Zaman zaman parasını alamadığı için çıkardığı küçük çaplı isyanlarla Galatasaray yönetiminin tepkisini toplasa da sanki 40 yıllık Aslanmışçasına tekmeye kafa uzatan gözüpekliği, sınır tanımayan hırsı, arkadaşlarına güç katan karizması ve sahaya sadece fiziğini değil beynini de koyan akılcılığıyla sarı-kırmızılı taraftarların sevgilisi o. Aslında Aslan unvanını kazanması Floryanın kapısından girmesinden çok daha eskilere dayanıyor. Çünkü o bir Kamerunlu ve ülkesinin Afrika Aslanları olarak tanınan milli takımının da kaptanlığını yapıyor.

Babası Paul Song'u küçük bir bebekken kaybeden ve üzüntüsünü Onu hiç tanıyamadım. Hiç bir şeyi babamla paylaşamadım. Başarılarımın mutluluğunu birlikte yaşamayı, meyvelerini onunla paylaşmayı çok isterdim. Ancak kader bu ve kabul etmekten başka hiçbir şey yapılamıyor cümleleriyle dile getiren Rigobert Songun Afrikadan Fransaya, oradan da neredeyse bütün Avrupayı dolaştıktan sonra Türkiyeye uzanan hayat öyküsü ilginç maceralarla dolu. Gelin bu hikayeyi Songun ağzından dinleyelim.

GEREKİRSE TAŞ YİYECEKTİM
Genç Rigobert futbolcu olmayı kafasına koymuştur ve bu amaçla yaşadığı şehir olan Yaoundeyi terk ederek Bangounun yolunu tutar. Amacı, İtalya-90 Dünya Kupasında hayranlıkla izlediği Kamerun Aslanlarından biri olmaktır. O günleri anlatırken şu sözleri kullanır Song: Bangou şehrinin takımı Red Star'da oynamak için Yaounde'yi terk ederken, çok saygı duyduğum annem evden ayrılmamı büyük bir olgunlukla kabul etti ve hiç tepki göstermedi. Hayat benim için zorlaşmıştı. Kiramızı denk getirmek için bir odada kalabalık bir arkadaş topluluğuyla kalmak ve her sabah 200 litre su taşımak zorundaydım.

İtalyadaki Dünya Kupasında başarısına hayranlık duyduğum futbolcularla benim için yeni bir dönem de başlamış oldu. Niçin bir gün ben de onlar gibi olmayayım? diye düşünüyordum. İdealim olan oyuncuları selamlamak için caddelerde otobüslerinin peşinden koştuğumu hayatım boyunca unutamayacağım. Zira ben de onlara benzemek istiyordum. Artık benim için çok sıkı çalışma zamanıydı ve hedeflerime ulaşmak için gerekirse taş bile yiyecektim.

EVE DÖNÜŞ VE PROFESYONELLİK
Red Starda sergilediği futbol ona sadece profesyonelliğin değil, annesinin yaşadığı şehir olan Yaoundenin de kapılarını açacaktır. Tonnerre Yaoundede oynarken futbolun yaşatabileceği her duyguyu tadar Song: Korku, futbol tutkunu taşkın seyircilere karşı oynamak, zaman zaman hiç sebebi yokken karnımda duyduğum ağrı, sevinç, profesyonel futbolun size yaşatabileceği her şey artık hayatımın bir parçası oldu.

SONGA SONGOO DESTEĞİ
Kamerunlu futbolcular için Avrupaya atlama taşı Fransa Ligidir. Bir tür menajerlik görevini de üstlenen amcası, Metz Kulübü ile temasa geçip Songla ilgili bilgileri fakslar Fransız kulübüne. Ancak o dönemde Metzin teknik direktörlüğünü yapan Joel Müller tüm bu bilgileri çöp sepetine göndermektedir.

Hikayenin bu bölümünü Songdan dinleyelim: Müllerin benimle ilgili belgeleri çöp kutusuna attığını gören ve Metz kulübünün kalecisi olan milli takımdan arkadaşım Jacques Songoo duruma müdahale etmiş. Müllere benim gerçekten iyi bir futbolcu olduğumu ve Metzin işine yarayabileceğimi anlatmış. Bunun üzerine Müller benimle ilgili bilgileri çöp sepetinden çıkartıp yeniden incelemiş. 1994te ABD'de düzenlenen Dünya Kupasının hemen öncesinde yaşanmıştı bu olaylar. Müller bana güvendi ve Metze transferim gerçekleşti. Ben de hem Dünya Kupasında oynadığım futbol hem de daha sonra Metzde gösterdiğim performansla onu hayal kırıklığına uğratmadım. Bugün onu manevi babam olarak kabul ediyorum. Evimde de herkes onu tanır. Futbolu bana o öğretti ve başarılı olmamdaki en büyük etkenlerden biridir. Bugün geldiğim noktaya onun sayesinde ulaştım ve ona kocaman bir borcum olduğunu düşünüyorum.

