Hani derlerya “atma recep din kardeşiyiz” diye ! bu lafı artık tarihe gömmek ve bidaha duymak istemiyorum.. ortada bi recep var.. din kardeşiyiz de bu adamla.. ama atıyorda.. ee sonuç ! diyoruz bu lafı, ardına soruyoruz kendimize “atıyor ama mutlaka bi bildiği vardır! Diyoruz.. diyoruz ki tekrar tekrar başa getirip, çorap ördürüyoruz..

Bakın bi tarafta her ne kadar yönetiminden, ideolojilerinden haz etmesemde din kardeşi tabirine uyan bir ülke var, İran.. Diğer tarafta “daha davos a gelmem diye, cumhurbaşkanlarına postayı koyduğumuz bir ülke var, İsrail.. Sonra taa ötelerde bir ülke var, Amerika.. İsrail ve Amerika’yı sinsi ülkeler kategorisine koyarsak, ortada birde koyduğu postaları unutacak, verdiği sözleri hatırlamayacak maşa görevi yapacak bir ülke lazım o da Türkiye..

İsrail, İran’ın hızlı gelişiminden büyük ölçüde rahatsızlık duyuyor.. ve ne yapıp edip Amerika’nın, İran’a saldırmasını istiyor.. iki dost ülke, abd ve İsrail.. elbet Abd şımarık çocuğunun isteğini yerine getirmek için bir yolunu bulacak.. Ama bunu gerçekleştirirken kimin üstüne basıp vuracak ! eh orda da görev bize düşüyor Türkiye olarak..

Amerika, İsrail’in rahatsızlığını gidermek için, aceba Türkiye’yi razı edipte, İran’a gözdağı verebilir miyim çabası içindedir.. Türkiye’nin razı olacağı taraf ise Abd’nin füze rampalarını Türkiye’ye yerleştirmesi konusu.. bu ikna çalışmalarını Nato şemsiyesi altında sürdürmektedirler.. aslında basında çok yer bulmayan, fakat aslı astarı Ortadoğu’ya gözdağı vermek olan füze rampaları şayet ikna edilirsek, bizim ülkemize kurulacak..

Mevcut iktidar filistin’de, gazze’de öldürülenler için, “Müslüman din kardeşlerimiz katlediliyor” diye günlerce siyaset yaptı.. ama abd’nin vurduğu Irak’ta öldürülenleri din kardeşlerimiz diye sahiplenmedi.. Sahiplenilmediği gibi abd askerleri için “sağ salim evlerine dönsünler” diye dualar edildi.. Umarım aynı hataya İran’da düşmezler.. iktidarın bu isteğe ılımlı bakması beni oldukça korkutuyor..

Peki ne yapmalı !

Şayet ülke olarak buna müsaade edersek kendi değerlerimizi inkar etmiş olacağız.. Abd diyor ki, “Nato ülkesisiniz, Nato’dan ne karar çıkarsa onu uygulamak zorundasınız” e arkadaş biz yıllardır Nato ülkesiyiz.. ve 30 yıldır güneydoğu bölgemizde bir terör var.. ne bu savaşın adını terör koyuyorsunuz ! ne de destek veriyorsunuz Nato’ya üye olan Türkiye Cumhuriyeti’ne.. Şimdi çıkmış Nato’dan füze rampasına onay çıkarsa koyacaksınız! Lübnan Savaşı’nda bir İsrail askeri için dünyayı ayağa kaldıran Birleşmiş Milletler, Nato ve Amerika, neden 30 yıldır sessiz kalıyorsunuz madem üye ülkeyiz!

Ülke olarak bundan sonra “evet efendim, nasıl isterseniz efendim, tabiki efendim” demeyi unutmalıyız.. Gerektiğinde masaya yumruğunu vurup, “Hayır, önce ülkemin çıkarlarını gözetirim sonra Nato ve Birleşmiş Milletler” demeyi ilke edinmeliyiz..

Türkiye artık kendi iç dinamiklerini ile sorunlarını kendi bünyesinde çözmeli.. Komşularıyla iyi ilişkiler geliştirip, bölgede rol belirleyici bir konumda olduğunu tüm dünyaya ispat etmelidir..

Artık Türkiye, ülkelerin üst katlara çıkmak için sırtına bastıkları bir ülke olmaktan çıkıp, kendi geleceğini başarılı bir şekilde çizen bir ülke olma yoluna gitmeli.. gerek konum itibariyle, gerek güç itibariyle dünya da söz sahibi olmalı.. Bunun için bizleri temsil edecek ve haliyle ülkeyi temsil edecek insanları özenle seçmeliyiz..

Mehmet Tanrıverdi

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 379
favori
like
share
ADALI Tarih: 23.10.2010 20:29
Emeğine sağlık Ufuk kardeşim.
makrao Tarih: 23.10.2010 18:21
sana katılacağim bir yazin olacağim aklıma gelmezdi ufuk ama bu paylaşiminda bana göre haklısın türkiye malesef bu konularda ezik kalıyor yumrunu masaya vurup yeter demesi lazim mehmet tanriverdi kim bilmiyorum ama bu yazisinda haklı tesekkürler paylaşimin için...