[COLOR=orangered]Stres, fazla kilo ve sigara bel ağrılarını artıran en önemli nedenlerden biri. Özellikle uzun süre masa başında çalışanlarda ve günlük yaşamda bilinçsizce hareket edenlerde daha çok görülen bel ağrısı yaşamı zehir ediyor. Ancak geleneksel yöntemlerle bel ağrısına çözüm bulmaya çalışanlar daha çok zarar görüyor. Bel ağrısı için uzman tedavisinin yanı sıra, magnoterapi gibi yöntemler ve doğru duruş şekli çok önemli.

Öte yandan bilinçsizce ağırlık taşımamak, egzersizlerle bel kaslarını güçlendirerek "doğal bir korse" oluşturmanın bel sağlığı için önemli olan bir diğer önemli husus.

Tüm dünyada nüfusun yaklaşık yüzde 75'i yaşamlarının herhangi bir döneminde bel ağrısından yakınıyor. 20 yaş üzerindeki nüfusun yüzde 14'ü yaşamalarında en az bir kez, 2 hafta kadar yatmayı gerektirecek şiddette bel ağrısı geçiriyor. 50 yaşına gelenlerin yüzde 85'i yaşamlarının herhangi bir bölümünde bel ağrısı çekiyor. İnsan ömrü giderek uzadığına göre, bel ağrısı sıklığının önümüzdeki yıllarda daha da artacağı muhakkak.

İlk defa akut bel ağrısı çekenlerin yüzde 38'i, aynı yıl içinde tekrar yeni bir bel ağrısı atağı ile karşılaşırlar.

Bel ağrılarının nedenleri ve tedavi yöntemleri

Artık işimiz gereği daha çok oturuyoruz. Böylece adalelerimiz ve beldeki bağlarımız zayıflayınca omurgamızdaki disklerin üzerine binen yükler de artıyor. Hayvanlarda bel kavsi insanlardan farkı olarak dışbükey iken insanlarda içbükeydir. Ayağa kalkabilmek için belde bir içbükey kavis olmalı. İnsanlarda ayakta durmanın bedeli bel ağrısı çekmek. İleri yeni yaşam ve çevre koşullarına uygun olarak vücudumuz belki de evrimsel bir başkalaşım geçirecek. Zira günümüzde işçi, bir tezgahın önünde, sekreter, bankacı ise bir bilgisayarın başında tüm gününü geçiriyor. Daha az hareket eden, stresli bir yaşam süren ve mesleki nedenlerle beline binen yükleri fazla olan, modern dünyanın insanı, bir de üzerine yanlış beslenme sonucu aldığı kilolar eklendiğinden bel ağrılarından kaçınması neredeyse olanaksız.

Kimler risk altında?

1- Bel ağrısı, 35-50 yaş arasında ve erkeklerde 2 kat daha fazla ortaya çıkıyor. Erkeklerde 190, kadınlarda 170 cm üstü boy, bel ağrısı için risk oluşturmakta. Ayrıca şişmanlık ve omurilik kanalının dar yapıda olması diğer risk nedenleri.

2- Sigara içenlerde bel ağrısı sıklığı artıyor. Sigara kronik öksürüğe yol açarak omurlar arasındaki disk içindeki basıncı yükseltiyor. Ayrıca, omurgadan kan akımını azaltarak diskin yetersiz beslenmesine neden oluyor.

3- Ailesinde bel fıtığı olanların bel ağrısına yakalanması olasılığı daha yüksek.

4- Bazı meslek grupları bel sorunlarına daha yatkın. Masa başı işlerde çalışanlar, omurgası üzerine vibrasyonlu yükler bindiren mesleklerde bel ağrısı daha sık. Devamlı uzun yol giden otobüs ve kamyon şoförleri ve yanlış biçimde ağır kaldıran ağır sanayi ve inşaat işçileri diğer mesleklerden daha fazla bel hastalıklarına yakalanıyorlar. Araştırmalar, bir ağırlığı 25 kereden fazla kaldırınca bel ağrısı meydana gelme olasılığının attığını gösteriyor. Ayrıca hastaları doğru olmayan bir şekilde kaldırıp ve çektiklerinden dolayı hemşireler ve ev içinde dikkatsiz hareketler ile sıcaktan soğuğa ani geçişler yapan ev kadınları da bel sorunlarına aday...

5- Bazı sporlardaki zorlamalar bel ağrısı oluşturabilir. Basketbol, beyzbol, golf, futbol, kürek çekme bu duruma örnek verilebilir.

