Gary T. Marx adı Türkiye'de pek duyulmuş bir isim değil. Massachussets Instute of Technology'den emekli olan Marx'ın çalışmaları, yeni gözetim toplumu (mahremiyet, telekomünikasyon ve internet, işyeri gözetimi, çocuk hakları), teknoloji gözetim ve cinsiyet üzerine toplumsal denetim ve polis, kolektif davranış ve toplumsal hareketler başlıkları altında toplanabilir. 300'den fazla çalışması yayımlanan Gary T. Marx'ın Türkçeye de çevrilmiş eserleri var. Bu sosyoloji profesörünün Genç Toplumbilimcilere 37 Ahâki Buyruk adlı manifesto niteliğindeki çalışmasını Prof. Nurçay Türkoğlu dilimize kazandırmış.

Popüler kültür veya kitle kültürü olarak adlandırılan alan, toplumsal araştırma yapanlar için azımsanamayacak bir önem taşır. Ancak toplumsal gerçekliğe bakarken, medyanın dışına çıkabilmeli, medyada toplumlarımızla ilgili söylenenlerin yanı sıra söylenmeyenlerle, medyada görünmeyenlerle de ilgilenmek gerekir.

İşte Prof. Nurçay Türkoğlu'nun çevirisiyle Türkçeye kazandırılan Gary T. Marx'ın kitabı bu anlamda önem kazanıyor. 37 buyruğu okuduğunuzda, karmaşık ve hızla değişen dünyada kişisel ve profesyonel konuların ne kadar büyüleyici olduğunu fark ediyorsunuz. Modernleşmeye bağlı araştırma ruhundan mutlaka yararlanılması gerektiğini söyleyen yazar, iyi bir toplumun özünde ilkeli çalışmaların bulunduğunu vurguluyor. Bu çağda iyi bir insan olabilmek için çoklu diyalektiğin farkında olmak gerekir saptamasını yapan Marx ''Bilgiye de bilgeliğe de gereksinimimiz var.. aslında bilgi ve bilgeliğin en iyi hali, birlikte bulunma durumudur. Toplumsal araştırma ile bir şeyleri değiştirmek mümkündür'' diyor.

Hemen her başlığın ayrıntılarının bulunduğu kitapçıkta yer alan 37 buyruk ana başlıklarıyla şöyle:

* Eleştirel düşünme, değerlendirme ve gözlemleme alışkanlıkları geliştirin.

* Açık, mantıklı ve vurucu bir biçimde yazın.

* Her yere, her zaman, her şeye yazın.

* Yeni bir tartışma açın (tekrarcı olmayın).

* Kitapları okumakla kalmayın, kitap yazın.

* Kestirmeden gidin.

* Etkileyici konuşmayı öğrenin.

* Fazla kitabi olmayın.

* Dağıtın ve birleştirin.

* Fazla geniş genellemeler yapan toplumbilimcilere karşı uyanık olun.

* Jack Webb-Badge 714 tarzı ''sadece gerçekleri söylüyorum efendim'' ci toplumbilimcilere karşı uyanık olun.

* Kuram ve yöntemle ilgili doktrinel tartışmalarda katı biçimde taraf olmaktan doğabilecek tehlikelerden kaçının.

* Değişiklikler yapın. Uzun bir süre belli bir alanın uzmanı olarak kalmayın.

* Disipline odaklanın ama sorunlarla uğraşın ve disiplinlerarası çalışın.

* Toplumu anlamaya yönelik bilimsel yaklaşımların olabilirliğini ve olması gerektiğini kabul etmeyen toplumbilimcilere karşı uyanık olun.

* Toplumbilimin bilimsel ve insancıl konumunu araştırıp geliştirirken atış alanını şaşırmamalı, başka yerlerde oturanlara karşı hoşgörülü olmalısınız.

* Hangi soruları soracağınızı bilmelisiniz.

* Cesur olun. Riske girmekten korkmayın.

* Sınırları genişletin.

* Kısa dönemli ve uzun dönemli planlarınız, hedefleriniz olsun.

