Herşey 2 yıl önce babamın emekli olmasıyla başladı.
Bu şehre taşınmak kabus gibiydi ama hayatıma o girince şehir cennete dönüştü.
1 Haziran 2003 te onun doğumgününde geldik buraya bu lanet şehre.

Herşey çok güzel başlamıştı.
Çok güzel devam etti.
Takii ailelerimizin duyması ve benım teyzemin
yani onun yengesinin araya girmesiyle
kabus dolu günler başladı.
Herşeye karşı dimdik ayaktaydık.
Ne teyzem ne ailelerimiz bizi yıldıramadı.

Kimseden saklamadık sevgimizi.
Hiç inkar etmedik. Hep haykırdık.
Kimseden korkmadan özgürce yaşadık duygularımızı.
Aradan 1,5 yıl geçti.
Ev sahibimizin oğlunun beni istemesiyle herşey dahada kötüye gitti.
Teyzemin müdaheleleriyle canımdan ve aşkımdan bezdim.

Benim hayatıma karışmaya hiç hakkı yoktu.
Ama teyzem hep bunun aksini yaptı.
Attığım her adıma karıştı.
Gideceğim heryere beni kendisi götürdü.
Buna dayanamıyordum.
Bir yandan da çevremin baskısı vardı.

Ev sahibimizin oğluyla evlenmem için herkes üzerime geldi.
Zenginmiş... Ne işe yararki zenginliği?
Bunalıma girdim teyzemin ve çevremin baskısından.

Ve sonunda annemin karşısına geçtim ve dedimki

- "Anne başkasını sevdiğimi biliyorsun.
Eğer ev sahibinin oğluyla evlenirsem bu benim ölümüm olur.
Gel inat etme beni sevdiğime ver.
Mutsuz olmama engel olmalısın. Sen benım annemsin.
Ben herşeye rağmen seni bırakıp gitmedim.
Senin başın öne eğilmesin diye bütün baskılara rağmen onunla kaçıp gitmedim.
Benim yerimde kim olsa annesinin düşeceği durumu düşünmeden çekip giderdi.
Ben bunu yapmadım çünkü ben seni çok seviyorum.
Ama onuda çok seviyorum.
Gel inadı bırak razı ol onunla evlenmeme.

Sen evet dedikten sonra teyzem hiçbir şeye karışamaz.
Buna müsade etmem. Sen evet de gerisini bana bırak."

Ama annem bunca çabama ve cesaretime rağmen razı olmadı.

- "ölürüm de seni ona vermem.
Eğer onu tercih edersen cenazeme bile gelme." dedi bana.

Artık elim kolum bağlanmıştı.
Yapacak iki şey kalmıştı bana.
Ya evlenecektim ev sahibinin oğluyla ya da ölecektim.

Ama ölmemeliydim. Anneme kıyamazdım.
O bana kıydı ama ben ona kıyamazdım. Ölemedim...

Çok istedim ama olmadı.
Sonunda yoruldum ve ev sahibimizin oğluyla evlendim...

Hayatımın en büyük hatasıydı.
Kimse inanmadı evlendiğime.
Sevdiğimin yüzü yere eğildi.
Hayat bitmişti ikimiz için.
Onun yerinde olmayı hiç istemezdim.
Hele kendi yerimde olmayı asla...

Evlendim ve tabiki mutsuzum
ve ömrümün sonuna kadar bu değişmeyecek.
Çünkü biliyorumki
eşimden boşansam bile ne sevdiğim
eskisi gibi nede ben eskisi gibi olamayız.
Aramıza karlar yağdı, başka hayatların gölgesi düştü.

Şimdi 5 aylık evliyim.
Ve 5 aydır her gece onun için dua ediyorum.
Benim kadar sevebileceği biri olsun.
Mutlu olsun... Benim çektiklerimi o çekmesin diye.
Onu hala ilk günkü gibi seviyorum.

Allah tan tek dileğim kaldı; bir gün bende herkes gibi öleceğim.
Mezar taşıma:

AŞKI UĞRUNA ÖLDÜ.
TEK İSTEĞİ SEVDİĞİ ÖLDÜĞÜNDE KENDİ YANINA GÖMÜLMESİDİR... yazılsın.

Beni bu hale düşürenlere ibret olsun mezar taşıma yazılanlar...

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 408
favori
like
share
Ice Tarih: 06.05.2006 15:11
:19:
Ewrem Tarih: 06.05.2006 14:20
:19: Sen çok düşünceli bir insanmışsın canım tebrik ediyorum seni

Kimse senin kadar annesini düşünmez :79: ya ne söyleyeceğimi bilemiyorum

ama çok etkilendim

"Her şerde bir hayır varmış" dilerim yaşayacakların yaşadıklarından daha güzel

olur....