6- Tekrarlayan hamilelikler bel ağrısı olasılığını arttırırlar. Bu nedenle hamilelikte fazla kilo alınması ve egzersizlerin ihmal edilmemesi gerekir.

Hastalık tanısı nasıl konulur?

Bel ağrılarının tanısında ilk basamak hastaya vakit ayırmak ve ağrısının geçmişini ve bugününü sorgulamaktan geçiyor. İyi bir sorgulama tanının neredeyse yarısı sayılır. Daha sonra ayrıntılı olarak muayenesi yapılan hastanın durumuna göre çeşitli incelemeler yapmak gerekebilir.
Basit grafilerle, bel omurlarındaki yıpranmalar, şekil değişiklikleri omurlar arasındaki faset eklemlerindeki bozukluklar bel kemiğindeki eğrilikler doğumsal omurga değişiklikleri rahatça izlenebilir. Ancak tüm bel ağrılarında tanı koymak pek mümkün değil.

Özellikle diske ait sorun görüntülemede normal grafiler yeterli olmaz. Buna ait bir şüphe varsa tanı için tomografi veya emar (MR) gibi gelişmiş görüntüleme yöntemlerine başvurmak gerekir. Fakat hiçbir şikayeti olmayan genç kadınların MR'ın da yüzde 10 oranında bel fıtığı yüzde 45'inde ise yanlışlıkla fıtık başlangıcı olarak isimlendirilen disklerin dışarı doğru taşması (bulging) görülür. Hiçbir yakınması olmayan 60 yaşın üstündeki kişilerde yapılan bir çalışmada ise yüzde57 oranında MR'da muhtelif bozukluklar görülmüştür.

O halde sadece MR bulguları ile konulan tanılar yanlış veya abartılmış olabilir. Bazen Bel ağrılarında laboratuar analizleri veya EMG gibi tanı yöntemlerine de baş vurulabilir. Muayene bulguları ve sorgulamasından elde edilen bilgilerin MR veya diğer bulgularla paralel olması doğru tanı için şarttır.

Burada, doğrusu sadece hastaların elindeki film raporlarının tedavisi değil, hastalardaki yakınmaların ve yapılan muayenelerden alınan sonuçların raporlarla birlikte değerlendirildikten sonra tedavisi olmalıdır.

Tedavi yöntemleri

- İstirahat

Akut veya müzmin bel ağrısının tekrar şiddetlendiği dönemlerde yatak istirahatı ve kişinin doğru pozisyonunu korumak ilk prensiptir. Bazen yan veya sırt üstü dizler bükük yatmanız en iyi pozisyon olabilir. Zira sırt üstü pozisyonda omurgalar arasındaki diskin oturma ve yatma pozisyonlarından daha düşüktür.

Yatak istirahat süresi 2-10 gün olup, ortalama 7. gün yavaş yavaş hareketlenmek gerekmektedir. 4 gün geçtikten sonra her 3 saatte bir 20 dakika yürüme yapılmalıdır. Akut ağrı krizlerinin tekrarında, daha uzun yatak istirahatı gerekebilir. Uzun süreli yatılması halinde diskin beslenmesi bozulur. Kas kuvveti ve kemik minerallerinde azalma olabilir.

- İlaçlar

Ağrı kesici ve adale gevşetici ilaçlar bel ağrıları tedavisinde önemli yararlar sağlar. Bazen tablet, bazen enjeksiyon tarzında alınan bu ilaçların yanı sıra akut ağrı nedeniyle gergin olan hastalara sakinleştirici ilaçlarda verilebilir.

- Fizik tedavi

Bel ağrısı çeken hastalara, ilaç ve istirahat uygulaması ile düzelmemesi durumlarında fizik tedavi yapılması gerekir. Bu amaçla; ağrı kesici, elektrik akımları, yüzeyel ve derin ısıtıcılar ile traksiyon tedavi yapılır. Akut bel ağrılarında belin çeşitli cihazlar yardımıyla çekilmesi (traksiyon) önemli yararlar sağlar. Traksiyon, disk içi basıncı düşürür ve omurgalar arası mesafeyi, sinir aralıklarını, faset eklemlerini v4e omurilik kanalını genişletir. omurganın hareketsiz kalmasını ve böylece iyileşmesini sağlar.

Ayrıca traksiyon belde gerdirilen adaleyi yorarak kas spazmını çözer. Çekip bırakma uygulamalarında diskin beslenmesi artar.

