[COLOR=orangered]Korkuyorum çünkü evliyim


Neden korkarız? Eşimizin bize ihanet etmesinden, aldatmasından, sevmeyeceğinden, bıkacağından, bize fiziksel veya ruhsal şiddet

uygulamasından ve daha nice şeylerden.Korku deyince akla, güç geliyor. Yani güçlü kişinin diğerine yaptığı veya yapacağı şiddet. Evet

doğa, erkeği fiziksel güç olarak karısından daha kuvvetli yapıyor. En çelimsiz erkek bile kadından daha güçlü ve dayanıklı oluyor. Tabii

dünyanın neresine giderseniz gidin, güç bir yerde zayıfı eziyor. Anne kocasından dayak yerse, o da çocuğunu eziyor;

çocuk da belki küçük kardeşinden alıyor hırsını. Bu bir tabiat kanunu. Ama biz töreler, adetler, görgü, eğitim, mantık, terbiye ile her

zaman bu orman kanununu uygulamıyoruz. Uygulayanlar, karşılığında nefret, korku, hınç, kin gibi duygular elde ediyor. Diyalog kurun

Yalnız o kadar mı? Eziklik, yalnızlık, güçsüzlük, saygısızlık, insanlık onurunu hiçe saymak ve daha binlerce hususu da eşe veriyorlar.

Kendini zavallı hisseden, inisiyatifini kullanamayan, diyalog kuramayan kadın bu evliliğe nasıl katkıda bulunur? Yağmur eken fırtına biçer

misali fiziksel korku ile yoğrulan bir evlilikten ancak nefret çıkar. Zaman zaman korkularımıza şüphe de karışır. Ya eşimiz bizi artık

sevmiyorsa, ya hayatında biri varsa, ya bizi güzel, akıllı, yakışıklı bulmuyorsa, bizden memnun değilse diye korkarız. En mühimi de bizi

terk edeceğini sanırız. Bu sebepten de devamlı korku, endişe içinde huzursuz oluruz. Çoğu zaman, bu tip korkulara neden kapıldığımızı

pek kestiremeyiz. Acaba niye bizi güzel-yakışıklı bulmuyor olabilir, gözleri mi şaşılaşmıştır? Veya biz mi yaşlanıyoruz, şişmanlıyoruz,

kendimize artık bakmıyoruz, kılık kıyafetimizi pek önemsemiyoruz, hijyen deseniz hak getire. Yemek kokan bir kadın, ter kokan bir erkek,

dağınık saç baş karşılıklı olarak şahıslara ne hissi verir?

Kabahat kimde?

Boşlanmış, önem verilmemiş, değerli bulunmamış hislerine kapılan eşler belki de hakikaten gözlerini dışarı kaydırır. Doğrusu korkmakta

haklısınız. Ama kabahatin hepsi karşınızdakinde mi? Buna bizim katkımız ne kadar? Korkacağımıza, tedbirimizi alsak, en azından kendi

yönümüzden kapasitemizi zorlasak? Eğer eşimizin bizi artık sevmediğinden şüpheleniyor veya acabalarla hayatımızı karartıyorsak,

korkmakta haklısınız. Bu tip olmayan bir şey için, karamsar, şüpheci, itham edici olmak karşı tarafı bezdirir. Durmadan onun sizi sevip

sevmediğini sormak, bıktırana kadar telefon etmek veya mesaj atmak; sonra da eve gelince, eksiklik duyduğunuz konularda onu

sorgulamak veya dırdır yapmak yahut habire suçlamak... Bence burada bir duralım ve düşünelim. Bu yaptığımız bizi nereye götürür,

evliliğimizi ne kadar sarsar? Biraz empati yapalım yani karşı tarafın yerine kendimizi koyalım. Acaba eşimiz ne yaparsa, biz onu artık

sevmemeye başlarız? Bıkkınlık hissine nasıl kapılırız? Bizi ne bunaltır? Aşırı sevgi, aşırı beklenti, aşırı baskı, kıskançlık, gereksiz dırdır

veya öfkeli lüzumsuz çıkışlar, ağlama nöbetleri bıktırır, sıkar. Evet böyle devam ederseniz korkmakta haklısınız. İşin fenası bütün bunlar,

bir de eşleri birbirinden ayrı yatmaya veya flörtü, seksi azaltmaya başlarsa, işte şimdi cidden korkmakta haklısınız. Ne yazık ki, biri

diğerini derken, kendinizi ciddi sorunlarla sarılmış bulursunuz.

Pişman olmayın

Vücuttaki bir kesik gibi, zamanında ilaç, merhem vs. koymazsanız; oradan mikroplar kolayca içeri dalar. İhanete, aldatmaya, önce kafada

ve düşüncemizde başlarız. Herkes bir dereceye kadar egoisttir. "Niye çekeyim" "Yeter artık bıktım, usandım" diyen kendini başka

dünyalara bakarken bulur. Ne oluyor demeden de, sonradan pişman olacağı ilişkiler içine bile girer. Cidden korkmakta haklısınız. Eşiniz siz

anlamadan derdine çare bulmaya başlamış veya başlatılmıştır. "Zararın neresinden dönülse kârdır" deyip onu geri kazanmayı

deneyebilirsiniz. Psikolojik destek, iplerin nerede gevşediğini, kopartmadan nasıl tamir edebileceğinizi, size buldurtacak, sizi geriye

sararak nerede, ne zaman, nasıl buralara geldiğinizin muhasebesini yaptıracaktır. Tabii burada bir alternatif de hâlâ akıllanmayıp

efelenmek, ne hakla, bu bana nasıl yapılır demek, evi terk etmeye kalkmak, yardım alacağına işi bildik yöntemlerle halle çalışmak da

vardır. Netice ya devam ya tamam!!! Karar sizin...

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 385
favori
like
share
eReN_GüL Tarih: 10.05.2006 20:46
BEN SUNU YAZACAGIM
Evlilik seref onur haysiyetır dönüşü olmayan en anlaölı yol olmalı hatalarıda ıcınde olsa
SILA Tarih: 09.05.2006 19:50


Neden korkarız? Eşimizin bize ihanet etmesinden, aldatmasından, sevmeyeceğinden, bıkacağından, bize fiziksel veya ruhsal şiddet

uygulamasından ve daha nice şeylerden.Korku deyince akla, güç geliyor. Yani güçlü kişinin diğerine yaptığı veya yapacağı şiddet :79:

[COLOR=chocolate]bastan sona cok dogru bilgiler bunlar paylasimin icin saol
casper Tarih: 07.05.2006 18:20
evlilik konusunda güzel bir yazı gerçekten,
ezilmişlik duygusuyla birbirini ezen eşler,hıncını çocuktan çıkartan anneler ve annne babasından gördüğü şiddeti karısına ve arkadaşlarına uygulayan çocuklar,
böyle ailelerin çoğalmamasını diliyorum :85:
ozlems_o Tarih: 06.05.2006 20:54
çok doğru bir yazı bu abi eline sağlık :3: