun, iki gozum, bugun ayin kaci? Hangi mevsimdeyiz? Bahar mi, kis mi, sonbahar mi, yaz mi, inan farkinda degilim. Sila ne yana duser, gurbet ne yanda? Nerdeyim, nasilim? Bilmiyorum...

Derdim, kederim ne ? Biliyor musun yanitini?... Nesemi, sevimcimi, yasama gucumu yitirdim. O coskulu, mutlu, umutlu gunlerimi ne de cok ozluyorum. Oylesine bir ozlem ki bu, ne sen sor, ne ben soyleyeyim... Sevdiklerim, ozlediklerim ve bana dost olanlarin her biri baska bir yerde, hic birine kavusamiyorum...

Dallari firtinada kopmus bir agac gibiyiz iki gozum. Her dalimiz bir sinir boyunda, her yapragimiz bir ulkeye savrulmus. Bir yanimiz vizeli, bir yanimiz kacak. Cocuklugumu, ilk gencligimi, gecmisimi,nasil ozluyorum biliyor musun? Ozumu ozluyorum, ozumu.....
Kendim olabilmeyi, sozumde durmak için verdigim cabayı, kendime durust olmak icin kendimle olan mucadelemi, ozumle barisik yasamayi ozluyorum. En iyi sen bilirsin, bir huyumu terk etmek icin sarf ettigim gayreti. Dogaya, insanlara, hayvanlara, cocuklara olan sevgimi, tutkumu ve yuregimdeki atesi, dimagimdaki tadi da en iyi sen bilirsin...

Zaman geciyor, hayat geciyor, omrumde aksam canları calmaya basladi bile. Insanin mutluluklari, heyecanlari, hayati, yasadiklari geride kaliyor iki gozum. Bizim gibileri yillar gectikce daha bir duygusallasiyor... Toplumlarin gittikce bencillestigi, duyarsizlastigi dunyamizda olup bitenler beni huzunlendiriyor. Acaba bu durumun bilincinde ve farkında olan cevremizde kac insan var ? Binbir dusunce ususuyor beynime. Anilarla, ozlemlerle bogusmak beni yipratiyor. Ic acisiyla dolu, yarali, bin yerinden vurgun yemis bir gonulle acilara karsi umarsiz olmaya calisiyorum ama olmuyor. Belki bir gun son bulacak ufuklarda solar huznumuz. Hala bir seyler bekleyerek bulutsu bir sise gomuluyor her sey...

Simdi ise, gulmek-aglamak arasi monoton bir hayatin girdabinda kaldim. Uzerime olu topragi serpilmis gibi. Silkinip cikamiyorum. Gun isisgina, suya hasret bitkiler gibi tatsiz ve tuzsuzum. Iste simdi boyle bir insan oldum iki gozum. Gayesiz ve huysuz . Evden sokaga her cikisimda, penceremden disari her bakisimda, karabasan gibi coken sis ve karanlik dokunuyor bana. Oysa isik umut, umutsa hayat demektir. Ben mi o isigi yitirdim, yoksa o isik mi beni, bilmiyorum...

Nedense hep gecmise bir ozlem duygusu buyuyor icimde...
Iste boyle iki gozum. Hangi gundeyiz? Bugun ayin kaci? Hangi mevsimdeyiz ? Bilmiyorum. Bilsem de, benim icin artık hic bir onemi yok..........

Uzun zaman once sevdami yuregime yukleyip geldigim o yabanci ulkeye, koynunda volkanlari tasiyan bir dag gibi sustum. Suskunlugumu delicesine haykirmak isterken, icime agulari akittim ve oylece sustum. Kara bir diken gibi yuttum ve icime yigilip oglece kalakaldim. Icimdeki yangini, yuregimdeki yarayi, gozlerimdeki damlayi sorma. Hasretlere dayayip basimi, huzunle gecip giden gunlere, gecelere dondum sirtimi iki gozum. Yorgun, yetim ve yarali. Gonlumun duvarina kocaman bir sevda resmi cizdim, bir de ates yaktim ocagima dag gibi ki, okyanuslar sonduremez...

Insanlar, var olali beri kabullenmis sevdayi. Herkes kendi sevdasinin Mecnunu, kendi hasretinin delisi olmus. Kendi hikayesini, kendi sevdasini en buyuk sanmis ve saymis, buyutmus yureginde dag dag. Sabir sabir beyninin gergefine islemis. Benim sevdam da benim icin dunyanın en buyuk, en kutsal sevdasi....

Ben ki, sevdanin collerinde ayriliklarin en buyuk hasretini cektim Mecnunu 'mun. Ferhat oldum daglari deldim. Kerem oldum yaktım kendimi. Pir Sultan oldum asildim, Nesimi oldum yuzuldum. Kavusmak icin gonlumu yollara dusurdum. Horlandim, ezildim, hakaretlere, iskencelere maruz kaldım...

Yuregimdeki yangini, gozlerimdeki hicrani sorma iki gozum. Acilarimi kimsesizligime yukleyip, uzayip giden yollara dustum. Yorgun, yetim ve yarali. Asik oldum, yaktim kendimi. Icimde bin yanginla ciktim yola. Sevgilime siirler yazmak, sarkilar bestelemek, turkuler yakmak en buyuk ibadetimdi. Kavusmak ise en inanilmaz hayalim...

Bilirim ki askin bahcesinden bir gul koklayan, seyda bulbul olurmuş... Bilirim ki askin pinarindan bir damla icen, omrunce sarhos gezermiş... Bilirim ki kavusmak olmasa sevdalilar, aglayi aglayi kor olurmus...

Aşk olmasa iki gozum, icimde biriktirdigim bu yangin olmasa, dolmasa iliklerime askin hasreti, bu yangin yuregimi sarmasa, avuclarimi yakmasa bu ates, akar mi damarlarimdaki kan! Bir gun kavusmak hayali olmasa, nasil dayanilir bu yasama, bu kimsesizlige, bu gurbete, bu hasrete iki gozum, nasil?...
(Alinti)

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1527
favori
like
share
DermanAbi Tarih: 27.04.2006 16:16
[COLOR=orangered]Çok Güzel Bir Hikaye, Sevda Yüklü Sevda Yükü Taşıyanlar Bilir Yükün Ne Kadar Ağır Olduğunu...
ozlems_o Tarih: 25.04.2006 14:23
insan sevince herşeyi unuturu günlerin bile farkında olmaz :79:

yüreğine sağlık çok güzel bir mektup bu