- Bel korsesi

Akut bel ağrılarında korse kullanılması istenmeyen hareketleri sınırlayarak iyileşmeyi hızlandırmaktadır. Korse beli sıcak tutar, emniyet hissi verir ve hastaya hastalığını hatırlatarak bir nevi uyarıcı görevi görür. Beldeki deformiteyi düzeltir ve önler. Beli stabilize eder ve bele binen dikey yükleri alır. Karın içi basıncını artırarak belin yükünü yüzde 25-30 oranda azaltır. Böylece disk içi basıncı azalır, gövde ve sırt kaslarının etkinliği artar ve buna bağlı beldeki ağrı azalır. Belin kavisini azatlığı için omurilik kanalı ve sinir kanalları beldeki faset eklemlerinin arasını açar böylece diski rahatlatır.

Elbette uzun süre korse kullanımında bazı olumsuzluklar olabilir. Bunlar; deride bası yaraları oluşması; sırt adalelerinde ve bağlarında yetersizlik yapmasıdır. Ayrıca uzun süre kullanılınca fiziki ve psikolojik bağımlılık yapar ve oluşturduğu baskı nedeniyle bacaklarda varislerin ve hemoroidlerin artmasına neden olur.

- Belden yapılan lokal enjeksiyonlar

Akut bel ağrılarında bel omurları civarında çeşitli enjeksiyonlar yapılabilir. Böylece ağrının geçici bazen de kalıcı olarak çözümü sağlanabilmektedir. Ayrıca omurgalar arası diskin ve çevresindeki dokuların beslenmesi amacıyla ağrı kesici olmayan daha uzun süreli tedavi enjeksiyonlar da yapılabilir.

- Manüpülasyonlar

Bel omurgasında fıtıklaşan diskin yerine konması veya sıkışan faset eklemlerinin kurtarılması amacıyla yapılan bir girişimdir. Fakat bu işlemin ancak seçilmiş vakalarda yapılması gerekmektedir. Manüpülasyon amacıyla bele çekme veya bazı eklemleri yerine oturtma hareketleri yapılabilir.

- Bel fıtığında cerrahi tedavi

Bel fıtığında yapılan tedavilere rağmen yeterli düzelme yoksa ameliyat düşünmek gerekir. Fakat bazı nadir durumlarda beklemeden ameliyata başvurulmalıdır. Kauda Equina sendromu buna örnek olup ani gelişen adalelerde güç kaybı, apış arası bölgesinde his kusuru, idrar yapma fonksiyonlarında borumla şeklinde kendini gösterir. Bu vakalar 12 saat içinde ameliyat edilmelidir. Adale erimesi, adale gücünde ve reflekslerdeki kayıp 3 hafta içinde giderek ilerliyorsa ve tüm tedavilere rağmen düzenleyen, günlük yaşam aktiviteleri bozulmuş ve mesleğine geri dönüşü engellenebilecek genç hastalarda operasyona karar verilmelidir.

Birkaç ay ara ile gelişen ve her seferinde bir ayı aşkın süreli şiddetli hastalık belirtileri ile seyreden olgularda yine ameliyat tercih edilmelidir.

Bel fıtığı operasyonları oranı ülkeden ülkeye değişmektedir. İngiltere'de her yıl yüz bin kişide 10, İsveç'te her yıl yüz bin kişide 20, Finlandiya'da her yıl yüz bin kişide 30, Almanya'da her yıl yüz bin kişiden 45 kişi "Bel Fıtığı Ameliyatı" olmaktadır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 4983
favori
like
share
DİDEM Tarih: 30.04.2006 14:29
önerilerin için teşekkürler ececiğim, annem geçen yıl belfıtığından
çok çekti, ama çok şükür şimdi iyi , benimde şikayeti olanlara tavsiyem yürüyüş , bel korsesi takmaları, sıcak tutmaları, bol yeşillik ve sarımsak soğan yemeleri, anneme doktorlar ameliyat demişlerdi, fakat böyle bir bakımla iyileşti
tavsiye ederim. :70:
SU-PERISI Tarih: 30.04.2006 13:08
uzun süre hareketsizlik ve ani yapılan bir hareket bel agrısına sebeb oluyor,sık sık yürüyüş ve egzersiz yapmalıyız
casper Tarih: 30.04.2006 11:44
uzun süre bilgisyar başında zaman geçirdiğimde belim iki büklüm oluyor bir müddet,
bunu içinde bol bol yürümem ve çalışma masamdan belirli aralıklarla kalkarak biraz gezinmeme lazım
ozlems_o Tarih: 29.04.2006 19:17
bilgiler için sagol ece_06
benimde sürekli dnmeyen bir sırt agrım var yaa :79: