Hendese ve Hikmet Hakkında Yazı - Nazan Bekiroğlu Yazıları - Nazan Bekiroğlu Köşe Yazıları
Şu adada, bu parselde, şehrin son çıkışı, son kumsalı, son kıyısıydı. Doldurula doldurula iyice uzaklaşmış bir denizler manzumesinde o da olmasa dalgaların kumsalda nasıl kırıldığını unutacaktık. Ama birden ağır metal gövdeleri, homurtulu iç organları, saygısız ve uyumsuz ayaklarıyla kepçeler, dozerler, genç ve iş bilir mühendisler kumsalın üzerinden geçmeye başladı. Vallahi şimdi. Bu olmadı.

Ne olurdu bu denize, bu buluta, bu son kumsala dokunulmasaydı. Bu su bulanmasaydı. Gidelim buralardan, desem. Nereye, demezler mi? Dalgaların yaratıldıkları günden bu yana kırılmayı bildikleri bir kumsalın kıyısına. Yok annem, yok öyle bir yer. Öyleyse taşa dönelim şimdi.

Öncü rüyalar görülmüştü çoktan. Geliyorum demişti. Bedenine nicedir su yürümüş yirmi iki ağaç (saydım), bir otopark ya da benzer bir şey uğruna (yalanım varsa iki gözüm önüme aksın), bellerinin ortasına yedikleri darbeyle yıkılmışlardı yere. İniltilerini duydum, tanığım da vardı. Lüks konutlar saltanatı dört yüz çamın biçildiği yerden başlamıştı. Ve küçük düşler gelip büyük kapıya dayanmıştı.

İçimde çok büyük bir sıkıntıyla uyandım. Bu rüyanın bir hayra yorması artık yoktu. Kıyametin gölgesi küçük kıyamet. Büyüğü çok geçmedi, koptu. Muazzam ölçüde artmış dünya nüfusunun yaşaması için enerjiye ihtiyaç olduğunu ben de biliyordum. Enerji elde etmenin en kolay yolu gibi görünen nükleer ve onun tekinsiz terminolojisi hakkında benim de beynim ha yıkandı ha yıkanacaktı. Ama böyle olmamalıydı.

Şimdi sözüm sana. Senin yönetmenin, hani "imparator" Kurosawa'nın modern insanın evrensel komedyasını sunduğu Yume/Düşler filmindeki sondan bir önceki düşü hatırlıyorsun değil mi? İnsanlığın giderek cinnete dönüşen bir teknoloji takıntısında kendisini yok edişinin hikâyesini anlatan bir kıyamet düşüydü bu. Bir insan bedeni, ipek bir mendilden bile hızlı yokluğa yuvarlanıyordu ama aynı beden, radyasyon taşıyan bulutları kovacak hızı kollarında bulamıyordu. Yüreği kirlenen insan bu noktaya kendi ayaklarıyla kendi hür iradesiyle gelmişti ve radyasyonla temsil edilen teknoloji insanı insanlığından çıkarmıştı. Radyoaktif deneylere merak salan insan doğal olanın yapısına musallat olacak kadar demonlaşmış lâkin onun hırsının sınırsızlığı gün gelip demonu bile ağlatmıştı. İnsan, şeytanı bile geride bırakmıştı sözün özü. Kontrollü teknolojiden bahis, cürümünün bahanesini kuran cerbezeli aklın neticesiydi sadece, sadece bir avunmacaydı. Öyleyse tümden gözden çıkarılması gerekti. Çünkü korkulu düşler görmektense uyanık kalmak daha iyiydi.

Hikmetini kaybetmiş hendesenin cürümüdür bütün çektiğimiz. Çünkü hırs insana özgüdür, onun mayasında vardır. Aç gözlüdür insan, hoyrattır. Ödediği bedel her defasında artsa da unutkandır. Onun doğasında mevcut olan bu şeytanî enerjiyi durduracak yegâne ise hikmettir. Hikmet, varlığın özündeki düzeni görebilme ve o uyumun dışına çıkmama basireti. Mektebi medresesi yok bunun. Basiret. Yani gönül gözü. Sezgi.

Hendese (mühendis ile aynı kökten geliyor) evrenin özü aslında, hakkını teslim etmek gerek. Her şeyin incecik hesaplar üzerinde durduğu bir evrende yaşıyoruz. Kaybolan, bir bilinç hali sadece. Hendese, hikmetini kaybetmiştir çoktan. Geçmişler olsun. Hikmetle bağlantısını kesen hendesenin mühendisi, hikmeti kendinden menkul zannediyor. Sınırlar çoktan aşılmış, yükselttiği her yapıda bir parça daha tanrılık taslıyor.

Benim kumsalıma çoktan dozerler üşüştü. Düşlerim kötü. El'an seni merak ediyorum. Ben düşerim ben ağlarım, yok bu işte. Senin düştüğün yerde bütün dünya, en evvel de senin masum, çaresiz ve çilekeş halkın kanıyor. Şimdi nefesini tutmuş bekliyorsun. Seninle birlikte herkesin nefesi tıkanıyor. Teknolojinin insana konfor sağladığını ama ona huzur katamadığını, depremle baş etsen tsunaminin seni vurduğunu, tsunami ile baş etsen (büyük ihtimalle yakın bir gelecekte bunu da başaracaksın), kendi ellerinle döşediğin borudaki sızıntıyı. Artık görebilecek misin? Yoksa elin ayağın tutup da ayağa kalktığın ilk anda "Nerede kalmıştık" mı diyeceksin?

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 411
favori
like
share