Narcissus, öyle heybetli ve güzelmiş ki, bakmaya dayanazmazmış kendine.
Gün boyu ayna arşısına geçip kara gözlerini, incecik burnunu,
dar kalçalarını, kıvırcık saçlarını seyredermiş hayran hayran.
Bir gün ırmak kenarında gezinirken, sudaki yansımasına ilişmiş gözü.
Uzanıp, iyice bakmak istemiş.
Tam gördüğünde kendisini, dengesini kaybedip düşüvermiş ırmağa,
kapılıp gitmiş suya.
Yeryüzünün en güzel insanının öldüğünü duyan Tanrı,
unutulmaması için O'nu her bahar açan güzel kokulu bir
çiçeğe dönüştürmüş,
narcissus, Aşkçiçeği nergis olmuş.

Ne zaman bahar gelse bir demet aşkçiçeği, bir demet süsen kokusu yayılır sabahın yamaçlarına kıpkızıl, Gönlümüz bir tutam sümbül olur yanar incecik bir sevdanın doruğunda.Yağmurdan sonra mis gibi kokan toprağın kokusu olur, havanın tertemiz kokusu çocukluğumuzunn yeşil yaylalarında...Ardında binlerce bahar çiçeği açar gözlerini aydınlığa, sevinir sonsuza kırlar.

İşte bir Aşkçiçeği Hikayesi!








Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 296
favori
like
share
Ice Tarih: 22.05.2006 14:31
Paylasim icin tesekkürler.. güzeldi..
ozlems_o Tarih: 22.05.2006 13:34
demek nergisin bir hikayesi vardı :89:

hiç bilmiyordum paylaşımın için sağol serendipity