* Yaşam da, toplumbilim de, tamamlanmamış işler, tamamlanmamış süreçlerdir.

* Gerçek ve sanal topluluklar kurun.

* Ustalara ve kendinize örnek alacağınız kişilere olduğu kadar beğenmediğiniz kişilere de dikkatle bakın.

* Sizden daha bilgili, zeki ve başarılı insanları arayıp bulun.

* ''Zafer ve felaketle tanışmayı ve bu iki sahtekâra da aynı şekilde davranmayı'' öğrenin.

* Bencil olmayın! Zamanınızı ve düşüncelerinizi başkalarıyla paylaşın.

* Akademisyen olmaktan gurur duyun.

* Olduğu gibi anlatın. Güçlü olanlara da diğerlerine de gerçeği söyleyin.

* Bilginin toplumbilime inanın ve sorumluluk duygusuyla kullanın.

* Eylemde bulunan kişiyle (aktör) gözlemde bulunan kişinin bakış açıları arasında ustaca gidip gelmeyi öğrenin.

* Araştırmacı ile tutucu (fundamentalist) arasındaki farkı bilin.

* Bir grubu araştırmak için ona ait olmanız gerektiğini ve insanların ait oldukları grupları araştırmalarının şart olduğunu ileri süren dışlayıcı anlayıştan uzak durun.

* Düşünce polisliğine kapılıp meslektaşlarınızın ırkçılık, cinsiyetçilik, sınıfçılık, eşcinsel düşmanlığı veya yaşlı düşmanlığı gibi belirtiler gösterip göstermediklerini bulmaya çalışmak için bütün zamanınızı harcamayın.

* Kendinizi bütün değerlerden arınmış bir bilim adamı veya açıkça politik bir eylemci gibi hissettiğiniz zaman dikkatli olun.

* Eğlenin! Yaptığınız işin keyfini çıkartın!

* Nüktedan olun!

* Sözünüzün eri olun!.. İlkelerin de düşüncelerin de önemli olduğunu ve insanın farklılıklar yaratabileceğini bilin. Bilginin cehaletten daha iyi olduğuna, bilginin mümkün olduğuna, insanlığa ve toplumsal koşullara dair görgülü ve bilimsel bilginin bu koşulları değiştirebileceğine inanın.


Cumhuriyet 14.12.2004 ENTERNET / MEHMET SUCU

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 438
favori
like
share
aliozay Tarih: 14.07.2006 11:53
tesekkürler
minta Tarih: 10.07.2006 15:23
söz sukut ise gümüş altındır.
sakin75 Tarih: 04.07.2006 13:29
teşekkürler
xisco26 Tarih: 27.06.2006 10:07
tamam bunların hepsi güzel. madde madde okuduğumuzda sırıtan bir şey yok
hepsi sosyalleşme sürecine bağlı olarak ideal olarak kabul ettiğimiz şeyler.
ama karakter öyle bir şeydir ki; kalıtımla ilgilidir. yoksa bu maddeleri ezberlemek önemli değildir. bu maddelere içgüdüsel olarak uygulamak önemlidir.
ben kendi adıma söyleyim kişisel gelişim kitapları okumanın hiç bir faydası olacağını sanmıyorum. onlar sadece ideali verirler. uygulamnın sonucu her zaman aynı olmaz.
corleoni Tarih: 26.06.2006 15:32
bi okulaım bakalım paylaşım için sağol kardes
Kime Ne Tarih: 01.06.2006 09:54
Tşkler...
CADIKIZ Tarih: 21.05.2006 21:55
* Etkileyici konuşmayı öğrenin

[COLOR=coral]Evet kesinlikle bu yaziya katiliyorum,nerde olursa olalim,herzaman herseyi yerine gore konusmamiz lazim,konusma bence herzaman cok onemlidir
milkboy Tarih: 20.05.2006 10:39
'O, dilediğine hikmeti verir; kime ki hikmet verildiyse ona çok iyilik verilmiş demektir. Bunu ancak akıl sahibi olanlar hakkıyla anlar" (el-Bakara 2/272)."

teşekkürler caner509