METZDE GÜZEL GÜNLER
Metz günleri, Songun futbol hayatındaki en güzel dönemdir. Kamp ve deplasmanlardaki oda arkadaşı ise geçtiğimiz transfer döneminde Galatasarayın adını sakız gibi çiğnediği Robert Pirestir. Futbol kariyerimin en güzel golünü de Metz formasıyla Lyona attım diye anlatır Song ve gerisini şöyle getirir: Metz kulübünde futbol atmosferi çok iyiydi; en güzel günlerimi orada geçirdim. Futbol kariyerimin en güzel golünü de Lyona karşı oynarken attım. O gün sahadan 2-1lik galibiyetle ayrıldık. Bugün Arsenal'de oynayan Robert Piresle aynı odayı paylaşıyorduk. Gol attıktan sonra Pires'in arkasında diz çöker ve o pozisyonda yürürdük. Golden sonra sevincimizi böyle yaşardık. 1996'da Lig Kupasını kaldırdık, 1998'de de lig ikincisi olduk. Unutulmaz günlerdi.

AVRUPA TURU İTALYADAN BAŞLIYOR
Song için o unutulmaz günlerin ardından bir Avrupa turu görünmektedir artık. Ve ilk durak İtalyadır. Yeni kulübü ise Salernitana Benim için bir transit kulüp oldu der Song Salernitana için, İtalya bana göre dünyanın en büyük futbol ülkelerinden biridir. Burada dünyanın en kaliteli futbolcularıyla birliktesinizdir. Bu ülkede oynamak bütün futbolcuların rüyasıdır. İtalyada Milan'da oynayan Gattuso ve Parma'da oynayan Di Vaio ile çok yakın arkadaşlık kurmuştum.

İNGİLTEREDE HAYAL KIRIKLIĞI
Sırada Liverpool vardır Kamerunlu için. 1998-99 sezonunda Adanın yolunu tutar: Liverpool'da oynamak benim için gerçekleşemez bir rüyaydı sanki. Salernitana'dan sonra Liverpool'da oynamak Avrupada ciddi bir referanstır. Bu kulüpte Metzde olduğu gibi futbol hayatımın en iyi performansını sergilemek istiyordum. Ancak teknik direktörümüzün sistemine ayak uyduramadım. Liverpooldan derhal ayrılmam gerekiyordu. Bereket versin ki bana büyük bir destek veren Titi Camara ile karşılaştım. Bugüne kadar da iyi ilişkilerimizi koruduk. West Ham takımına transferim benim için bir kurtuluş oldu. Çünkü Liverpoolda oynayamıyordum. West Hamda tekrar futbola dönme fırsatı bulmuştum. Başlangıçta her şey çok iyi gidiyordu. Ne yazık ki daha sonra aynı senaryo tekrarlandı ve yine sandalyede oturma dönemi başladı. Ancak Titi Camara bir kez daha imdadıma yetişti ve hafızamdan silmek istediğim bu kariyer dönemini Kölne giderek kapattım.

ALMANYA GÜNLERİ
Köln, Song için gerçekten bir kurtuluş kapısı olmuştur. Liverpool ve West Hamda bulunduğu dönemde kenarda oturduğu günlerin acısını çıkarırcasına oynamaya başlar: Kölnde başarılı futbol kariyerimi tekrar konuşturdum. Zira West Hamda hiç oynayamamıştım. Çok sevdiğim bir şehre gelmiştim ve 2002 Dünya Kupasından önce futbol oynama zevkini yeniden tattım.

Ama her güzel şeyin olduğu gibi Köln defterinin de sonuna gelmişti Song: Orada kalmayı çok isterdim. Ne yazık ki Bundesligada kalmayı başaramadık. Kölnde zamanımın büyük bir kısmını birlikte geçirdiğim Anthony Baffoe ve Alessane Ouedraego'nun tavsiyelerini hiç bir zaman unutmayacağım.

FRANSAYA DÖNÜŞ
Kölnün küme düşmesinin ardından Bayern Münih ve Bayer Leverkusen, Song için ciddi transfer girişimlerinde bulunur. Ama Lens daha hızlı davranmıştır: Fransaya dönmeden önce Bayern Münih ve Bayer Leverkusenle transfer noktasında çok ileri seviyeye giden temaslarımız oldu. Ancak Lens çok hızlı çıktı. Fransaya döndüğümde aynı motivasyonu tekrar yaşadım. Özellikle Joel Müller'i yeniden buldum. Burada ailemin diğer üyeleriyle de bir araya gelmiştim: Daguy Bakari ve Zoumana Camara. Birlikte çok mutlu zamanlarımız oldu.

KAMERUN AŞKI
Kamerunlu olmak Song için önemli bir gurur kaynağı. Bu gururu anlamak için şu sözlerini kulak vermek yeterli: Kamerunu çok seviyorum. Ülkemi temsil eden bir sembol gördüğüm zaman içim titriyor. Ülkemin onuru için her şeyimi vermeye hazırım. Bunun içindir ki Milli Takıma her çağrılışımda artık başka bir şey düşünemiyorum. Hangi takımda oynarsam oynayayım aklım devamlı Milli Takımdadır. Böyle prestijli bir takımın kaptanlığını yapmak benim için büyük bir onur. Her zaman Milli Takıma seçilmekten de doğrusu çok memnunum. Milli Takımdaki ambiyans çok güzel. Takım olarak büyük bir aile gibiyiz. Patrick Mboma ile düzenli olarak telefonlaşırız. Çok iyi bir ilişkimiz var. Bugün geriye dönüp baktığımda, yaptığım işten çok memnunum. En iyi oyuncu olmadığımı kabul ediyorum ancak elimden gelenin en iyisini yapmak için çabalıyorum. Oynarken fiziki gücümün yanı sıra ruhumu da ortaya koymaya çalışıyorum.

BÜYÜK ŞEF RİGO
Kamerun Milli Takımı da onun değerini biliyor. Arkadaşları Songa Büyük Şef Rigo diye hitap ediyor. Türkiyeye geldiği tarih ise bir cumartesi gününe rastlayan 10 Temmuz 2004'tür. Bir sonraki gün pazar sabah saat 10.00'da sağlık kontrollerine başlayan Song, öğleden sonra saat 15.25te Galatasaray'la bir yılı opsiyonlu üç yıllık sözleşme imzalar. Lensten ayrılıp Galatasaraya demir atan Songun duyguları nasıldır acaba?

Lens'te oynarken kendimi çok iyi hissediyordum. Felix Bollaert Stadını ve taraftarlarını asla unutmadım. Buradan bir defa daha onlara teşekkür ediyorum. İstanbul'da da aynı şeyleri yaşadım ve ümit ediyorum yaşamaya devam da edeceğim. İstanbul çok güzel bir şehir. En sevdiğim yemeklerin başında pilav geliyor. Çünkü pilav bizim milli yemeğimiz. Biz pilavı soslu yeriz. Acılı Afrika sosuyla tadına doyum olmaz. O sosu burada bulamadığımız için Fransa'dan getirtiyoruz.

FUTBOL& BARIŞIN OYUNU
Song'a göre futbol, birleştirici ilkeleri olan, kitleleri kucaklayan, savaşları durduran, sınırlar ötesi siyasetleri bile etkisi altına alan bir oyun. Futbolun insanları savaşmamaya, birbirlerini yememeye, hiçbir şey için birbirlerini öldürmemeye iknâ edici bir rol üstlendiğini belirtiyor Kamerunlu oyuncu: Bizim ülkemizde nüfusun tümünü birleştiren tek unsur futbol. Futbolcuların serinkanlı, husumetten uzak, yapıcı, birleştirici bir duruş sergilemesi gerektiğini düşünüyorum. Hayat tecrübem bana birbirimizi sevmemiz ve birlikte bir şeyler inşâ etmek için çalışmamız gerektiğini öğretti. Birlikten kuvvet doğar. Fakat bütün bu iyi niyet mesajları problemleri halletmiyor. İnsanların birbirlerini öldürdüklerini görmek hiç hoş değil. Bizim, mesleğimizi en iyi şekilde icra etmeye çalışırken, zaman zaman bu yönde insancıl mesajlar vermeye gayret etmemiz gerek.

Songun rekor defteri

Mısır'daki Afrika Kupası'nda, Angola karşısında giydiği milli takım formasıyla 100. defa milli olan ilk Afrikalı futbolcu unvanını elde etti. Togo'ya karşı 101. defa Kamerun Milli Takımı'nın formasını giyen Song için bu rekor ilk değil. 1994 yılında ABD'de düzenlenen Dünya Kupası finallerinde Brezilya maçında kırmızı kart görerek oyun dışında kalan Song, sadece 17 yaşındaydı ve Dünya Kupası'nda kırmızı kart gören en genç futbolcu oldu. 1998 yılında Fransa'da düzenlenen Dünya Kupası'nda Şili maçında da kırmızı kart gördü ve iki Dünya Kupasında kırmızı kart gören tek futbolcu unvanını aldı. Song, Kamerun Milli Takımı ile 2000 ve 2002 yıllarında Afrika Kupası'nı kazanmayı başardı.

Songun Künyesi

Soyadı: Song Bahanag
İsmi: Rigobert
Doğum tarihi: 1 Temmuz 1976
Doğum yeri: Nkengligock, Kamerun
Milliyeti: Kamerunlu
Boy: 1.77 m.
Kilo: 75
Medeni durumu: Evli
Kulübü: Galatasaray Istanbul
Mevkii: Savunma
Forma numarası: 4

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1069
favori
like
share
GS2004 Tarih: 29.04.2006 10:14
Bak olmus :23:
kurtjara Tarih: 28.04.2006 18:11
baba haklısın benimde içime sinmedi, birşey yazabilirdin üstad :23:
ZeuS Tarih: 28.04.2006 18:10
ellerine sağlık usta.


ama basligi hic sevmedim yaw


usta oda azmin bi gostergesi olsun artık.. ama biras kötü yinde
GS2004 Tarih: 28.04.2006 16:20
Haber icin tesekkürler kardes.. ama basligi hic sevmedim yaw :79:
puslukurt Tarih: 28.04.2006 16:11
Dolaşmadığı avrupa ülkesi kalmamış ve büyük azimle mücadele etmiş helal olsun böyle adamlar her zaman iş yapar..